Kevin Mitnick'in Hayat Hikayesi (Çok Ayrýntýlý)

Başlatan KaLpsiz, 07 May, 2006, 11:48

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aşağı git

KaLpsiz

Arkadaþlar Dünya'nýn en iyi hacker'ý olarak kabul edilern Kevin Mitnick'in hayat hikayesi:

Kevin Mitnick. 38 yaþýnda. Gelmiþ geçmiþ en büyük hacker olarak kabul ediliyor. 5 yýl hapiste kaldýktan sonra geçtiðimiz yýl koþullu olarak serbest býrakýldý. Koþullardan birisi telefona ve bilgisayara dokunmamak. Bu koþulun baþlýca nedeni daha önce de hapse giren Kevin'in intikam olarak kendisini mahkum eden yargýca, kendisini suçlayan savcýya vb. oyunlar oynamasý. Örneðin, bir seferinde telefon numarasý öðrenme hattýný (bizdeki 118 hizmeti) bir yargýcýn telefonuna yönlendirmiþ. Bir baþkasýnda sevmediði birisinin telefonunu aylarca arýzalý olarak göstermiþ. Bir baþkasýnýn telefonuna binlerce dolarlýk faturalar gönderilmesini saðlamýþ. Telefon ve bilgisayar sistemlerini avucunun içi kadar iyi bildiði tartýþýlmaz.
Kevin Mitnick sorunlu bir aileden geliyor. Kevin üç yaþýndayken anne ve babasý ayrýlmýþlar. Amcasý bir madde baðýmlýsý. Bir seferinde cinayetle suçlanmýþ. Üvey kardeþi Adam aþýrý doz uyuþturucu kullanmaktan ölmüþ.
Annesi Shelly lokantalarda garsonluk yaparak hayatýný kazanýyor ve sýk sýk erkek arkadaþ deðiþtiriyordu. Kevin annesinin arkadaþlarýndan birisine yakýnlýk duymaya baþladýðý zaman annesinin hayatýna baþka birisi giriyordu. Kevin'in gerçek babasý ile iliþkisi çok azdý. Sýk sýk yer deðiþtiriyorlardý, düzenli bir hayatlarý yoktu. Kevin'in sürekli deðiþen arkadaþ çevresine karþý telefon iletiþiminden baþka bir seçeneði yoktu. Bu yüzden telefon sistemlerini iyi öðrenmesi gerekiyordu. Öðrendi de.

