İletileri Göster

Bu sayfada bu üye tarafından gönderilen iletileri görebilirsiniz. Unutmayın, sadece size izin verilen bölümlerdeki iletileri görebilirsiniz.

Konular - 3va

2
Eski Konular Arþivi / Ynt: Ömrüm'e...
23 Ağu, 2006, 02:54

Seni Seviyorum :)


Bende ömrüm.. bende seni....
3
Beynim uðulduyor yeni günün ilk saatlerinde...
Yalan ve gerçek ne sorusuna bir cevap bulmaya çalýþýyorum...
Yalanlarý düþünüp yalan dediðimizi daha da yalan hale getirmekten gerçeði düþünmeye fýrsatým olmamýþ hiç...
Aslýnda düþündüm ama bunu bu yalanlarýn içine katmaktan korktum.. Çekindim belki de ama kendimden deðil yalan dediklerimizden..

Orman gibi beynim, çok sýk aðaçlarla kaplý bir orman... Hafif bir de rüzgar esiyor.. Hafif ama aðaçlarýn sýklýðýndan beynim patlayacakmýþ gibi sarsýlýyor...

Offff... ki ne off..!

Bir sigara yakýyorum.. içime çektiðim her nefes beynimdeki rüzgarý arsýz hale getiriyor. Bir nefes daha çekiyorum caným yanýyor gözlerim yaþarýyor... Bir nefes daha çekmeye korkuyorum. Aðaçlar sarsýlmaya baþlýyor... Korkmuyorum dallarýnýn kýrýlmasýndan, bedenlerinin yerinden oynamasýndan... Kolay olsa bir balta alýp elime azaltacaðým aðaçlarý.. Kökleriyle beraber söküp atacaðým.. ama... kolay olmuyor... Ýmkansýz deðil elbet.. Sadece ZOR.

Bunlarý düþünürken diniyor yaþlarým ama gözlerim hala sýzlýyor... Beynim... Daha çok uðuldamaya esmeye baþlýyor... Düþünmek istemezdim önceden.. Korkardým baþým yine aðrýyacak diye.. Ama yalanmýþ meðer aðrýda.... Yalanmýþ uykunun koynuna kaçarken düþüncelerden sýyrýlma ihtimali...

Bir nefes daha çekiyorum gözlerimi kapatýp... Sen ve gerçekler geliyor aklýma... Ya da sen ve yalan sanýlanlar... Bu kez de gözlerimi açmaktan korkuyorum... Açsam yalanlarý göreceðim yada gerçek sanýlanlarý... Açsam düþecek bir bir elime gözyaþlarým yanaðýmdan süzülerek... Düþerse deðdiði yeri yakýp kavuracak... Yakarsa iz býrakacak... Ve... Yanýyorum...

Ellerim titreyerek bir nefes daha çekiyorum.. Bir süre tutuyorum içimde býrakmak istemiyorum.. Yine yanýyorum... Ve çaresiz çektiðim diðer nefesler gibi bunu da yalanlarýn içine býrakýyorum...

Yalan evet... Nedir yalan ? Senin bildiðin yalan... Benim bildiðim ama belki de kendime bile itiraf edemediðim YALAN..! Kimsenin bilmediði yalan... Gerçek sanýlan yalan... Gerçeðin aslýnda ta kendisi yalan...!

Býraktýðým nefes rahatlatýr gibi oluyor beni ama bu da yalannn.... :( :( :(
Tüm bedenim sancý çekmeye baþlýyor... Bir anda gözyaþlarým karýþýveriyor yalana... Yalan oluyor her bir damla... Kuruyup gidiyor tenimi hafif yakarak... Kýsa sürüyor bu defa  canýmýn yanýk acýsý... Yada CAN alýþtý da kýsa sanýyor...

Beynimin uðultusu giderek artýyor... Sanki kesmek istediðim aðaçlar intikam alýrcasýna saða sola savuruyor kendini... Caným daha çok yanýyor...

Susturuyorum beynimi...
Sus..tum...

Sen konuþmaya baþlýyorsun bu defa ben olarak... Bende olaný sana ait cümlelerde iade ediyorsun bana.. Susuyorum... Anlýyor musun bilmiyorum suskunluðumun diliinden.. Biliyor musun bilmem bedenindeki titremelere neden olan benim suskunluðumun da nedenidir.

Bu defa seni de susturuyorum..
Ve gülümsüyorum
:)
:(
Bir nefes daha çekerken sigaradan...
Bir kez daha düþünüyorum YALAN ve GERÇEK nedir'i...
Meðer içime çekip ciðerlerime hapsettiðimmiþ GERÇEK olan
meðer...
Ciðerlerime tutunamayýp geldiði yoldan geri dönmeye çalýþan, býraktýðým nefesmiþ YALAN olan...

Bir nefes daha çekiyorum...
ama bu defa hayattan :)
Ýçime çektiðim her nefes sen oluyorsun.
Sen kokan
bir benim ciðerlerime dolan
Hani var ya gerçek olan...
Ýþte ondan :bingo

Ýçime çektiðim her nefes gibi (suskunluðum) gerçek olan...
Hayata yalanlarýn arasýna býraktýðým (belki de yaþamak zorunda býrakýldýðým) yalan olan...



yalanlarýn içindeki gerçek mi?
yoksa  :acaba:
yoksa gerçeklerin içindeki yalan mý asýl GERÇEK YALAN olan...?

Bu gerçeði de çözeriz elbet be ömrüm
ya da bu yalaný...

Off yeter sus-tur beni yada konuþtur ki kelimelerimle sileyim gerçek bildiðimi...



Hadi son bir nefes daha... Uyumak gerek gerçeklere kucak açmak yalanlardan sýyrýlmak için...
yada yalanýn koynuna sokulmak gerek gerçeði tanýmak için...

Bu son nefes niye miydi? :)
Seni içime bir kez daha çekip gerçeðime nefesime SANA sarýlýp uyuyayým diye...


Sen kapa gözlerini hadi.
Ben bir kez daha dinleyeyim feryadý isyaným'ý...
4
[font=monotype corsiva]
...MÝRAC KANDÝLÝNÝZ MÜBAREK OLSUN...



[/font]
[/b][/size]



[font=monotype corsiva] DUALARDA HATIRLANMAK DÝLEÐÝYLE... [/font]


6
Bilgisayardan hiççç anlamayan birine özellikle de bir bayana yeni bilgisayar alýnýrsa bakýn neler oluyo :) Gökhan'ýn yerinde olmak istemezdim :cheesy

Kiz: Alo
Erkek: Alo naber?
Kiz: Iyi sen
Erkek: Iyi , hayirdir ?
Kiz: Ya Gökhan yeni bilgisayar aldim, bana ögretsene su mereti kullanmayi
Erkek: Peki bi açta sen önce
Kiz: Nasil açiliyo
Erkek: Power dügmesine bas
Kiz: Ee bastim bisey gözükmüyo
Erkek: Monitorü açtin mi ?
Kiz: Haa bekle açiim
...( yarim saat sonra )
Kiz: Olm niye kapadin teli ??
Erkek: Ee kesildi sandim ?!
Kiz: Monitorü aç dedin anca açtik evde tornavida kalmamis gittim bi de
Tornavida aldim, o sirada bi de tirnagim kirildi çok aciyo
Erkek: Naptin kizim sen manyak misin ??
Kiz: Monitorü açtimda nasil bisey gözükecek onu anlamadim ne anlami vardi ?
Erkek: Off sen onu kapa sonra beni ara ...
Kiz: Ya sen de... bi kapa bi aç!
...( 20 dakka sonra )
Kiz: Ay of kapadim
Erkek: Simdi açtim
Kiz: Neeaa yine mi ?
Erkek: Hayir onun da power dügmesine bassan
Kiz: Ya 1 saat bosuna mi ugastirdin beni ?
Erkek: Sen kendin ugrastin ben bisey demedim
Kiz: Neyse giriyo windows a ..
Erkek: Oooo windows bilirmiyiz )
Kiz: Biliorum biseyler heralde
Erkek: Girdi mi ?
Kiz: Girdi
Erkek: Ee ne istiosun ne ögretiim ?
Kiz: Yaaa ben nete girmek istiyorum nasi giricem?
Erkek: Senin modemin var mi ?
Kiz: Yok ben de o dediginden
Erkek: Sende diil bilgisayarda olcak zaten!
Kiz: Bilmem var mi??
Erkek: Off off bak simdi orda bilgisayarim yazan bi ikon var
Kiz: Ne var , ne var ??
Erkek: Ikon ikon , sen annamazsin ki simdi ... logo gibi bisey
Kiz: Heh var noldu ?
Erkek: Ona sag tusla tikla
Kiz: Sag tusuna basiyorum bisey olmuyo
Erkek: Nasil olmaz bas bi hemen açilacak ??
Kiz: Ee sag tusuna basiyorum klavyede bisey olmuyo
Erkek: Hayir fareyle tiklican
Kiz: Ayyy ben fare mare ellemem !!
Erkek: Offf bilgisayarin faresi mouse be mouse varya hani böle iki tuslu !
Kiz: Heeee ( d|l|l| d|l|l| ) ay bekle cebim çaliyo
Erkek: Cebine alarmi taktin ehehehhe
Kiz: Igrençsin !!!
( Arka Plan : Alo , aaaaaa Pino naber canim , bende iyiim nolsun , hiç
Ýste bilgisayar aldik gökhan onu anlatiyodu, ay sapikmisin telefonda
anlatiyo ne özel dersi, hadi çocuk bekliyo simdi bekletmiim sonra konusuruz
Öptüm byebye )
Kiz: Heh geldim
Erkek: Hosgeldin bittimi konusman
Kiz: Evet kisa kestim , e nerde kaldik ?
Erkek: Simdi sen soganlari rendeliyodun ben de sosu firina veriodum
Kiz: Ne diosun sen ya ?!
Erkek: Nerde kalcaz sana fareyi anlatiyodum
Kiz: Heh anlat gerisini ben tikladim
Erkek: Orda gir özelliklere bak bi tane telefon resmi varmi yokmu
Kiz: Var da biraz eski bir telefon
Erkek: Tövbe tövbe!!!! resim o kizim eski yeni ne farkeder, simdi çevirmeli aga gir
Kiz: Neye neye ?
Erkek: Off bilgisayarima bu sefer sol tusla iki kez tikla, aman dikkat fareyle tikla
Kiz: Ben salak miyim ??
Erkek: Yok ben sadece söliim dedim
Kiz: Eee noldu tikladim ?
Erkek: Simdi kapa
Kiz: Niye açtirdin o zaman ??
Erkek: Bastan al
Kiz: Manyak misin sen ya ??
Erkek: Açtin mi ?
Kiz: Açtim
Erkek: Tamam sen bekle ben biseyler yiip geliyorum
...( 15 dakka sonra )
Erkek: Ben geldim kizim orda misin hala ??
(hmmm evet bence de, ya mango güzel de pahali biraz hmm ya ay dur
Gökhan geldi galiba hadi öptüm baay ) geldim geldim.
Erkek: Heh geldin sinir sey napiim simdi hadi çabuk ol çikicam kizlarla
Kiz: Nereye ?
Erkek: Sana ne ya hadi !!!
Kiz: Iyi peki
Erkek: Orda çevirmeli ag diye bisey var ona çift tikla
Kiz: Tikladim
Erkek: Orda yeni baglanti yap var hepsine ileri ileri diyerek geç
Kiz: Ileri, ileri e geçmiyo bu
Erkek: Ya offf, Tiklican be tiklican !!
Kiz: Hee tamam
Erkek: Ee noldu simdi ? o yeni çikan seyi aç
Kiz: Açtim
Erkek: Telefon numarasi yazilan yere 146 yaz
Kiz: Yazmam
Erkek: Niye ?!
Kiz: Porno sitesi di mi orasi çok adisin !!
Erkek: Ya kizim internete girmedin ki ?!
Kiz: Girdim ya
Erkek: Girmedin daha !
Kiz: Sallama be !!
Erkek: Offf !!! oraya 146 yaz baglana tikla öle giricen
Kiz: Hee peki bak kötü bisey varsa ..
Erkek: Yok be yok !!
Kiz: Ee baglan dedim baplanmiyo
Erkek: Telefon hatti açik ondan
Kiz: Hattimi kim açmis ??
Erkek: Ben
Kiz: Niye açtin ?
Erkek: Yahu telefonla konusuyoruz ya
Kiz: Internete telefonla mi giriliyo
Erkek: Evet öyle biraz
Kiz: Hmm ozaman kapa da giriim
Erkek: Hadi kapatiyorum gir, giremezsen ara
Kiz: Ben aramam sen ara
Erkek: Yahu ben niye ariim ??
Kiz: Iyi be tamam! of! görüsürüz bay
Erkek: Bye
7
Evet artýk bu sayý deðiþmesin 1000'den geriye sayalým ne az ne çok...

Sabrýmýz zorlanmaz sanýrým
:bingo




...1000...
8
HARD-DISK tipi kadýn:
Her þeyi hafýzasýnda saklar, devamlý...

RAM tipi kadýn :
Ýþiniz bittiði anda sizi de unutur.

WINDOWS tipi kadýn:
Herkes hiçbir þeyi doðru dürüst yapamadýðýný bilse de kimse onsuz yaþayamaz.

EXCEL tipi kadýn:
Söylendiðine göre bir çok kabiliyeti olmasýna raðmen kimse özelliklerini bilmez, herkes basit ihtiyaçlar için kullanýr.

SCREENSAVER tipi kadýn:
Eðlendirmekten baþka hiçbir iþe yaramaz.

INTERNET tipi kadýn:
Eriþilmesi zorlu olan tiptir.

SERVER tipi kadýn:
Ýhtiyacýnýz olduðundan her zaman meþguldür.

MULTIMEDIA tipi kadýn:
Korkunç þeylerin güzel gözükmesini saðlar.

CD-ROM tipi kadýn:
Hýzlanýr, Daha hýzlanýr Gittikçe de hýzlanmaya devam eder.

E-MAIL tipi kadýn:
Her 10 sözünden 8'i anlamsýzdýr.

VIRUS tipi kadýn:
Bir baþka ismi de "EÞ" dir. Hiç beklemediðiniz bir anda gelir kendisini yerleþtirir
ve kaynaklarýnýzý kullanmaya baþlar.
Kurtulmaya çalýþtýðýnýzda kesin bir þeyler kaybedersiniz
eðer kurtulmazsanýz her þeyinizi kaybedersiniz
9
Arkadaþlar neden 333 demeyin içimden öle geldi :) :kiki:


Evet oyun baþlasýn   B)


333


10
Eski Konular Arþivi / Baþlýk mý :(
06 Ağu, 2006, 23:49
Bu, Vietnam'da savaþan ve sonunda evine dönecek
olan John adýnda bir askerin hikayesidir.


John evine gitmeden önce San Francisco' da bulunan anne babasýna
telefon açtý:
"Sevgili anne ve babacigim,sonunda eve geliyorum ama
birþey sormak istiyorum.Bir arkadaþýmý da beraber
eve getirebilir miyim? "

" Tabii ki " diye cevapladýlar.
"onunla tanýþmaktan mutluluk duyarýz".
"Ama bilmeniz gereken birþey var" diye John devam etti,
"O savaþta aðýr yaralandý.Kara mayýnýna bastý ve kolu
ile bacaðýný kaybetti.Baþka gidecek hiçbir yeri yok.
Onun bize gelmesini ve bizimle yaþamasýný istiyorum".

" Bunu duyduðuma çok üzüldüm oðlum, belki kalacak
baþka bir yer bulmasý için ona yardýmcý olabiliriz"
"O hayýr , onun bizimle yaþamasýný istiyorum ."
"Oðlum," dedi babasý, " sen ne istediðinin farkýnda
deðilsin.Böyle büyük bir sorunu olan birisi bizi çok
rahatsýz eder.Bizim kendi hayatýmýz var ,ve böyle farklýlýða
izin veremeyiz. Bence sen eve gelmeli ve bu çocuðu unutmalýsýn.
O kendi yaþamýný devam ettirmenin bir yolunu bulacaktýr."

O andan sonra , John telefonu kapattý.

Anne ve babasý ondan baþka bir söz duymadýlar...

Birkaç gün sonra , San Francisco polisinden bir telefon
geldi.Oðullarýnýn bir binadan düþerek öldüðünü söylediler.
Polise göre intihardý.

Anne ve baba telaþla uçaða binerek
oðullarýnýn teþhisini yapmak için San Francisco'daki þehir
morguna gittiler.John'u teþhis etmiþlerdi.
Ama gözleri faltaþý
gibi açýlarak bilmedikleri birþeyi farkettiler.

John 'un bir bacaðý ve bir kolu yoktu...

:( :( :( :( :(
11



12
Eski Konular Arþivi / Dido - White Flag
26 Tem, 2006, 21:20
I know you think that I shouldn't still love you,
Or tell you that.
But if I didn't say it, well I'd still have felt it
where's the sense in that?

I promise I'm not trying to make your life harder
Or return to where we were

I will go down with this ship
And I won't put my hands up and surrender
There will be no white flag above my door
I'm in love and always will be

I know I left too much mess and
destruction to come back again
And I caused nothing but trouble
I understand if you can't talk to me again
And if you live by the rules of "it's over"
then I'm sure that that makes sense

I will go down with this ship
And I won't put my hands up and surrender
There will be no white flag above my door
I'm in love and always will be

And when we meet
Which I'm sure we will
All that was there
Will be there still
I'll let it pass
And hold my tongue
And you will think
That I've moved on....

I will go down with this ship
And I won't put my hands up and surrender
There will be no white flag above my door
I'm in love and always will be

I will go down with this ship
And I won't put my hands up and surrender
There will be no white flag above my door
I'm in love and always will be

I will go down with this ship
And I won't put my hands up and surrender
There will be no white flag above my door
I'm in love and always will be
13
Görevli bir mutemet astsubay bankaya gidip taburdaki askerlerin maaþlarýný çekmiþ. biliyosunuz, askerlere ödenen rakamlar çok düþüktür ama bunlar bir araya gelince hayli yüklü bir meblað olur. adam bankadan çýktýktan sonra evi yolunun üzerinde olduðundan þoförüne eve uðrayacaðýný söylemiþ. niyeti rahat rahat bi tuvalete girmekmiþ adamcaðýzýn.

Eve geldiðinde karýsýnýn küçük oðluyla banyoda olduðunu görmüþ. büyük oðlu da oturma odasýnda legolarla oynuyomuþ. astsubay para çantasýný oðlunun yanýnda býrakýp tuvalete girmiþ. ancak geri döndüðünde zavallý adam inanýlmaz bir manzarayla karþýlaþmýþ. oðlan çantadaki deste deste paralarý cayýr cayýr yanan sobaya atýyomuþ. babasýný görünce de sýrýtmaya baþlamýþ yaptýðýnýn ne menem birþey olduðundan habersiz yumurcak. astsubay hemen çocuðun elinden hýzla çekmiþ bond çantayý. ama çanta neredeyse boþalmýþmýþ. yaþadýðý þokla oðluna hýzlý bir tokat aþketmiþ astsubay.

Tokadýn þiddetiyle savrulan çocuðun kafasý sobanýn kenarýna çarpmýþ ve oracýkta ruhunu teslim etmiþ. yaptýðýndan bin piþman astsubay küçük oðlunun kalbini dinleyip de atmadýðýný görünce çýlgýna dönmüþ. o an kemerinden beylik tabancasýný çýkarýp bir saniye bile duraklamadan kurþunu kafasýna sýkmýþ.

Silah sesini duyan karýsý koþarak odaya gelmiþ. zavallý kadýn oðlunun ve kocasýnýn yerde kanlar içinde yattýðýný görmüþ ve ne yaptýðýný bilmeden baðýrýp-çaðýrmaya baþlamýþ.

O sýrada banyoda yýkadýðý küçük oðlu gelmiþ aklýna. hýzla banyoya koþmuþ ama maalesef oðlunun, küvetin içindeki, suya yüzükoyun paralel vaziyette cesediyle karþýlaþmýþ. birkaç dakika içinde yaþadýðý bu zincirleme felaket sonucunda aklýný kaçýrmýþ kadýn ve hayatýnýn geri kalan bölümünü akýl hastanesinde geçirmiþ.


:( :( :(
14
Beni biraz anlasaydýn ne olurdu..
Gecelerim gündüzlerim kayboldu..
Oysa düþlerim vardý içimde yarým kaldý..
Benliðimi benden aldý..
Yaþanacak çok þey vardý aþkýna esir kaldý..
Artýk sana dönemem ki..

Senin o gözlerin var ya, herþeyi bitirdi..
Yazýk ettin geçen günleri..
Hani o verdiðin sözler, yalanmýydý birer birer..
Artýk seni sevemem ki..

Aslýnda seni hiç tanýmamýþým..
Seni kendime hep yakýn sanmýþtým..
Zamanla alýþtým ben yanlýzlýða..
Geceleri uykusuz kalmaya..

Senin o gözlerin var ya, herþeyi bitirdi..
Yazýk ettin geçen günleri..
Hani o verdiðin sözler, yalanmýydý birer birer..
Artýk seni sevemem ki..

Sen dört mevsim vakti yaþadýðým.. (?)
Sen koca bir of çekip hasretle yandýðým..
Sokakta gezip haykýrdýðým biricik sevgilim..
Boþa mý geçirdik bir ömrü Ýstanbul kýyýlarýnda..
Sen gittin ben gidemedim..
Sen unuttun ben unutamadým..
Ben unutamadým..

Senin o gözlerin var ya, herþeyi bitirdi..
Yazýk ettin geçen günleri..
Hani o verdiðin sözler, yalanmýydý birer birer..
Artýk seni sevemem ki..


15
1. Internet alemine verilen bir diðer ad nedir?
a) Devr-i alem
b) El alem.
c) Sanal alem.
d) Banal alem.
e) Harcialem.

2. Taþýnabilir bilgisayarýn adý nedir?
a) Kalk gidelim.
b) K.c üstü.
c) Baþ üstü.
d) Diz üstü.
e) Pilav üstü.

3. Bilgisayarýn elemanlarýný oluþturma iþlemine ne ad veriliyor?
a) Konvansiyonel.
b) Motivasyon.
c) Konfigurasyon.
d) Modernizasyon.
e) Losyon.

4. CD suruculere alternatif yeni sistemin adini, asagida belirtilen secenekler arasindan seciniz?
a) DeVe.
b) DeVeDe kulak.
c) DVD.
d) OzCD.
e) HakikiCD.

