Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...

Başlatan 3va, 11 Oca, 2006, 01:54

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aşağı git

3va

11 Oca, 2006, 01:54 Son düzenlenme: 28 Nis, 2006, 23:02 verliebt


ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!

Tanýnmýþ gezgin Thomas Cook, bir araþtýrma gezisi sýrasýnda Atlas Okyanusu'nun ýssýz bir yerinde, çýðlýklar atan milyonlarca kuþun havada daireler çizerek uçtuðunu gördü. Kulaklarý saðýr edecek denli yüksek sesle çýðlýklar atan kuþlarýn kimileri yoruldukça, kendilerini okyanusun dev dalgalarý arasýna atýyorlardý. Onlar bu son hareketleriyle yaþamlarýna son veriyorlar, kendilerini okyanusun dalgalarýna býrakýrken, çaresizlikten ölüme teslim oluyorlardý.

Bu olaya yalnýzca Thomas Cook deðil, o bölgede ki balýkçýlarda yýllardýr tanýk olmuþlardý. Kuþ bilimcileri ise, yaptýklarý araþtýrmalarda göçmen kuþlarýn farklý yönlerden gelerek okyanusta bu noktada birleþtiklerini keþfediyorlar, fakat onlarýn, birbirleri peþisýra kendilerini ölümün kucaðýna atmalarýnýn nedenini bir türlü çözemiyorlardý.

Gerçek, geçtiðimiz yüzyýlýn ortalarýnda anlaþýldý. Bu trajik olayýn yaþandýðý yerde bir zamanlar bir ada vardý. Göçmen kuþlarýn göç yolu üzerinde bulunan bu ada, bir deprem sonunda, okyanusa gömülmüþtü. Ýnsanlarýn, yok olduðunun bile ayýrdýna varamadýklarý ada, göç yollarýnýn ortasýnda kuþlar için vazgeçilmez "dinlenme" duraðýydý. Kuþlar binlerce yýllýk kalýtýmsal alýþkanlýklarýyla adanýn yerini bilmekteydiler ve yýpratýcý, uzun yolculuklarýnýn ortasýnda, biraz dinlenebilmek ve toparlanabilmek için, yine binlerce yýllýk kalýtýmsal güdüleriyle, okyanusun ortasýndakiadaya geliyorlardý ama... Olmasý gereken yerde adayý bulamayýnca, yorgunluktan bitkin bedenlerini çýðlýk çýðlýða okyanusun sularýna býrakmak zorunda kalýyorlardý.

Söz kendini toparlamaktan açýlmýþken soralým. Sizin hiç "kendinizi toparlayacaðýnýz" bir adanýz oldumu? Yaþamýn uzun "göç yollarý"nda acaba, sizinde bir yudum taze soluk alabileceðiniz, yolunuzun kalan bölümüne dinç olarak devam etmenizi saðlayabileceðiniz bir adaya sahip olabildiniz mi? Birgün yerinde bulamadýðýnýzda ise, ona illede ulaþmak ve sýðýnmak için baþýnýz dönercesine, dengeniz bozulurcasýna çýrpýnýp kanat çýrptýðýnýz bir ada yaratabildiniz mi yaþamýnýzda kendinize?

Herþeyi sýnýrsýzca paylaþabildiðiniz bir dost, yola birlikte çýkacak denli güven duyduðunuz bir arkadaþ, size her zaman huzur verecek bir eþ, ulaþmak için yýllardýr uðraþ verdiðiniz bir amaç edinebildiniz mi? Þöyle daha bir iyi bakýn çevrenize... Size gelen, size sýðýnan...Sizin gittiðiniz, sizin sýðýndýðýnýz...Sizin bulduðunuz dostlarýnýzý bir düþünüverin. Sonra da bir gerçeði görüverin gözlerinizle:

Sizin durup , soluklandýðýnýz ve kendinizi toparlayabildiðiniz kaç adanýz var çevrenizde ve...

Durup, sýðýnmak ve kendilerini toparlayabilmek gereksinimi duyan kaç dostunuz için siz bir adasýnýz?

KaLpsiz

Öncelikle ßu mükemmel Yazý için Tþk Ederim!