1978'de Kevin Mitnick amatör radyoculukla uðraþýyordu. Bir yandan da telefon sistemleriyle ilgileniyordu. Ýnsan iliþkileri kötüydü, hemen herkesle takýþýyor ve kavga ettiði herkese kin besleyip zarar vermeye çalýþýyordu. Örneðin, telefon hatlarýnýn kesilmesini saðlýyordu. Kin tutma ve sevmediði insanlara teknolojik zararlar verme huyu hep devam etti.
Kevin 1978 yýlýnda amatör radyo sistemleriyle uðraþýrken Roscoe ile tanýþtý. Kevin'in Roscoe ile iliþkisi hep sürecekti. 1995 yýlýnda yakalandýðýnda ilk aradýðý kiþi Roscoe olmuþtu. Roscoe daha kolay kýz arkadaþ bulmak için o zamanlar ABD'de yaygýn olan telefon konferans sistemlerinden birisini iþletiyordu. Roscoe teknolojinin bu yönünü seviyordu: Kýz arkadaþ bulmasýna yardýmcý olmasýný. Ýlerde bu sayede tanýþtýðý ve yattýðý kýzlarýn sayýsýný anýmsamadýðýný söyleyecekti. Roscoe bu bilgilerini yazýya dökecek ve "Ev Bilgisayarýnýzý Kullanarak Kadýnlarý Baþtan Çýkarma Kýlavuzu" adlý bir kitapçýk da yazacaktý. Roscoe'nun kýz arkadaþý Susan ise gündüzleri santral operatörlüðü geceleri fahiþelikle para kazanýyordu. Susan da sevgilisi Roscoe sayesinde telefon sistemlerine ve daha sonra da bilgisayar sistemlerine girmeye baþladý. Bu garip üçlüye katýlan bir baþkasý Steven da telefon sistemleri konusunda bilgili birisiydi. Dördü çok uyumlu olmasa da iyi bir gurup oluþturdular. Ýçlerinde teknik olarak en iyileri Kevin'ken, gurubu bir arada tutan kiþi ve gurubun beyni Roscoe idi. Kevin ve Susan birbirlerinden nefret ediyorlar ama ortak arkadaþlarý (ve Susan'ýn sevgilisi) Roscoe yüzünden birbirlerine katlanýyorlardý.
Bu guruptakiler telefon sistemini telefon firmalarýnýn çalýþanlarýndan daha iyi biliyorlardý. Gizli bilgileri ve kiþisel bilgileri elde etmeleri çoðunlukla sosyal mühendisliðe dayanýyordu: Sýzmak istedikleri sistemdeki birilerini arayýp, onlarýn bir þeylere kýzmýþ üstleri gibi konuþup, onlardan bilgi alýyorlardý. Roscoe bu iþi bilime dönüþtürmüþtü. Bir deftere çalýþanlarýn kiþiliðine ait bir çok bilgi giriyordu: Üstü kim, altýnda kimler çalýþýyor, yardýmcý olmaya çalýþan birisi mi yoksa soðuk birisi mi, çaylak mý, deneyimli mi. Hatta onlarýn hobileri, çocuklarýnýn adlarý vb. bile defterinde bulunuyordu.
Elde ettikleri bilgileri para için kullanmýyorlardý. Sistemlere girebilmek, onlarý tanýmayan birisine iliþkin en ayrýntýlý bilgileri elde etmek vb onlara yetiyordu. Bir seferinde bu dörtlü telefon numarasý öðrenme servisini kendilerine yönlendirdiler ve telefon numarasý soranlara "Beyaz mýsýnýz zenci mi? Telefon kataloglarýmýzý ayrý ayrý da" gibi sorular yönelttiler. Bu tür þeylerle çok eðleniyorlardý.
Daha sonra uzmanlýk alanlarýný telefon sistemlerinden bilgisayarlara kaydýrdýlar. Roscoe üniversitelerin bilgisayar sistemlerinde dolaþýrken Susan askeri bilgisayarlara giriyordu.
Kevin Mitnick'in fotoðrafik bir belleði vardý. Bir çok parolayý içeren bir listeye biraz baktýktan sonra listeyi saatler sonra bile bir bire tekrarlayabiliyordu.
Bir süre sonra Kevin ile Roscoe özellikle Susan'ý dýþlayacak þekilde vakit geçirmeye baþladýlar. Susan bu durumdan memnun deðildi. Üstüne bir de Roscoe'nun baþka bir kýzla niþanlanmasý eklenince memnuniyetsizliði arttý. Memnuniyetsiz ve bilgili herhangi bir kadýnýn yapabileceði þekilde intikam almaya karar verdi.
1980 yýlýnýn Aralýk ayýnda US Leasing adýnda, elektronik cihazlarý kiralama konusunda uzman bir firmanýn bilgisayarlarýna girildi. Kendisini Digital Equipments firmasýnýn teknisyeni olarak tanýtan birisi US Leasing'i arayýp sistemdeki bir arýzayý çözmek için geçerli bir kullanýcý adý, parolasý ve baðlantý için telefon numarasý sordu. Bu bilgileri þüphelenmeden karþý tarafa veren firma çalýþaný ertesi gün Digital firmasýný aradýðýnda böyle bir kimsenin olmadýðýný, firmalarýnýn onlar tarafýndan aranmadýðýný öðrendi. Ayný gece boyunca firmanýn yazýcýlarý sürekli olarak "Sistem kýrýcýsý döndü. Sistem A üzerindeki disklerinizi ve yedeklerinizi uçurmaya az kaldý. Sistem B'yi zaten uçurmuþtum. Bunlarý geri yüklerken eðleneceðini umuyorum, seni .öt deliði", "Öc alma zamaný", "FUCK YOU, FUCK YOU, FUCK YOU" vb ifadeleri basýyordu. Bütün zemin kaðýtla kaplanmýþtý. Kaðýtlarda arada bir de insan adlarý görünüyordu: Roscoe, Mitnick, Roscoe, Mitnick.
US Leasing'e kimin girdiði anlaþýlamadý. Roscoe ve Kevin bunu Susan'ýn yaptýðýný iddia ederken Susan da onlarý suçluyordu.
