İletileri Göster

Bu sayfada bu üye tarafından gönderilen iletileri görebilirsiniz. Unutmayın, sadece size izin verilen bölümlerdeki iletileri görebilirsiniz.

Mesajlar - buse

1
arkadaþlar bende çok hikayeler þiirler var ama siteye koymaya vaktým olmuyo
2
slm herkeze
3
Bir kýz varmýþ çok güzel havalý burnu dik dolaþýrmýþ ama bir o kadar da masum bir yüzü varmýþ gözlerinde hep bir burukluk ta varmýþ bazý korkularý ama hiç bir arkadaþý bu durumuna bir anlam vermezmiþ sorsalar da cevap alamazlarmýþ da kýz arkadaþlarýnýn arasýnda en sevilen erkekler etrafýnda dönüp dolaþýrmýþ hiç bir teklifi kabul etmez tabi kýzlar arasýnda da kýskançlýk olurmuþ neden hep cemre bizde varýz burada diye. Cemre 17 aðustos depreminden sonra Sakarya'da yaþamaya baþlamýþlar ailesiyle birlikte hiç bir doðum gününü kutlamazmýþ anlamsýz huylarý varmýþ her akþam film izlermiþ evlerinin çaprazýndaki DVD  dükkanýnda alýp orda çalýþan çocukta kýzdan biraz hoþlanýyormuþ ama biliyor ki hiç bir teklifi kabul etmiyor kimseyle  birlikte olmuyor günler geçtikçe çocuk daha çok baðlanýr kýza ama cemre baþýný kaldýrýp bakmaz bile bir baþýný kaldýrýp baksa Bektaþ'ýn gözlerine onu ne kadar sevdiðini anlardý. ama yok ne yaptýysa ilgisini çekemedi cemrenin. artýk konuþmaya karar verdi cesaretini topladý ve yine bir akþam film almaya geldiðinde sordu.
-Neden hep ayrýlýk filmi alýyorsun?
-€fendim ?
Bektaþ utandý ama kararlýydý yine sordu!
-Neden hep ayrýlýk filmi alýyorsun?
Cemre þaþkýndý böyle bir soruyu beklemiyordu. ilk defa Bektaþ'ýn yüzüne o an bakmýþtý ve cevapladý
-insan elindekilerin deðeri bilmeyince baya þey kaybediyor. bende ayrýlýk filmi alýyorum ne hatalarda insanlar elindekileri kaybediyorlar diye.
Bektaþ þaþýrdý herkes cemreyi seviyor etrafýnda dolanýyorlar ve Bektaþ
-Senin gibi biri ne kaybetmiþ olabilir ki?
-Ne varmýþ ki bende?
-Yanlýþ anlama etrafýnda dostlarýn arkadaþlarýn var o sebepten dedim.
-Ben bugünüme deðil dünüme üzülüyorum.
Demiþ cemre Bektaþ hala þaþkýn ne olabilir ki geçmiþte der merak eder kendi kendine aklý soru iþaretleriyle doludur cevap bekler ama nasýl. gidecek Cemre þimdi. ve Bektaþ
-Müsait olduðun bir gün beraber çay içelim mi?
-Cemrede birden olabilir.
Der ve ertesi gün buluþurlar. Bektaþ sýralar sorularýn içindeki sevinçle birlikte
-Neden hep gözlerinde akmaya hazýr yaþlar var ?
-Dedim ya kaybettiklerim için.
-Anlatmak ister misin? Seni tanýmayý çok istiyorum.
Ve cemre baþlar anlatmaya ki kendiside çok þaþýrýr Bektaþ'ý kendine çok yakýn bulur samimiyetine karþýlýk verir ki bu nedeni arkadaþlarýna bile anlatmamýþtý.
-Deprem olmadan önce biz gölcükte oturuyorduk ve okuyordum ben lisede son senemdi okulumu arkadaþlarýmý çok seviyordum. okulum deniz kýyýsýndaydý öðlen saatlerinde deniz kenarýndaki çay bahçesinde otururduk. ben kendimi ÖSS sýnavlarýna vermiþtim kimseyle bir iliþkim yoktu ve sýnav tarihine kadarda öyle olacaktým kendi kendime söz vermiþtim. çay bahçesinde çalýþan biri vardý ve beni seviyordu kendi bana bir mektup yazmýþtý sonra arkadaþlarla haber falan yolladý o zamanlar aþka da pek inanmazdým. her çay bahçesine gittiðimizde ben hep kola içerdim kolayla birlikte yanýnda bide çikolata gelirdi en sevdiðim hem de o alýr yollardý bana hayýr diyemeyeceklerimin arasýndaydý çikolata oda biliyordu bunu beni benden daha iyi tanýmýþtý ama yinede kabul etmiyordum teklifini anlamsýz þekilde. etrafýmda dolanmasýyla benimle ilgilenmesi benim için çabalamasý çok hoþuma gidiyor. sonra sýnav zamaný geldi ve ben sýnava gittim ve çýktým çok güzel geçmiþti sýnav okulun kapýsýnda beni bekliyordu.