"Söz kendini toparlamaktan açýlmýþken soralým. Sizin hiç "kendinizi toparlayacaðýnýz" bir adanýz oldumu? Yaþamýn uzun "göç yollarý"nda acaba, sizinde bir yudum taze soluk alabileceðiniz, yolunuzun kalan bölümüne dinç olarak devam etmenizi saðlayabileceðiniz bir adaya sahip olabildiniz mi? Birgün yerinde bulamadýðýnýzda ise, ona illede ulaþmak ve sýðýnmak için baþýnýz dönercesine, dengeniz bozulurcasýna çýrpýnýp kanat çýrptýðýnýz bir ada yaratabildiniz mi yaþamýnýzda kendinize?

Herþeyi sýnýrsýzca paylaþabildiðiniz bir dost, yola birlikte çýkacak denli güven duyduðunuz bir arkadaþ, size her zaman huzur verecek bir eþ, ulaþmak için yýllardýr uðraþ verdiðiniz bir amaç edinebildiniz mi? Þöyle daha bir iyi bakýn çevrenize... Size gelen, size sýðýnan...Sizin gittiðiniz, sizin sýðýndýðýnýz...Sizin bulduðunuz dostlarýnýzý bir düþünüverin. Sonra da bir gerçeði görüverin gözlerinizle"


Sanýrým ßenim ßitane Kaldý ona çok þey borçluyum bazen üzsemde tek varlýðým o, belki eþim olmuyacak ama karþýlaþtýðým ve karþýlacaðým son insan!!!!

Sana Sunduðum Aþk az mý geldii ? Yoksa ellerin verdiði dahamý çok hoþuna gitti ?  ~ ??????z ®?? ? ~



Abdulllah

teþekkürler arkadaþým

Sizin durup , soluklandýðýnýz ve kendinizi toparlayabildiðiniz kaç adanýz var çevrenizde ve...

Durup, sýðýnmak ve kendilerini toparlayabilmek gereksinimi duyan kaç dostunuz için siz bir adasýnýz?
SanaL AleM Ýþte DalGasýZ DenÝzE HerkeZ KapTaN ?




Mtemizce

süper bu ya bunu ilk okuduðumda baya yüzüm asýldý gerçekten güzel bi yazý herkes kendine bi pay çýkartýr bundan paylaþýmýn için teþekkürler verliebt

Karanlýk Çökünce Sokaðýnýza
Köþede Ben Varým Unutamazsýn
O Mutlu Günler Gelir Aklýna
Sen Beni Ömrünce Unutamazsýn

Ah Edip Adýný Her Anýþýmda
Bir Kerem Misali Her Yanýþýmda
Bir Hayal Olurum Yaný Baþýnda
Sen Beni Ömrünce UNUTAMAZSIN

3va

arkadaþlar ben teþekkür ederim
herkesin durup soluklanacagý,kendini toparlayabilecegi bir adaya sahip olmasý ve bir ada olmasý dilegiyle...