5. Bilgisayar bilgilerinin saklandigi yerin hacmini belirleyen olcuyu biliyor musunuz?
a) Battal boy.
b) Kilo.
c) Hektar.
d) Hektor.
e) Byte.

6. Monitorlerin buyuklugunu hangi olcekle olcer bu bilgisayar camiasi?
a) Karis.
b) Arsin.
c) Goz karari.
d) Dirhem.
e) Inc.

7. Rewriter ne ola?
a) Yazgac.
b) Yazar.
c) Yazarkasa.
d) CD yazici.
e) Reyazar.

8. Bilgisayarlara virus gondererek suikastlar duzenleyen sanal alem teroristlerine verilen ad nedir?
a) Killer.
b) Hacker.
c) e-sapik.
d) e-cani.
e) e-Allah tependen baksin e mi?

9. Internet ortaminda sohbet etmeye ne deniyor?
a) Cen cen.
b) Cet cet.
c) Dir dir
d) Vir cir.
e) Lak lak.

10. Pekiiiii, sohbet etmek icin bir isim almak gerekiyor. Ne onun adi?
a) Gobekadi.
b) nickname
c) nick nolte
d) dedektif nick
e) esgal




16
Sonuna kadar okuyun bakýn neler oluyor...

Bill clinton;
Türkiye bizim her zaman dostumuz
olan bir ülkedir. Hep onurlu ve bizimle eþit
olmak istemiþtir, bunu biliyoruz. Çýkarlarýmýz
her þey demek deðil. Dünya barýþýnýn sürekliliði
için Türkiye'yi de diðer yoksul ülkeleri de
dostça selamlýyoruz. Bu yolda tum birikimimizi
kullanmak zorundayýz. Türkiye bizim kö-
tu ve iyi günde müttefikimizdi, bir nevi ai-
lemizdir.

Süleyman Demirel
Koltuðumda biraz daha oturmak için
kimseden istekte bulunmam. Demokrasi için
ne gerekirse yaparým çünkü hýrstan
arýnmak zorundayýz. Çaðdaþ uygarlýk yolunda
coþmuþ bir insaným. Bensiz bir Türkiye
de pekala güzel yönetilebilir. Bunun aksini
düþünemiyorum. Kendim için bir þey
istiyorsam namerdim. Tersi olsaydý derdim ki;
istiyorum, evet sürem uzatýlsýn!!!

Devlet Bahçeli
Bizim amacýmýz bu yoksul halkýn
þikayetlerini dinlemek ve çözmektir. Asla
þovenizm duygularýný kabartmak
davasý gütmeyiz. Kardeþ kavgasýný körüklemek
ve bu yolda kadrolaþmayý saðlamak-
tan kaçýnýrýz. Hedefimiz umut aþýlamak-
týr. Bize faþist diyerek saldýranlarýn
haksýzlýk ettiðini düþünüyoruz. Onlarýn siyasal
hayatý bitecek!!

Bülent Ecevit
Benim solcu bir politikacý olduðuma
kuþku duyulamaz. Yolumdan döndüðüme
hala inananlar varsa, onlarýn akýllarýna
hayret ederim. Her kesimden sabit fikirlilere
þaþarým. Asýl olan her zaman ve her konuda
halkýn isteðidir. Saðcýlarýn kýblesi ise hep
Amerika Birleþik Devletleri'dir. Ben de
halkým için varým ve tüm hizmetlerimle
onlarýn bir memuru olmaktan kývançlýyým!!!

Mesut Yýlmaz
Benim dürüst parti lideri imajým
Her þeyden önemlidir. Ben baþka liderler gibi
halký kandýrmak amacýyla tasarlanmýþ
oyunlara girmem. Bu benim için sakýnýlacak
bir görünümdür. Ekonomiyle ve borsayla
görevim gerektiði kadar ilgiliyim. Halkýmla
içli dýþlýyým ve bu iliþkilerim sayesinde
toplumda deðerli bir yerim var. Sanýlmasýn ki
yakýn çevremi ihya ederim...

NOT: Þimdi de bütün bu paragraflarý kendi içinde birer satir atlayarak okuyun !!!

17
Disine ates etti: (Eylul 95)
Edirne'nin Uzunkopru ilcesinde oturan Ismail Ayyildiz isimli ciftci, agrisina dayanamadigi disine silahla ates edince öldu.Evli ve uc cocuk babasi, 33 yasindaki Ismail Ayyildiz, apse yapan disinin agrisini hafifletmek icin raki icti. Saat 01:00'e dek icen Ayyildiz, agri hafiflemeyince, silahini cekerek disine ates etti. Kanlar icinde hastaneye kaldirilan Ayyildiz kurtarilamadi.

Bindigi dali kesti
Kilisli ayakkabi tamircisi Abdullah Kerkut, Sihabdullah mahallesindeki evinin bahcesindeki ceviz agacinin kuruyan dallarini budarken, yanlislikla bindigi dali kesti. Bindigi dalla birlikte dusen ve basini beton zemine carpan Kerkut, Kilis Devlet hastanesi'ne kaldirilirken yasamini yitirdi.

Tezavüzcü hýrsýz
Antalya'da 23 yasindaki Ali Riza Koca adli hirsiz, soymak amaciyla girdigi magazadaki cansiz mankene tecavuz etti. Mankene uc kez tecavuz ettigini soyleyerek " Sarhos oldugum icin,cansiz mankeni kadin gibi gordum ve dayanamayip Onunla yattim" diyen Ali Riza Koca, akli dengesinin yerinde olmadigini ileri surdu.

Çalýnan Hurda Araba
Antalya-Alanya karayolu uzerinde, suruculere ibret olsun diye teshir edilen, trafik kazasinda parcalanmis otomobil, kimligi belirlenemeyen kisilerce calindi. Araci bir yil once hurdacidan aldiklarini belirten Kaleici Rotary Kulubu yetkilileri, "ibret otomobilimizin calinacagi, aklimizin ucundan bile gecmedi" diye konustu.

Eroinci
Aksaray Vatan Caddesi'nde bulunan Istanbul Emniyet Mudurlugu'nun merkez binasina 30 metre uzakliktaki parkta eroin satmak isteyen Abdulkerim Bayit, sucustu yakalandi. Eroini Diyarbakir'dan getirdigini soyleyen Bayit ifadesinde "Istanbul'u bilmemenin cezasini agir odedim" dedi. Olayla ilgili iki kisi de gozaltina alindi.

Elektrikle Balýk Avý
Adiyaman'in Sincik Ilcesi Kiran Koyu'nde Kiran Cayi'nda, enerji nakil hattina attigi elektrik kablosu ile akim vererek balik avlamak isteyen Aziz Cetinka ya (15), baligi yakalamak icin suya girince, akima kapilarak hayatini kaybetti.

Yedire yedire
Kartal Devlet Hastanesi'ne gece nobetinde bir cocuk getirilir. Yapilan tetkiklerden sonra cocugun ayaginin burkuldugu anlasilir. Hekimimiz babayi iceri cagirir ve "Cocuga voltaren pomat yaziyorum. Gunde uc kere yedire yedire surun" der. Aradan bir hafta gecmistir ki ayni adam ve ayni cocuk bir kez daha gelirler hastaneye. Cocugun ayagi davul gibi sismistir, surati da morluklar icindedir. "Doktor bey" der, "bu cocugun ayagi kirik." Doktor hayretler icinde kalmistir. Ayagin kirik olmadigini bilmektedir. Merakla sorar: "Peki verdigim merhemi ne yaptiniz?" "Valla doktor sizin dedigunuz gibi gunde uc ogun ekmegin ustune surduk yedirdik, surduk yedirdik. Yemek istemedi ama duve duve yidirdik. Gine de inmedi sisligi... Naapsak bilmiyom artik..."

Ýnecek var
Anadolu'yu koy koy dolasan mufettis bir arkadasimin sahit oldugu olaydir. Arkadasim Denizli'nin koylerinden birine hurda bir minibusle gitmektedir. Minibuste yayla koylerine giden koyluler vardir. Koylulerden biri ileride yol kenarinda otlayan keci yavrularini gostererek sofore seslenir: "Oglaklarin yaninda indiriveee". Sofor vitesi kucultur tam duracakken motor sesinden urken keci yavrulari yol boyunca kosmaya baslarlar. Sofor de hizini yeniden artirip oglaklarin pesine duser. Araba ile oglaklar arasinda muthis bir kovalamaca baslar. Yaklasik 2 kilometre sonra oglaklar yorulur ve durur. Sofor de durup kapiyi acar. Koylu hicbir sey soylemeden minibusten iner.
18
Eski Konular Arþivi / Katil Arýlar :)
21 Tem, 2006, 18:15
Açýklama oyun içerisinde mevcut :)
hedefimiz katil arýlar :@ ileri :turk :D

Oynamak Ýçin TIKLAYIN
19
OKUL :Öðrencinin alýnýna yazýlan kötü kader .
TAÞINIR MALLAR : Kalem , kitap , defter .
TAÞINMAZ MALLAR : Kapý , pencere , tahta ve sýralar .
DÝSÝPLÝN : Ýdam masasý
ÖÐRETMEN : Okulun demiþbaþý .
ÖÐRENCÝ : Okulun vazgeçilmez incisi .
ZÝL : Öðrenci kurtarýcýsý .
ARKADAÞLIK : Ýdeal birleþme .
CASUS : Onur kuruluna seçilen öðrenci .
CEZA-Ý ÞART : Yýllýk ödev .
ESNAF : Kendi halinde öðrenci .
MALÝYET : Öðrenci Harçlýðý .
BÜTÇE :Toplanan spor , fotokopi vs paralarý .
ÝNEK : Gözünü dersten ayýrmayan öðrenci .
ÇALIÞKAN : Aklýndan zoru olan öðrenci .
YAZILI : Bir çok hayatý alt üst eden kara yazý .
HÜR TEÞEBBÜS : Sözlüde parmak kaldýran öðrenci .
ÞÝRKET : Sýnav öncesi kurulup , sýnavdan sonra daðýlan ortaklýk .
ENFLASYON : Kopya deðerinin yükselmesi .
KIYMETLÝ EVRAKLAR : Vazgeçilmez kopya kaðýtlarý tabiikide .
KOPYA : Denizdeki yýlan .
ÇEK MAFYASI : Kopya kaðýtlarýný bulunduran ve daðýtan BABA öðrenci .
ÝHRACAT : Kopya vermek .
ÝTHALAT : Kopya almak .
ÖÐRENCÝ AVCISI : Nöbetçi Öðretmen .
KOMPLO : Beklenmedik " kazýk " sorular .
ÝNDÝRÝM : Kazýk gibi sorularýn indirilmesi .
SADAKA : Çalýþmayan öðrenciye verilen kopya .
CÝMRÝ : Arkadaþlarýndan bir soruyu esirgeyen öðrenciler .
ADAK : Ýyi bir not alabilmek için arkadaþlara adanan çikolata .
GAYRÝ SAFÝ MÝLLÝ HASILAT : Yýllýk biriken kopya kaðýtlarý .
ÝPOTEK : Öðretmenlerin kopya kaðýtlarýna el koymasý .
SERBERST PÝYASA EKONOMÝSÝ : Kopya çekilmeyen sýnavlar .
FÝRAR : Dersten kaytarma .
KAZAN : Dersi kaynatmak için gereken araç .
ÇÖP ÇATAN : Öðrenci ile dersin arasýný bulmaya çalýþan öðretmen .
PARAZÝT : Baþkalarýnýn sýrtýndan sýnýf geçen öðrenciler .
DEVÜLASYON : Öðrenci deðerinin düþmesi .
BÜTÇE AÇIÐI : Taktir veya teþekkür notlarýnýn eksik gelmesi .
KAR / ZARAR CETVELÝ : Karne
DÝPLOMA : Öðrenciyi kovmak için verilen kaðýt parçasý .
DEMOKRASÝ : Þartsýz kurul .
TRAJEDÝ : Beceri sýnav sonuçlarý .
DRAM : Beceri sýnavýný geçen öðrencinin hali .

20
Tüm ýþýklarý bir bir saklasan
Bulurum seni bu gece
Cadde cadde sokak sokak
Bu kenti yakarým bu gece

Ölümümsün sen benim
Ölüm gibi ömrümdesin
Elindeyse al kendini benden

Bu gece aklýma gelmeyecektin
Bu gece düþlerime girmeyecektin

Terkedilmiþ yaþantýmýn bir durak ötesindesin
Kopartýp al al kendini küf tutmuþ yüreðimden...
21
Konya'da filmi yapýlacak operasyon
Biri bir ay, diðeri 5 yýl önce kaybolan ve bugün topraða gömülmüþ cesetlerine ulaþýlan iki kýz çocuðu için polisin yaptýðý araþtýrma filmi yapýlacak türden: Ýþte 5 yýllýk operasyon:




Polis, 5 yýl önce kaybolan bir çocuðun cesedi ile yaklaþýk bir ay önce okul yolunda kaçýrýlan kýz çocuðunun cesedini ilginç bir soruþturma yöntemi ile buldu. 20 alternatif taktik ve 200 kiþi üzerinde yaptýðý çalýþma ile çocuklarýn izine ulaþan Konya Emniyet Müdürlüðü Asayiþ Þube Müdürlüðü Cinayet, Gasp ve Kayýp Þahýslar Büro Amirliði görevlileri düzenlediði 'Hüzün Operasyonu' önemli bir baþarýya imza attý. Katilin, daha önce küçük yaþtaki çocuklara tecavüzden mahkum olduðu ve cazaevinden afla çýktýðý belirlendi.

24 Eylül 2001 günü 11 yaþýndaki Ebru Çiftçi, Konya'nýn Karatay ilçesinde, bu olaydan 5 yýl sonra ise 19 Haziran 2006 günü Ýbrahim Hakký Konyalý Ýlköðretim Okulu öðrencisi Emine Dudu Ertekin (9) Meram ilçesinde okul çýkýþý evlerine giderken kayboldu. Ýki çocuðun da okul önünde kaybolmasýndan hareketle çalýþmalarýna baþlayan konya polisi, 'Hüzün Operasyonu' adýný verdiði operasyonuna baþladý.

200 KÝÞÝYLE GÖRÜÞÜLDÜ

Emniyet ekipleri çalýþmalarýný, toplam 20 alternatif yöntem kullanýlarak son 10 yýl içerisinde fiili livata suçundan yargýlanan 200 kiþi üzerinde yoðunlaþtýrdý. Soruþturma kapsamýnda Konya ve çevre illerde fiili livata olayýna karýþan toplam 200 kiþi ve tanýdýklarý ile tek tek görüþtü. Ankara'dan kokuya duyarlý köpek getirilerek geniþ arama çalýþmasý yapýldý. Ekipler tarafýndan yapýlan istihbarý çalýþmalar neticesinde, küçük kýzlara fiili livata konusu üzerinde yoðunlaþtý. Holding hesaplaþmasý, organ mafyasý gibi 20 deðiþik konu irdelendi. Tanýmlara uyan þüphelileri de sorgulayan polisin yakaladýðý bir þüphelinin sorgulanmaýs olayýn çözümü için ilk ýþýk oldu.

Zafer Sanayide tornacýlýk yapan A.K.T. (38) isimli þahsýn daha önce iki kez küçük yaþta çocuklarý kaçýrarak ters iliþkide bulunduðu ve bu olaylardan 10 ay cezaevinde yattýðý öðrenildi. Zanlýnýn 25 Eylül 2001 tarihinde kaçýrýlan ve bir daha haber alýnamayan 11 yaþýndaki Þehit Sadýk Ýlköðretim Okulu 5. sýnýf öðrencisi Ebru Çiftçi'nin ailesiyle de yakýn dost olduðu öðrenildi.

Polis, daha önce bir fiili livata olayýna adý karýþan daha sonra serbest býrakýlan A.K.T'nin çalýþtýðý iþyerine gitti. Müþteri gibi davranan polis, A.K.T ile bir süre görüþüp þüpheli þahsýn konuþmalarýndan yola çýkarak Konya Ýli Selçuklu Ýlçesi Yazýr Mahallesi'ndeki boþ bir arazide çocuklarýn cesedine ulaþtý.

Yazýr Mahallesi TOKÝ inþaatý civarý Taþ Ocaklarý mevkisindeki inþaat atýklarýnýn bulunduðu çöplükte yapýlan aramada yaklaþýk 100 metre arayla gömülü cesetlere ulaþtý. A.K.T'nin, Ebru Çiftçi ve Emine Dudu Ertekin'e fiili livatada bulunduðu belirlendi. Her iki çocuðu daha sonra boðarak öldüren sapýðýn cesetleri topraða gömdüðü ortaya çýktý.

Ebru Çiftçi'nin cesedinden kalan iskelet parçalarý torbalara, Dudu Ertekin'in cesedi ise ceset torbasýna konularak otopsi için Konya Numune Hastanesi'ne nakledildi.

Asayiþ Þube Müdürlüðü'ne gelen Ebru Çiftçi'nin babasý Ahmet Çiftçi, kýzýnýn cesedinin bulunduðunu öðrenince fenalýk geçirdi. Baba Çiftçi'yi polis güçlükle teskin etti.


HÜZÜN DEÐÝL NAMUS OPERASYONU

Konya Emniyet Müdürü Salih Tuzcu, Asayiþ Þube Müdürlüðü'nde olay ile ilgili bilgi verdi. Uzun süren çalýþmalar sonucunda A.K.T'ye ulaþtýklarýný belirten Tuzcu, "Son birkaç günde deliller netleþti. Þahsý suç kanýtlarý ile birlikte yakaladýk. Ebru ve Emine kýzlarýmýzýn sapýk katili þu anda eldedir. Konya polisi baþarýlý çalýþma göstermiþtir. Kýzlarýmýzý canice katleden kiþiyi yakalayan Asayiþ Þube Müdürümüz ve ekibini kutluyorum. Bu operasyonun adý 'hüzün' deðil bence 'namus' olmalýydý. Kimsenin kaný yerde kalmayacak.'' dedi.

ZANLI 2 YIL ÖNCE AFLA HAPÝSTEN ÇIKMIÞ

Edinilen bilgiye göre, þahsýn Zafer Sanayi'sinde tornacýlýk iþi ile uðraþtýðý, ayný suçtan cezaevine girdiði ve af kanunundan yararlanarak serbest kaldýðý belirtildi. Üç çocuk babasý olduðu bildirilen þahsýn iki kýzý ve bir oðlu var. Kýzlarý 10 ve 14 yaþýnda oðlunun yaþý ise 17. Olayla ilgili soruþturma devam ederken, A.K.T saðlýk muayenesinden geçirildikten sonra adliyeye sevk edildi.


LANET OLSUN!!!!
22
Devam...


1430
23
Çok güzel caným ya saol

Yeþil gözlü peri kýzý  :-\
24
Arkadaþlar bu da bir oyun hikaye oyunu :)
Kahramanlarý da biz oluyoruz tabi :) Herkes bir önceki üyenin söylediði sözlerin devamýný getirsin hikaye þeklinde :) :) Ama cok fazla uzatmayalým ve cümleyi yarýda da býrakabiliriz ki bi sonraki devamýný istediði þekilde getirebilsin ;) Kahramanlar üyelerimiz unutmayýn ;)
Kendi hikayemizi kendimiz yazalým :)

Evet baþlýyorum ;)

Bir gün verliebt yolda giderken...
25
Anketçe / Hangisi önemli?
11 Tem, 2006, 11:09
Evet arkadaþlar sizce hangisi iliþkilerde daha önemlidir yada iliþkinin baþlamasýna engel-sorun olur..
Yorumlarýnýzý bekliyorum
Teþekkürler ;)
26
Neyse týkladýn madem söyliyim :D
Yanlýþ anlaþýlan þarký sözleri :) Biraz abartýlmýþ ama olsun süper bence  :alkis


Gundogarken
"Ankara'dan Adil geldi,elde bir ayran tavasi,Adem Baba beni cok severmis..."
Dogrusu "Ankara'dan abim geldi,evde bir bayram havasi, annem babam beni cok severmis..."

Bulutsuzluk Özlemi
"Ýsvicre'de hayat bayram olmadi yaaa..."
Dogrusu "Hicbir kere hayat bayram olmadi ya da..."

Teoman
"Gorumceler,borulceler..."
Dogrusu  "Gonulcelen,gonulcelen..."

"bir bankta kulesi ustund e" ya da "bir pasta puresi ustunde"
Dogrusu  "Bir bar taburesi ustunde"


Hulya Avsar
"Yasemin,derdin ne??.."
Dogrusu  "Yar senin derdin ne?.."

Tarik
"Zaten canim ciksin,yoksun yanimda..."
Dogrusu    "Zaten canim sikkin yoksun yanimda.."

MFÖ
"Mustafaaaa,yagmur var Ýstanbul'daaa..."
Dogrusu  "Bu sabah yagmur var Ýstanbul'da.."

Levent Yuksel
"Dolmuslaar havalandiiii.."
Dogrusu   "Son kuslaar havalandi..."

Askin Nur Yengi
"Hayir anmiyorum.."
Dogrusu  "Ay inanmiyorum.."

Yasar
"Sonra postacilar iser,yagmurlar bitince.."
Dogrusu " Sonra postacilar ise,yagmurlar bitince..."

"Ya bu gece gel ya da delirecem..."
Dogrusu  "Ya bu gece gel ya da gelir ecel..."

Ferda Anil Yarkin
Kiminle gittiysen orda kal usandim hatta he portakal"
Dogrusu  "Kiminle gittiysen orda kal,usandim hatta hep orda kal!"

Sibel can
"Gideni bos ver!..Gelene hos gel!..Dinde baska caresi yok!.."
Dogrusu "Gideni bos ver,gelene hosgeldin'de,baska caresi yok..."

Oya-Bora
"Kalk gidelim be sarayli,bakti ki saydam kalayli.."
Dogrusu    "Kalk gidelim be sarayli bak dikiz aynam kalayli.."

Mirkelam
"Ulannn... Kulaklarin cinlasin.."
Dogrusu  "O an kulaklarin cinlasin.."

Haluk Levent
"Askin mapushane,pesinde ben mahkum,saclarim yagdanlik,pesinde benziyan oldum..."
"Yoksun sen aslinda,yalnizim bu kumsalda,neler yapiyorsun,bensiz kent Ankara'da..."
Dogrusunu biliyosunuz dimi ?

Sezen Aksu
"Ensende tutuklu kaldim.."
Dogrusu "Ben sende tutuklu kaldim.."

