EFSANELER

Başlatan Canik, 15 Şub, 2006, 13:11

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aşağı git

Chica

paylaþýmlarýnýz için tþkler cadý we kalpsiz :))
Her vazgeçiþin;bir iç hesaplaþmasý ve bir maðlubiyeti vardýr ama her vazgeçen kaybetmiþ deðildir!
Öðrendik ki; "Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir...

Canik

saðolasýn mervecim;)

C@NiK



Yaþanmýþ Bir Sevda Masalý

"Dünyada iki gül olsun, biri kýrmýzý biri beyaz, sen beni unutursan kýrmýzý gül solsun, ben seni unutursam beyaz gül kefenim olsun".

"Bir söylenceye göre düþman iki ailenin çocuklarý olan Ali ile Zehra biribirine ölesiye sevdalýymýþlar. Ýki genç daha çocukken ailelerinin düþmanlýðýna raðmen, gönül verip sevmiþler biribirilerini. Aþklarý, gökle- yerin aþký kadar büyük, çiçekle suyun-aþký gibi temizmiþ…

Günler gecelere, geceler günlere akýp giderken, herkes aþkýna göre almýþ hisesini hayatýn pýnarýndan.. Yýllar su gibi akýp gitmiþ, Ve yöre de herkesin dilinde Zehra kýzýn güzelliði söylenir, Zehra kýzýn güzelliði konuþulur olmuþ. Taa.. topuðuna kadar inen saçlarý, simsiyah gözleri, inci diþleri, kýpkýzýl dudaklarý, pembe yanaklarý ve  heykel gibi kusursuz bedeni ile perileri kýskandýracak kadar güzel ve alýmlýymýþ…

Derken Ali ile Zehra büyüyüp evlenme çaðýna eriþmiþler ama evlenmelerine her iki tarafta bir türlü razý olmamýþ. Ýki düþman aile arasýnda kavgalar baþlamýþ, günlerce silahlar patlamýþ…

Zehra ile Ali de çevrelerine aþklarýný, biribirine baðlýlýklarýný kanýtlamak için evlerini terkedip iyi yürekli bir çobanýn yardýmýyla uzak bir vadideki maðaraya gizlenip yýllarca orada barýnmýþlar.

Zehranýn kardeþleri her yeri aramýþ taramýþlarsa da hiç bir yerde izine rastlamamýþlar. Epey bir zaman yabani meyveler, bitkiler, kökler yiyerek ve geceleri çobanýn köyden taþýdýðý yiyeceklerle yaþamýný sürdürmüþler…

Dolunaylý gecelerde iki derin vadi arasýndaki maðaranýn önünde oturup, alt tarafýndan çaðýl çaðýl akan sulara bakarak daðlara, taþlara türküler yakmýþlar.br>
Zehra kýzýn saçlarý gece, gözleri yýldýz, bakýþlarý gökkuþaðýný andýrýrmýþ. Baktýkça rengarenk bir ahenk sararmýþ vadinin içini… Her sabah gün burada aþkla baþlayýp, aþkla bitermiþ… Kuþlarýn inceden soluyuþu, aðaclarýn nazlý nazlý sallanýþý, yapraklarýn hýþýrtýsý bir baþka güzelleþtirirmiþ çevreyi… Renk renk, desen desen çicekler içinde, pýnarlarýn da akýþýyla bu renk ve ahenk harmonisi, iki gönül coðrafyasýnýn ve iki yurek ikliminin mutluluðuyla uzayýp gitmiþ günler…

Genç adam sevdiði kýza her gün hayran hayran bakarak sazýna sarýlýp türküler dizermiþ ýrmaklara… Dað, taþ dillenirmiþ sesinde… Sevdiðinin gözleri denizin incileri, diþleri mercan, saçlarý gecenin karanlýðý, gülüþü bahar gülü kadar güzelmiþ, güldükçe cangülleri saçýlýrmýþ daða, taþa…

Sonra Zehra kýzýn kardeþleri iz sürüp yatmýþlar pusuya. Herþeyden habersiz daðlara, kayalara saz çalýp sevdiðinin ceylan gözlerine türküler söyleyen Ali tek kurþunla kayadan aþaðý yuvarlamýþlar.