-Artýk teklifimi kabul edersin sýnavda bitti!
dedi ben yine güldüm ve yanýndan gittim. sonra tatile falan gittik ailece tatil boyu onu düþündüm anlam veremedim kendime arkadaþlarým aradýðýnda söylüyorlardý çetin seni soruyor diye hoþuma gidiyordu. geleceðim 15'inde diye söyledim onlara bende heyecanlýydým kabul edecektim teklifini çünkü çetinin beni sevdiðine inanmýþtým.15'geldi ve biz yola çýktýk gece 16'sýnda gölcükteydik çetini görebilecektim ama yorgunlukta bavullar falan o gün evden çýkamadým sürekli balkona girip çýkýyordum. yan komþumuzdu ayný zamanda belki görürüm diye umudum vardý. yine çalýþýyordu tabi çay bahçesinde. saat 00:30 yattým artýk dayanamadým gelmesini bekleyemedim daha fazla. sonra 03:02 iþte o saat deprem oldu ne olduðunu anlayamadýk bile dýþarý çýkmýþtýk baþarmýþtýk ama her yer karanlýktý. göz gözü görmüyordu tozlar yok olunca gözlerime inanamadým çetinlerin evi yok yýkýlmýþ þok oldum ne yapacaðýmý þaþýrdým bir þeyler için çabalamak istedim ama olmadý. korkuyordum ona kavuþamadan kaybetmek olamazdý. çetin çatý katýnda yatýyordu enkazýn üstüne çýktým annemlerin dur demelerine raðmen. duydum Çetin'nin sesini duydum seslendim çetin diye cemre sen misin dedi evet dedim iyi misin dedi yine beni düþünüyordu ben iyiyim sen nasýlsýn sana ulaþamýyorum dedim. oda sadece seni gerçekten sevdiðimi bil dedi. çaresizdim oda öyleydi hiç bir þey yapamadým herkes kendi hâlindeydi kýyamet gibi. onunla konuþuyordum sürekli bir yandan da enkazý eþeliyordum parmaklarýmýn kanadýðýný hissettim ama acý hissetmiyordum bir tek için acýsý hariç çetinden ses gelmedi çaðýrdým yok hiç bir  ses yok yalvardým ne olur konuþ diye kýsýk bir sesle seni sevdiðimi bil bitek seni sevdim bundan önce ben yoktum senin hayatýnda istesem de olamamýþtým bundan sonrada ben hiç olmamýþým gibi davran dedi hep gül çünkü sana çok yakýþýyor ve bir daha tekbir kelime bile demedi artýk yoktu çünkü dayanacak gücü kalmamýþtý hayata karþý.
Piþmanlýðýmý anlatamam þu dünyada onu mutlu edememiþtim deðerini bilemedim. dedi
__Bektaþ çok þaþýrmýþ ve gözleri dolmuþtu böyle bir hikaye beklemiyordu çünkü ve
-peki sonra ne oldu?
-Sakarya üniversitesini kazandým. ama okumadým sýrf o okul için sevdiðimi kaybettim geç oldu ama deðerini anladým. þimdi anladýn mý kimseyle neden birlikte olmadýðýmý kaybetme korkusu var içimde piþmanlýk dolu her yerimde.
-Bektaþ haklýsýn sana bir þey diyemem dýþ görünüþüyle yargýlamayacaðým kimseyi artýk. ama þunu bil bende seni çok seviyorum...piþmanlýklarýnla daha ne kadar yaþayacaksýn gel yeni bir sayfa açalým hayatýnda???
_Cemre sustu ne diyeceðini þaþýrdý Bektaþ biliyor hayýr cevabýný alacaðýný biliyordu çünkü. cemre
-EVET dedi
_Þaþkýndý Bektaþ beklemiyordu bu cevabý çok mutluydu
-Teþekkürler cemre bana bu þansý verdiðin için
-Ben teþekkür ederim sana bana bu kadar içten olduðun için etrafýmdaki yalan yüzlerden faklý olduðun için.
_Artýk birliktedirler Bektaþ ve cemre. cemre Bektaþ'ýn ýsrarý yüzünden okul tekrar baþlar hayatý düzene girer cemrenin artýk. Anlar ki geçmiþle yaþanamayacaðýný geçmiþsizde olmayacaðýný kendine aldýðý dersler sayesinde Bektaþ'la birlikte olmaya baþlar ve deðeri bilir elimizdeyken deðerini vermeliyiz sevdiðimizi kaybettikten sonra bir anlamý kalmýyor kalsa da kendisi olmuyor zaten.... 