Yildiz Tilbe
"Hafize Abla,ask vurur insana.."
Dogrusu   "Hafife alma,ask vurur insana.."

Tarkan
"Sen uzulme gulum,incir yee..."
Dogrusu   "Sen uzulme,gulum incinme..."
27
Kadýn Dünyasý / Kadýnýn Hasý...
05 Tem, 2006, 22:20
Sonuna kadar ve MUTLAKA okuyun derim  ;)


-----------------------------------------------------------------------------

Her gün kim bilir kaç kadýn görüyorum...
Sokakta, vapurda, okulda, kuaförde, orda, burda...
Ama olmuyor hanýmlar, olmuyor!
Kadýnlar  kadýnlýðý unutalý daha kaç on yýl oldu ki?
Solaryuma girmeye, çýplak  gezmeye, kariyer hýrsýyla
yüzlerini buruþturmaya baþlayalý kaç on yýl  oldu?
Çevremde gördüðüm kadýnlardan bazýlarýnýn bir takým özelliklerini seçtim.
Bunlara, dizilerdeki, filmlerdeki, romanlardaki kadýnlarýn hoþuma giden  özelliklerini ekledim.
Gözlerimi kapadým, Osmanlý zamanýndan kalma,
hani þu afet-i devran denen kadýnlarý düþündüm.
O nasýl bir cazibedir ki, peçelerin ardýndan bile erkekleri aþýk eder.
Bir Fransýz kadýnýnýn zarafetini düþündüm.
Sonra bir Ýspanyol kadýnýnýn ateþini ve
bir Türk köylü kýzýnýn tazeliðini.
Kadýnýn güle benzemesi gerektiðine karar verdim sonunda.
Kadýnýn hasý güle benzer.
Rengiyle, kokusuyla, dikeniyle.
Açýn televizyonu, bir tane gül görüyor musunuz?
Kadýnýn hasý...
Kadýnýn hasý yumuþak baþlý olmaz, ama aðýrbaþlý ve sýcak olur.
Aðýrbaþlýlýktan kastým, sýkýcýlýk deðil elbet.
Þýmarýklýðýn da hakkýný verir.
Aðýrbaþlý tebessümleri olur bir de.
Kadýn yüzü dediðin mahkeme duvarýna benzemeyecek.
Bu tebessümler sevgidir.
Yumuþacýk bir sevgi olur kadýn yüreðinde.
Kim olursa olsun, ne yaþamýþ olursa olsun.
Erkeðini dizine yatýrýp saçlarýný okþamayý bilir gerçek bir kadýn.
Kadýnýn hasý nerede, nasýl davranacaðýný bilir…
Ýnsanlarýn içinde kapris yapmaz, hýr çýkarmaz; ama gerçek bir
Osmanlý kadýný gibi,adabýyla, raconuyla istediðini alýr.
Dýrdýr etmez.
Çok konuþup, baský yapýp erkeði bezdirmez.
Yüz göz olmaz kadýnýn hasý.
Bazen öyle bir bakar ki, hele bir de bazen öyle bir susar ki,
bin tümceye bedeldir bu bakmalarla susmalar.
Bu kadýn üzülmeyi de bilir, aðlamayý da,kýzmayý  da.
Ama üzmemek lazým, ayrýca kýzdýrmaya da gelmez.
Gerçek bir kadýn ezik durmaz.
Kambur yürümez, dimdik durur.
Kendine saygýsý, güveni vardýr.
Erkeðine can yoldaþý olur,destek olur, onu dinlemeyi bilir.
Bazen utangaç olur, bazen ürkek.
Soðuktan ya da yalnýzlýktan korkabilir kadýn.
Aptal olmaz gerçek bir kadýn.
Bön bön bakmaz adamlarýn suratýna.
Hülyalý bakýþlarý da olsa, zihni uyanýk olur.
Hüznü, gökten deli deli yaðan yaðmur gibi olur, saçlarýndan akar.
Neþesi ise öyle renkli, öyle daðýnýk; saçlarý savrulur.
Kahkahalarý  vardýr bu kadýnýn, çýn çýn eder odalarýn duvarlarýnda.
Sesi güzel olur kadýnýn, biraz buðulu...
Arada bir pencereye yaslar baþýný,sokaða dalýp gider, bir þarký söyler.
Olgunluðuyla þaþýrtýr erkeði.
Bazen de öyle çocuk olur, öyle saðlam saçmalar ki,
yine, yine þaþýrtýr onu.
Sýkmaz kadýn,
bunaltmaz, yaþa yaþa bitmez.
Huzur verir varlýðýyla.
Ýçmesini de bilir kadýnýn hasý.
Bazý akþamlar anason kokulu tüter sofrasýnýn sýcaðý.
Ýçli bir türkü dinler bazen, üþür, sýrtýna hýrkasýný  alýr.
Konuþurken insanýn yüzüne bakar kadýn.
Kibirli olmaz.
Kültürsüz olmaz. Bomboþ olmaz kafasý.
Dünyanýn, ülkenin olaylarýný bilir,anlar,
söyleyecek sözü vardýr.
Kiþiliklidir. Beceriklidir.
Týrnaðý kýrýlýnca üzülür, üzülür iþte,
profesör de olsa, sultan da olsa,
boksör de olsa  üzülür.
Gerçek bir kadýn hiçbir zaman reklam panolarýndaki kýzlara benzemez.
Etini teþhir etmez. Fosforlu bir taþ gibiliði yoktur onun, loþ bir cazibesi vardýr.
Albenisi metrelerce öteden çarpar adamý.
Ne kadar örtüneceðini, ne kadar açýlacaðýný, yerine ve zamanýna görebilir.
Gerçek  bir kadýn Paris podyumlarýnda yürüyen,
17. yüzyýlýn vebalý kadýnlarý gibi mankenlere benzemez.
Uzun saçlarý vardýr kadýnýn.
Yumuþak olur,  güzel kokar.
Kadýnýn hasý saçlarýný ne zaman toplayacaðýný, ne zaman salacaðýný bilir.
Kadýna yaraþmaz soðukluk.
Gerçek bir kadýn göbek atmayý, gerdan kýrmayý, iyi becerir;
ama öyle her  yerde masalarýn üstüne çýkýp oynamaz.
Havasýnda oldu mu, bir oynadý mý, herkes onu izler.
Kadýn korunmayý sever, ama korunmaya muhtaç olmaz.
Erkekler korumayý severler, ama yine de güçsüz, zavallý kadýnlardan hoþlanmazlar.
Güçlü kadýndan ise çekinirler, ona yanaþamazlar.
Kadýnýn hasý bu dengeyi kurmayý bilir;
gücünü erkeðin gözüne gözüne sokmaz.
Has kadýna naz da yakýþýr, kapris de.
Öyle tatlý, öyle kývamlý naz eder ki,
onun nazýný erkek zevkle çeker.
Gerçek bir kadýn þiir gibi olur,
mey gibi olur,
ömür gibi olur.

--------------------------------------------------------------------------------



Bir insan bir KADINI bu kadar mý güzel tanýmlar...

Can Dündar'a saygýlar...

28
Gorev Cubugu: Degnek Ül Vazife

Cift Týklama : Týkýrtý Ül Tekerrür

Administrator: Sahip-ül edevat

FLash Disk : Edevat Ül Yumusak`

HArd Disk: Edevat Ül Cihanmert

Anti Spyware : Müdafa Ül Hafiye

Mousee: Zýndýk Faresi

Klawye: That ul Hurufat

Power Supply : Kuwwet Macunu

My Documents : Hazine-i ewrak

Ýnternett: allame-i ulul arz

Google : Kasif-ul ali

google earth: seyr ül arz, kasif ul arz

denetim masasi: sehpa-i saltanat

cd- rom : pervane ül hafiza

ekran: perde ül temasa

kasa: kaide

enter: duhul

virus: deyyus

antivirüs : akinci

msn : elçi

hacker: deyyus-ül-ekber

hata raporu: malumat-ül kabahat

mail server: divan-ül mektubat

messenger: havadisci

chat : muhabbet ül zabi

ctrl alt del : has timar zeamet

:) veeee :)

Verliebt: Habib-ül Joe :D :yahoo  :alkis :halay :dance
29
Evet Arkadaþlar görüþ ve yorumlarýnýzý bekliyorum
Oylamaya katýlan arkadaþlara þimdiden teþekkür ediyorum
  ;)
31
Windows sesleriyle yapýlan müzik
Benim hoþuma gitti bir de siz bakýn ;)

>>>TIKLAYIN<<<
32
Felaket.
Önce azar azar baþlýyor kaþýntý, geceleri.
Sonra artýyor.
Kaþýmak da bir zor ki kulaðýn içini.
Bir türlü geçmiyor.
"Ne yapsam acaba?" diyorum.
Günler geçtikçe daha da artýyor.
Doktora gitmeye karar veriyorum. Arkadaþlarýma
soruyorum "Tanýdýðýnýz iyi bir kulak burun boðazcý var mý?" diye.
"N'oldu ki?" diye soruyor arkadaþlarým.
"Kaþýnýyor kulaðým" diyorum. "Uyuyamýyorum geceleri, kulak kaþýnmasýndan!"
Bir doktorun adýný söylüyor bir tanesi. "Çok iyi doktordur" diyor.
"Kimsenin çözemediðini çözer, iyileþtiremediðini iyileþtirir."
Gidiyorum doktora.
Gözlüklü, þirin bir amca.
Elinde bir büyüteç, kulaðýma bakýyor.
Þaþýrýyorum önce. "Ýçinde kaþýntý var" diyorum. "Öyle büyüteçle ne anlayacaksýnýz ki?"
"Yok" diyor,
"Ben çoktan anladým ne olduðunu da, þimdi daha iyi görmek için bakýyorum."
"Nedir?" diyorum doktora.
"Eski sözler kaçmýþ kulaðýnýza" diyor.
"Nasýl yani?" diyorum.
"Kimin sözleri?"

"Bakacaðýz" diyor.
Sonra bir alet çantasýndan kocaman, ucu ince,
cýmbýza benzer bir alet çýkarýyor.
"Yan durun. Kýpýrdamayýn" diyor bana. Biraz irkiliyorum.
"Eski sözler" diyorum, "Ha?" Cýmbýzýn ucu kulaðýma giriyor, canýmý acýtmýyor nedense.
"Bir erkek sesi bu" diyor. Sanki bir uðultu duyuyorum.
Cýmbýzý çýkarýyor kulaðýmdan. "Yalan kaçmýþ kulaðýnýza!" diyor doktor.
Yalana bakýyorum.
Küçücük bir þey gibi gözüküyor.
"Vay be! Günlerdir kulaðýmý kaþýndýran bu muymuþ?

Hangi yalan peki?" diyorum.
"Durun, bekleyin" diyor doktor. "Dikkatli olmamýz lazým. Tekrar kulaðýnýza kaçabilir.
Önce þu deney tüpünün içine koyalým. Sonra serbest býrakýrýz."

Yalaný tüpün içine koyuyor.
Kapaðýný da kapýyor tüpün.
Serbest kalýyor yalan.

"Seni seviyorum" diye cýlýz bir ses geliyor tüpün içinden.
"Yalanmýþ ha?" diyorum.
Kulaðým bile anlamýþ, kalbim haaala anlamýyor...
33
Eski Konular Arþivi / >>>Hayata Dair<<<
22 Haz, 2006, 21:54
Bir zamanlar bir psikoloji kitabýnda okuduðum bir bölüm vardý...

Hayatýn ve getirilerinin kýymetini anlamak için
tavsiye edilen bir metod vardý içinde...

Deniyordu ki;
"Arada bir, çok bunaldýðýnýzda,
hayatýn sizin için çekilmez hale geldiðini düþündüðünüzde
kendinize 10 dakika ayýrýn ve
kendi cenaze töreninizi düþünün"...


Cümleyi ilk okuduðumda çarpýlmýþtým...

Ben giriþin akabinde pozitif bir geliþme ve tavsiye bekliyordum...

Ama
"kendi ölümümüzü ve cenazemizi"
düþünmemiz tavsiye ediliyordu...

Tüylerim diken diken oldu ve yazarýn saçmaladýðýný düþündüm o an...

Ama önyargý düþmaný biri olarak okumaya devam ettim...

Diyordu ki;
" bunlarý düþündüðünüzde dünyadaki yerinizi,
dünyayý terkettiðinizde oluþacak boþluðu,
sevdikleriniz ve sizi sevenler için öneminizi anlayacaksýnýz...

Özellikle insanlarýn sizin için neler söyleyeceklerini,
onlar için ne ifade ettiðinizi hissetmeye çalýþýn...

O andan geriye dönme þansýnýz olmadýðýný,
hayat denen kredinizin bittiðini ve
onlara yanýt verme þansýnýz olmadýðýný düþünün...

Tekrar sarýlma, bir kez daha öpme ihtimalinizin bittiðini hissedin...

Dünyadaki küslüklerin, ayrýlýklarýn,
kavgalarýn yanýnda bu acýnýn ve
geri dönülmezliðin korkunç çaresizliðini yaþayýn...

Býrakýn canýnýz yansýn,
býrakýn alevler içinde kavrulsun tüm ruhunuz...

Orada, o musalla taþýnda düþünün kendinizi...

Seyredin þu an çevrenizde olanlarýn yüz ifadelerini...

Akýllarýndan ve yüreklerinden geçen cümleleri hayal edin...


Kitaba devam etmeden býraktým kenara
ve gözlerimi kapatýp aynen düþünmeye baþladým...

Eþimi, oðlumu, annemi, babamý,
kardeþlerimi ve diðer tüm çevremi oturttum
tek tek kendi cenaze törenimdeki yerlerine...

Birer birer yerleþtirdim tabutumun çevresine hepsini...

Hayatýmda çok nadir bu kadar caným yanmýþtý...

Görüyordum iþte
"babaaaa..."
diye aðlayan biricik oðlumu...

Eþim
kucaðýnda
"aðlayan emanetimle"
ayakta durmaya çalýþýyordu perperiþan...

Koca çýnar babacýðým,
belli belirsiz dualar okuyordu,
o gözümden hala gitmeyen vakur duruþuyla...

Annem,
ciðerinden bir parça canlý canlý koparýlmýþ gibi
hem içine hem dýþýna akýtýyordu gözyaþlarýný...

Kardeþlerim, akrabalarým
"çok erken gitti, doyamadý oðluna..." diyordu acýyan ses tonlarýyla...

Ve dostlarým... Onlar da þaþkýndý...

Bazýsý
"daha dün birlikteydik, nasýl olur...?"
diyordu...

Bunlarý seyredip onlara
"hayýr ölmedim, burdayým.."
demek istedim hayal olduðunu unutup...

Sonra anladým yazarýn ne demek istediðini
daha devamýný okumadan kitabýn...

Farkýndalýk önemli bir kavramdýr psikolojide...

Belki de hiç aklýmýza gelmeyen
ve gelmeyecek bir farkýndalýðý göstermek istemiþti yazar...

Kitabý okumaya ne gücüm kalmýþtý, ne de isteðim...

Almam gereken dersi ve mesajý almýþtým...

Þimdi ne kitabýn adýný ne de yazarý hatýrlamýyorum...

Þu an bunlarý yazarken bile çok kötü oldum...

Bu olayda tek farkýndalýk da yok üstelik...

Biraz kendime geldikten sonra devam ettim hayatýmýn en zor hayaline...

Sýrada çevremdekilerin
ölümümün akabinde neler söyleyecekleri vardý...

Usulen ve nezaketen söylenenlerin dýþýnda...

Onlarda býraktýðým izleri,
yaþananlarý ve yaþanamayanlarý elden geçirerek
ben konuþturacaktým hayalimde...

Ýçlerini okuyacaktým, senaryo bana ait olarak...

Yaþarken neler yazmýþtým, ölümümle neler okuyacaktým...

Gerçek duygularýydý ulaþmaya çalýþtýðým,
ölüm acýsýnýn etkisiyle girilen duygusal mod deðildi,
deþifre etmem gereken metin...


Caným oðlumun söyleyecek çok þeyi yoktu...

Özleyecekti, yokluðumu hissedecekti..
Aðlayacaktý aklýna geldikçe...
Belki ölümün ne anlama geldiðini hissedecek yaþa gelinceye kadar
sýradan bir üzüntünün ötesine geçmeyecekti duygularý....

Ama hayal bu ya, 18-20 yaþýna getirdim 2 saniyede oðlumu....

"Hayal - meyal hatýrlýyorum be baba seni...

Keþke þimdi yaþýyor olsaydýn da erkek erkeðe sohbet etseydik seninle...

Bak mezuniyet törenimde de babasýzdým...

Askere giderken kimin elini öpeceðim senin yerine..."

diyecek caný yanarak bir köþede...


Sevgili eþim...

Benim muhteþem hatunum... Nasýl dayanýr bensizliðe....

O ki benim için herþeyini feda edip koþmuþtu bana...

Hayatýnýn tek adamý þimdi toprak olacaktý...   

Bir daha seni seviyorum diyemeyecekti....

Bir daha hevesle açamayacaktý çalan kapýyý....

Ve her gelen gece bensizliðini haykýracaktý yüzüne...

Her sabah da bensiz baþlayacaktý koca gün...

Tek cümlesi takýldý o an içime;

"oyunbozanlýk yaptýn be böceðim,
hani beraber ölecektik...."



Babam-annem, o bugüne kadar evlat olarak mutlu edecek
hiçbir þey yapamamanýn acýsýyla kahrolduðum güzel insanlar.....

Helaldi þüphesiz haklarý... Bilerek hiç kýrmamýþtým onlarý....
Üzerine titredikleri evlatlarý onlardan önce göçmüþtü iþte...
Önlerinde ve dualarýna muhtaçtým.....

Kaç anne ve babanýn çekebileceði bir acýydý ki
evladýnýn cenazesinde bulunmak....

Herhalde insanýn uzun yaþadýðýna üzüldüðü nadir anlardan olsa gerek....


Diðerlerine geçmiyorum...

Bu yazýyý þu an yazýp sizlerle paylaþtýðýma göre
"diðerlerine" artýk sizlerde dahilsiniz...

Düþünün, bir gün bir mail ulaþýyor "ölmüþ" diye...

Sizler kimbilir neler düþünür ve yazardýnýz...

Eþim þu an yanýmda aðlýyor, sanki gerçekmiþ gibi...

Oysa ki yazarýn amacý
"Yaþamanýn ve hala nefes alýyor almanýn kýymetini göstermekti..."

Benim de öyle...

Lafý çok uzattým farkýndayým...

Ama hayat dediðimiz çözümü zor süreç
2 satýrla özetlenemeyecek kadar girintili çýkýntýlý...

Ben o gün kurduðum o hayalle, canýmýn tüm yanmasýna raðmen

YENÝDEN DOÐDUM...

Bilgisayar diliyle "format attým hayatýma"...

Sahip olduklarýmýn farkýna vardým
ve hala nefes alýyor olduðum için þükrettim...

Gözlerimi açtýðým anda o kötü ve acý sahne bitmiþ, oyun perde demiþti...

Peki ya hayal deðil de,
gerçek olsaydý
ve perde bir daha açýlmamak üzere kapansaydý...


Ýþte bu final bu yazýyý buraya kadar okumanýza deðmiþ olmalý...

Belki gerildiniz, kötü oldunuz ama devamýný getirirseniz buna deðer bence...

Ben bu akþam melankoliðim ve biraz abartmýþ olabilirim...

Hani sanatçý ve þairiz ya ondandýr belki...

Bence bu yazýyý sadece okuyarak býrakmayýn...

LÜTFEN ARADA BÝR,
BURADAN ALDIKLARINIZI TARTIN,
DÜÞÜNÜN VE HAYATINIZI GÖZDEN GEÇÝRÝN...


Ölümün kime ve ne zaman geleceðini Yüce Allah'tan baþka bilen yok...

Ýþte bu yüzden hazýr yaþýyorken ve nefes alýyorken yapabileceklerinizi yapýn,
ertelemeyin...

Bilerek - bilmeyerek
kýrdýðýnýz kalpleri tamir edin...

Sizi sevenlere ve sevdiklerinize
daha fazla zaman ayýrýn...


Biraz Hýncal abi tarzý olacak ama,
sevginizi ve verdiðiniz deðeri haykýrýn onlara iþ iþten geçmeden...

Ve en önemlisi;

VERDÝÐÝ -VERMEDÝÐÝ,
ALDIÐI - ALMADIÐI HERÞEY ÝÇÝN,
TEKRAR TEKRAR ÞÜKREDÝN
YÜCELER YÜCESÝ YARADAN'A...




(CAN DÜNDAR)
34
Varlýklarýnýn hep yürekleri ýsýtýp

Mutluluk ve Güven vermesi dileðiyle...!

Tüm baba ve baba adaylarýnýn

"BABA" lar günü kutlu olsun...





Bugün baþardýðým, elde edebildiðim
ve
'kaybettiðim' her þeyde
senin payýn var...!!

Baba, Günün Kutlu Olsun...
35
Evet arkadaþlar bu oyunumuzda bir alttaki üyemize MESLEK  buluyoruz :) :)
Umarým ilginizi çeken ve seveceðiniz bir oyun olur ;)


Alttaki sen arkeolog ol :)

mezarcý n'olcak iþte :D :D
36
Eski Konular Arþivi / Ömrüm'e...
14 Haz, 2006, 01:16
Ben var ya...
AÞIÐIM SANA...
37


Ýtiraflara soyundum. Evet seni gerçekten çok ama çok seviyorum.
Gözlerine dalýp gittiðimde beni benden alýp götüren masumiyetin,
Saf ve kendine has güzelliðin.
Aþk þarkýlarýný severek dinleten sihrin ve gözlerimin içini güldüren sevecen marifetin..

Hoþnutum. Hatta mutlu.
Ama buruk...
Ben içten ve inanabileceðin kadar hoþ sevebilirim seni.
Þu anda yakýn olduðum kadar hiç sana yakýn olmadým belki de.
Gün geçtikçe daha da yakýnlaþýyorum uzaktan da olsa..!
Sende keþfettiðim her bir tepenin zirvesinde bir sonraki tepeyi görüyorum.
Ve onunda zirvesine varmak üzere tekrar yola çýkýyorum.
Her yolculukta bugüne kadar ne kadar uzak ve yanlýþ yönlere gittiðimi görüyorum.
Sende doðruyu bulduðumu hissettikçe ve sýnýrsýzlýðýný keþfettikçe
bir kere daha tamamen sende olmanýn keyfine varýyorum.
Doðru olan her tarifle ve anlatamadýðým bir tabirle seni seviyorum.