Aðýt yakýp saçlarýný yolan Zehra kýz Ali nin acýsýna dayanamayýp ümitsizliðe kapýlarak oda kendini ayný uçurumdan aþaðý býrakýr.

Ýkisi yan yana gömülür. Sonralarý kýzýn baþ ucuna ak, erkeðin baþucunda al bir gül fidaný çýkar ve her bahar yeþerip biri ak biri kýrmýzý gül açarak biribirine sarýlarak tekrar kavuþurlar hiç ayrýlmamak üzere....

Yelpýnarýn suyu gövdelerine deðdikçe aðlamýþlar, iri iri yaþlar süzülmüþ yapraklarýndan… Beyaz duvaðýný takýp tomurcuðuna, aðýtlar yakmýþlar kayalara dönüp sýrtýný munzur daðýna. Ne zamanki acýsý, ne zamanki hasreti iþlemiþ kayalara bu iki çiçeðin, paramparça olmuþ kayalar, her parça kýzýl bir aðgül olmuþ kanamýþ. Yýllarca pýnarlar kan akmýþ… Tarifsiz bir acý çökmüþ her yana…

Ýþte o gün bu gündür her bahar biribirine kenetlenen bu iki çiçeðin olduðu yerde aðlama ve inilti sesleri duyulur geceleri… Halk arasýnda maðaranýn önünde gömülü olduðuna inanýlan bu iki sevgilinin aslýnda ölmediklerinin, onlarýn deðiþik zamanlarda deðiþik þekillerde göründüðüne dair rivayet edilir.

Halk arasýnda hala iki sevgilinin, iki çiçeðe dönüþerek yaþadýklarýna inanan yörenin gençleri. Bu söylentilerin de etkisiyle olacak ki, her bahar maðarayý ziyaret ederek dilek tutup kýsmet ve murat duasý ederler…

Rüzgarýn sesi bu yörelerde her gece yaþanmýþ efsaneleri fýsýldar. Bazen yaþlý bir ninenin anlattýðý masalda dillenir, bazen de bir sazýn tellerindeki ezgide...

RoSeLiFe

çok güsel saolun

3va

Caný için sevgili isteyenin hikâyesi...

Feridüddin Attar Aþknâme'de anlatýyor: Sultanýn kýzýna bir gariban âþýk olmuþtu. Sultan bunu duyunca âþýký huzura getirtip,

-Ya ülkemi terk eder gidersin, dedi, ya da kelleni vurdurtacaðým, kararýný hemen ver.

Zavallý adam, düþündü, taþýndý ve gitmeye karar verdi. Sultan ise adamýn cevabýný duyunca cellatlarý çaðýrttý. Vezir dedi ki:

-Hünkarým, neden suçsuz birinin kellesini vurdurttunuz?

-Çünkü gerçek bir âþýk deðildi o, sahtekardý. Eðer gerçekten âþýk olsaydý, baþýnýn kesilmesini seçerdi. Eðer baþýnýn kesilmesini seçseydi, tahtýmdan kalkýp onu yerime oturtacaktým.

Hayatýný sevgilisinden daha çok seven kiþi aþk davasýna kalkýþmamalý. Bir an durup düþünelim; Sevgili'yi hayatýmýzdan daha çok sevebiliyor muyuz?!..


Sevgili için can isteyenin hikâyesi...

Vaktiyle bir padiþahýn çok güzel bir kýzý vardý. Uzun saçlý bir delikanlý ona âþýk oldu. Geceleri hasretiyle ah ediyor, gündüzleri sarayýn kapýsýný gözlüyor, o nereye giderse atýnýn ardýndan sürüklenip gidiyor, koþuyor, gözlerinden yaðmur gibi yaþlar akýtýyordu. Bu yüzden sultanýn çavuþlarýndan durmadan eziyet görüyor, dayak yiyor, ama bir kerecik olsun feryad etmiyor, ah demiyordu. Halk bu olup biteni gördükçe kah delikanlýyý ayýplýyorlar, kah sultanýn insafsýzlýðýna söyleniyorlardý. Ýçlerinden bir tanesi bile delikanlýyý kýza layýk görmüþ deðildi. Nihayet kýz, babasýna,

-Bu bela niceye dek sürecek, dedi; beni bu halden kurtar, artýk utanýyorum.