Susan'ýn intikam çabalarý devam etti. Roscoe'nun firmasýný arayarak onun bilgisayar terminallerini izinsiz kullandýðýný ihbar etti. Bunun sonucunda Roscoe iþten atýldý. Bu arada Roscoe ve Kevin'in telefon kayýtlarýný takip ediyor ve nereleri aradýklarýný ne yaptýklarýný saptamaya çalýþýyordu. Roscoe ve Kevin takipten kurtulmak için sýk sýk telefon numaralarýný deðiþtiriyorlardý. Buna karþýlýk Susan da onlarýn evlerine kadar gelip telefon hatlarýna saplanýyor ve bir telefon aparatýyla baðlý bulunduklarý santralda özel bir numarayý arayýp (telekom çalýþanlarýnýn kullandýklarý bir teknik) numarayý öðreniyordu. Sonra bu tekniði kullanamamaya baþladý: Kevin daha bilgili olduðu için santralýn bilgisayarýna girip kendi telefonunun bu þekilde bulunmasýný engellemiþti. Sonra da Kevin Susan'ýn telefon görüþmelerini dinleyerek karþý kanýt toplamaya baþladý. Susan yeni edindiði erkek arkadaþýna telefonda mesleðinin inceliklerini ve ücretlerini bir bir açýklýyordu: "sen baskýnsan yarým saati 45 dolar, sen pasifsen 40 dolar ve "güreþmek" istersen 60 dolar". Bu arada Roscoe kendisini ve ailesini tehdit ettiði iddiasýyla Susan'ý savcýlýða þikayet etti. Susan zor durumda kalmýþtý ama öc almak için hala bir fýrsatý bulunuyordu. Savcýlýk ve emniyet görevlilerine Kevin ve Mitnick'in yaptýklarý iþleri anlattý ve bu bilgilere karþý korunma istedi.
1981 yýlýnda Kevin ve Roscoe ABD'nin en büyük telekom þirketlerinden birisi olan Pasific Bell þirketinin Los Angeles'daki COSMOS merkezine girmeye karar verdiler. COSMOS, telefon firmalarý tarafýndan her türlü iþ için kullanýlan veritabaný programýnýn adýydý ve Digital Equipments firmasýnýn bilgisayarlarý üzerinde çalýþýyordu. Ülke çapýnda yüzlerce CSOMOS sistemi kuruluydu. Bu sistemde 10-15 civarýnda komutun nasýl kullanýldýðýný iyi bilmek gerekiyordu. Bunu da merkezin çöp kutularýný karýþtýrarak elde ettiler. Çöpler arasýnda yazýcý çýktýlarý, çalýþanlarýn birbirlerine gönderdikleri notlar (parolalar dahil olmak üzere) ve buna benzer bilgiler vardý. Daha fazla bilgiye gereksinimleri olduðunu anlayýnca kendilerini merkezin çalýþanlarý olarak tanýtýp içeri girdiler. Þirket çalýþanlarýnýn bilgilerinin yer aldýðý bölüme bazý adlarý eklediler. Digital Equipments bilgisayarlarý kullanan yerleri bir Digital çalýþanýymýþ gibi aradýklarýnda bu adlarý kullanýyorlardý. Eðer karþý taraf kontrol etmek için COSMOS merkezini ararsa bu adlara rastlanacak ve arayan kiþinin gerçekten Digital'da çalýþtýðý sanýlacaktý. Bir yöneticinin odasýndan da COSMOS'a iliþkin birçok kýlavuz alýp çýktýlar. Ama fazla ileri gitmiþlerdi. Yaptýklarý iþ hacker'lýk falan deðil düpedüz hýrsýzlýktý. Ertesi sabah odasýna daldýklarý yönetici iþyerine gelince kýlavuzlarýn eksik olduðunu farketti. Çalýþan kayýtlarý arasýnda da tanýmadýklarý adlarý kolayca farkedebildiler ve þirketin güvenlik departmanýna haber verdiler. Onlar da emniyet görevlilerine haber verdiler: Susan'ýn bilgi verdiði emniyet görevlilerine.
Polisin Kevin'in evini basmasý uzun sürmedi. Kevin evde yoktu. Polislerin bulduklarý þeyler arasýnda COSMOS merkezi ile ilgili hiçbir þey yoktu ama genel olarak telefon ve bilgisayar sistemlerine iliþkin çok þey vardý. COSMOS güvenlik görevlilerinin ifadelerine dayanarak tutuklama kararý çýkartýldý. Kevin sinagoga gitmiþti. Ailece pek dindar olmasalar da Kevin sýk sýk part-time çalýþmakta olduðu sinagoga gidiyordu. Polisleri karþýsýnda gören Kevin kaçmak istedi ama kýsa bir araba takibi sonunda yakalandý. Kevin yakalandýðýnda daðýlmýþtý: Çok korktuðunu söylüyor ve aðlýyordu.
Savcý Kevin'i ve Roscoe'yu hýrsýzlýk ve bilgisayara izinsiz girme ile suçladý. Duruþmadan hemen önce Kevin iki konuda suçlu olduðunu kabul etti. Bu yolla Roscoe'ya ihanet ediyordu ama Islahhaneye gitmekten kurtulmayý umuyordu. Kurtuldu da. Aldýðý ceza (ceza bile denilemez) 90 günlük bir inceleme ve 1 yýllýk gözetim idi. Diðer arkadaþlarý da 3-5 ay arasý cezalar aldýlar. Kevin'in arkadaþ gurubuyla da görüþmemesi gerekiyordu.
Guruptaki kiþiler cezalarýný çekerken Susan da büyük bir aþama kat etti ve güvenlik konusunda danýþman olarak çalýþmaya baþladý. Hatta bu sýrada Washington'a gidip senatörlere ve yüksek düzey askeri personele bilgi bile verdi.
Kevin bu sýrada Lenny adýnda baþka bir arkadaþýyla en iyi bildiði iþe devam ediyordu: Bilgisayarlara ve telefon sistemlerine girmek. En çok rastladýklarý bilgisayarlar Digital Equipments firmasýnýn mini bilgisayarlarýydý. Önceleri PDP serisi bilgisayarlar daha sonra ise VAX serisi bilgisayarlar. Bu bilgisayarlar üniversitelerde ve telekom firmalarýnda çok yaygýn olarak kullanýlýyorlardý. Kevin ve arkadaþý Lenny en çok da Güney Kaliforniya Üniversitesinin bilgisayarlarýna giriyorlardý. Bu da tekrar baþlarýnýn belaya girmesine neden oldu. Bir akþam üniversitenin terminallerinde "çalýþýrken" yakalandýlar. Bu sefer Kevin kolay kurtulamadý: Bir ýslahhanede 6 ay geçirmesi gerekti. Bu arada Los Angeles polisi için de bilgisayar güvenliði konusunda bir video bant hazýrladý. 1983'ün sonlarýnda serbest kaldý.