                  ?  ?  €mel Balcý'd@n sewgilerle ? ?
4
biþey degil arkadaþlar hepimiz güzel biþeyler okuyalým dýye yazýyorum
5
ii ne olsun iþ güç iþte ugraþým sen napýyon isimneydi bu arada
6
hoþbuldum nasýlsýnýz
7
selamlar arkadaþlar
8
ewt güzel kýzmýþ yanii:)
9
TESLÝMÝYET
Yaþlý ve çirkin bi tüccar.karþýlýðýný parayla ödeyecegi zevk gecesi için olagan üstü güzel ama taþk kalpli bi kadýnla birlikte olmuþþ...sabaha karþý yaþlý adamýjn uykuya dalmasýný fýrsat bilen genç kadýn,soyguncu arkadaþlarýnýçagýrmýþ,ne varki tüccar,tilki uykusundan fýrladýðý gibi onca gücüyle karþý koymaya ,dövüþmeye baþlamýþ.haydutlar hem kalabalýk,hemde iþinin ehliymiþler.onu kolayca köþeye þýkýþtýrmýþlar.ancak nekadar vururlarsa ,bu zayýf ve çirkin bedende yara açýlmadýgýný,can alýcý darbelerin hiç iz býrakmadýðýný görmüþler.býçaklarýnýný,kýlýçlarýný çekmiþler.fakat en keskin bicak,en acýmasýz kýlýç bile tüccara hiç biþey yapamýyormuþ.sonunda korkup kaçmýþlar.dövüþü izlayan kadýn,yaþlý adamýn mücizevi gügünden etkýlanmiþ,birkez daha -ama bukez aþk adýna-tüccarla seviþmek istemiþ.onu hayranlýkla,arzuylaiþefkatle okþamaya baþlamýþ.gel gelelim güzel kadýnýn her dokunuþunda tüccarýn bedeninde yeni bi yara beliriyormuþ.dövüþün,darbelerin,býçaklarýn,kýlýçlarýn açtýgý yaralarmýþ bunlar.içten bir ilgi ve þefkat görenedek gizli kalmýþlar.sonunda tüccar kanlar içinde kadýnýn kollarýna yýðýlmýþ ve ölmüþ....