3va

Eski Ýspanyol haritacýlarýn sevgilileri, harita çizilirken, "benim için de bir ada çiz" derlermiþ. Ýspanyol haritacýsý da sevgilisi için gerçekte olmayan bir ada çizermiþ. Eski Ýspanyol haritalarýnda böyle "sevgiliye armaðan adacýklar" olurmuþ. Kendimizi bir an Ýspanyol haritacýlarýndan biri ,yüreklerimizi de sonsuz bir okyanus olarak kabul edersek acaba bizim okyanusumuz üzerinde kaç tane dost adacýklarýmýz vardýr!!  Oysa, herkesin kendi yüreðinde küçük de olsa adacýklarý ve baþkalarýnýn yüreðinde de kendi adýna bir adacýðý olmasý gerekmez mi!! Bizim de "Bak bunlar da benim adacýklarým' diyebileceðimiz , fýrtýnalarda, boranlarda sýðýnabileceðimiz , dostlarýmýzýn sýðýnabilecekleri ,bizi her dertten koruyacak adalarýmýz olmalýydý-olmalý…  Deniz o kadar büyük ki.  Gönül dünyamýzýn dört bir tarafýný saran O kadar çok okyanus var ki.. okyanusumuzu baþkalarýyla kýskanmanýn ancak koca okyanusun ortasýnda küçücük bir adada  yapayalnýz kalmaktan öte ne gibi bir anlamý olabilir !! Bu anlamda pek çoðumuz  Robinson Crouse'un (sanýrým doðru söyledim!) 21. yüzyýl versiyonu olmuyor muyuz aslýnda .. Peki ya çizecek bir haritamýz yoksa..  ya çizecek haritasý bile olmayanlar..
"Ayný þehirde olduðumuz ,  bir otobüslük mesafe kadar yakýnlýkta olduðu  düþündüðümüz dostlarý þöyle bir düþün. Oysa hiç de yakýn deðilizdir.
Hale bak.. Ýnsan insaný kaybediyor ve bulamýyor. Ayný kentte olsa da.... Ayný semtte olsa da... Ayný evde olsa da....Sonra da hiçbir þey olmamýþ gibi soruyoruz... ""Neyim var,ne oluyor, eksiklik ne?" "
Eksilen ne mi?
"Eksilen insan , insanlýk ve kendimiz. "
Bir haritaya basit küçük basit yeþil bir adacýk çizip de "Bak bu da senin adan" demeyi unutuyoruz veya her nasýlsa beceremiyoruz iþte..
Gönlünün alýnmasýný beklediðimiz hep kendi gönlümüz..
Ýlgiyi ve sevgiyi hakkettiðine inandýðýmýz sadece kendimiziz.
Hep birilerinin elimizden tutup bizi karþýdan karþýya geçirmesini bekliyoruz..  çünkü biz hep buna alýþmýþýz. Kendimizi öyle alýþtýrmýþýz...Nasrettin Hoca hesabý ; elimizi ancak 'ver elini' diyene deðil de 'tut elimi' diyene uzatýyoruz..
"Duygularý unutuyoruz. Düþünceleri, sevgiyi, sözleri, dokunuþlarý, davranýþlarý, ve hepsinden gayrý dostluðu unutuyoruz. Vermeyi unutuyoruz. Kendimizi beklemeye alýþtýrýyoruz. Sonra da ne beklediðimizi unutuyoruz. Eksiliyoruz. Hem de hergün..  Neden eksildiðimizi bilmeden." "




3va

bu yazýyý da sizinle paylaþmadan yapamadým
þunu da eklemeden edemiycem
ya arkadaþlar burasý acayip bir yer
baðýmlýlýk mý yaptý ne :)
burasý da bir ada haline geldi benim için
bunaldýkça kaçýyorum,soluklanýyorum, paylaþtýkca biþeyleri coðalýyorum sanki
ne güzel biþey yaa
herkese teþekkür ederim iyi ki varsýn kalbimsende ;)

Abdulllah

1 Puaný Hakettin al sana 1 Puan ;)
SanaL AleM Ýþte DalGasýZ DenÝzE HerkeZ KapTaN ?




3va

#8
16 Oca, 2006, 17:09 Son düzenlenme: 01 May, 2006, 15:50 verliebt
Sevgi Üzerine


Masumi Toyotome diye bir Japon yazmýþ bu yazýyý. Dünyada sevilmek istemeyen kiþi yok gibidir diye baþlýyor. Ama sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz diye soruyor. Sonra anlatmaya baþlýyor: Sevgi üç türlüdür. Birincinin adý "Eðer" türü sevgi. Belli beklentileri karþýlarsak bize verilecek sevgiye bu adý takmýþ yazar. Örnekler veriyor: eðer iyi olursan baban, annen seni sever. Eðer baþarýlý ve önemli kiþi olursan, seni severim. Eðer eþ olarak benim beklentilerimi karþýlarsan seni severim.
Birinci tür: Bir þarta baðlý sevgi