Sultan bunun üzerine o delikanlýnýn tutulup derhal þehir meydanýna getirilmesini, orada saçlarýndan bir atýn ayaðýna baðlanýp bedeni paramparça olana dek sürükletilmesini ferman etti. Halk, yürekleri parçalanarak meydana toplandýlar, göz yaþlarý topraðý kýzýl güllere benzetmekteydi. Ve nihayet sultan da kýzý uðrunda can feda edecek olanýn halini görmek istiyordu. Herkes hazýr olunca bir asker, delikanlýnýn saçlarýndan tutup hazýrlanan atýn ayaðýna baðlamak üzere sürüklerken aniden kurtuldu ve padiþahýn huzuruna koþup eteðine yapýþtý:

-Ey âleme adalet veren sultan, dedi; senden bir dileðim var, bir parçacýk beni dinle!...

Sultan hýþýmla karþýlýk gösterdi:

-Canýný baðýþlamamý istiyorsan, nafile; þu anda seni öldürtmekten daha önemli bir arzum yok. Saçýmdan sürükletme, bir anda öldürecek bir yol tut diyeceksen, ahdettim, senin kanýný at nallarýna çiðneteceðim. Bir zaman için bana aman ver diyeceksen, bu da mümkün deðil, çünkü toplanan halka karþý küçük düþmüþ olurum. Yok kýzýmla birkaç dakika olsun yalnýz kalayým diyeceksen, onun bir tek tel saçýný bile sana reva görmem, artýk onun yüzünü göremeyeceksin.

-Hayýr, ey her yaptýðýný güzel yapan sultan, dedi delikanlý, canýmý baðýþlamanýzý istemiyorum sizden. Hiçbir an mühlet de dilenmiyorum hatta. Kýzýnýzý bana göstermeyeceklerini de artýk biliyorum. Atlarýn ayaðý altýnda sürüklenme konusuna gelince, buna da itirazým yok. Benim sizden isteðim tamamen baþka.

-Söyle o vakit nedir dileðin?

-Elbette bugün beni öldürecek, at nallarý altýnda hor ve hakir bir halde kanýmý topraða karýþtýracaksýn. Dileðim o ki beni onun atýnýn ayaðýna baðlayýp sürüklet. Çünkü ben o ay yüzlünün yolunda ölünce ancak diri olabilirim.

Sultan, onu baðýþladý ve kýzýyla evlendirip ölü gönlüne can verdi.










C@NiK

#20
03 Ağu, 2006, 22:48 Son düzenlenme: 03 Ağu, 2006, 22:55 »¦«CâNiK»¦«
Ayni elmadan yiyerek çocuk sahibi olan iki ana babanin biri kiz, biri erkek çocuklari arasindaki aski anlatan Türk halk öyküsü. Erzincan beyi Kaleli Bey ile kahyasi Dervis Ahmet"in çocuklari olmamaktadir. Bey ve kahyasi, kilik degistirerek geziye çikarlar. Bir yaylada karsilastiklari bir dervisin verdigi elmayi esleriyle birlikte yiyen babalar, çocuk sahibi olurlar. Beyin kizi, kahyanin oglu olmustur. Dervis, kizin adini Zeycan, oglanin adini da Asuman koyar, onlarin birbirleriyle besik kertmesi nisanli olduklarini, büyüdükleri zaman evlendirilmelerini söyler. Çocuklar büyüyünce birbirlerini severler, ancak Zeycan"in annesi, Kaleleli Bey"i etkileyerek iki gencin evlenmesini engeller. Asuman ve Zeycan, düslerinde bade içerek asiklik gücü kazanmislar, saz çalarak deyisler söylemeye baslamislardir. Asuman kilik degistirerek beyin huzuruna çikar ve ondan atismak için asik ister. Kaleli Bey, Asuman"in karsisina, asik olarak kendi kizini çikartir. Bu atismada kaybeden, kazananin kölesi olacaktir. Iki sevgili arasindaki sazli sözlü mücadeleyi Asuman kazanir. Ama Kaleli Bey, sözünde durmadigi gibi, Asuman"i da öldürtmek ister. Sevgilisinin yardimiyla kaçip kurtulan Asuman, Basra"ya gider, bir kahvede asiklik yapmaya baslar. Asiklikta gösterdigi basari, Basrali asiklarca kiskanildigi için bir kuyuya atilan Asuman"i, dügünde elinden bade içerek asik oldugu dervis kurtarir, Erzincan"a getirir.