Tam bu türden hayatlar yaþamýyormuyuz?
Aþktan bunca korkmamýz bu yüzden degýlmý?
Kimsenin kollarýnda yýðýlýp can vermek istemiyoruz.
Çünkü,her yanýmýz kýlýç yaralarýyla dolu.
Ama bir þakilde kapanmýþ,kabuk baglamýþ yaralar onlar...
Nasýl yapmýþsak yapmýþýz,üstünden gelmiþiz...
Ama , biri kabuk tutmuþ yaralarý okþamaya baþladýgýnda,
Birden bire açýlý verýyor ve oluk oluk kanamaya baþlýyor yaniden..
Birine teslým oldugunuzda,bedenimiz ve ruhumuz kan içinde
Kalý verýyo..
O yüzden deðilmi içimizi tutmamýz??
Birisine teslim olmaktan korkmamýz..
Ortalýkta tedirgin ve derðin dolanmamýz...
"anlatsammý,anlatmasammý?"kararsýzlýgýnýz..
"bu sevgi beni acýtýrmý?"kuþkularýmýz
10
Affet Babacýðým   
Evlendiðinden beri evinde kalan babasý yüzünden eþiyle sürekli tartýþýyordu. Eþi babasýný istemiyor ve onun evde bir fazlalýk olduðunu düþünüyordu. Tartýþmalar bazen inanýlmaz boyutlara ulaþýyordu. Yine böyle bir tartýþma anýnda; eþi, bütün baðlarý kopardý ve "Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti... Eþini kaybetmeyi göze alamazdý.

Babasý yüzünden çýkan tartýþmalar dýþýnda mutlu bir yuvasý, sevdiði ve kendini seven bir eþi ve birde çocuklarý vardý. Eþi için çok mücadele etmiþti evliliði sýrasýnda. Ailesini ikna etmek için çok uðraþmýþ ve çok sorunlarla karþýlaþmýþtý. Hâlâ onu ölürcesine seviyordu.

Çaresizlik içinde ne yapacaðýný düþündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yýllar önce avcýlýk meraký yüzünden kendisi için yaptýrdýðý kulübe tipi dað evine götürecekti babasýný. Haftada bir uðrayacak ve ihtiyacý neyse karþýlayacak,böylelikle eþiyle de bu tür sorunlar yaþamayacaktý.

Babasýna lâzým olacak bütün malzemeleri hazýrladýktan sonra yatalak babasýný yataðýndan kaldýrdý ve kucakladýðý gibi arabaya attý. Oðlu Can, "Baba bende seninle gelmek istiyorum" diye ýsrar edince onu da arabaya aldý ve birlikte yola koyuldular.

Karakýþýn tam ortalarýydý ve korkunç bir soðuk vardý. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardý. Minik Can, sürekli babasýna "Baba nereye gidiyoruz ?" diye soruyor ama cevap alamýyordu. Öte yandan; nereye götürüldüðünü anlayan yaþlý adamsa gizli gizli gözyaþý döküyor oðlu ve torununa belli etmemeye çalýþýyordu.

Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dað evine ulaþtýlar. Epeydir buraya gelmemiþti. Baraka tipindeki dað evi artýk çürümeye yüz tutmuþ, tavan akýyordu. Barakanýn bir köþesini temizledi hazýrladý ve arabadan yüklendiði yataðý oraya itina ile serdi.Sonra diðer malzemeleri taþýdý en son da babasýný sýrtlayarak yataða yerleþtirdi.

Tipi, adeta barakanýn içinde hissediliyordu. Barakanýn içinde fýrtýna vardý adeta. Çaresizlik içinde babasýný izledi. Daha þimdiden üþümeye baþlamýþtý.Yarýn yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düþündü.