Aþk demiyorum. Ölümlü olmasý korkutur beni...
Sana gelene kadar aþktý. Artýk sýnýrsýz ve gerçek sevgi.
Doyumsuz sevgi..

Gözlerimi yaþartabilecek kadar acý olan ne olabilir sende?
Acý, mutluluk yada baþka birþey?
Ne dersen de!
Tarifsiz o kadar çok duygu varmýþ ki sende...
Deli düþüncelerimi saptýran, sýnýr düþmanýmý yaktýran,
tek bir resme saatlerce baktýran, Bir damlayla aðlatmaktan öte bir hissi tattýran,
yok canýmdan sönmüþ küllerimle beni tekrar yaktýran..
Uykumda sayýklattýran, hep benden öte inanmaya korktuðum her þeyi
bana inandýrarak yaþatan ilk ve tek kiþisin.
Sensin!

Zayýflýklarým ve hatalarýmdan korkma.
Ýçtenliðimi yansýtamamamýn suçluluk duygusunu bana yaþattýrma.
Unutma ki sen bir yýkýntý aldýn.
Yýllarca kalbini emanet ettikleri tarafýndan satýlmýþ birini aldýn.
Ýnsanlýk sevgisine ve hayata güvenini yitirmiþ zor bir insaný aldýn.
Gelgitlerden yorgun bir dalgaya kucak açtýn!
Uçsuz bucaksýz denize son umutla bakýp da gözlerini yummuþ ve
zifiri karanlýktan ayrým yapamadan kapattýðým gözlerime yansýyan bir ýþýksýn sen.
Kaybetmeme arzusuna ve hýrçýnlýðýna bulandýðým loþ tebessümlerimin aynasýsýn sen.
Daralmýþ umutlarýmýn içinde kývranýrken bulabildiðim tek çýkýþ noktamsýn sen.
Sona ermeyen ýzdýrabýmla çöllerden çýkamazken tek bir damla
halinde dudaðýma damlayan yandýðým o tesadüfsün sen!

Varlýðým ve yokluðumsun!
Kokuna bulanýp da uykusuz kalmak.
Benden artan o güzel uykuya dalmýþken sana bakmak.
Sana kýzmak... Seni kýzdýrmak...
Görmüyormuþ gibi yaparak aslýnda her an seni gözlemek.
Farkýný her hareketinde bir kere daha çözmek.
Senden ileri gidememek.
Beni dize getiren bir tutku olduðunu görmek.
Sana sarýlmak. Seni sýmsýký sarmak.
Sevinçli hayallerimde haber vereceðim ilk kiþi olarak seni düþünmek.
Senin için dua etmek. Aðlamak...
Öylesine güzel ve tarifsiz ki...
Oynamaktan deli zevk aldýðým deli arkadaþým.
Ýçkisiz masalarda kendimi kurtardýðým anlayýþlý ve hararetli dostum.
Evcilliðimi hoþ bulan biricik evcilim.
Sorumsuzluðumda bana kaþlarýný çatan çekindiðim.
Sevginden þýmarýyorsam eksik kalan yanlarýmýn farklý taþkýnlýðýndandýr.

Beni kaybetme!

Seni kaybetmeyeceðim!


Korkuyorum ve korkumun hep bu þekilde tazelenmesini diliyorum...




SENÝ SEVÝYORUM...
38
Tam göðsünüzün ortasýnda bir yeriniz acýyacak... Evinizin sizi içine sýðdýramayacak kadar dar olduðunu fark edeceksiniz... Sokaða fýrlayacaksýnýz... Sokaklar da dar gelecek...

Týpký vücudunuzun yüreðinize dar geldiði gibi...

Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pýrýl pýrýl gökyüzü...

Kendinizi taþýyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz...

Birileri size bir þeyler anlatacak durmadan... "Önemli olan saðlýk." "Yaþamak güzel." "Boþ ver, her þey unutulur." Siz hiçbirini duymayacaksýnýz...
Göz yaþlarýnýzdan etrafý göremez hale geleceksiniz. Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarýnda ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz...

Yalnýz kalmak isteyeceksiniz... Hem de kalabalýklarýn arasýnda kaybolmak... Ýkisi de yetmeyecek. Geçmiþi düþüneceksiniz... Neredeyse dakika dakika... Ama kötüleri atlayarak...

Onunla geçtiðiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz... Gittiðiniz yerlere gitmek... Bu size hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile yapacaksýnýz. Biri size içinizdeki acýyý söküp atabileceðini söylese, kaçacaksýnýz... Aslýnda kurtulmak istediðiniz halde, o acýyý yaþamak için direneceksiniz. Hayatýnýzýn geri kalanýný onu düþünerek geçirmek isteyeceksiniz... Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz...

Herkesi ona benzetip... Kimseyi onun yerine koyamayacaksýnýz...

Hiçbir þey oyalamayacak sizi... Bütün þarkýlar sizin için yazýlmýþ gibi gelecek... Boðazýnýz düðümlenecek, dinleyemeyeceksiniz... Uyumak zor, uyanmak kolay olacak... Sabahý iple çekeceksiniz... Bazen de "Hiç güneþ doðmasa" diyeceksiniz. Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler...

Nafile... Düþüncesi bile tahammül edilmez gelecek... Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasýný istediðiniz... Her sýçrayarak uyandýðýnýzda onun adýný söylediðinizi fark edeceksiniz... Telefonun çalmasýný bekleyeceksiniz... Aramayacaðýný bile bile... Her çaldýðýnda yüreðiniz aðzýnýza gelecek... Aðlamaklý konuþacaksýnýz arayanlarla... Yüreðiniz burkulacak... Canýnýz yanacak... Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz. Hayata dair hiçbir þey yapmak gelmeyecek içinizden... Onun sesini bir kez daha duymak için yanýp tutuþacaksýnýz... Defalarca aradýðý günlerin kýymetini bilmediðiniz için kendinizden nefret edeceksiniz...

Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karþýlaþma umudu... Bu umut sizi gitmekten alýkoyacak... Gel gitler içinde yaþayacaksýnýz... Buna yaþamak denirse...

Razý mýsýnýz bütün bunlara?
Hazýr mýsýnýz sonunda ölüp ölüp dirilmeye?
O halde aþýk olabilirsiniz...
39
Sonuna kadar okuyun her biri harikaaa :D :D :alkis :alkis


Kalp ameliyati oldum. 4 ay rapor aldim ve bu 4 ayin sonunda rapor parami
almak için Fatih SSK'ya gittim.
Klasik bir sekilde eksik evraklari parti parti söyledikleri için 3 gün
ugrastim ve büyük gün geldi. Param hesaplaniyor.
Bankodayim, sorular geldi. > Hastanede yattin mi?
Herhalde abi, dedim, henüz evlerde kalp ameliyati yapamiyorlarmis
Hiç yorum yapmadi ve 2. soruya geçti.
Çiktin mi peki? Ve ben dumur...
Hayir, hala aksamlari isten sonra yatmaya
hastaneye gidiyorum. Ve kafami duvarlara vurduracak soru geldi. Espri bile
anlamaktan aciz bu adam sordu:
Istanbul'da kimsen yok mu yav. Niye hastanede kaliyorsun ki hala?

********
Geçen gün aksam vakti dolmusta gidiyorum, arkadan teyzenin biri bagirdi:
"Evladim su sari kamyonetin yaninda indiriver."
Dolmus soförü dumur olmus bir vaziyette:
Iyi de teyze, o kamyonet hareket halinde, nerde duracagini nerden
bileyim...

******
Simdi arkadasimla Taksim'de takiliyoruz. Bi adam aglayan çocugunu
susturmaya çalisiyor. Yaninda da bi polis var; sonra adam çocuga dedi ki: > "Sus yoksa seni polise veririm." Yandaki polis de bi dellendi:
"Lan gerizekali, biz adam mi yiyoruz da bize veriyon çocugu?

*****
Bir gün Izmir' de belediye otobüsünde gidiyoruz arkadaslarla.
Bizim arkadas bos yer buldu ve oturdu. Sonraki durakta da eli bastonlu
yasli bi amca geldi. Arkadas da killigina adama yer vermedi. Adam o
arkadasin oturdugu koltugun yanina geldi ve ayakta arkadasin yer vermesini
bekliyor. Fakat arkadas yerini vermedi. Neyse adamcagizin da yazik,
bastonu otobüs hareket ettikçe bi o tarafa bi bu tarafa kayiyo. Arkadas
dayanamadi ve yasli amcaya: 'Amca bastonun ucuna lastik takarsan
kaymaz'dedi.
Adam söyle bakti, sonra 'o lastigi zamaninda baban taksaydi simdi sen
olmazdin, ben de orda oturuyo olurdum' deyince bütün otobüs koptu.
Arkadas o gün bu gündür belediye otobüsüne binmez.

*****
Bu komik olayi arkadasim anlatti. Arkadasim, okulun Ingilizce hazirlik
bölümünde gereken "More ReadingPower" adli kitabi almak için okulun
yakinina tezgah açan kitapçiya gitmis. Kitapçiya kitabin ismini
söylediginde adam ona üzerinde yalnizca "ReadingPower" yazan mor renkli
bir kitap uzatmis. Arkadas dogal olarak kitabin o kitap olmadigini, "More
ReadingPower" adli kitabi istedigini yinelemis. Adam ise su cevabi
vermis:
- Kardesim bu mor ya iste. Alacaksan al sunu,almiyosan tezgahin önünü
kapama!


*****
Bir kiz arkadasim ve ablasi beraber Zeki Triko'ya
gidiyolar mayo bakmaya. Neyse bi bayan ilgileniyo, arkadasimin ablasi bi
mayo begeniyo, bayan diyo ki "aa çok güzel bi tercih yaptiniz, zaten onun
çizimini Zeki Bey'le ikimiz yaptik, ben Zeki Bey'in yegeniyim."
Ablamiz "aa sizin de mi soyadiniz triko"
deyince, arkadasim arkasina bakmadan olay mahallinden uzaklasiyor.

*****
Bir gün böle 3-4 arkadas Ankara'da Ankara Metrosu istasyonundayiz;
bekliyoruz metroyu. Tam da okullarin çikis saati filan, etraf hinca hinç
dolu. Neyse 2-3 dk. sonra metro geldi herkes hücum etti; biz baktik "tren
çok doldu bi sonrakine binelim" dedik ve gittik ordaki banklardan birine
oturduk. Daha tren gitmemis bir ding-dong ve anons:
"Istasyonlarimizda gereksiz bekleme yapmak yasaktir."
Biz sallamadik, nolcak filan derken bir ding-dong
daha ve ikinci anons:
"Hist gençler size söylüyorum binin lan trene!

******
Ishanimizin kapicisi Ismet Abi'ye bir gün laf olsun diye "Ismet Abi
binada
dinozor görmüsler. Ilaçlamazsan çogalirlar, hastalik yaparlar"
dedim. O da, "Ula dinozor ne ki?" diye sordu. Yemi yuttugunu görünce
siraladim:"Küçük, fare gibi bir hayvan, çabuk ürer." Bir süre detayli
attim.
Hepsine inandi. Yarim saat sonra: "Ýsmet Abi, sana saka yaptim, dinozor
filan yok
burada," dedim. Cevabi yüzünden iki dakika kendime gelemedim: "Ben
biliyordum zaten. Hayvanat bahçesinde hiç mi dinozor görmedim ki!"


******
Bi gün arkadasla dolmus bekliyoruz. Üst geçit var ama kendi halinde bir
kadincagiz yayaya kirmizi yanarken caddeden geçmeye çalisiyo. Üst geçitin
altinda beklemekte olan polis otosundan söyle bir anons yapiliyo:
Hanim nireeee, hanim nireee?
Teyzeden cevap:
Eltimgileee, beyimin haberi var. Sana ne kiii. >
40












:o :o :o
41
Kadýnýn biri Maldivlerde bir kumsalda yürürken ayaðý eski bir lambaya takýlmýþ, kadýn lambayý kumlarýn içinden çýkarmýþ, ovalamýþ lambayý.
Lambadan cin çýkmýþ. Kadýn hemen "Üç hakkým var deðil mi?" diye sormuþ.
- Tamam, tamam. Beni lambadan kurtardýn vs vs vs. .. ama yüksek
enflasyon, iç piyasadaki daralma , üçüncü dünya ülkelerindeki düþük maaþ oranlarý ve Güney Asya'daki Tsunami felaketi yüzünden sadece
sana bir dilek hakký verebilirim, demiþ.
- Evet söyle! nedir dileðin ?
Kadýn hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çýkararak
- Orta Doðu'da barýþ istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri görüyor musun?
Bu ülkelerin birbiriyle savaþmayý býrakmasýný barýþýn tesis edilmesini diliyorum.
Cin haritaya bakmýþ ve dehþetle :
- Tanrý aþkýna Kadýn! Bu ülkeler binlerce yýldýr savaþýyorlar. Tamam iþimde iyiyim ama o kadar da deðil! Bunun yapýlabileceðini sanmýyorum. Baþka bir dilekte bulun.
Kadýn birkaç dakika düþünmüþ ve
- Hayatým boyunca doðru erkeði bulamadým, bilirsin Hem düþünceli hem eðlenceli biri, mutfaðý sevecek, ev iþlerinde yardým edecek, iþinde kaplan, annemin yanýnda kuzu olacak, sürekli futbol izlemeyecek ve sadýk olacak erkek diliyorum, demiþ.

Cin derin bir iç çekmiþ:
- Uzat þu kahrolasý haritayý!!!

:D :alkis :alkis
42

Teþhis: Standart evlilik.
Taným: Erkek, seçilmiþ, kadýn "görülmüþ"tür. Erkek iþ yerinde, kadýn komþu günlerinde filan oyalanýr. Akþam, televole seyredip, Sibel Can'ýn aþk hayatýna üzülürler. Evlilik hayatý, çocuk yapýlana kadar tereddütlerle geçer. Çocuktan sonra "arada çocuk olmasa" tribi hakimdir. Kadýn çalýþmadýðý, erkek de evinde kadýn olduðu için köledir. Bizatihi kurum 'efendi' olduðu için Camus'nün "efendisiz kölelik teoremi" asla geçerli deðildir. Konu komþu, hýsým akraba, her þeyin önündedir. Gelip çocuða ismini bile onlar koyarlar.
Tedavi: Erken boþanma.

Teþhis: Entel evliliði.
Taným: Erkek bir reklam ajansýnda art direktör, kadýn da benzer bir ajansta müþteri temsilcisidir. Komþularýný tanýmaz, Yüzüklerin Efendisi okurlar. Çocuk yapmaya korkar, birbirlerine arada sýrada çiçek filan alýrlar. Arada bir girdikleri iliþkilere "kaçamak" deyip birbirlerine anlatmazlar. Ýlk "kaçamak"larýnda biraz bunalsalar da çabucak alýþýrlar. Sýk kavga eder, kavgalarýnda Kate Millet'tan, Lynne Segal'den filan alýntýlar yaparlar. "Evlilik kurumunun önemli olmadýðýný, aslolanýn aþk olduðunu" söylerler. Bu felsefelerinin günlük hayatlarýndaki tek karþýlýðý yüzük takmamalarýdýr. Genellikle kedi ya da köpek edinerek zavallý hayvanýn da hayatýný kaydýrýrlar. Nihai olarak zaten boþanýrlar.
Tedavi: Erken boþanma.

Teþhis: Marjinal evlilik.
Taným: Laf olsun diye evlenilmiþtir. Taraflar bunalým ve arýzalýdýr. Erkek ve kadýnýn baþka sevgilileri, bu sevgililerinin arasýnda da çapraz iliþkileri vardýr. Arkadaþ çevresi bir masanýn etrafýna toplandýðýnda, kimin kimle ne yaptýðýný çýkarmak, detaylý log analizleriyle bile pek anlaþýlamaz. Ýlk birkaç ay sonrasýnda iktisadi, sosyal, psikolojik semptomlar azar. Kendilerini bir, hayatý sýfýr zannederek baþladýklarý iliþki, atlýkarýnca gibi dönmeye baþlayýnca bayar.
Tedavi: Erken boþanma.

Teþhis: Mantýk evliliði.
Taným: Taraflar, birbirlerine "aþkla" deðil, birtakým tablolarla baðlýdýr. Matematik olarak birbirlerine uyduðunu düþünen çiftler, çevrelerindeki evliliklerden feci dersler çýkardýklarýný düþünürler. Ders çýkarmaktan bir hal olan bu çiftler, kendi sýkýcý hayatlarýný didaktik üsluplarýyla arkadaþlarýna da aynen taþýrlar. Üstelik, yýllarca direnebilirler. Ama biyoloji, matematik dinlemez. Olay, erkeðin penisinin baþka bir kadýn için hareketlenmeye baþlamasýyla sarsýlmaya kadýnýn da ayný olaya iþtirakiyle yýkýlmaya baþlar.
Tedavi: Erken boþanma.

Teþhis: Kýyak evlilik.
Taným: Bilinen tek makul evlilik yöntemidir. Þöyle sebeplerle olabilir: Amerikan pasaportu almak, askerdeki tarafýn çarþamba akþamlarý da çýkmasýný saðlamak, çeþitli eþ yardýmlarýndan faydalanmak, memurlar için eþ durumundan "kolay tayin" saðlamak, doðan bir çocuða nüfus cüzdaný edinmek, ev kiralamak...
Tedavi: Gereksizdir.

Teþhis: Geleneksel evlilik.
Taným: Kadýnýn mazlum olduðu tek evlilik durumudur. Kadýn, babadan kocaya teslim edilmiþ, feministlere malzeme çýkarýlmýþtýr. Kadýn, hemen hemen yaþamaz. Erkek, eve ekmek ve tuz getirerek kendini iyi ve yeterli hisseder.
Tedavi: Derhal boþanma.
43
Bir aþk için yapabileceðin her þeyi yaptýðýna inanýyorsan ve buna raðmen hala yalnýzsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasýna koymuþtur ve yaptýklarýn onun dudaðýnda hafif bir gülümseme yaratmaktan baþka hiçbir iþe yaramayacaktýr.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazýrdýr. Hani aðzýnla kuþ tutsan "Bu kuþun kanadý neden beyaz deðil?" diye bir soruyla bile karsýlaþabilirsin.. Ýki ucu keskin býçaktýr bu iþin. Yaptýklarýnla deðil yapmadýklarýnla yargýlanýrsýn her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. Ýyi halin cezanda indirim saðlamaz.

Sen, "Ama senin için þunu yaptým" derken o, "þunu yapmadýn" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karþýlýðýnda mutlaka baþka bir iddiayla karþýlaþacaksýndýr.

Üzülme, sen aþký yaþanmasý gerektiði gibi yaþadýn. Özledin, içtin, aðladýn, güldün, þarkýlar söyledin, düþündün, þiirler yazdýn. "Peki o ne yaptý" deme. Herkes kendinden sorumludur aþkta. Sen aþkýný doya doya yaþarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaþýyorsa, ve bu eksikliði bildiði halde tamamlamak için uðraþmýyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatý ýskalama lüksün yok senin. Onun varsa, býrak o lüksü sonuna kadar yaþasýn.

Her zamanki gibi yaþayacaksýn sen. "Acýlara tutunarak" yaþamayý öðreneli çok oldu. Hem ne olmuþ yani, yalnýzlýk o kadar da kötü bir þey deðil. Sen mutluluðu hiçbir zaman bir tek kiþiye baðlamadýn ki.... Epeydir eline almadýðýn kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediðin sokaklarýnda gezip yeni yaþamlara tanýk olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakýný balýðýn yanýnda. Üstelik dilediðin kadar sarhoþ olma özgürlüðü de cabasý....

Sen yüreðinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesini bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acýtsa da içini unutma; yasadýðýn sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreðini ve yüreðinde taþýdýðýn sevda duygusunu. Elbet bitecek güneþe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetiþen cýlýz ve minik bitkiler deðil, güneþin çiçekleri dolduracak yüreðini...

Hayatý ýskalamaya lüksün yok senin.....

44
Eðer iliþkiniz artýk size zarar vermeye baþladýysa, aldýðýnýz tek bir yudum bile size yeterli gelmiyor ve karþýnýzdakinin de size daha fazlasýný vermeye niyeti yok gibiyse, uzun zamandýr kaybettiðiniz kontrolü elinize almanýn zamaný gelmiþ demektir.

Bazý iliþkilerde zamanla alkolizmin yerini alýr. Mutluluktan daha çok acý vermeye baþlamýþ, ve alýþkanlýktan öteye geçmez olmuþtur. Siz farkýnda olmasanýz da aslýnda o kiþiye ve iliþkiye baðýmlý olmaya baþlamýþ ve tüm hayatýnýzý, arkadaþlarýnýzý ve ailenizi arka plana almýþsýnýzdýr. Ýliþkinin baþýndaki heyecan, aþk kendini kavgalara, güvensizliklere ve hesap sormalara býrakmýþsa, yalanlar iki tarafýnda kurtarýcýsý olmuþsa, o gemiyi terk etmenin zamaný çoktan gelmiþtir.

Eðer iliþkiniz artýk size zarar vermeye baþladýysa, aldýðýnýz tek bir yudum bile size yeterli gelmiyor ve karþýnýzdakinin de size daha fazlasýný vermeye niyeti yok gibiyse, uzun zamandýr kaybettiðiniz kontrolü elinize almanýn zamaný gelmiþ demektir. Böyle zamanlarda mantýk ve duygularýn çekiþme zamaný baþlar. Mantýðýnýz sizi bu iliþkiden uzak tutmaya çalýþsa da duygularýnýz savaþmaya hazýr deðildir ve siz karþýnýzdaki sevgiliye hakettiðinden fazlasýný vermeye baþlamýþsýnýzdýr.

Ýþte size iliþkinizin negatif yönde olduðunu gösteren sebepler:

* Kendinizi ilgiye muhtaç hissediyorsanýz; Öncelikle neden böyle hissettiðinizi sorgulayýn. Hayatýnýz boyunca hep ilgi mi beklediniz yoksa partnerinizin size karþý duyduðu ilginin zamanla azaldýðýný mý hissetmeye baþladýnýz?

* Ona karþý baðýmlýlýk hissediyorsanýz; Sizi kýrdýðý, ihmal ettiði ve eskisi kadar sevgi sözcüklerine boðmadýðý halde siz hala onsuz yaþayamayacaðýnýzý mý düþünüyorsunuz?

* Ýliþkide verici taraf hep siz oluyorsanýz; Partneriniz size saygý duymuyor, onun için yaptýklarýnýzý takdir etmiyor ve duygularýný ifade etmekten kaçýyor ve siz buna raðmen hala iliþkide verici tarafa mý oynuyorsunuz?