Toyotome en çok rastlanan sevgi türü budur diyor. Karþýlýk bekleyen sevgi. Sevenini, istediði bir þeyin saðlanmasý karþýlýðý olarak vaat edilen bir sevgi türüdür bu diyor yazar. Nedeni ve þekli bakýmýndan bencildir. Amacý sevgi karþýlýðý bir þey kazanmaktýr. Yazara göre evliliklerin pek çoðu "Eðer" türü sevgi üzerine kurulduðu için çabuk yýkýlýyor. Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine deðil, hayallerindeki abartýlmýþ romantik görüntüsüne aþýk oluyor ve beklentilere giriyorlar. Beklentiler gerçekleþmediðinde, düþ kýrýklýklarý baþlýyor. Sevgi nefrete dönüþüyor. En saf olmasý gereken anne baba sevgisinde bile "Eðer" türüne rastlanýyor. Yazar bir örnek veriyor. Bir genç Tokyo Üniversitesi giriþ sýnavlarýný kazanarak babasýný mutlu etmek için çok çalýþýyor. Okul dýþýnda hazýrlama kurslarýna da gidiyor. Ama baþarýlý olamýyor. Babasýnýn yüzüne bakacak hali yok. Üzüntüsünü hafifletmek için bir haftalýðýna Hakone kaplýcalarýna gidiyor. Eve döndüðünde babasý öfkeyle sýnavlarý kazanamadýn. Bir de utanmadan Hakone'ye gittin? diye baðýrýyor. Delikanlý "Ama baba vaktiyle sende bir ara kendini iyi hissetmediðinde Hakone kaplýcalarýna gittiðini anlatmýþtýn diyor. Baba daha çok kýzarak delikanlýyý tokatlýyor. Çocuk da intihar ediyor. Gazeteler intiharýn anlýk bir sinir krizi sonucu olduðunu söylediler, yanýlýyorlardý diyor yazar. Delikanlý babasýnýn kendisine olan sevgisinin yüksek düzeydeki beklentilerine baðlý olduðunu anlamýþtý. Ýnsanlar "Eðer" türü sevginin üstünde bir sevgi arayýþý içindeler aslýnda. Bu sevginin varlýðýný ve nerede aranmasý gerektiðini bilmek bu genç adamýn yaptýðý gibi yaþamý sürdürmekle ondan vazgeçmek arasýnda bir tercih yapmakla karþý karþýya kaldýðýmýzda önemli rol oynayabilir diyor Masumi Toyotome. Ýlginç deðil mi?
Ýkinci tür: "Çünkü" türü sevgi

Toyotome bu tür sevgiyi þöyle tarif ediyor: Bu tür sevgide kiþi bir þey olduðu, bir þeye sahip olduðu ya da bir þey yaptýðý için sevilir. Baþka birinin onu sevmesi, sahip olduðu bir niteliðe ya da koþula baðlýdýr. Örnek mi? Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin (Yakýþýklýsýn). Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki. Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven veriyorsun. Seni seviyorum. Çünkü beni üstü açýk arabanla, o kadar romantik yerlere götürüyorsun ki. Yazar, Çünkü türü sevginin Eðer türü sevgiye tercih edileceðini anlatýyor. Eðer türü sevgi bir beklenti koþuluna baðlý olduðundan büyük ve aðýr bir yük haline gelebilir. Oysa zaten sahip olduðumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz hoþ bir þeydir egomuzu okþar. Bu tür olduðumuz gibi sevilmektir. Ýnsanlar olduklarý gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür sevgi onlara yük getirmediði için rahatlatýcýdýr. Ama derin düþünürseniz, bu türün Eðer türünden temelde pek farklý olmadýðýný görürsünüz. Kaldý ki bu tür sevgi de, yükler getirir insana. Ýnsanlar hep daha çok insan tarafýndan sevilmek isterler. Hayranlarýna yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çýktýðý zaman, sevenlerinin, artýk ötekini sevmeye baþlayacaðýndan korkarlar. Böylece yaþama sonsuz sevgi kazanma gayretkeþliði ve rekabet girer. Ailenin en küçük kýzý yeni doðan bebeðe içerler. Sýnýfýnýn en güzel kýzý, yeni gelen kýza içerler. Üstü açýk BMW'si ile hava atan delikanlý, Ferrari ile gelene içerler. Evli kadýn kocasýnýn genç ve güzel sekreterine içerler. O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi diye soruyor Toyotome. Çünkü türü sevgi de, gerçek ve saðlam sevgi olamaz diyor. Bu tür sevginin güven duygusu vermeyiþinin iki ayrý nedeni daha var. Birincisi; acaba bizi seven kiþinin düþündüðü kiþi miyiz korkusu. Tüm insanlarýn iki yani vardýr. Biri dýþa gösterdikleri öteki yalnýzca kendilerinin bildiði. Ýnsanlar sandýklarý kiþi olmadýðýmýzý anlar ve bizi terk ederlerse korkusu buradan doðar. Ýkincisi de ya günün birinde deðiþirsem ve insanlar beni sevmez olurlarsa endiþesidir. Japonya'da bir temizleyicide çalýþan dünya güzeli kýzýn yüzü patlayan kazanla parçalanmýþ. Yüzü fena halde çirkinleþince, niþanlýsý niþana bozup onu terk etmiþ. Daha acýsý ayni kentte oturan anne ve babasý, hastaneye ziyarete bile gelmemiþler, artýk çirkin olan kýzlarýný. Sahip olduðu sevgi, sahip olduðu güzellik temeli üstüne kurulmuþ olduðundan bir günde ölmüþ. Güzellik kalmayýnca sevgi de kalmamýþ. Kýz birkaç ay sonra kahrýndan ölmüþ... Japon yazar toplumlardaki sevgilerin çoðu "Çünkü" türündendir ve bu tür sevgi, kalýcýlýðý konusunda insaný hep kuþkuya düþürür diyor.
Peki o zaman, gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne? Ve iþte sevgilerin en gerçeði:

Üçüncü tür sevgi: "Raðmen"

Bir koþula baðlý olmadýðý için ve karþýlýðýnda bir þey beklenmediði için? Eðer türü sevgiden farklý bu. Sevilen kiþinin çekici bir niteliðine dayanýp böyle bir þeyin varlýðýný esas olarak almadýðý için Çünkü türü sevgi de deðil. Bu üçüncü tür sevgide, insan Bir þey olduðu için deðil, Bir þey olmasýna raðmen sevilir. Güzelliðe bakar mýsýnýz? Raðmen sevgi. Esmeralda, Quasimodo'yu dünyanýn en çirkin, en korkunç kamburu olmasýna Raðmen sever. Asil, yakýþýklý, zengin delikanlý da Esmeralda'ya çingene olmasýna raðmen tapar. Kiþi dünyanýn en çirkin, en zavallý, en sefil insaný olabilir. Bunlara raðmen sevilebilir. Tabii bu sevgiyle karþýlanmasý þartý ile. Burada insanýn, iyi, çekici ya da zengin konum edinerek sevgiyi kazanmasý gerekmiyor. Kusurlarýna, cahilliðine, kötü huylarýna ya da kötü geçmiþine raðmen olduðu gibi, o haliyle sevilebiliyor. Bütünüyle çok deðersiz biri gibi görünebiliyor ama en deðerli gibi sevilebiliyor. Japon yazar yüreklerin en çok susadýðý sevgi budur diyor. Farkýnda olsanýz da, olmasanýz da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, baþarý ya da ünden daha önemlidir. Bunun böyle olduðundan nasýl emin olursunuz?
Haklý olduðunu kanýtlamak için sizi bir teste davet ediyor. Þu soruma cevap verin diyor. Kalbinizin derinliklerinde, dünyada kimsenin size aldýrmadýðýný ve hiç kimsenin sizi sevmediðini düþünseydiniz, yiyecek, elbise, ev, aile, zenginlik, baþarý ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz? Kendi kendinize yaþamamýn ne yararý var diye sormaz miydiniz? Devam ediyor Toyotome: Þu anda en sevdiðiniz kiþinin sizi sadece kendi çýkarý için sevdiðini anladýðýnýzý bir düþünün. Dünya birden bire baþýnýzýn üstüne çökmez miydi. O an yaþam size anlamsýz gelmez miydi? Diyelim sýradan bir yaþamýnýz var. Günlük yaþýyorsunuz. Günün birinde gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacaðýnýzdan umudunuz olmasa, kalan hayatinizi nasýl yaþardýnýz? diye soruyor ve yanýtlýyor: Öyleleri ya iyice umutsuzluða kapýlýp intihar ediyorlar ya da iyice daðýtýp yaþayan ölü haline geliyorlar.
Toyotome, hem de nasýl iddialý savunuyor Raðmen sevgiyi. Bugün yaþamýnýzý sürdürebilmenizin nedeni Raðmen türü sevgiyi þu anda yaþamanýz ya da bir gün bu sevgiyi bulacaðýnýza inancýnýzdýr. Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome. Bugün yaþadýðýmýz toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor. Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacý var. Kimsede baþkasýna verecek fazlasý yok? diye açýklýyor. Anlatýyor: Yakýnýmýzda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz. Ama o da ayný þeyi baþkasýndan beklemektedir. Peki bu dünyada sevgi ne kadar var. Yazara göre, açlýðýmýzý biraz bastýracak kadar. Ve de yemek öncesi tadýmlýk gelen iþtah açýcýlar gibi. Bu minnacýk tadým, bizi daha müthiþ bir sevgi açlýðýna tahrik ve teþvik ediyor. Bu minnacýk tadým sevgiye ne kadar muhtaç olduðumuzu anlatýyor. Büyük bir hýrsla ana yemeðin gelmesini ve bizi doyurmasýný bekliyoruz. Hani nerede? Hepsi o. Ve asýl çarpýcý cümle en sonda.
DÜNYADAKÝ EN BÜYÜK KITLIK, RAÐMEN TÜRÜ SEVGÝNÝN YETERÝNCE OLMAYIÞIDIR.
ÝYÝ DÜÞÜNÜN..........