Kevin bir aile dostunun yanýnda çalýþmaya baþladý. Ama çalýþtýðý yerdeki tek bilgisayarý bütün gün boyunca kullanmasý patronunun dikkatini çekti. Patronu Mitnick'in neler yaptýðýný pek anlamýyordu ama Kevin'in bilgisayar baþýnda kredi kartlarý sorgulamasý yaptýðýný farkediyordu ve kaygýlanýyordu. Kaygýlarýný anlatmak için polis teþkilatýna ziyaret yaptý; Kevin Mitnick'in belalýsý polis detektifi ile görüþtü. Detektif de o sýralar Kevin ve arkadaþý Rhoades için bir soruþturma yürütüyordu. Soruþturma konusu bir telekom firmasýnýn kodlarýný kullanarak uzak mesafe görüþmeleri yapmalarýydý. Ayný zamanda MIT'nin çalýþanlarýný elektronik ortamda tehdit ediyorlardý. Bu sýralarda amatör radyo yayýnlarýyla yaptýðý kabalýklar Kevin'in amatör radyo lisansýný kaybetmesine neden olmuþtu. Detektif için bütün bunlar yeterliydi ve Kevin için bir arama ve tutuklama kararý çýkarttý. Evini, iþyerlerini aradýlar ama Kevin'i bulamadýlar. Hapishaneye girmektense kaçmayý tercih etmiþti.