Bunlardan sadece birini hissediyorsanýz her iliþkide zaman zaman yaþanan ve birbirinize karþý duyduðunuz sevgi ve güvenle üstesinden gelebileceðiniz bir döneme girmiþsiniz demektir. Ama yukarýdakilerden 2 tanesi de tamamen iliþkinizi ve hissettiklerinizi tercüme ediyorsa, arkadaþlarýnýzla sorunlarýnýzý paylaþýp, kendinizi onsuz bir hayata hazýrlama vakti gelmiþ demektir.

Unutmayýn, her geminin mutlak bir yolcusu ve her yolcunun mutlak gezeceði baþka kýyýlar vardýr. Önemli olan dalgalarýn sizi fazla hýrpalamasýna izin vermeden, zamanýnda terk etmektir dumaný tüten gemiyi...
45
Þiirler / Sevgili'ye...
05 Haz, 2006, 17:20

Hep baþlangýçlar zor sanýrdým…
Yeni bir insaný tanýmak, güvenmek.

Asýl zor olan "alýþmakmýþ"
Bir insana þiir yazacak kadar
Ona, onu yazacak kadar alýþmak.

Ne kadar oldu bilmiyorum
Kelimelerle dans etmeyeli;
Sevgi için…Sevgili için…

Bazen soruyorum kendime; neden bu sevgi, nereden?
Cevap yok, týk yok içimde…

Kaçmayý denedim, olmadý.
Görmemeye çalýþtým bazý þeyleri,
Nereye kadardý?

Savundum seni kendime karþý,
Ama mantýðým yine haklý çýktý…

Olacak dedim, düzelecek her þey…
Ama tek kulaçla geçilmiyor akýntý.

Kasýrgaya meydan okudum, kendimden yittim
Ama vazgeçilmiyor, bitmiyor.

Kendim yaþamak istedim bu serüveni,
Belki bu kez olur dedim.
Belki þaþýrtýrdýn beni,
Belki hiç uyanmazdýk rüyadan;
Ama sadece uzaktan sevmekle ruh doymuyor…

Kýskandým seni, inanamadým belki…
Güvenemedim sana göre,
Ama öyle deðildi inan ki!
Tek kabullenemediðim paylaþmaktý,
Çünkü paylaþmak bana yasaktý…

Ýnsan bilmediði bir þeyi nasýl yaþar?
Nasýl inanýr böyle bir aþka?
Aþk deðildi belki yaþanan,
Tükenen biz deðildik…
Tüketilen sevgi deðildi!

Ben fazla geldim,
Aþkým fazla geldi…
Sevgim boðdu seni kendi nefesiyle.
Korktun,
Böyle bir duygu yabancýydý sana…
Korktun ölesiye,
Hazýr deðildin, zamaný deðildi þimdi sevmenin
ama gel gör ki ey hat..
Sevmiþtin beni…
Hem de benden vazgeçecek kadar…

Vazgeçmedim deme,
Ýçimde bir þeyler bitmedi deme,
Sende farkýndasýn geçenlerin…
9 ay, bir cenin ömrü
Geçip gitti hayatýmýzdan sinsice…
Ben istemez miyim bitmesin, ben istemez miyim zaman dursun; geçmesin.
Ben istemez miyim devam edelim, bahar doðsun bize!

Ama olmuyor.
Ne sesinde o eski aþýk çocuk var,
Ne beni merak eden sen…
Gözlerin mi?
Onlarý daha görmedim…
Bekliyorum görmeyi,
O zaman anlayacaðým benden vazgeçip, geçmediðini…

Vazgeçilmek mi....

Vazgeçen ben miyim ki...

46
Yýllar yýlý tartýþtýk aþkýn tarifini.... Lakin hiç kimse tam olarak belirleyemedi nedenini...
Kimi çok aþýk oldum dedi, aslýnda aþýk bile deðildi. Bense yaþadým aþký söylüyorum.
Benimki sevgi deðil aþktý. Aþk baþa belaydý...

Aþk uzaktan bakmaktý habersizce...
Aþk korkmaktý fark edilmekten
Aþk gözümde deðiþtirmekti saçýný, baþýný, giyimini, kuþamýný...
Aþk kalp atýþýmý yavaþlatamamaktý...
Aþk buðulu gözlere dalmaktý. Söylediði þarkýyý yazmaktý bir kenara.
Ve aþk sonunda fark edilmekti...
Aþk "Bana aþýk mýsýn ?" sözüne baþýmý sallayarak cevap vermekti.
Aþk baþa belaydý... ilk kez öpülmekti
Aþk birlikte seyahat etmek, alýþveriþ yapmaktý...
Aþk þarkýlar söylemek, dizine yatmaktý
Aþk el ele tutuþmaktý.
Aþk onu tanýmaya çalýþmak, kendimi tanýtmaktý...
Ve aþk kavgaydý...
Aþk bir bez parçasý yüzünden dövülmekti.
Aþk acý çekmekti..
Aþk aðlamaktý, gözyaþýydý, kanamaktý, kanatmaktý
Aþk ayrýlýktý...
Aþk duvarlarý yumruklamak, hasta olmaktý, aþk çok acýydý...
Aþk kimse görmesin diye yorgan altýnda aðlamaktý
Aþk telefon edip sesini duyup kapatmaktý
Aþk þarký fallarý tutmak, þiirler yazmaktý...
Aþk onsuzluða dayanamamaktý, birleþmekti ve aþk o anki mutluluktu...
Aþk baðlýlýktý, heyecandý. Aþk yarýnsýz yaþamaktý...
Aþk umarsýz gözü kör etmekti. Aþk bir tek onun için hayatta kalmaktý..
Aþk uykusuzluktu, aþk sýký sýký sarýlmaktý.
Aþk kýrmaktý, kýrýlmaktý..
Ölesiye dövüþmekti, öldüresiye kýskanmaktý...
Aþk nefret etmek küfür etmekti.
Aþk göðsünde huzurla uyumaktý, kimse olmasýn bir tek o var ya demekti..
Aþk dans etmekti. Aþk aþký bir parkta kara yazmaktý.
Aþk hevesle hediye paketi açmaktý. Aþk umulmadýk bir mesajdý...
Aþk niçindi, nedendi, kaderdi...
Aþk uzun uzun dalýp gitmekti...
Aþk emekti, yýllanmaktý, yýllandýkça deðerlenmekti.
Aþk öðrenmekti, öðretmekti..
Aþk bir lokma ekmeði paylaþmaktý. Endiþelenmekti, sahiplenmekti...
Aþk üzmekti, üzülmekti. Vazgeçilmezimdi...
Aþk hayali bir kýz çocuðu, ahþap bir evdi...
Aþk geçmiþi yad etmek, o yýllara gitmek istemekti...
Aþk bunalmaktý, bunaltmaktý, hüzündü...
Aþk elleriyle meyve yedirmekti...
Aþk sýðýnýlan bir limandý, gizli bir mabetti.
Aþk cesaretti, çýlgýnlýktý, konuþmadan gözlerle anlaþmaktý...
Aþk hatýrlanmak deðil akýldan çýkaramamaktý...
Aþk onun için dualar etmekti, aþk katlanmaktý, sabýrdý...
Aþk bir kaðýda yazdýðý sözü özenle saklamaktý.
Aþk hayalini baþ ucunda tutmaktý...
Aþk birlikte romantik filmler izlemekti.
Aþk özeliydi özelimdi...
Aþk iki küçük kol düðmesiydi kutusunda saklanan
Aþk emanetti... Kalbi emanet etmekti...
Aþk buydu iþte., aþký aþk gibi yaþamaktý...


Kalbimi emanet ettiðim adam
Kalbini bana emanet eden adam...
Emanetini aldým.. Özenle kalbimin üzerine koydum..Bizde verilen geri alýnmaz.


Kalbin kalbim oldu... Kalbim kalbin olsun...
Sana aþýðým...
Bendeki aþkýn tarifi sadece SENSÝN...
47
Bedenin yükünü ayaklar taþýr, ruhun yükünü yürekler.
Bütün aðýrlýðýnýzý ve yorðunluðunuzu kaldýran ayaklarýnýz için rahatlýðý ve þýklýðý bir arada barýndýran ayakkabýyý seçersiniz. Içinizin acýlarýný sýkýntýlarýný ,kýrgýnlýklarýný
ve hayallerini yüklenen yüreginiz için de huzur verici ve "güzel" bir aþk ararsýnýz.

Zaten aþklar da ayakkabýlar gibidir...

Bazýlarý çamur yagmur, toz, toprak, kar buz gibi her türlü "kötu hava" koþullarýna dayanýklýdýr.
Bazýlarý ise ummadýðýnýz kadar kýsa zamanda çabucak "yamulur" ilk yaðmurlu havada "altý açýlýr" veya güzel havalarda bile "iki günde bozulup" gider.

Aþklarýda ayakkabýlar kadar "itinayla" seçmezseniz, týpký ayaðýnýzda oldugu gibi yüreginizde NASIR oluþabilir.

Dar gelen bir ayakkabýyý sadece tarzýný begendiginiz için "zamanla açýlýr " diyen satýcýya inanarak alýrsanýz, zaman içinde ayak kemiklerinizde "deformasyon" baþlar.
Ruhunuzu daraltan bir aþk içinde yalnýzca fiziksel begeniye kapýlýp" zamanla düzelir"
diyenlere kanarsanýz, yine zamanla içinizdeki olumlu duygularýn "çarpýldýgýný"
görebilirsiniz.

Aþýk olabileceginiz insan türü, týpki ayakkabýlar kadar deðisik stillerde, farklý kalitelerde ve sayýsýz "renktedir"....

Aþký bir çesit serüven olarak "spor" gibi yasayanlar, aynen "spor ayakkabý" gibi dikkat çekici ve rahat kiþileri bulurlar. Tersine aþkta tutucu ve istikrarlý olmayý benimseyenler "klasik ayakkabý" gibi muhafazakar çizgiler taþýyanlara tutulurlar.

Dekolte ayakkabýlar gibi sadece cinsellik ve eðlence zevkleriyle ateþlenen aþklar vardýr. "Bez" ayakkabýlar gibi kýsa omurlu "tatil aþklarý" ise hemen herkesin kiþisel tarihinde mevcuttur. "Marka" ayakkabý alýr gibi,sevgilinin kariyerine ve maddi durumuna "tutulan" aþýklar görürsünüz.

Katý plastikten "yagmur çizmesi" edinir gibi mantýk süzgecinden geçirip "iþe yarar"
biçimde yaþamak isteyenleri de bilirsiniz. Ayrýca ne tuhaf ki, psikolojik testlerde  "zaafý" olup evine sayýsýz çesitte ayakkabýlar yýðan insanlarýn ayný zamanda  "deðiþik" türde aþklara da zaafý oldugu söylenir.

Evet, aþk "ayakkabýdýr"
Aynen ayakkabýnýza bakým yapmayýp "hor" kullandýgýnýz zaman kolayca eskittiginiz gibi, aþkýnýza da dikkatli davranmayýp özen göstermediginiz zaman kýsa sürede "eskitirsiniz".

Ve nasýl ki "delik" bir ayakkabýyý tamir ettirdiginizde yalnýzca "bir miktar" ömrünü uzatmýþ olursanýz; "delik" bir aþký onarmaya kalkýþtýðýnýzda da "asla eskisi gibi olmayacaktýr"!
48
Bazen öyle birisi çýkar ki karþýnýza, öyle bir zamanda girer ki hayatýnýza, daha önceki iliþkilerinizde yaþadýðýnýz tüm olumsuzluklarý unutturur birden. Ne kadar korusanýz da kendinizi bir kez daha acý çekmemek için, karþý koyamazsýnýz duygularýnýza. Çok fazla direnmez ve bütün kapýlarýnýzý açarsýnýz ona. Ve hadi dersiniz "Gel içeri, gel ve aþkýn ispatla bana ". Her þeye raðmen gerçekten sevmeye ve sevilmeye, aþkýn varlýðýna tekrar inanabilmek için o kadar ihtiyacýnýz vardýr ki.
Bu kez her þey çok güzel olacaktýr.

Beklediðiniz insanýn o olduðuna emin olmasanýz bile, öyle olmasýný istediðiniz için buna kendinizi inandýrmýþsýnýzdýr bir kere. Tüm cana yakýnlýðý, güzelliði, sempatisi ve sevgi dolu görünüþüyle gelir ve girer sevgiyle açtýðýnýz kapýdan içeriye.

Onunla yeniden her þey çok güzeldir iþte. Sevdiðiniz zaman tam seversiniz çünkü siz. Sýnýrý yoktur ve hiçbir zaman olmamalýdýr. sizin sevginizin. Ya heptir ya hiçtir felsefeniz. Ölmek var Dönmek yoktur.

Var oluþunuzun nedenidir sevgi. Hayatýnýza girmesine izin verdikten sonra ondan baþka hiçbir þey önemli deðildir sizin için. Aþk kapýnýza gelmiþtir bir kez daha. Nereye giderseniz beraberinizde onu da götürür, gözlerinizi kapatýnca onu görürsünüz.Öyle içten, yalansýz ve çýkarsýz sürüyordur ki iliþkiniz, bir gün bitebileceðini aklýnýza getirmek istemezsiniz. Her þeyin çok güzel gitmesi, bir sonu olabileceði gerçeðini deðiþtirmez yine de. Sizin istediðiniz, aþkýn varlýðýný ispatlamasýdýr size. Ama onun amacý size aþkýn varlýðýný ispat etmek deðildir.

Deneme yanýlmayla kendisi için uygun insaný arýyordur o aslýnda. Ve yanýlmýþtýr yine. Aþk için seçtiði yol sizi inciten yanlýþ bir yoldur ama yanýlmýþ olsa da iyi bir insandýr. Sizi kýrmadan uzaklaþtýrmak içinkendisinden, klasik "kendinden soðutma" oyunlarýný oynamaya baþlar sonra. Bu oyunlarýn sizde iþe yaramayacaðýný anlamayacak kadar az tanýmýþtýr sizi.Siz bilmezsiniz o oyunlarý. Aþka en sahici yolu olarak bakanlardansýnýzdýr siz çünkü. Aþk varsa eðer gerçektir sizin için ya da hiç olmamýþtýr. Oyunlarý iþe yaramayýnca daha fazla dayanamaz ve; "hiç sevmedim seni çok çalýþtým ama beceremedim. Beni anla ve affet ne olur. Aslýnda ne kadar istesem de kimseyi sevemiyorum" der. Yada "Çok düþündüm, sen çok iyi bir insansýn, inan seni üzmek istemiyorum. Hayatým çok karýþýk. Bunu hak etmiyorsun ama bu aralar kendimle bir savaþ veriyorum ve bu savaþta yanýmda olmaný istiyorum"der.

Siz onun için hayatýnýzý ve geleceðinizi sorgulamaya baþladýðýnýz sýrada söyler bunu hemde.

Sizin için ne kadar inandýrýcý olmasada söyledikleri, artýk onu kaybetmiþsinizdir bir kere yapabileceðiniz hiçbir þey yoktur. Aþkta mantýkta yoktur sizin için gururda yoktur, olmamalýdýr da. Bu yüzden biraz daha gidersiniz üstüne son bir þans için. Hiç ummadýðý bir anda karþýsýna çýkýp "Seni hala seviyorum" diye baðýrabilmek için her zaman geçtiði yerlerde beklersiniz. Ama göremezsiniz. Görmedikçe ona daha çok baðlanýr, uzaklaþtýkça daha çok yakýnlaþýrsýnýz ona. Ama bütün gemileri yakmýþtýr o artýk.

Önce beyninde bitirmiþtir iliþkinizi, sonra da kalbinden çýkarýp atmýþtýr sizi. Çok uzun deðil, daha bir gün önce yüzündeki o küçücük tebessümüyle sizi sevdiðini söylerken, gökyüzünden kendisi ve sizin için birer yýldýz seçerek hayatýnýza küçük anlamlar katan o güzel insan, hayatýnýzý kabusa dönüþtürür aniden. Birdenbire kapatýr kalbinin kapýlarýný, yasaklar kendini size.O acýmasýz yüzünü gösterir bir kez daha size hayatýn. Ne olduðunu anlayamazsýnýz. Duvara çarpmýþsýnýzdýr. Kendinizegüveniniz ve bütün güzel duygular altüst olmuþtur. Hayatý kendinizde aramaya baþlarsýnýz yine. Öyle ya, eðer yanlýþ birþey yapýlmýþsa bunu hep kendisinde arayanlardansýnýzdýr siz. Ýyilik ve güzel þeyler için varsýnýzdýr çünkü. Hatalarýnýzý sorgularsýnýz bu kez.

O size "suç sende deðil, kendimle savaþ veriyorum, hata bende" dese de bunu kabullenmez ve nerede yanlýþ yaptýðýnýzý anlayabilmek için çýrpýnýr durursunuz.Sonunda yine bütün hatayý kendinize yüklersiniz. O yüzden her seferinde biraz daha dikkatle ve tereddütle baþlarsýnýz yeniiliþkinize. Bir yanýnýz hep korunaklý tutarsýnýz. Uzun süre açmazsýnýz kapýnýzý kimseye. Ve her seferinde daha zor açarsýnýz kapýyý oradan içeri girmek isteyene.

Ne zaman ki.........
49
Sevdalým Doðum Günün Kutlu Olsun   
Tüm güzellikleri yaþaman dileðiyle...




50


PÝRAMÝTLER'in sayýsý 80'e yakýndýr. Hepsi Nil'in sol kýyýsýna kurulmuþ ve vadide 40 kilometrelik bir uzunluk içine yayýlmýþlardýr. Bazýlarý ayrý olmakla birlikte çoðu grup halindedir.
Piramitler içinde en çok ilgi çekenleri üç büyük piramit olarak bilinen Giza þehri civarýnda bulunan abidelerdir. Bunlar varsayýlan kurucularýnýn adlarýna göre ayrýlmaktadýr: Keops (Kufu), Kefren ve Mikerinos. Bu üç Giza Piramidinin geometrik ve gözlemsel ilkelere dayalý bir plana göre inþa edildiði ve bu planýn da doðrudan astronomik gözlemlere dayandýðý ileri sürülmektedir.

Kufu ya da Keops diye de adlandýrýlan Büyük Piramit, üç büyük piramidin ilki ve en kuzeydekidir. 137 metre yüksekliðindeki ve yaklaþýk 6.5 milyon ton aðýrlýðýndaki Büyük Piramit, þimdiki Kahire þehri yakýnlarýnda tam olarak Nil Deltasý'nýn tabanýna yerleþtirilmiþtir. Mýsýr astronomi bilgini Mahmut Bey, Keops'un binlerce yýl önce dolanýmýnýn en yüksek noktasýna varmýþ Sirius yýldýzý ýþýnlarýnýn piramidin güney tarafý üzerine diklemesine düþtüðü bir devrede inþa edilmiþ olduðunu söyler.



Piramidin yapým planýnda sýk sýk karþýmýza çýkan 286,1022 sayýsý anahtar sayý olarak kabul edilir, çünkü bu sayý güneþ ve yýldýz yýlýnýn deðerini, güneþ ile yeryüzü arasýndaki uzaklýðý, yeryüzü ile yörüngesi arasýndaki iliþkiye göre yerçekimi kanununu ve yeryüzü yörüngesinin merkezkaç deðiþimlerinin sýnýrlarýný belirlemeye olanak saðlamaktadýr. Görüleceði üzere Piramit gerçek bir geometri ve ölçü harikasýdýr. Birçok bilim adamý ve yazar Giza'daki Keops Piramidi'nin bugünkü bilim bilgileri ve makinelerle bile yapýlamayacaðýný ýsrarla söylemektedirler. Büyük Piramit, hiçbir zaman anlaþýlmamýþ olan bir tekniðin ve dehanýn gözle görülür tanýklýðýný yapmaktadýr.



Peki Keops Piramidi'nin yüksekliðinin bir milyara çarpýmýnýn yaklaþýk olarak güneþle dünyamýz arasýndaki uzaklýðý vermesi bir rastlantý mýdýr? Piramidin üstünden geçen meridyenin karalarý ve denizleri tam eþit iki parçaya bölmesi bir rastlantý mýdýr? Taban çevresinin, yüksekliðin iki katýna bölünmesinin Pi sayýsýný vermesi bir rastlantý mýdýr? Piramitte dünya aðýrlýðýný gösteren hesaplarýn bulunmasý bir rastlantý mýdýr? Piramidin kurulduðu kayalýk alanýn büyük bir özen ve doðrulukla düzeltilmiþ olmasý bir rastlantý mýdýr? Bugünkü teknoloji ile yapýlamayacak bir þeyi, eski Mýsýrlýlar basit teknoloji ve sade aletleriyle nasýl yaptýlar? Mýsýrlýlara dünya-dýþý zeka, 'dýþardan yardým' mý geldi? Yoksa bu yapýlar Dünya dýþý Ziyaretçiler tarafýndan mý yapýldý.

Büyük Piramit ( Khufu, Keops ) dünya karalarýnýn tam ortasýnda bulunmaktadýr. Ýnþasý sýrasýnda böyle dev bir yapýnýn dünya karalar topluluðunun tam merkezine oturtulmasý için , yörenin , hatta dünyanýn uzaydan görülmüþ olmasý gerekirdi. Bu bakýmdan ya uzaylýlar ya da uzaylýlarýn yetiþtirdiði kimseler tarafýndan inþa edilmiþtir. Araplar, Büyük Piramidin "Uzaydan Gelen Ruhlar " tarafýndan inþa edildiðine inanýrlar.



Her ne kadar okullarýmýzda okutulan tarih kitaplarýnda hala mezar anýt olarak yazýlýysa da , Büyük Piramidin Firavun mezarý olarak yapýldýðýyla ilgili bilgi , geçerliliðini gün geçtikçe yitirmektedir. Onun yerine onun bir inisiyasyon merkezi hatta güç elde etmekte kullanýlan bir enerji üretici olarak yapýldýðý konusundaki bilgiler gün geçtikçe güç kazanmaktadýr. Çok deðiþik alþimik çalýþmalarýn yapýldýðý ve bu çalýþma ve denemeler için gerekli enerjinin üretildiði bir jeneratör olarak yapýldýðý daha kuvvetli olasýlýk halinde karþýmýzda bulunmaktadýr. Gerek bilinen ölçüleri, gerekse biçimiyle büyük Piramit ve ötekiler , mezardan çok bir güç üretici olarak yapýlmýþ olabileceklerini düþündürmektedir. Böyle olunca da böyle bir yapýnýn inþa bilgisinin kaynaðý Raymond Drake'in belirttiði gibi ya uzaylýlardýr ya da onlarýn öðretisinden yararlanmýþ seçkin kiþilerdir.