Öyle üzgündü ki, dünya baþýna göçüyor gibiydi. O, bu duygular içindeyken babasý, yüreðine býçak saplanmýþ gibiydi. Yýllarca emek verdiði oðlu tarafýndan bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmiþti, içi yanýyordu ama belli etmemeye çalýþýyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsýzca ama dedesinden ayrýlacak olmanýn vermiþ olduðu üzüntüyle sadece seyrediyordu.

Artýk gitme zamanýydý. Babasýnýn yataðýna eðildi, yanaklarýný ve ellerini defalarca öptü.Beni affet der gibi sarýldý, kokladý. Artýk ikisi de kendine hakim olamýyor ve hýçkýra hýçkýra aðlýyordu. Buna mecburum der gibi baktý babasýnýn yüzüne ve Can'ýn elini tutup hýzla barakayý terketti. Arabaya bindiler.

Can yola çýktýklarýnda aðlamaya baþladý, neden dedemi o soðuk yerde býraktýn diye. Verecek hiçbir cevap bulamýyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu.

Can: "Baba, sen yaþlandýðýnda ben de seni buraya mý getireceðim?" diye sorunca dünyasý baþýna yýkýldý. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayý. Barakaya ulaþtýðýnda "Beni affet baba." diyerek babasýnýn boynuna sarýldý. Baba oðul sýký sýký sarýlmýþ çocuklar gibi hýçkýra hýçkýra aðlýyorlardý.

Oðlu: "Baba beni affet! Sana bu muameleyi yaptýðým için beni affet!" diye hatasýný belli ediyordu...Babasý oðlunun bu sözlerine en anlamlý cevabý veriyordu..."Geri geleceðini biliyordum yavrum. Ben babamý dað baþýna atmadým ki, sen beni atasýn... Beni bu daðda býrakamayacaðýný biliyordum.

11
Affetmenin Hafifliði   
Bir lise öðretmeni bir gün derste öðrencilerine bir teklifte bulunur: "Bir hayat deneyimine katýlmak ister misiniz?" Öðrenciler çok sevdikleri hocalarýnýn bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öðretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacaðýnýza da söz verin" Öðrenciler bunu da yaparlar. "Þimdi yarýnki ödevinize hazýr olun. Yarýn hepiniz birer plastik torba ve beþer kilo patates getireceksiniz!" Öðrenciler , bu iþten pek birþey anlamamýþlardýr. Ama ertesi sabah hepsinin sýralarýný üzerinde patatesler ve torbalar hazýrdýr. Kendisine meraklý gözlerle bakan öðrencilerine þöyle der öðretmen: "Þimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiðiniz her kiþi için bir patates alýn, o kiþinin adýný o patatesin üzerine yazýp torbanýn içine koyun." Bazý öðrenciler torbalarýna üçer-beþer tane patates koyarken, bazýlarýnýn torbasý neredeyse aðzýna kadar dolmuþtur. Öðretmen, kendisine "Peki þimdi ne olacak?" der gibi bakan öðrencilerine ikinci açýklamasýný yapar: "Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbalarý yanýnýzda taþýyacaksýnýz. Yattýðýnýz yatakta, bindiðiniz otobüste, okuldayken sýranýzýn üstünde? hep yanýnýzda olacaklar." Aradan bir hafta geçmiþtir. Hocalarý sýnýfa girer girmez, denileni yapmýþ olan öðrenciler þikayete baþlarlar: "Hocam, bu kadar aðýr torbayý her yere taþýmak çok zor." "Hocam, patatesler kokmaya baþladý. Vallahi, insanlar tuhaf bakýyorlar bana artýk." "Hem sýkýldýk, hem yorulduk?" Öðretmen gülümseyerek öðrencilerine þu dersi verir: "Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asýl kendimizi cezalandýrýyoruz. Kendimizi ruhumuzda aðýr yükler taþýmaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karþýmýzdaki kiþiye bir ihsan olarak düþünüyoruz, halbuki affetmek en baþta kendimize yaptýðýmýz bir iyiliktir
12

Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiþ gibi takip ederken, þaþkýnlýðýný gizleyemiyordu. Onu hayrete düþüren þey, "Bizim eve bile sýðmaz" dediði o güzelim balonlarýn adamý nasýl havaya kaldýrmadýðý idi. Baloncu dinlenmek için durakladýðýnda o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamýn kendisine baktýðýný fark ederek ona doðru yaklaþtý ve bütün cesaretini toplayarak: -Baloncu amca, dedi. Biliyor musun benim hiç balonum olmadý. Adam çocuðu söyle bir süzdükten sonra: -Paran var mý? diye sordu. sen onu söyle. -Bayramda vardý, diye atýldý çocuk, önümüzdeki bayram yine olacak. -Öyleyse bayramda gel, dedi adam. Acelem yok, ben beklerim. Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar balonlardan ayýrmadýðý gözleri dolu dolu olmuþ, yürümeye bile mecali kalmamýþtý. Bir kaç adým attýktan sonra elinde olmadan tekrar onlara baktýðýnda, gördüklerine inanamadý. Balonlar, her nasýlsa adamýn elinden kurtulmuþ ve yol kenarýndaki büyük bir akasya aðacýnýn dallarýna takýlmýþtý. Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla takip ederken,baloncu ona doðru dönerek: -Küçük, diye seslendi. Balonlarý aðaçtan kurtarýrsan birini sana veririm. Yapýlan teklif, yavrucaðýn aklýný baþýndan almýþtý. Koþarak aðacýn altýna doðru yöneldi ve ayakkabýlarýný aceleyle fýrlatýp týrmanmaya baþladý. Hedefine adým-adým yaklaþýrken duyduðu heyecan, bacaklarýný kanatan akasya dikenlerinin acýsýný hissettirmiyordu. Sincap çevikliðiyle balonlara ulaþtýðýnda bir müddet onlarý seyretti vedallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkýttý. Ancak balonlardan birisi iyice sýkýþtýðýndan diðerlerinden ayrýlmýþ ve aðaçta kalmýþtý. Çocuk onu kurtarmaya kalkýþsa, dikenlerden patlayacaðýný çok iyi biliyordu. Ýster istemez balonu yerinde býrakýp aþaðýya indi ve adam dönerek: -Birini bana verecektiniz, dedi. Hangisi o? Adam elini tersiyle burnunu sildikten sonra: -Seninki aðaçta kaldý evlat, dedi. Ýstersen çýk al. Çocuk bu sefer ayakta bile duramadý. Kaldýrým kenarýna oturup baloncununuzaklaþmasýný bekledikten sonra, dallar arasýnda parlayan balona uzun uzun bakarak:

"Olsun", diye mýrýldandý. "Olsun." Aðacýn üzerinde kalsa da, bir balonum var ya artýk..