1985'in yazýnda Kevin tekrar ortaya çýktý. Hakkýndaki tutuklama kararý zaman aþýmýna uðramýþtý. Tekrar arkadaþý Lenny ile iliþkiye geçti. Lenny çalýþtýðý yerlerdeki bilgisayarlarý Kevin'in kullanýmýna açýyordu. Bu sýrada ABD'nin en büyük (CIA ve FBI'dan daha büyük) haber alma teþkilatý olan NSA (National Security Agency) bilgisayarlarýna da girmeye baþladý. Yaklaþýk altý ay içinde Los Angeles bölgesi içindeki hemen tüm mini bilgisayarlara girmelerini saðlayacak kullanýcý hesaplarýný elde ettiler. Bu sýrada NSA'in sýkýþtýrmasýyla Lenny iþten kovuldu (girdiði iþlerin çoðundan kovuluyordu).

Kevin 1985'in Eylül'ünde bir bilgisayar okuluna yazýldý. Baþarýlý bir okul dönemi geçiriyordu.

Kevin'in kýzlarla arasý hiç iyi olmamýþtý. Bu yüzden 1987 yýlýnda, arkadaþlarýna evleneceðini söylediðinde herkesi þaþýrttý. Gelin adayý bir telefon þirketinde yönetici olarak çalýþýyordu (Kevin kýzýn nerede çalýþtýðýný duyduðunda gülmekten az kalsýn yere yuvarlanýyordu) ve Kevin'le okulda tanýþmýþlardý. Kevin ve arkadaþý birlikte yaþamaya baþladýlar.

Kevin, UNIX iþletim sisteminin bir çeþidini üretip satan Santa Cruz Operation (SCO) firmasýnýn bilgisayarlarýna girdi. Bir sekreterin hesabýný kullanýyordu. Eylemleri fark edildi. SCO yetkilileri telekom þirketiyle iþbirliði yaparak baðlantýnýn kaynaðýný bulmaya çalýþtýlar. Bu iþ normalde onlar için çocuk oyuncaðýydý. Ama bu sefer bir zorlukla karþýlaþtýlar: Baðlantýyý izlemeleri engelleniyordu. Kevin saatlerce baðlý kaldýðý halde hattý bulunamýyordu. Bir süre sonra Kevin firmanýn programý olan XENIX'i kopyalamaya çalýþtý. Artýk çok olmuþtu. Bir seferinde dikkatsiz bir þekilde baðlanýnca nereden baðlandýðý saptandý. Evi yerel polis tarafýndan basýldý. Evde bilgisayar, modum (polis kayýtlarýnda böyle görünüyordu), telefon baðlantý aparatý, 55 adet disket çeþitli kitap ve kýlavuzlar ile bir adet tabanca buldular. Kevin ve arkadaþý için tutuklama kararý çýkartýldý, sonra arkadaþýnýn bu iþin içinde olmadýðý anlaþýlýnca onun kararý kaldýrýldý. Dava sürerken Kevin ve arkadaþý evlendiler. SCO davasý Kevin'in suçunu kabul edip iþbirliðine yanaþmasý ile bitti.

1988 yýlýnda Kevin ve arkadaþý Lenny bir baþka okula girdiler. Ýlk yaptýklarý þey okulun bilgisayarýndaki bütün dosyalarý manyetik bant kartuþlarýna kopyalamaya çalýþmak oldu ve bu iþ sýrasýnda yakalandýlar. Okulun sistem sorumlusu gecikmeden polise haber verdi. Polisin elinde yeterince bilgi vardý ve Kevin'i hapishaneye týkýp orada uzun süre tutmak için ellerinden geleni yapmaya kararlýydýlar. Ama polis, üniversite, telekom þirketi ve Digital Equipments arasýndaki koordinasyonsuzluk yüzünden hiçbir þey yapýlamadý.
Çalýþmalarý için Lenny'nin iþyerindeki bilgisayarlarý kullanýyorlardý.