Bu yýlýnýzý iyi geçirdiniz mi?
Saðlýklý olduðunuz için hiç sevindiniz mi?
Bu yýl hiç gün ýþýðý ile uyandýnýz mý?
Kaç kez güneþin doðuþunu izlediniz?
Bir neden yokken kaç kiþiye hediye aldýnýz?
Kaç sabah yolda bir kediyi okþadýnýz?
Bu yýl yeni doðmuþ bir bebek parmaðýnýzý sýkýca tuttu mu hiç?
Ve siz onu hiç kokladýnýz mý?
Yaz gecelerinde ne çok yýldýz olduðuna hiç þaþýrdýnýz mý? Kendinize bu yýl kaç oyuncak aldýnýz?
Kaç kez gözlerinizden yaþ gelinceye kadar güldünüz?
Yaþlý bir aðaca sarýldýnýz mý bu yýl?
Çimlere uzandýðýnýz oldu mu?
Çocukluðunuzdan kalan bir þarkýyý söylediniz mi hiç?
Hiç taþ kaydýrdýnýz mý bu yýl?
Kaç kez kuþlara yem attýnýz?
Bir çiçeði dalýndayken kokladýnýz mý?
Bu yýl kaç kez gökkuþaðý gördünüz?
Ya da hediye alan bir çocuðun gözlerindeki ýþýðý?
Kaç kez mektup aldýnýz bu yýl?
Eski bir dostunuzu aradýnýz mý hiç?
Kimseyle barýþtýnýz mý bu yýl?
Aslýnda mutlu olduðunuzu kaç kez fark ettiniz bu yýl?
Ýyi bir yýlýn, bunlar gibi birçok "küçük þey"e baðlý olduðunu hiç düþündünüz mü?
Düþünün.
Yayýlýn çimenlerin üzerine
Acele edin....
Er veya geç...
Çimenler yayýlacak üzerinize ;)

3va

#9
21 Oca, 2006, 22:20 Son düzenlenme: 02 Şub, 2006, 04:56 verliebt
ARKADAÞ!!!
Eski Türklerde Askerler savaþýrken arkadan gelecek  herhangi bir saldýrýyý kontrol edebilmek için sýrtlarýný bir aðaca, kaya veya taþa vererek ok atarlarmýþ. Atalarýmýz genelde bozkýr hayatý yaþadýklarý için bu sýrt dayanan nesne genelde bir taþ veya kaya olurmuþ.
Yýllar sonra bu sýrt dayanan taþýn ismi ARKA-TAÞ dan ARKADAÞ þeklinde dilimize yerleþmiþ ve bugün bile güvenebileceðimiz bizi arkadan vurmayacak olan samimiyetine güvendiðimiz kiþilere verdiðimiz isimdir.