13
SENÝ SEVÝYORUM
genç kýz feci bi hastalýgýn pençesýnde kývranýyodu.yaralý kalpi artýk bu dünyaya daha fazla dayanamamaya baþlamýþtý.çok zengin olan ailesi tüm gazetelere,kalp nakli için ilan vermiþlerdi.canýný feda edecek birini arýyolardý.genç kýz ise hergün hastane odasýnda biraz daha solmaktaydý.yine yanlýz odasýnda;gözü yaþlý,boynu bükük ölümü beklýyodu.gölerini kapadý;bu küçük odada göz yaþý dökmekten býkmýþtý.yinede engel olamadý pýnar gibi çaglayan gözyaþlarýna.sevdiði geldi aklýna;fakir ama onu seven sevgýlýsý.her gün ayný þeyleri düþünüyordu,anýlarý bir film þeridi gibi gözünün önünden geçiyordu."param yok ama sana sevgi dolu bir kalbim var!"demiþti deli kanlý.genç kýz ise zate baþka biþey isteyebilirdiki!ama olmamýþtý...iþte,dünyalar kadar olan segilerinin arasýna. o lanet olasýca para girmeyi bilm,iþti,onlarý ayýrmýþtý.iþte paranýn geçmedigi zamanlara gelmiþlerdi.ne önemi vardý artýk?þu son günlerinde,sevdiði yanýnda olsa yeterdi.ayrýldýklarýndan buyana,bitmeyen,çi,le dolu beþ yýl geçmiþti.her günzehir,her gün hüsran... ama genç kýz hep sevgilisini yüraginde taþýmýþ,kalbini kimseyle paylaþmamýþtý.sevdiðini düþündüðü iþte o an.acaba neler yapmýþ bu kadar sene boyunca.kim bilir kiminle evlenmiþ,çoluk çocuga karýþmýþtý.gözlerinden býr damla yaþ daha damladýkurumuþ,bitmiþ ellerine.ellerine baktý;bir zamanlar ellerinin ,onun ellerini tuttugunu hayal edip,her gün saatlerce ellerini seyredersi.en çokta saçlarýnýn dökülmesine üzülüyordu.çünkü sevdiði öpmüþ,koklamýþ onlarý.her bir tanesi koptugunda,kalbine bir ok daha saplanýyordu.kalbi yine sýzlamaya baþlamýþtý.balki sevdiði yanýnda olsa,kalbi bukadar yorulup veda etmezdi yaþama.zaten artýk ölüm umrunda degildi genç kýzýn.sevdiðinden ayrý kalmanýn ölümden ne farký vardýki!tekrar o geldi aklýna ."keþke,keþke yanýmda olsa!"dedi.son kez elimi tutsa yeterdi.gölerini son birkez öpse,rahatça ebediyen gözlerini kapata bilirdi  o zaman. gözleri pýnar gibi çaglamaya baþladý.sevdigini son birkez göremeden ölmek istemýyordu.ufata olsa ondan býr hatýrasýný almadan bu dünyadan göçmek istemýyordu.oysaki sevdiði,kim bilir kiminle beraberdi.kendi,sevgi dolu kalbini kimseyle paylaþmayý düþünmemiþti bile;ama acaba o paylaþmýþmýydý?onun sevgisini silmýþ atmýþmýydý acaba kalbinden?içi birden nefret doldu.üstüne büyükbi agýrlýk çöktü.onu düþünd
kçe her dakýkasýnýn zehir olmasý çok daha aðýr geliyodu genç kýza.ölmek istedi....artýk yaþamak istemýyordu dünyada.ama sevdiðinden bir hatýra almadan ölmicegine and içmiþti.tekrar gölerini açtý.kim bilir belkýde sevdiði onu unutmuþtuý.bu düþünceler içinde derinliðe daldý.birden babasý girdi odaya;kýzýna kalp nakli için bir gönüllü bulduklarýný müjdeleyecekti.fakat genç kýz çok tan uykuya dalmýþtý.bir meleði andýran masum yüzü,sevdiðinin özleminden sýrýl sýklamdý.o gece biri gözlerini dünyaya kapadý;genç kýz ameliyata alýndý.tekleyen ve görevini yerine getirmeyen kalbi deðiþtirilmiþti.bir hafta sonra tekrar dünyaya gözlerini açtý genç kýz.ama dünya daha farklý geldi ona.sanki bir þey eksikti.aradan aylar geçmiþti,genç