Kevin ve Lenny'nin þimdiki amaçlarý Digital Equipments firmasýnýn en deðerli yazýlýmý olan VMS iþletim sistemini elde etmekti. Bunun için Arpanet içinde gezinmeye baþladýlar. Arpanet içindeki bir askeri bilgisayara girmeyi baþardýlar ve onu çaldýklarý yazýlýmlarý saklamak için kullanmaya baþladýlar. Bu bilgisayara girdikleri anlaþýlýnca baþka bilgisayarlara geçtiler: Güney Kaliforniya Üniversitesinin bilgisayarlarýna. Bilgisayarlara giriyorlar, onlarýn üzerinden Arpanet'e çýkýyorlar ve bir yerlerden aldýklarý VMS'in kaynak kodunu bu bilgisayarlara kopyalamaya çalýþýyorlardý. Kopyaladýklarý kod VMS'in alalade bir sürümü de deðil 5.0 sürümüydü. Bu sürüm henüz müþterilere daðýtýlmaya baþlanmamýþtý ve bulunabileceði tek yer Digital Equipments'ýn iç aðý olan Easynet idi. Kevin ve Lenny gerçekten de bir zamandýr Easynet'e giriyorlardý. Girmekle kalmayýp Easynet içinde çalýþanlarýn birbirleriyle yazýþmalarýný da izleyebiliyorlardý. Bu yazýþmalar arasýnda iki kiþi dikkatlerini çekti . Birincisi bir VMS güvenlik uzmanýydý. Ýkincisi ise sürekli olarak bu uzmanla yazýþan ve Ýngiltere'deki bir üniversitede çalýþan bir baþka uzmandý. Ýkinci uzman sürekli olarak bulduðu güvenlik açýklarýný ilkine gönderiyordu. Tabii, bunlar Kevin ile Lenny'nin eline de geçiyordu.