Ruhsal yetenekleri geliþmiþ kiþilerin ifade ettiklerine göre , Büyük Piramit manyetik güç yayýmýný hala devam ettirmektedir. C.H. Williamson 'un "Other Tongues , OtherFlesh " ( Baþka Diller , Baþka Bedenler ) isimli eserinde belirttiðine göre , dünya dýþý kökenli insanlar yapýyý meydana getiren çok iri taþlarý antigravitasyon ya da sonik yöntemlerle ilgili bilgileri uygulayarak yerleþtirmiþlerdi. Belki de bu insanlar ayný güçleri kendi uzay araçlarýný hareket ettirmede de kullanýyorlardý.

Keops Piramidi ya da Büyük Piramit , Kahirenin 16.km. kadar batýsýndadýr. Taban yüzeyi yaklaþýk 53.000 m2'lik bir alaný kaplar. Orijinal yüksekliðinin 146 ile 148 m. arasýnda olduðu tahmin edilir. Ýnþa edildiði dönemde üzerinde bulunmasý gereken Kapak Taþý'nýn artýk olmamasý nedeniyle þimdiki yüksekliði 137 metre kadardýr. Yapýlan hesaplara göre Büyük Piramit Ýngiltere'de Hz. Ýsa'dan bu yana inþa edilmiþ olan tüm katedral , kilise ve þapellerden daha fazla taþ kütlesine sahiptir.

Keops Piramidinin yapýmýnda 2.600.000 adedi aþkýn granit ve kireçtaþý blok kullanýlmýþtýr. Bloklarýn aðýrlýðý 2 tondan 70 tona kadar deðiþir. Santimetrenin 40'da birine kadar bir hassasiyetle kesilen bloklar o kadar hassas bir þekilde birleþtirilmiþtir ki , aralarýndaki derzlerin açýklýðý hiç bir zaman santimetrenin 20 de birini aþmaz.



Arap tarihçisi Abu Zeyd el Balkhy. Eski bir yazýlý kaynaða dayanarak Büyük Piramidin " Çalgý Takýmyýldýzý (Lyra ) Yengeç burcundayken , yani hicretten 2 kere 36.000 yýl önce " inþa edildiðini yazar. Bu da yaklaþýk olarak günümüzden 73.000 yýl öncesine denk gelir. Ayrýca piramit üzerinde yapýlan Karbon-14 tarih belirleme çalýþmalarý da yine M.Ö 71.000 yýlýný göstermektedir.

Kefren Piramidi de Büyük Piramidin hemen yanýnda yükselir. Yüksekliði ilkinden biraz daha azdýr. Ancak daha yüksek bir taban üzerinde inþa edildiðinden Büyük Piramitten daha yüksekmiþ gibi görünür. Taban kenarý 216 metredir.

Mikerinos Piramidi ise , 70 metrelik yüksekliði ve 108 metreyi bulan taban kenarý ile diðerlerinin yanýnda çok küçük kalmaktadýr. Giza düzlüðünde yer alan bu üç piramidin önemli ortak özellikleri vardýr Þöyle sýralayalým :

Yapýlarýn yüzleri yere 52 derecelik açý yapar.

Giriþ yerleri kuzey yüzlerinde açýlmýþtýr ve giriþ geçitleri yerle 26 derecelik bir açý yapar. Bu doðrultudan gök kutbuna bakarlar.

Bu gün için astronomi ve matematik sayesinde çözülebilen karmaþýk bir mimari yapýya sahip piramitler hakkýnda þöyle bir örnek fikir verebilir:

52 derecelik açý , piramitlerin inþaatçýlarý için "dairenin kare haline getirilmesine iliþkin Kutsal Geometri probleminin çözümünü saðlayan bir unsur olmuþtur. Bu eðimde , yani 51 derece 52 dakikalýk bir açýda yapýlmýþ bir piramidin yüksekliði ile tabandaki çevre uzunluðu arasýndaki oran , bir dairenin yarýçapý ile çevresi arasýndaki orana eþittir. Bu oran ½ deðerindedir. Sonuçta Gize piramitlerinin inþasýnda pi = 3.1415 deðerinin kullanýlmýþ olmasý günümüz bilim adamlarýnýn þaþýrtýcý bulduðu bir gerçektir.

Eski Mýsýr'ýn D.D uygarlýklarla kurduklarý bilimsel, sanatsal ve kültürel baðlarý örneklerken üzerinde durmak istediðimiz konu Piramitlerin mimari, arkeolojik ve matematiksel yönlerinden çok , kozmik anlamlarý. Bu nedenle þimdi birazda Giza Piramitlerini okült açýdan inceleyelim.

Teozofist A.P. Sinnett, Büyük piramidin yapýmýyla ilgili þunlarý söylüyordu:

" Keops Piramidinin yapýmýnda kullanýlan taþlarýn manipülasyonu, ancak ve ancak , daha sonralarý insanlarýn yitirdikleri belirli bir doða bilgisinin bu iþte kullanýlmýþ olmasýyla açýklanabilir. Doðanýn gizemiyle ilgili o bilginin Veli bekçileri , aðýr cisimlerin fiili aðýrlýðýný istedikleri gibi deðiþtirebilecek þekilde maddenin çekimini kontrol edebilirler ve daima da edebilmiþlerdir."

"Dev yapýlar mimarisinin harikalarý iþte böyle açýklanýr. Piramitlerin yapýmýný yöneten üstatlar , kullanýlan taþlarý kýsmen levite etmek þekliyle bu iþlemi kolaylaþtýrmýþlardý. Majik asalar... Üstatlara eski çaðlarda , doðanýn kudretini açýða çýkaran anahtarlar teslim edilirdi. Gizli kelimeler ve vibrasyonel motor... Dalga boylarý ve dev granit bloklarýn levitasyonu."

Okültist Annie Besant ise þöyle diyordu:

" Mýsýr'daki taþlar ne sýrf kas kuvvetiyle, ne de modern teknolojiyi aþan hünerli cihazlar kullanýlarak dikilmiþti. Bu taþlar , dünyasal manyetizmin güçlerini anlayan ve kontrol edebilen kiþilerce dikilmiþti. Neticede , taþlar aðýrlýðýný kaybediyor ve tek bir parmaðýn temasýyla yönetilmek suretiyle havada yüzerek, belirlenen yerlerine oturuyorlardý."

Annie Besant " Dünyasal manyetizmanýn güçlerini anlayan ve kontrol edebilen " kiþilerden söz ederken acaba kimleri kastediyordu?...

Çaðlar boyunca sýrlarýný hiçbir uygarlýða açmadan , günümüze kadar gelen piramitler , dünya bilim ve teknolojisini aþan bir teknik, mimari bilginin ürünüdürler. Bu bilgi D.D kaynaktan gelmiþ ve hala dünya bilim adamlarý tarafýndan çözülememiþ olabilir mi ?

Çok eski efsanelerde piramit inþasýnda kullanýlan "majik çubuklar"dan söz edilir. Bu çubuklarla belirli bir dalga boyunda olmak üzere , önceden tespit edilmiþ bir vibrasyonel ses tonu oluþturulabiliyordu. Walter Owen 1947 yýlýnda sesin ezoterik kullanýmý hakkýnda þunlarý yazmýþtý: " Ses herkesin düþünemeyeceði türden imkanlar taþýyan bir kudrettir. Ve bu kudretin kullanýmý , kadim ermiþlerin bildikleri , fakat günümüzün emekleyen biliminin yitirdiði ve ya karþýsýna geçip dudak büktüðü bir bilimdir. Kozmosun çevresi ve dokusu ses kudreti sayesinde ayakta durmaktadýr ve yine ses kudreti sayesinde çözülerek yok edilebilir. Mýsýrlý rahipler bu bilgiye sahiptiler."

Ýster istemez akla þu soru geliyor ; Mýsýrlý rahipler bu bilgiyi nereden almýþlardý?

Mühendis Rudolph Gantenbrink'in 1993 yýlýnda Büyük Piramitte gerçekleþtirdiði buluþ da ayný ölçüde ilgi çekicidir. Gantenbrink ve ekibi "UPUAUT 2" ismini verdikleri küçük bir robot aracý Kraliçe Odasý'ndaki hava kanalýnýn içine yollamýþ ve bugüne kadar hiç bilinmeyen 60 metrelik bir tünel bulmuþtu (Altta). Gantenbrink, iki haftalýk bir çalýþmadan sonra 4500 yýllýk metal bir kapýya ulaþtýðýný söylüyor ve bu kapýnýn bilinmeyen bir alana açýldýðýný iddia ediyordu. Fakat ne yazýk ki kapýnýn keþfinden sonra geçitlerdeki tüm araþtýrmalar Mýsýrlý yetkililer tarafýndan durdurulmuþ ve yeniden baþlatýlmasýna izin verilmemiþtir. Yani yine biþeyler örtbas edilmeye çalýþýlmaktadýr...



51
Þiirler / Uður Aslan'dan...
14 May, 2006, 21:28
Aziz Yarim

Aziz diyar El aziz
Madenin gülü kokmuyor sensiz
Hala haritanýn sað köþesindeyiz
Her defasýnda sensiz her defasýnda sana dertliyiz
Aziz yarim sanki ben hala 25 sen hala 18
Deðiþen hiçbir þey yok bak bizde
Telvelerin kabardýðý diplerde
Eþrefin oturduðu mahalledeyiz
Öyle bir özlemiþiz ki seni
Artýk dönsen de olur dönmesen de
Biz her daim yine sana sitemli yine sana hasret gideriz
Aziz yar sen bir sabah bu þehri baþýma yýkýp gittin
Daðlarý deviriverdin üstüme hiç çekinmedin
Ben bu þehirde bir daha da sabah görmedim
Günaydýnlar olmadý günler aymadý sensiz
Karalar çekildi gözümün ferine
Son soluðumun dibine çöktüm öylece
Gidiþin gibi durdum þuracýkta
Her gün þu köþe baþýnda kaç yýllar saydým
Hiç yaþamadým sensiz ama hep yaþlandým inadýna
Her hazan hep hüzünle geçti bu þehirde
Ben bir El azize birde sana kýyamadým iþte
Her hazan hep hüzünle geçti bu þehirde
Ben bir El azize birde sana kýyamadým iþte
Daha geçmedi benim sana aðrýlarým
Salýndýðýn sokaklar hala sýzým sýzým
Yýktýðýn duvarlarda durur yine gül adý n
Hiç dayanmadým hiç dayanamadým
Bu enkazýn altýnda seni düþünmeden yaþamadým yaþayamadým
Ben sana nerde yanlýþ yaptým aziz yar
Bir sabah gidiverdin aklýmý kaçýrdým
Anlamadým hatalarýmý hiç söylemedin
Kafamýn içinde bu sorularla ölmedim bile bak ölemedim
Ben kafamýn içinde bu sorularla ölmedim ölemedim
Bana bir özlemin kaldý yadigar bu viranede
Derdimi sýðdýramýyorum bedene
Yýkýlýyorum her geçen gün yokluðunun üstüne
Sýkýlýyorum bazen
Sakýnýyorum yinede seni gönlümün her köþesinde
Yine duruyor mu toyluðunun kabri gamzelerinde
Ýþvenin alasý savrulurdu tellerinde
Ne senden geçilirdi ne bu diyardan gidilirdi
Bir tutam saçýn uðruna yaktýydým ben bu þehri
Sonra bende yandýydým içinde
Hiç gitmedim buralardan senelerce
Sensizlikten gidemedim bir adým öteye
Bir derin yara bir derinlikli sevda býraktýn ya sen bana
Paylaþamadýðým tek acý hatýra en anlamlý dua yine sendin bana sendin
Aziz yarim El aziz
Madenin gülü kokmuyor sensiz
Biz hala haritanýn sað köþesindeyiz
Her defasýnda sensiz her defasýnda sana demiz
Aziz yarim ben sanki hala 25 sen sanki 18
Deðiþen hiçbir þey yok bak bizde
Telvelerin kabardýðý diplerde
Eþrefin oturduðu mahalledeyiz
Öyle bir özlemiþiz ki seni
Artýk dönsen de olur dönmesen de
Biz her daim yine sana sitemli yine sana hasret gideriz...
52
Þiirler / Baba ben geldim..
13 May, 2006, 23:24

Baba.
Ben geldim.
Sence yýllardan sonra bu geliþim.
Belki ürkütücü.belki de çok üzücü.

Sence yýllardan sonra dedim ya.
Bence asýrlar sonra oluyor babacýðým.
Çünkü senden çok uzaklarda.
Her saniyem bir asýr gibi geçti özleminden
Hani hep arada bir gelirdin.
Görüþürdük.kucaklaþýrdýk.sarýlýrdýk sýmsýký.
Koklardýn saçlarýmý.öperdin alnýmdan.
Nasýlsýn? derdin bana.
Teþekkür ederim.iyiyim derdim bende.
Gözlerimi kaçýrýrdým hep gözlerinden.
Çünkü sýksam boþanacaktý.
Yaðmur dolu bulutlar gibiydi bakýþlarým.
Sana hep yalan söyledim.
Ýyi deðildim.iyim dedim.
Her dakikasýný bin asýr gibi yaþadým
bu güne dek ömrümün.
Kendime söz verdim.
Sana aðlamadan anlatacaðým.

Baba!
Ben geldim.


*****

BABA..

Ben geldim de...

Ya sen NERDESÝN ?
53
Özellikle yaz aylarýnda artýþ gösteren ve bulaþýcý özelliði dolayýsýyla özenli olunmamasý durumunda aile bireyleri arasýnda kýsa sürede yaygýnlaþan, rahatsýz edici boyutlarda kaþýnma gibi þikayetlere yol açan mantar hastalýðýndan korunmak için, bakýma özen gösterilmesi, giysi ve ayakkabýda seçici olunmasý gerektiði bildirildi.

Çukurova Üniversitesi Týp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalý Öðretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Memiþoðlu, aþýrý terleme, yüzme ve sýk duþ alýnmasý sonrasýnda ýslak ve nemli kalmanýn mantar hastalýðýný tetiklediðini belirterek, "Tedavi görmeyen kiþilerde ya da tedavinin eksik uygulanmasý sonucu hastalýk kronik bir seyir göstererek yýllarca sürebilir" uyarýsýnda bulundu.

Memiþoðlu, yaz aylarýnda, aþýrý terleme, deniz ve havuza girilme ile duþ sonrasýnda iyi kurulanmama, özellikle ayaklarýn uzun süreli ýslak ve nemli kalmasý nedeniyle hastalýða daha sýk rastlandýðýný kaydetti.

Bu konuda rahatsýzlýk çekenleri özellikle ayaklarýný uzun süre ýslak ve nemli býrakmamalarý konusunda uyaran Memiþoðlu, "Hastalýðý tetikleyen konularda duyarlý olunmalý. Bu nedenle banyo ve yüzmeden sonra vücutla birlikte ayaklar iyice kurulanmalý. Ayaklarýnda mantar hastalýðý olanlar ayrý havlu kullanmalý ve bunu baþka yerle temas ettirmemeli" dedi.

Mantar hastalýðýnýn ortaya çýkmasýnda, lastik ve kauçuk gibi havalanmayý önleyecek, ýslaklýða ve terlemeye neden olan ayakkabýlarýn, naylon çoraplarýn ve sentetik iç çamaþýrlarýnýn uzun süre giyilmesinden kaynaklandýðýný belirten Memiþoðlu, þöyle devam etti:

"Sýcak ve nemli ortamlarda, örneðin, havuz, hamam, sauna ve spor salonlarý mantar hastalýklarýnýn buluþma olasýlýðýnýn yoðun olduðu yerlerdir.

Mantar hastalýðý belirlendiðinde, çamaþýr, havlu gibi malzemelerin kaynatýlmasý ve ortak kullanýlmamasý gerekir. Özellikle ayak mantar hastalýklarýnda ayaklarýnýzý ýslak býrakmayýnýz. Sentetik ve naylon içeren ayakkabý, terlik ve çorap giymekten kaçýnýlmalýdýr."

Hastalýðýn, daha ileri aþamalarda kasýklar ve vücudun çeþitli yerlerinde de görülebildiðini ifade eden Memiþoðlu, tedavi süresinin ortalama 6 hafta olduðunu, ilerleyen vakalarda mutlaka bir dermatoloji uzmanýna baþvurulmasý gerektiðini vurguladý.
54
Bu ne demek diyeceksiniz þimdi. Aðlamayý mecazi olarak kullandým. Çevrenizdeki insanlarý bir gözden geçirirseniz. Sürekli negatif olan bazý kiþiler olduðunu göreceksiniz. Þimdi diyeceksiniz ki; "Ama onun gerçekten çok dertleri var,,zavallý çok talihsiz."

Böyle düþünmekte ilk anda haklý olabilirsiniz. Ama bir düþünün ona kaç kere yol göstermiþsinizdir. Eðer söylediðinizi yapsaydý daha iyi olmaz mýydý? Olurdu mutlaka. Onlara baþkalarý da bazý çareler üretmiþlerdir. Keþke bana bir inansa diye içinizden geçirdiðiniz olmuþtur. Bazen de onu ikna edemediðiniz için kendinizi suçladýðýnýz bile olmuþtur. Çünkü ayný duygularý yýllarca ben yaþadým. Karþýmdakini ikna etmek için ne metotlar denedim bilemezsiniz. Saatlerce dil döktüm. Ondaki bütün negatif enerjiyi ben yüklendim. Bendeki pozitif enerjiyi ona verdim. Bu konuþmalarýn neticesinde kendimi çok yorgun hissettim. Ama o hiç bir þey yapmadý. Bir hafta sonra tekrar bana dert yandý ben yine onun üzüntüsünü hafifletmek için saatlerce ona dil döktüm. 

Yýllarca kiþisel geliþim ile uðraþýnca insan duygularý ile ilgili çok kitap okuyup insanlarý gözlemleyince her þeyi daha iyi anlamaya baþladým.  Derdine çare için bir þeyler yapmasý gerektiðini söylediðim zaman haklýsýn diyor ama yapmýyor. Belki de dertler bazý insanlarýn ruhunu besliyor. Çevremde yakýným olan bazý kiþiler var. Dertlerini anlatýrken adeta keyif alýyorlar. Mutsuzluk onlarýn yaþam biçimleri haline gelmiþ. Artýk onlarý çok iyi tanýyorum ve onlar için üzülmüyorum. Çünkü bu tarzý onlar seçtiler.

Hani eskiler derler ya "Kendi düþen aðlamaz" diye.

Machiavelli daha farklý yaklaþmýþ þöyle demiþ; "KENDÝ DÜÞEN BÝR ADAMI BIRAK DÜÞSÜN, ÞAYET BÝR BAÞKASI TARAFINDAN ÝTÝLMÝÞSE ONU TUT."

Bir baþka insan tipi de derdinin çaresini söylediðin halde yapmaz. Çünkü senin söylediðin onun derdinin çaresi deðildir. Kendini tanýmadýðý için aslýnda neden mutsuz olduðunu bile bilmez. Yanlýþ adres vererek karþýsýndakini kendine acýndýrmaya çalýþýr.

Dostoyevski; "EN BÜYÜK MUTLULUK, MUTSUZLUÐUN KAYNAÐINI BÝLMEKTÝR."
Mutsuzluðun kaynaðýna inmek için çalýþmak gerekiyor. Oysa ki aðlamak dert yanmak daha kolaydýr. Ve farkýndaysanýz sürekli geçmiþte yaþar. Peki þimdi ne yapmak gerekir sorusuna hiç cevap aramaz. Oysaki olan olmuþtur artýk geriye dönük düþünmek çare deðil sadece zaman kaybýdýr. Yarýn ne yapmam gerekli onu düþünmeli.

Dale Carnegie; "BATAN GÜNEÞ ÝÇÝN AÐLAMAYIN. YENÝDEN DOÐDUÐUNDA NE YAPACAÐINIZA KARAR VERÝN."

PEKÝ NEÞELÝ ÝNSANLARIN HÝÇ  DERDÝ YOK MU?

Olmaz olur mu hiç. Sadece neþeli ve güçlü insanlarýn en büyük özelliði onlar hayatýn acý olduðunu bilirler. Ýleriye dönük tedbirlerini alarak dertleri hafifletirler. Dertleri azaltmanýn en önemli yolu ileriye dönük hedefler koymaktýr. Eðer bir insanýn ileriye dönük bir hedefi yoksa yaþamdan keyif almaz. Oysa mutsuz insan için derdinin olmamasý imkansýzdýr. Çünkü o talihsiz biridir. Bu dert geçse mutlaka onu bir baþka dert bulur diye düþünür. Bazý yeteneklerin doðuþtan olduðunu sanýr. Ama Thomas Edison farklý düþünüyor; [b]"DEHA YÜZDE BÝR YETENEK, YÜZDE DOKSAN DOKUZ TERDÝR." [/b] Yani her þey çalýþýlarak elde edilebilir. Ah mutsuzlar bir inansalar her þeyin kendi ellerinde olduðuna. Çevremizdekileri deðiþtirmek bizim elimizde. Eðer bana zarar veren dostlarým varsa onlarý bile...

Geothe; "Kardeþlerimi Allah yarattý, fakat dostlarýmý ben buldum." demiþ. Bence doðru. Çareler bizim elimizde..Ya sürekli mutsuz ya sürekli mutlu olmak...Karar sizin.


Tülay Bilin

55
Þiirler / Neyim var Anne...?
09 May, 2006, 18:00
Hercai gönüllü görünsemde
Vurgun izlerim derinde anne
Dudaðýmýn kenarýnda tebessüm
Çocukluðumun tek büyümeyen
Anýsý bende..

Neyin var diyorsun
Neyim var anne..

Tranvaylara kaçak binmeyi býraktým
Ýstemiyor haytalýk caným
Kýrdýðým camlarý saymasam
Kimsenin canýný yakmadým

Ne oldu sana diyorsun
Ne oldu bana anne

Yüreðim herþeyi boykot ediyor
Elim hiç bir iþe gitmiyor
Protesto ediyorum aþký-sevdayý
Geçen bahardan beri

Nasýlsýn diyorsun
Nasýlým anne

Ölüyor çocuklar ve insanlar
Artýk o kadar çok ki
Yazýlsa duvarlara ölenlerin ismi
Dünyayý sarar

Anladým diyorsun
Aðlama anne...