kýz artýk ii ce iðleþmiþti.ama içindeki burukluðu bir türlü atamýyordu.bir kere, bir kere göreblsem diye mýrýldandý.kalbi yine sýzlamaya baþlamýþtý.yeni kalbi onu ileþtirmiþti ama nedense her gece aniden hýzlanýyordu,onu uykusundan uyandýrýyor ve sanki yerinden çýkacakmýþ gibi atmaya baþkýyordu.genç kýz bir anlam veremediði bu durumu doktora anlatmýþ ama ameliyat kolay geçmediðini,bir süre sonra düzeleceðini soylemiþti doktor.aylar geçmiþ hala aynýydý durum.çiçikelerýn yanýna gitti.her gün onlarla saatlerce dertleþiyor,zaman zaman aðlýyordu.en çokta kan kýrmýzýsý gülünü seviyordu.çünkü kýrmýzý gülün onun için yeri ap ayrýydý.kýrmýzý gülde genç kýzle beraber gülüyor,onunla beraber aðlýyordu.onu sevdiði gibi görüyprdu genç kýz.gülünü sevdiðini ilk gördüðünde ona hediye edecegine dair yenin etniþti.baþka türlü paylaþamazdý gülünü kimseyle.kapý çaldý aniden.kapýyýo açtý ama kimse yoktu.gözü yere beyaz zarfa eliþti.yavaþça eðilip zarfý yerden aldý.birden kalbi deli ðibi atmaya baþladý.ne olduðunu anlayamýyordu.zarfýn üzerinde ne bir isim,nede bir adres bulunuyodu.zarfý açtý,beyaz bir kaðýda yazýlmýþ bir mektup çýktý çýktý.kalbi daha hýzlý atmaya baþladý.onun kokusu vardý kaðýtta.ewt,onun kokusu vardý.yýllar yýlý özlemini çektiði,yanýnda olabilmek için canýný bile vere bileceði verebilecegi sevdiðinin kokusu vardý mektupta.baþý dönmeye baþladý.koltuðuna geçip oturdu yavaþça.kaðýdý açtý ve elleri titriyerek okumaya baþladý."sevðilim senden ayrýldýktan sonra,bir kalbe iki sevðinýn sýðamayacaðýný bildiðimdendolayý,ne bir kimseyi seve bildim,ne de kimseye baka bildim.her gün diyerinden daha zor geçti;çünkü özlemin hergün daha çok artýyordu.sana kitaplarý dolduracak kadar þiirler yazdým.her biri diðerinden daha hüzünlüydü.yazdým,okudum,aðladým.her gün yazdým,hergün okudum,senelerce aðladým.her gece seni düþündüm sabahlara kadar,her gece senýn yanýnda olmayý istedim.her gece sensizliðe lanet ettim,uykularý haram ettim kendime,sensiz olmanýn acýsýný gözlerimden çýkardým.bir gün herþeyi deðiþtirecek fýrsat çýktý önüme.bu fýrsatý deðerlendirmeyip,kendime haksýzlýk edemezdim.bu fýrsatý deðerlendirdim.senden çok uzaklara gittim,belki seni unuturum diye.ama tam tersi oldu.seni daha çok özlüyorum artýk.senden çok uzaklardayým belký ama yinede seni görebilmek için uzaklardan gelebiliyorum.hemde her gece.seni seviyor,seyrediyor ve eðilip sen uyurken yanagina bi öpüçük konduruyorum.bazen gözlerini açýp bakýyosun,geldiðimi bildiðini sanýyorum ama yine o tatlý uykuna geri dönüyosun.yarýn birbirimizi sevmemizin altýncý senesi.ben hep geldim þimdiye kadar senin yanýna,yarýnda sen gel olurmu sevgilim.ha,unutmadan,sana hep sözünü ettiðim kalbime ii bak olurmu?çünkü gözyaþlarýmla,adýný yazdým ona.seni senden çok seven bi sevgi var kalbinin içinde.unutma,kýrmýzý gülüde unutma olurmu?....seni seviyorum....yanýma gelinceye kadarda seveceðim....
                  SEVGÝLÝN
14
saolsýn boyle tesellý olcaz iþte
15
saolun arkadaþlar tanýþtýgýma memnun oldum ben gölcükte oturuyorum buyrun kapýmýz dostlara herzaman açýk :)