   Aþk ve arkadaþlik bir gün yolda karsilasirlar aþk, kendinden emin bir sekilde sorar; ben senden daha samimi ve daha cana yakinim sen niye varsin ki bu dünyada?

Arkadaslik cevap verir:

   "Sen gittikten sonra biraktigin gozyaslarini silmek için...."

  * Hiç bir zaman arkadassiz kalmamanýz dilegiyle. Bütün sevdiklerinize ithafen sunlari göz önünde bulundurun.

* Eger bu sabah hastalikli degil de saglikli uyanmis iseniz, bir hafta sonrasini göremeyecek olan bir milyon insandan daha sanslisiniz.

* Bir harp tehlikesi ile, iskence görmek ihtimali ile sag kalma korkusu ile  karsi karsiya degilseniz, 500 milyon insandan daha iyisiniz.

* Buz dolabinizda yiyeceginiz, üzerinizde elbiseniz, basinizi sokup  uyuyabileceginiz  bir eviniz varsa, dunyadaki insanlarin cogundan daha zenginsiniz.

 * Bankada ve cuzdaninizda para varsa dünyanin en imtiyazli % 8'i arasindasiniz.

* Anneniz, babaniz sag ise siz bu dünyada nadir kisilerden birisiniz.

* Bu mesaji okuyabiliyorsaniz bu demektir ki; Birisi sizi düsündü ve bunu  gönderdi.. Çünkü okuma yazma bilmeyen 2 milyar kisiden biri degilsiniz

* Paraya ihtiyacin yokmus gibi calis..

* Kimse seni üzmemis gibi sev...

* Kimse seni seyretmiyormus gibi danset..

* Kimse seni dinlemiyormus gibi sarki söyle..


Canik


bu yazýyý da sizinle paylaþmadan yapamadým
þunu da eklemeden edemiycem
ya arkadaþlar burasý acayip bir yer
baðýmlýlýk mý yaptý ne :)
burasý da bir ada haline geldi benim için
bunaldýkça kaçýyorum,soluklanýyorum, paylaþtýkca biþeyleri coðalýyorum sanki
ne güzel biþey yaa
herkese teþekkür ederim iyi ki varsýn kalbimsende ;)



öncelikle bu deðerli yazýmlarý bizlerle paylaþmýþ olduðun için saygýlar sunuyorum :$
ve hepsininde ,özenle seçildiði belli arkadaþým.yani okuyupta pay çýkarmamak elde deðil alkýþ

:alkis :alkis :alkis tabiki tebriklemeyide unutmadým
saygýlar devamý dileklerimle ;)

3va

C@DI cok teþekkür ederim :$

Abdulllah

Devamaný bekliyoruz
SanaL AleM Ýþte DalGasýZ DenÝzE HerkeZ KapTaN ?




3va

ilgisini cekip okuyan herkese tþkr ler
bi tane daha geliyo ;)

3va

Kýsa biir hikaye...
Ýki arkadaþýn çölde yürüdüðünü anlatýr.
Yolculuðun bir noktasýnda bir münakaþa olur ve biri diðerine tokat atar. Tokadý yiyenin caný acýr ama bir þey söylemeden kuma þöyle yazar :
"BUGÜN EN iYi ARKADAÞIM BENi TOKATLADI".
Bir vahaya gelene kadar yürümeye devam ederler ve suya girmeye karar verirler. Tokadý yiyen bataklýða saplanýr ve boðulmaya baþlar ama arkadaþý kurtarir. Yarý boðulmadan kurtulduktan sonra bir taþa þöyle yazar :
"BUGÜN EN iYi ARKADAÞIM HAYATIMI KURTARDI".
Tokadý atan ve hayat kurtaran sorar : "Canýný acýttýðýmda kuma yazdýn neden þimdi taþa?"
Diðeri cevaplar : "Birisi canýmýzý yaktýðýnda kuma yazmalýyýz ki baðýþlama rüzgarý silebilsin ama biri bizim için iyi bir þey yaparsa taþa kazýmalýyýz ki hiç bir rüzgar silemesin.

"ACILARINIZI KUMA VE iYiLiKLERi TAÞA YAZMAYI ÖÐRENiN".

Özel bir kimseyi bulmak bir dakika alýr, unutmaik ise bir ömür..!


Yukarı git