Elimde olsa kartpostallardaki
Kuþlarda özgür olsun isterdim anne
Bir türlü büyümeyen adam olsam da
Akýllý uslu çocuk oldum anne...

Sen hep akýllýydýn diyorsun
Bilmem hiç düþünmedim anne...

56
Ruh güzelliðini, ruh gençliðini bir yana býrakýp; tamamen fiziksel güzelliðe ve gençliðe endekslenmiþ durumda izanlar. Fiziksel dirilik, fiziksel cazibe, fiziksel güzellik; boyalar, botoxlar, vitaminler, diyetler ve benzeri gibi tamamen öznel doneler. Saplantýya dönüþmüþ bir 'genç ve güzel kalma' dangalaklýðý toplumun her kesimini sarmýþ durumda.

Saç ektiren erkekler, ölümcül operasyonlarla estetik olan kadýnlar, býyýk kesen erkekler, silikon taktýran kadýnlar, viagralar, botoxlar gýrla! Sektör haline gelmiþ bir gençlik piyasasý. Tabii rant büyük olunca, kandýrýlacak þaþkýn da bol oluyor.

Genç kalmak için brokoli yeyin.
Genç kalmak istiyorsanýz bilmem kaç liralýk kremler sürün.
Gençler gibi diri olmak için fitnes salonlarýna gelin.
Gençler gibi þey yapabilmek için viagra için.
Estek, köstek!

Kimse ruhunu tazelemekten, entelektüel birikimini yenilemekten, beynini diri tutmaktan bahsetmiyor. Neden? Çünkü ne talep var, ne de rant.

Hayata bakýþýn, hayatýn anlamýný çözmedeki enerjin, yaþamý sorgulamadaki isteðin, kültürel ve zihinsel geliþimin, bireysel olarak toplumsal hayata verdiðin emek yenilenmedikçe, diri durmadýkça vücudunun orasý burasý yenilenmiþ kime, ne fayda?

Hani bizim Tuba Çiçek dýþ görünüþü araba kaportasýna benzetir ya; bizim gençlik budalalarýnki de o hesap. Araba eskimiþ. Motoru ve diðer parçalarý da 40 yýldýr deðiþmemiþ. Fabrikadan nasýl çýktýysa öylece duruyor. Evin önündeki otoparkta eskiyip gidiyor; bir iþe yaradýðý yok. Arada bir lazým olduðunda ve onunla yola çýktýðýnýzda ise arýzalanýp sizi yolda býrakýyor. Ancak kaporta saðlam! Boyasý afili. Çizik bile yok.

Görenler: 'Bravo, iyi bakmýþsýn arabana' diyor. Zira ilk bakýþta öyle görünüyor. Ne zaman ki satýþa sunuyorsun; foyasý meydana çýkýyor.
'Beþ para etmez bu araba! Ama boyasý için üç para veririm!'

Boya dediðin 2 yýlda ömrünü tamamlar. Tekrar boyatmak masraflýdýr. Sýrf gelen geçen 'amma bakýmlý araba' desin diye, kontaðý bile çalýþmayan bir araca o kadar masraf yapýlýr mý?

Ne demiþ atalarýmýz?
'Güzele kýrk günde doyulur, iyi huyluya kýrk yýlda doyulmaz!'


>>>Alýntýdýr<<<
57
Yýldýz Tilbe - Delikanlým

Açýlýr sonsuz kere yoluna güllerim
Koparýp açsan da solmaz gönlüm nafile
Yokluðun soðuk tenine susadý tenim
Üþüdüm yorgan misali seril üstüme
Geceler boyu seviþmelerimiz bitmesin
Gölgesi düþsün saçlarýna aþk ateþimin
Sakýnýp sakla güneþim ol al ýsýt beni
Yüzünün sýcak kokusu kalsýn ellerimde

Kalbim duraksýz haykýrýþlarda
Ne yapsan ayrýlamam senden asla
Hafife alma, aþk vurur insana
Bu kadar kolay sanma, ah delikanlým

58
Koç: Cesur


Boða: Ýnatçý


Ýkizler: Düzenli


Yengeç: Duygusal


Aslan: Asaletli


Baþak: Dakik


Terazi: Cazibeli


Akrep: Kendinden Emin


Yay: Doðal


Oðlak: Esprili


Kova: Ýlgili


Balýk: Romantik


59
Koç
Ben bilirim gerisi boþ,
Ýstiyorsan peþimden koþ.
Emir almam, ben veririm,
Önderiyim bu feleðin...

Boða
Tek dileðim vardýr
Bolca para, zengin sofra...
Çok bir þey mi istediðim,
Güvencemdir bunlar benim...

Ýkizler
Zekam parlak, dilim oynak,
Her konuya elim kývrak,
Sýkýntýya hiç gelemem,
Bir de karar verebilsem!...

Yengeç
Tez canlýyým, duygusalým,
Dokunsalar akar yaþým,
Annem, babam, çocuklarým,
Ben onlarsýz ne yaparým...

Aslan
Ben yarattým bu dünyayý,
Bir de dönse etrafýmda!.
Her dediðim hemen olsun,
Zenginlik - ün beni bulsun...

Baþak
Yazdým, çizdim, notlar aldým,
Her bir þeyi ayarladým,
Yoktur bende bozuk, yamuk,
Mükemmeli ben yaþattým...

Terazi
Ben müziksiz yaþayamam,
Hele sevmeden hiç duramam.
Danýþsam da her konuda,
Bildiðimden þaþmam asla...

Akrep
En güçlü þüphesiz benim,
Herkesi ezip geçerim.
Hele bana ters yapaný
Doðduðuna piþman ederim...

Yay
Maceradan, maceraya,
Koþmak asýl iþim benim
Toplarým hep ilim, irfan,
Bilgeliktir saným benim...

Oðlak
Cimrilik mi, benimkisi?
Hesabýný bilmek gerek.
Günler aylar düþünürüm
Kararlarým þaþmaz benim...

Kova
Taklitçiliði hiç sevmem,
Ýstesem de beceremem,
Orijinaldir fikirlerim,
Takip edilecek olan benim...

Balýk
Bir dünyam var, sýrça saray
Dokunursan kýrýlýrým.
Ben gelemem gerçeklere,
Avunurum hayallerle...
60
1. Churchill, avam kamarasýnda konuþurken, muhalif partiden
bir kadýn milletvekili, Churchill' e kýzgýn kýzgýn þöyle seslenir:
- "Eðer, karýnýz olsaydým, kahvenizin içine zehir karýþtýrýrdým."
Churchill, oldukça sakin kadýna döner ve lafý yapýþtýrýr:
- "Hanýmefendi, eðer karým siz olsaydýnýz, o kahveyi seve seve
içerdim."

2. Sokrates ve eþi bir türlü iyi geçinemezlermiþ. Bir gün eþi
Sokrates'e verip veriþtirmiþ, aðzýna geleni söylemiþ. Bakmýþ kocasý hiç bir
tepki göstermiyor; bir kova suyu alýp baþýndan aþaðý boþaltmýþ.
Sokrat, gayet sakin:
- "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir saðanak zaten bekliyordum"
demiþ.

3. Bernard Shaw ile Churchill hiç geçinemez ve sýk sýk birbirlerini
iðnelermiþ. Bernard Shaw, bir oyununun ilk gecesine, Churchill' i davet
etmiþ ve davetiyeye de bir pusula iliþtirmiþ:
- "Size iki kiþilik davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu alýp
gelebilirsiniz. Tabii dostunuz varsa." Churchill, hemen cevap
göndermiþ:
- "Maalesef o gece baþka bir yere söz verdiðim için oyununuzu
seyretmeye gelemeyeceðim. Ýkinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece de oynarsa."

4. Bir gün Eflatun, talebelerinden birini kumar oynarken yakalamýþ ve
þiddetle azarlamýþ.
Talebesi:
- "Ýyi ama ben çok az bir paraya oynuyordum" diye itiraz edecek olunca
Eflatun cevap vermiþ:
- "Ben seni kaybettiðin para icin deðil, kaybettiðin zaman için
azarlýyorum."

5. Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaþayýþ ve felsefesiyle ünlü
filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliðinden baþka
hiçbir þeyi olmayan kibirli bir adamla karþýlaþýr. Ýkisinden biri kenara
çekilmedikçe geçmek mümkün deðildir.
Maðrur zengin, hor gördüðü filozofa:
- "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara
çekilerek gayet sakin þu karþýlýðý verir:
- "Ben çekilirim."

6. Meþhur bir filozofa:
- "Servet ayaklarýnýzýn altýnda olduðu halde neden bu kadar
fakirsiniz?" diye sorulduðunda:
- "Ona ulaþmak için eðilmek lazým da ondan" demiþ.

7. Kulaklarýnýn büyüklüðü ile ünlü Galile' ye hasýmlarýndan biri:
- "Efendim" demiþ, "Kulaklarýnýz, bir insan için biraz büyük deðil mi?"
Galile:
- "Doðru" demiþ, "Benim kulaklarým bir insan için biraz büyük ama,
seninkiler bir eþek için fazla küçük sayýlmaz mý?"

8. Bir toplantýda, bir genç Mehmet Akif' i küçük düþürmek ister:
- "Afedersiniz, siz veteriner misiniz?" Mehmet Akif hiç istifini bozmadan
þöyle yanýtlamýþ:
- "Evet, bir yeriniz mi aðrýyordu?"

9. Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlý padiþahý gibi sefere çýkacaðý
yerleri gizli tutarmýþ. Bir sefer hazýrlýðýnda, vezirlerinden biri
ýsrarla seferin yapýlacaðý ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
- "Sen sýr saklamayý bilir misin?" diye sormuþ. Vezir:
- "Evet hünkarým, bilirim" dediðinde, Yavuz cevabý yapýþtýrmýþ:
- "Ýyi, ben de bilirim."

10. Bir filozofa sormuþlar:
- "Þansa inanýr mýsýnýz?" Filozof:
- "Evet, yoksa sevmediðim insanlarýn baþarýlarýný neyle
açýklayabilirdim."
61
Icinizde kurk giyen varmi? Eger varsa hala verecegim linki izlesinler.. Bunu izledikten sonra giyecek olan kisilere birsey diyemiyorum.

>>>>>týklayýn bakýn<<<<<


MysTeRy'ye konu için teþekkürler...


62
Eskiler, içinden aðlamak geldiði halde gözyaþlarýný tutmaya çalýþan gençlere aðlamalarýný tavsiye eder, "Aðlarsan açýlýrsýn, rahatlarsýn" derlerdi. Günümüzde týp uzmanlarý da aðlamanýn fiziksel ve ruhsal saðlýðýmýz açsýndan çok yararlý olduðunu belirtiyorlar.

Aðladýðýmýz zaman, vücudumuzdaki stres hormonlarý gözyaþlarýyla vücuttan uzaklaþýr ve biraz sonra rahatladýðýmýzý hissederiz. Gözyaþlarý, bünyenin güvenlik subaplarýdýr. Ýçinizde sakladýðýnýz duygular birike birike bir gün patlama noktasýna gelir. Ýþte o zaman aðlayabilirseniz, emniyet subaplarý yani gözyaþlarý sizi aðýr bunalýmlardan kurtarýr.

Saðlýklý yaþamak için her þeyden önce ruh saðlýðýnýzý düzene sokmalýsýnýz. Duygularý bastýrmak, ilerde büyük sorunlarla karþýlaþmanýza neden olacaktýr. Bu nedenle içinizden geldiðinde kimseden çekinmeden aðlayýn.
63
Koç : davar-ül kurban

Boða : sýðýr-ül camýþ

Ýkizler : adem-ül çift-i aynen

Yengeç : mahluk-ül derya-ül böcekvari

Aslan : malukat-ül vahþi

Baþak : nebatat-ül arpa vü yulaf

Terazi : endaze-i kantar

Akrep : haþerat-ül zehr-i zýkkým

Yay: silah-ül zemberek

Oðlak: davar-ül sakal-ý sivri

Kova: damacana

Balýk: mahsulat-ý dery
64
Çek Cumhuriyeti baskenti Prag'in 70 km dogusunda Sedlec isminde bir kasaba bulunur.
Aslinda olagandisi bir kilisesi olmasaydi bu kasabaya siradan bir kasaba gozuyle bile bakilabilirdi.
Buradaki kilisenin ici gercek insan kemikleri ile dekore edilmistir.
Hikaye 1218 yilinda, guvenilen bir kisi olan Abbot Henry'nin kutsal topraklara hacca gitmesi ve oradaki mezarlýktan bir kavanoz toprak getirerek kilisenin uzerine serpmesiyle baslar.
Boylece kilise daha kutsal bir yer olarak gorulmeye baslanir ve cok populer bir gomulme noktasina donusur.
1318'e kadar 30,000 den fazla beden buraya gomulmustur ve 1511'de yeni bedenlere yer acabilmek icin eski kemiklerin bir kisminin yerlerinin degistirilmesi gerekmistir.
Bunlar daha sonra urpertici eserlerin malzemesi olmuslardir.
1870 yilinda Shwartzenberg duku tarafindan yerel bir ahsap oymacisi kilisenin icini insan kalintilari (yaklasik 40,000 set insan kemigi) ile dekore edilmesi icin tutulmustur.
Gunumuzde bu kilise tum dunyanin en olagan disi kiliselerinden biridir.
Kemik Kilisesi - Sizce de hastalikli bir sekilde sasirtici degil mi?













65
" Ýnsanlarýn birbirini tanýmasý için en iyi zaman, ayrýlmalarýna en yakýn zamandýr.." der Dostoyevski...

Veda acýsý, kabuðunu soyar insanýn; yaldýzýný kazýyýp çýrýlçýplak ortaya serer. Birlikteliðin örttüðü tüm kusurlarý, ayrýlýk sergiler. Bir ayrýlýk arifesinde helalleþilir ve o an hakiki tabiatlarýyla yüzleþilir.

"Ölene kadar" diye söz verilmiþtir, ama "ölüm yolunda" baþka tercihler belirmiþtir.

Kararsýz prensesin vicdaný azap çekerken 7 cücelerin Somurtkaný "Aklýný baþýna al" diye fýsýldar kulaðýna; Haytasý ise "Kalbinin sesini dinle.." diye çekiþtirir eteðinden...

Hep hayran bakan gözlere, hatalar takýlmaya baþlar.

"..ama" ile biter alelade iltifat cümleleri:

"Sen iyi bir insansýn, ama arkadaþlarýn kötü", "Seni seviyorum, ama bu iliþkide mutlu deðilim..", "Ben baþka türlü bir beraberlik düþlemiþtim..." vs.. vs...


Sonra gelsin uykusuz geceler... Bir türlü karar verememeler... Ruhen gidip gelmeler... "Hele biraz daha zaman geçsin" diye nikah ertelemeler...

Birlikteymiþ gibi yaparken, sevecek baþka yüzler, yüzecek baþka denizler kollamalar...

"Aslýnda bütün bunlar bizim iyiliðimiz için" e kendini inandýrmalar...

Sonrasý hep ayný:

Bekleyenin "Hani sonbaharda buluþacaktýk. Hazan geldi geçti, sen gelmez oldun..!" sýzlanmalarý...

Bekletenin "Geliyorum.. Az kaldý..." oyalamalarý...

Bittiðini bile bile iþi uzatmalar; söyleyemedikçe hepten bataða saplanmalar... Terke makul bir gerekçe ararken hepten çarþafa dolanmalar...
Veda konuþmasýnda süslü iltifat cümlelerinin arasýna, o cümleleri hiçleþtiren mayýnlar serpiþtirmeler...
Üzgün görünmeler...
Baðýþ dilenmeler..
"...ama kaçýnýlmazdý" demeler...
"Sözünden caydýn" yakýnmalarýný "Sen de eski sen deðilsin. Deðiþmiþsin.!" diye göðüslemeler...
Asýl kendinin deðiþtiðini bilmezden gelmeler...

Ve...

Son sahne:

Terk edenin o mahcup "Gönlüm baþkasýnda" itirafýna karþýlýk terk edilenin kýrýk çalýmý:

"Uðurlar olsun! Ben yoluma devam ediyorum".

Ýhanetler böyledir: Ýlki, bir yenisine gebedir; ikincisi daha az acý verir. ondan sonra dur durak yoktur: güvenilmez aþýk, sevdikçe kýran, gezdikçe ardýnda bir kýrýk kalpler mezarlýðý býrakan biçare derviþe döner...

Artýk acýlara hapsolmuþtur: buluþmak istedikçe ayrýlacak, birleþmeye çalýþtýkça parçalanacak, sonunda terk ettiklerinin "ah" ý tutup, terk edildiðinde mukadder yalnýzlýðýna kapanacaktýr...
66








67
ABD Montana' da bulunan dinozor fosili

....Amerika da bulunan dinozor fosili bilim dünyasýnda þok yarattý. Kuzey Carolina Üniversitesi nin arkeologlarý Montana daki bir kazý sýrasýnda 70 milyon yýlýk T-REX fosili buldular. Arkeologlar kumtaþýna gömülü olan fosili çýkarmak için kemikleri kýrýnca ortaya yumuþak bir doku çýktý. Bilim Adamlarý uyluk kemiðinden çýkan yumuþak dokuyu laboratuar ortamýna detaylý olarak incelemeye aldýlar. Doku canlýydý...Dinozorlara ait dokunun canlý olmasý bilimadamlarýný þaþkýna çevirdi. Olay 2003 yýlýnda gerçekleþmisti. Dinazorlarýn hayat döndürüldüðü film artýk gerçek olabilecekti. Gördüklerine inanmayan bilimadamlarý açýklama yapmaktan çekindiler. Doku üzerinde tam 17 kez deneme yaptýlar. Sonuçlar hep ayný çýktý. Ýki yýl sonrada müthiþ olayý dünyaya duyurdular. Fosildeki yumuþak dokudan DNA' sý elde edilebilecekti. Bilim dünyasý ola yaratan buluþ giþe rekoru kýran Jurassic Park filmini akýllara getirdi. Filmde bilimadamlarý bulduklarý T-REX hücresini klonlayarak dinazor hayata döndürmüþlerdi. Þimdi uzmanlar fosilden çýkan, kýlcal damarlarý ve hücre kalýntýlarý bulunduran dokuda hücrelerden proteinleri ayýrabilirse dinozorlar DNA'larýný elde edilebilecekler. Böylece DNA'lar kopyalanarak dinozorlar da yeniden aramýza dönebilecek. :o


Çin'de 160 milyon yýllýk dinozor fosili bulundu

Çin'de yaklaþýk 160 milyon yýllýk dinozor fosili bulundu. Nature dergisinin son sayýsýndaki makaleye göre, 3 metre boyundaki etçil "tiranozorus" türü dinozorun fosili, Çin'in kuzeybatýsýndaki Sincan bölgesinde bulundu. Paleontologlar, bulduklarý dinozorun tiranozoruslarýn en ilkel temsilcisi olduðunu düþünüyor. Erken "jurassic" dönemde yaþadýðý tahmin edilen fosilin, neredeyse eksiksiz olduðu belirtildi. :o :o


68
Kulaðýmýz neder aðrýr, kulak aðrýsý neden diþ aðrýsý gibi geceleri daha da artar ve dünyayý insana zindan eder. Kulak aðrýsýn dindirmek için neler yapmalýdýr?

Kulak aðrýsýnýn en sýk görülen sebebi orta kulaðý boðaza birleþtiren östaki kanalýnýn týkanmasýdýr. Genellikle alerji, sinüzit veya grip hastalýklarý sýrasýnda ortaya çýkar. Gün boyunca ayakta iken östaki kanalýndan boðazýmýzýn arkasýna doðru rahat akýþ saðlanýr. Ayrýca çiðneme ve yutkunma östaki kanalý etrafýndaki kaslarý hareket ettirerek, orta kulaða östaki kanalýndan hava giriþ-çýkýþýný saðlar.

Kulak aðrýlarý neden geceleri artar?
Ancak, uykuya daldýðýnýzda östaki kanalý rahat boþalamaz. Ayrýca gece yeterince yutkunmadýðýnýz için, fazla hava giriþi de olmaz. Orta kulaktaki hava, etraftaki dokular tarafýndan kullanýldýðý için, negatif basýnç oluþur. Bu da kulak zarýnýn içeri doðru emilmesi anlamýna gelir. Gecenin bir yarýsýnda kulak aðrýsý ile uyanabilirsiniz. Dýþ kulak yolu enfeksiyonlarý, uçak yolculuðu ve tüplü dalýþ gibi atmosferik deðiþiklikler, saç kýlýnýn týraþtan sonra dýþ kulak yoluna düþmesi, diþ, dil, çene gibi kulakla iliþkisi olmayýp, kulakta hissedilen aðrýlar da kulak aðrýsýný tetikleyebilir.

Nasýl dindirilir?

* Dik oturun.

* Saç kurutma makinesi kullanýn: 10 cm. mesafeden ýlýk hava ve düþük fan hýzýnda kurutma makinesi aðrýyý azaltacaktýr.

* Kulak kepçenizi hafif hareketlerle oynatýn: Eðer aðrý duyuyorsanýz bu muhtemelen dýþ kulak yolu enfeksiyonudur. nDýþ kulak yoluna vücut ýsýsýnda yað damlatýlabilir: Vücut ýsýsýndaki suya bebek yaðý veya normal zeytinyaðý ekleyip, birkaç damla kulaðýnýza damlatýn. Aðrýnýn azaldýðýný göreceksiniz. Bu, asla zarý delik olan kulaða uygulanmamalýdýr.

* Sakýz çiðneyin: Östaki kanalýnýn açýlmasý için oldukça faydalýdýr.

* Esneyin: Yine östaki kanalýný açarak etki gösterir.

* Burnunuzu tutun: Uçakta 10 bin metrede uçarken kulaklarýnýz týkanýrsa, burnunuzu iki parmak arasýnda sýkýþtýrýp, derin bir nefes alýn ve havayý genzinize doðru yönlendirecek þekilde üfleyin. Açýlma sesi duyacaksýnýz. Bu basýnç eþitlemesinin olduðunu gösterir, ayný zamanda kulak aðrýsý da ortadan kalkar. nUçak alçalýrken uyumayýn.