VMS'in kaynak kodunun üniversitenin bir bilgisayarýna aktarýlmasý bittiðinde sýra dosyalarý bir manyetik bant kartuþuna kopyalamaya gelmiþti. Ellerindeki araçlarla bunu uzaktan yapmalarý mümkün deðildi. Bunu üniversitenin bilgisayarýnýn baþýnda yapmalarý gerekiyordu. Bu iþ için yanlarýna eski arkadaþlarý Roscoe'yu aldýlar. Kevin tanýndýðý için üniversiteye girmeyecek, iþi Lenny ile Roscoe bitirecekti. Roscoe kendisini bir öðrenci olarak tanýtýp kopyalamasý gereken dosyalar olduðunu söyledi ve kartuþun bilgisayara takýlmasýný saðladý. Sonra Lenny ile buluþup telefonla Kevin'e haber verdiler. Kevin bilgisayara uzaktan baðlanarak dosyalarýn kopyalanmasý için gereken komutlarý verdi. Ýþlem bitince Roscoe kartuþu aldý. Dosyalar çok büyük olduðu için bu iþlemleri birkaç kez yapmalarý gerekti ama sonunda VMS'in kaynak kodlarýna sahip oldular. Artýk bu kodu inceleyip iþletim sisteminin açýklarýný bulabilirlerdi.
Bu sýrada hem üniversitede hem de Digital Equipments'da sisteme birilerinin girdiði anlaþýlmýþtý. Kevin ve Lenny'nin de okuduklarý e-postalar ile yakýndan bildikleri gibi Digital içinde üç kiþi hemen hemen tüm zamanlarýný bu iþi çözmeye adamýþlardý. Ama Kevin ve Lenny yine bu e-postlardan Digital'ýn onlarý bulsa bile kolay kolay suçlamayacaðýný öðrenmiþlerdi. Firmalar kendi sistemlerine birilerinin girdiðinin öðrenilmesinden hiç de memnun kalmýyorlardý. Yine de her iki kurum da onlarý saptamak için ellerinden geleni yapýyorlardý. Kendilerine gelen telefon baðlantýlarýný izlemek için telekom þirketleriyle birlikte çalýþýyorlardý. Kevin telefon sistemini iyi tanýmasý nedeniyle aramalarýný hep çaðrý yönlendirme yöntemiyle yapýyor ve izleme sonunda rastgele numaralara eriþmelerini saðlýyordu. Bir keresinde rastgele numara ortadoðudan göçen bir adamýn numarasý çýktý. Adamýn evi FBI tarafýndan basýldý ama ajanlar televizyon seyreden bir adamdan baþka bir þey bulamadýlar.
Bu arada Lenny ile Kevin arasýnda sorunlar baþ göstermeye baþladý. Lenny daha normal bir hayat sürmek istiyordu: Hacker'lýk dýþýnda faaliyetlerle ilgilenmek, kýz arkadaþýna daha fazla zaman ayýrmak istiyordu. Kevin ise tek bir þeye saplanmýþtý: Daha çok, daha çok bilgisayar sistemine girmek. Lenny'i de kendisiyle çalýþmaya zorluyordu. Lennny, Kevin'in ilerde kendi aleyhinde kullanabileceði bilgileri topladýðýný düþünüyordu. Sýk sýk tartýþýyorlardý. Kevin her iþlerinde "bu sonuncu olacak baþka bir hacking yapmayacaðýz" diyordu ama birisi bitince bir baþka iþi baþlatan da yine hep o oluyordu. Kevin çalýþmalarý ile ilgili olarak da karýsýna sürekli yalanlar söylüyordu. Lenny arkadaþlarý Roscoe'yu arayýp durumdan yakýndý. Roscoe da Kevin'in halinden memnun deðildi ve ona þimdiden iyi bir avukat bulmasýný önerdi. Kevin çýðrýndan çýkmýþtý: VMS iþletim sisteminin kaynak kodunu kopyaladýktan sonra þimdi de yine Digital'dan Doom adýnda bir oyunu kopyalamak istiyordu. Lenny için bu kadarý fazlaydý. Ýþindeki amirleriyle konuþup durumunu anlattý. Birlikte hem Digital'ý hem de FBI'ý aradýlar ve durumu anlattýlar. Lenny o ana kadar elde ettikleri 36 adet kartuþu FBI'a teslim etti. Birlikte Kevin'e bir tuzak hazýrladýlar. Lenny'nin üstüne mikrofon ve teyp yerleþtirdiler. Lenny her akþam olduðu gibi iþyerinde Kevin ile buluþtu. Bu sýrada FBI ve Digital güvenlik elemanlarý da ayný binada onlarý izliyordu. Kevin sabah saat 3'e kadar çalýþmayý sürdürdü. Ertesi sabah FBI ajanlarý ve Digital yetkilileri bir toplantý yaptýlar. Her zamankinin aksine bu sefer Digital da geri çekilmemeye karar vermiþti. O gün akþam Kevin tutuklandý. Yýl 1988 idi.
Kevin'in tutuklanýþý gazetelere manþet oldu. Haberlerde onun basit bir telefonla nükleer savaþa yol açabileceði, toplum için bir tehdit oluþturduðu iþleniyordu. Kevin maksimum güvenliðin saðlandýðý bir hapishaneye kondu. Digital firmasý Mitnick'in kendilerine verdiði zararýn 160 bin dolara mal olduðunu iddia etti. Kevin mahkemede bazý suçlamalarý kabul etti, yaptýklarýndan dolayý özür diledi ve bu tür þeyleri bir daha tekrarlamayacaðýna söz verdi. Mahkeme onu bir yýl hapis ve altý aylýk bir tedavi ile cezalandýrdý. Ýyi hali görüldüðünden, 1990 yýlýnýn baharýnda, cezasýnýn tümünü tamamlamadan hapishaneden þartlý olarak çýktý. Hapishaneden çýktýðýnda karýsý boþanmak istedi: Bütün olan bitenden býkmýþtý.
Kevin hapisten çýktýðý zaman eski arkadaþý Susan ile görüþmeye baþladý. Kevin kilo vermiþti ve düzenli bir iþte çalýþýyordu. Susan, sonradan bu döneminde Kevin'i baþtan çýkarmaya çalýþtýðýný söyleyecekti. Onun yatakta nasýl olduðunu merak ediyordu. Ama Kevin'in bu taraklarda bezi yoktu. Susan vazgeçti. Daha sonra "isteseydim onunla yatardým" diyecekti.

Sana Sunduðum Aþk az mý geldii ? Yoksa ellerin verdiði dahamý çok hoþuna gitti ?  ~ ??????z ®?? ? ~



C@NiK


Yukarı git