C@NiK

#21
03 Ağu, 2006, 23:01 Son düzenlenme: 03 Ağu, 2006, 23:06 »¦«CâNiK»¦«



Birbirlerini kardeþ sanarak büyüyen iki gencin asklarini anlatan ve 17. yüzyilda ortaya çiktigi sanilan Türk halk öyküsü. Konusu söyledir: Bir kervan, yolda eskiya baskinina ugrar. Baskindan yalniz küçük bir erkek çocugu sag olarak kurtulur. Bir aile tarafindan evlatlik olarak alinan çocuga Kanber adi verilir. Bir süre sonra bu ailenin bir kiz çocugu olur, adini Arzu koyarlar. Iki çocuk birbirlerini kardeþ sanarak büyürler. Bir süre sonra aralarýnda ilgi veyakýnlýk baþlar. Kardeþ olmadiklarýný ögrenince de evlenmek isterler. Arzu"nun annesi bu evlilige karsi çýkar ve kýzýný zengin bir tüccarla evlendirir. Ama adam kisa bir süre sonra ölür.Arzu ile kanber evlenmek için yeniden uýðrasýrlarsa da, anne engel olur. Asýklar bir rastlantý sonucu birbirlerini bulurlar. Kavusmanin heyecaniyla ikisi de bayilir. Sürekli olarak kýzýný izleyen kötü yürekli anne onlari gene ayýrmak ister, ama gençlerin çevresi su ile kaplandigindan yanlarina ulasamaz. Az sonra iki sevgilinin gögüslerinden birer güvercin çikarak uçar ve böylece ikisi de orada can verirler

D??i?

çok güzel bunlar yaa saðolun :)

Sen canýmsýn canýmsýn, damarýmda kanýmsýn,damarýmda kanýmsýn.Sen canýmsýn canýmsýn, damarýmda kanýmsýn,damarýmda kanýmsýn.
Ben sende tattým aþký sevdayý, sende anladým bir tek kalmayý,birini sevip onun olmayý.Ben sende tattým aþký sevdayý, sende anladým bir tek kalmayý,birini sevip onun olmayý.

HýrçýnGüzel

paylaþýmýnýz için teþekkür ederim saolun
Boþ yere çýrpýndý yüreðim.
Yok yere tuttu nefesini.
Benim susmayan kalemim seninse boþ konuþan dilin en mutsuzundan bir son yazmýþ bile bizim için...
Þimdi nokta koymak düþer bize...
HADÝ!! ÝNDÝM BEN SAHNEDEN.ÇEKTÝM ELÝMÝ AYAÐIMI.NOKTAYI SEN KOY,PERDEYÝ SEN ÇEKDE YÝNE ALKIÞLASINLAR SENÝ...

ferdi

harika tebrikler      C@NiK..

maviokyanus


Canik

mersi arkadaþlar :ok

efsun

cok gusel olmuþ yazýda cok güsel ellerine saðlýk ;)

Canik

Saðol Efsun :ok

gevramin

gerçekten çok güzelmiþ bu yazýlar ya neden daha önce farketmemiþim ki?
emeðiniz için teþekkürler...

Yukarı git