* Burnunuz týkalý ve genize doðru akýntý varsa ve her uçaða biniþte aðrý oluyorsa, uçaða binmeden 1 saat önce akýntýlarý azaltan ilâçlardan veya burun damlalarýndan kullanabilirsiniz.
69



Öfkenizi kontrol edebilirsiniz

Öfkelenmek çok doðaldýr ve herkes tarafýndan hissedilir. Uygun ifade edildiðinde ise, son derece saðlýklý ve doðal bir duygu olan öfke, kontrolden çýkýp da yýkýcý hale dönüþürse iþ hayatýnda, kiþisel iliþkilerde ve genel yaþam kalitesinde sorunlara yol açar.

Öfke belirtileri

- Çevrenizdekiler sýklýkla sakinleþmeniz gerektiðini söylüyor.

- Anlaþýlmadýðýnýzdan þikayetçisiniz.

- Yakýn çevreniz tarafýndan gergin oluþunuz nedeniyle sýklýkla eleþtiriliyorsunuz.

- Ýçinizden gelen her þeyi söylemek istiyorsunuz.

- Sinirlendiðiniz zaman konsantre olmakta zorlanýyorsunuz.

- Kendinizi genelde gergin hissediyorsunuz.


Öfke her ne kadar güçlü ve yoðun bir duygu olsa da kontrol edilebilir.

- Öfkenizi tetikleyen nedenleri bulun. Öfkenizin kaynaðýný bulursanýz onunla mücadele etmeniz çok daha kolaylaþýr.

- Sizi öfkelendiren konularý yazýn ve tekrar tekrar okuyun, bir süre sonra ne kadar anlamsýz geldiðinize inanamayacaksýnýz. Öfkenizin nedeni bir kiþiyse eðer o kiþiye bir mektup yazýn ve onu da tekrar tekrar okuyun, sonra da yýrtýp
parçalara ayýrýn.

- Öfkelendiðinizde vücudunuzun verdiði tepkileri gözlemleyin. Böylece tepkiler ortaya çýkmaya baþladýðýnda öfkelendiðinizi fark edebilir ve kontrol altýna alabilirsiniz. Bu ipuçlarýný, olacaklarý durdurmak ya da kontrol etmek için kullanýn.

- Öfke duymanýza neden olan düþüncelerinizi deðiþtirin, en azýndan deðiþtirmeye çalýþýn. Olaylarý daha yapýcý bir bakýþ açýsýyla yorumlamayý deneyin. Öfkelenmenize neden olan olaylarý farklý açýlardan deðerlendirin.

- Öfkelenmenize neden olan olaylara karþýlýk verirken kendinizden ödün vermeyin ve kendinize güvenin. Unutmayýn; duygu ve düþüncelerinizi sakince ifade etmeniz, karþýnýzdaki kiþi üzerinde daha güçlü bir etki yaratýr.

- Öfkenizin ateþini söndüremiyor ve gün geçtikçe içinizde yoðunlaþtýrdýðýnýzý hissediyorsanýz, yeni bir yol deneyin ve o konuyu umursamayýn.

70
Diyet yapmak istiyorsunuz, hatta diyete baþladýnýz bile, ancak nedendir bilinmez, sanki iþtahýnýz daha açýldý. Hani vardýr ya, insaný yasaklar daha da çeker. Ýþte öyle bir durum yaþýyorsunuz. Canýnýz sürekli bir þeyler yemek istiyor. Eðer siz de iþtahýnýza hakim olamadýðýnýzý, sürekli bir þeyler yeme arzusu duyduðunuzu düþünüyorsanýz, önerilerimize kulak verin.

Yeme isteði beyinde baþlýyor

Beyin, vücutta enerjinin azaldýðýný fark eder etmez açlýk hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgýlýyor. Bunun sonucu doðal olarak biz de yeme gereði hissediyoruz. Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgýlayan kýsmý, ayný zamanda duygularý da kontrol ediyor. Ýþte, sýkýldýðýmýz veya kendimizi kötü hissettiðimizde hemen buzdolabýna koþmamýzýn baþlýca sebebi bu. Ayrýca yemeklerin tadý, kokusu veya görüntüsü de açlýk duygusuna neden olabiliyor. Örneðin, yemek sonrasýnda canýnýz tatlý vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun nedeni kesinlikle aç olmanýz deðil, kontrolden çýkan yeme isteðinizdir. Eðer bunu aklýnýzdan çýkarmazsanýz, tokken yediðiniz yemek miktarýný en aza indirmiþ olursunuz.

Atýþtýrma krizlerinden kurtulun!

Gün içinde sýk ve az öðünler yemek, iþtahýnýzýn kontrolden çýkmasýný önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada bir þeyler atýþtýrmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceðiniz miktarlar az olacaktýr. Böyle bir durumda atýþtýrmak için saðlýklý karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalýyor ve þeker seviyenizi yavaþça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi saðlýyor.

Tat alma duyunuzu uyarýn!

Yapýlan araþtýrmalara göre, tat alma duyusunu deðiþik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarlarla yetinmeyi saðlýyor. Sürekli ayný yemeði yemek de, özellikle tadý hoþunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanýzýn iptal olmasýna yol açýyor. Ve bu nedenle de kendinizi sanki hiç yemek yememiþ gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öðünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandýrabilirsiniz.

Bol bol su için!

Su içmek kendinizi tok hissetmeniz açýsýndan önemli. Ayrýca vücudunuz susuz kaldýðýnda çoðu zaman açlýk hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek, bedeninizin su istediði zamanlarda yemeðe yönelmenizi engelleyecektir.

Yiyecekleri iyice çiðneyin!

Yiyecekleri uzun süre çiðnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanýmak anlamýna geliyor. Üstelik bu þekimde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduðunuzu anlamanýzla, yemeye son vermeniz arasýndaki zaman kýsalýyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarýndan kurtulmanýz da ayrý bir avantaj!

Güç gerektiren egzersizler yapýn!

Egzersizleriniz zorlaþtýkça vücut ýsýnýz artýyor ve daha fazla kalori yakmaya baþlýyorsunuz. Bu durum da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iþtahýnýzýn bastýrýlmasýna neden oluyor. Böyle bir durumda normal öðün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmak en mantýklýsý. Çünkü öðün saati geldiðinde spor yapmanýn verdiði etkiyle iþtahýnýz biraz daha kapanýr. Fakat asla öðün atlama hatasýna düþmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayýf düþer, hem de bir süre sonra aþýrý yeme isteði duyarsýnýz.
71
Here Without You..

A hundred days had made me older
since the last time that I've saw your pretty face

A thousand lights had made me colder
and I don't think I can look at this the same

But all the miles had separate
They disappear now when I'm dreaming of your face

I'm here without you baby
but your still on my lonely mind
I think about you baby
and I dream about you all the time
I'm here without you baby
but your still with me in my dreams
And tonight it's only you and me

The miles just keep rollin
as the people either way to say hello
I've heard this life is overrated
but I hope that it gets better as we go

I'm here without you baby
but your still on my lonely mind
I think about you baby
and I dream about you all the time
I'm here without you baby
but your still with me in my dreams
And tonight girl it's only you and me

Everything I know,
and anywhere I go
it gets hard but it won't take away my Love
And when the last one falls,
when it's all said and done
it get hard but it won't take away my Love

I'm here without you baby
but your still on my lonely mind
I think about you baby
and I dream about you all the time
I'm here without you baby
but your still with me in my dreams
And tonight girl it's only you and me
72
Dursun Zaman...

Her sabah doðan güneþ
Bir sabah doðmaz oldu

Elleri ellerimden
Kayýp giden yýldýz oldu

Gülünce ýþýk saçan
O gözler yaþla doldu

Aðlama duymaz artýk
Bir varmýþ, bir yok oldu

Giderken býraktýðý
Bütün renkler siyah oldu

Üzülme anla artýk
Belki de huzur buldu

Dursun zaman, dursun diyorsun da
Oyun deðil ki yaþamak

Sen inanmasan da bir son var anla
Herkese inat

Duysun seni dönsün diyorsun da
Oyun deðil ki yaþamak

Yok bir çaren anla,
Sakýn uyanma yýllara inat...
73
Nerdesin...?

Gittiðinden beri aðlýorum..
Gittin her taraf sessiz..
Sana hergün mektuplar yazýorum
Mektuplar sessiz..
Cevaplar sessiz...

Nasýl yanlýz býraktýn beni
Söyle NERDESÝN?..
Koþarak geleceðim geleceðim yanýna
Söyle NERDESÝN?..
Caným NERDESÝN?..

DUY BENÝ NE OLUR AL YANINA
SENSÝZ NE YAPARIM ÞU GARÝP DÜNYADA
YAK BENÝ KÜLLERÝMÝ SAVUR TOPRAÐA
SÖYLE NE YAPARIM ÞU GARÝP DÜNYADA....
74
Did I disappoint you or let you down?
Should I be feeling guilty or let the judges frown?
'Cause I saw the end before we'd begun,
Yes I saw you were blinded and I knew I had won.
So I took what's mine by eternal right.
Took your soul out into the night.
It may be over but it won't stop there,
I am here for you if you'd only care.
You touched my heart you touched my soul.
You changed my life and all my goals.
And Love is blind and that I knew when,
My heart was blinded by you.
I've kissed your lips and held your head.
Shared your dreams and shared your bed.
I know you well, I know your smell.
I've been addicted to you.

Goodbye my lover.
Goodbye my friend.
You have been the one.
You have been the one for me.

I am a dreamer but when I wake,
You can't break my spirit - it's my dreams you take.
And as you move on, remember me,
Remember us and all we used to be
I've seen you cry, I've seen you smile.
I've watched you sleeping for a while.
I'd be the father of your child.
I'd spend a lifetime with you.
I know your fears and you know mine.
We've had our doubts but now we're fine,
And I Love You, I swear that's true.
I cannot live without you.

Goodbye my lover.
Goodbye my friend.
You have been the one.
You have been the one for me.

And I still hold your hand in mine.
In mine when I'm asleep.
And I will bear my soul in time,
When I'm kneeling at your feet.
Goodbye my lover.
Goodbye my friend.
You have been the one.
You have been the one for me.
I'm so hollow, baby, I'm so hollow.
I'm so, I'm so, I'm so hollow.
75
Eski Konular Arþivi / Pembe noktalar...
23 Nis, 2006, 02:09
Arkadaþlar gözünüzü merkezdeki artý (+) iþaretine sabitleyin;
pembe noktalarýn kaybolduðunu farkedeceksiniz.. :)


76
Rabbimizin 99 ismi klip þeklinde hazýrlanmýþ, herkeste olmalý..

buyrun...
 


http://www.hemenpaylas.com/download/531611/Esma-ul_Husna.wmv.html
77
Daima düþünceliydi

Susmasý konuþmasýndan uzun sürerdi.

Lüzumsuz yere konuþmazdý.

Konuþtuðunda ne fazla, ne de eksik söz kullanýrdý.

Dünya iþleri için kýzmazdý.

Kendi þahsý için asla öfkelenmez ve öç almazdý.

Kötü söz söylemezdi.

Affediciliði tabii idi, intikam almazdý.

Düþmanlarýný affetmekle kalmaz, onlara þeref ve deðer de verirdi.

Kimseyle çekiþmezdi.

Çok konuþmazdý.

Boþ þeylerle uðraþmazdý.

Umaný umutsuzluða düþürmezdi.

Hoþlanmadýðý bir þey hakkýnda susardý.

Hiç kimseyi ne yüzüne karþý, ne de arkasýndan kýnamaz ve ayýplamazdý.

Kimsenin kusurunu araþtýrmazdý.

Kimseye hakkýnda hayýrlý olmayan sözü söylemezdi.

Yanýnda en son konuþaný ilk önce konuþan gibi dikkatle dinlerdi.

Her zaman aðýrbaþlýydý.

Konuþurken çevresindekileri kuþatýrdý.

Kelimeleri parýldayan inci dizileri gibi tatlý ve berraktý.

Yürürken ayaklarýný yerden canlýca kaldýrýr, iki yanýna salýnmazdý.

Adýmlarýný geniþ atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doðru eðilirdi.

Vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.

Kapýsýna yardým için gelen kimseyi geri çevirmezdi.

Dostlarýna þöyle derdi: Dünyada garip bir kimse, yahut bir yolcu gibi ol.

Her zaman hüzünlü, fakat mütebessim bir haletle dururdu.

Âdet üzere sarf edilen hiçbir kötü sözü aðzýna almamýþtý.

Sýkýntýlý hallerinde kabalaþmaz, baðýrmazdý.

Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayýrt edilmezdi.

Sade kýyafetler giyer, gösteriþten hoþlanmazdý.

Konuþurken yüzünü baþka tarafa çevirmezdi.

Bulunduðu mecliste ayrýcalýklý bir yere oturmazdý.

Sabahlarý evinden çýkarken þöyle derdi: Ýlahi, doðru yoldan sapmaktan ve saptýrýlmaktan, kanmaktan ve kandýrýlmaktan, haksýzlýk etmekten ve haksýzlýða uðramaktan, saygýsýzlýk etmekten ve saygýsýzlýk edilmekten sana sýðýnýrým.

Sýradan deðildi. Ama sýradan insanlar gibi yaþardý...!
78
Varýn ispatý, yokun ispatýndan her zaman daha kolaydýr.
Bir elma cinsinin yeryüzünde bulunduðunu, bir tek elmayý göstermekle ispat edebiliriz. Halbuki yokluðunu iddia eden kimse bütün yeryüzünü, hatta kainatý dolaþýp, ancak ondan sonra onun yokluðunu ispat edebilir. Bu ise, imkansýzlýk çapýnda bir zorluk demektir. Öyleyse diyebiliriz ki; yok, hiçbir zaman ispat edilemez...

Bir sarayýn kapýlarýndan 999'u açýk, biri kapalý olsa, kimse o saraya girilemeyeceðini iddia edemez. Ýþte inkarcý, devamlý surette kapalý olan o bir tek kapýyý nazara verip onu göstermek ister. Aslýnda o kapý da, onun ve onun gibi olanlarýn gözlerine çekilmiþ perde sebebiyle onlarýn ruh dünyalarýna kapalýdýr. Mü'min için kapalý kapý yoktur. Yeter ki gözlerini yummasýn!... Zaten 999'u herkese açýktýr. Hem de ardýna kadar... Ýþte o kapý ve o delillerden birkaçý:

1- Ýmkan :

Alem, mümkinat nevindendir. Yani varlýðý ve yokluðu müsavidir. Var olduðu gibi, olmayabilirdi de. Var olurken de, hadsiz oluþ keyfiyetlerinden herhangi birinin olmasý imkan dahilindedir. Yani en az var olan kadar, olmayan da var olma þansýna sahiptir. Her mümkin ise, kendi dýþýndaki bir sebebe baðlýdýr. Öyleyse önce var olmayý, sonra da var olma þekil ve keyfiyetini, olmamaya; ve olmayý mümkün olan diðer þekil ve keyfiyetlere tercih eden birisi vardýr. O da Allah'dýr (c.c.).

2 - Hudus :

Alem mütegayyirdir, durmadan deðiþiyor. Deðiþen her þey sonradan olmuþtur. Bu bakýmdan madde ezeli olamaz. Evet, maddenin termodinamik kanununa göre sürekli yokluða doðru kaymasý, kainatýn durmadan geniþlemesi, güneþin sür'atle tükeniþe doðru yol almasý gibi olaylar, varlýðýn bir baþlangýcý olduðunu gösteriyor. Sonradan olan her varlýðýn bir yaratýcýsý vardýr; sebepsiz netice ve san'atkarsýz san'at mümkün deðildir. Sebepler ise zincirleme devam edip sonsuza kadar gidemez.

Öyleyse durmadan deðiþen, ezeli olmayýp, sonradan meydana gelen ve bir ilk sebebe muhtaç olan þu madde aleminin de bir muhdisi vardýr. O da Allah'dýr (c.c.).

3 - San'at :

Atomdan insana, hücreden galaksilere kadar bütün kainatta, ince ve baþ döndürücü bir sanat göze çarpmaktadýr. Evet, bir baþtan bir baþa kainattaki her eser þu özelliklere sahiptir:
• Büyük sanat deðeri taþýr.
• Çok kýymetlidir.
• Çok kýsa zamanda ve çok kolay yapýlmaktadýr.
• Çok sayýda olmaktadýr.
• Karýþýk ve çeþit çeþittir.
• Devamlýdýr.

Halbuki, kýsa zamanda, çok sayýda, kolay ve karýþýk yapýlan iþlerde san'at ve kýymet olmamasý gerekir. Ancak yapan Allah (c.c.) olursa, o zaman her þey deðiþir ve zýtlar bir araya gelebilir!..

4 - Hikmet ve Gaye:

Her varlýkta kendisine mahsus bir gaye, bir fayda ve bir netice takip edildiði göze çarpmakta ve bir zerrede dahi abes, gayesizlik, manasýzlýk ve israf sayýlacak herhangi bir durum görülememektedir. Halbuki, ne madde aleminde, ne bitki ve hayvanat dünyasýnda, ne de eþya ve hadiselerde þuur ve idrak mevcut deðildir ki, bu gayeler silsilesi takip edilebilsin.. Öyle ise, kainattaki bu þuurlu iþleyiþi ve bu hikmet ve gayeleri ancak Allah'a (c.c.) isnat etmekle akla uygun bir yol tutmuþ olabiliriz.

5 - Yardýmlaþma :

Birbirine en yakýn olandan en uzak olana kadar, bütün mahlukat birbirlerinin yardýmýna koþuyor. Aralarýnda hiç münasebet bulunmayan iki ayrý varlýk cinsi, böyle bir yardýmlaþmada adeta ayný bütünün parçalarý haline gelip birbirini tamamlýyor.

6 - Temizlik :

Kainattaki nezafet ve temizlik, baþlý baþýna bir delil olarak, bize Kuddüs ismiyle müsemma bir Zat'ý (c.c.) anlatmaktadýr. Topraðý temizleyen bakteriler, böcekler, karýncalar ve nice yýrtýcý kuþlar; rüzgar, yaðmur ve kar; denizlerde buzullar ve balýklar; fezamýzda atmosfer, semada kara delikler; bünyemizde kanýmýzý temizleyen oksijen ve ruhumuzu sýkýntýlardan kurtaran manevi esintiler, hep Kuddüs isminden haber vermekte ve o ismin verâsýndaki Zat-ý Mukaddes'i göstermektedir.

7 - Simalar :

Herhangi bir insanýn simasý, en ince teferruatýna kadar kendisinden evvel geçmiþ milyarlarca insandan hiçbirisine kat'iyen benzememektedir. Bu kaide, kendisinden sonra gelecekler için de aynen geçerlidir. Bir cihette birbirinin ayný, diðer cihette birbirinden ayrý milyarlarca resmi küçücük bir alanda çizip, sonra da kendileri gibi olmasý mümkün, milyarlarca resimden ayýrmak ve her þeyi sonsuz ihtimal yollarý içinde bir yola ve bir þekle sokmak, elbette ve elbette yarattýðý her varlýðý, hem de hiç kapalý bir yaný kalmamak üzere bilen ve o varlýða istediði þekli vermeye gücü ve ilmi yeten Cenab-ý Hakk'ý en saðýr kulaklara dahi duyuracak kuvvette bir ilandýr.

8 - Ruh ve Vicdan :

Mahiyetini bilmemekle beraber, varlýðýndan kimsenin þüphe etmediði ruhumuzun ve ona ait fonksiyonlarýn cesedimize hükmediþ keyfiyeti de, yine Cenab-ý Hakk'ý bildiren delillerdendir.
Ýnsandaki iç seziþler ve zahiri hiçbir sebep yokken Rab'be dönüþler ve O'na yöneliþler ve bu hadiselerin milyonlara ulaþan adette tekrar ediliþi, açýk bir delildir ki; insanda yaratýlýþtan var olan ve Hakk'ý bulmanýn en mühim vesilelerinden biri durumunda bulunan vicdan, kendi Yaratýcýsý'na meftundur ve bütün varlýðýyla O'nunla irtibat halindedir. Zaten "Elest Bezmi"nin yanýltmaz þahitlerinden biri de, vicdan deðil midir? Ýþte vicdan, bu þahitliðin hakkýna riayet, zaruret ve mecburiyetinin sevkiyle "Allah" demektedir...

9 - Fýtrat:

Her insanda iyi ve güzele karþý bir sevgi, buna mukabil kötü ve çirkine karþý da bir nefret hissinin varlýðý, aksi hiç kimsenin hatýrýndan bile geçmeyecek kadar açýk bir realitedir. Bu duygular, ahlaklý davranma ve iyi iþler yapma yönündeki meyilleri ve ahlaksýzlýktan ve çirkin davranýþlardan nefret edip kaçýnmayý temin eden yapýlarý itibariyle delalet etmektedir ki, insana iyiyi, güzeli emreden ve onu kötülük ve çirkin davranýþlardan men eden sistemin sahibi kim ise, kendisine bu duygularý veren de, O Zat'týr. Bu Zat da, hiç þüphesiz Allah'dýr (c.c.).

10 - Tarih:

Dinler tarihi þahittir ki, insanlýk hiçbir devrini dinsiz geçirmemiþtir. Batýl dahi olsa, hatta bugün bize komik bile gelse, hemen her devirde bir dine inanmýþ ve bir manevi sistemi takip etmiþtir. Ayrýca inanmak bir zarurettir; zira o, fýtratta, yani insanýn yaradýlýþýnda vardýr. Ýnsan fýtratýna bu ihtiyacý yerleþtiren Zat'la, bize inanmayý emreden Zat, ayný Zat'týr. Ve O da Allah'dýr (c.c.).

11 - Kur'an:

Kur'an-ý Kerim'in Allah kelamý olduðunu ispat eden bütün deliller, ayný zamanda Cenab-ý Hakk'ýn varlýðýný da ispat eder durumdadýr. Kur'an'ýn Allah kelamý olduðuna dair yüzlerce delil vardýr ve bunlar, o mevzu ile alakalý Ýslam kaynaklarýnda en ince teferruatýna kadar mevcuttur. Bütün bu deliller, kendilerine mahsus dilleriyle "Allah vardýr" derler.

12 - Peygamberler :

Peygamberlerin ve bilhassa Peygamberler Efendisi Ýki Cihan Serveri'nin (s.a.v.) peygamberliðini ispat eden bütün deliller de, yine Cenab-ý Hakk'ý anlatan delillere dahil edilmelidir. Zira Peygamberlerin varlýklarýnýn gayesi, Tevhid; yani Allah'ýn varlýk ve birliðini ilan etmektir. Öyleyse, her peygamberin kendi peygamberliðini ispat eden bütün delilleri, ayný zamanda, Cenab-ý Hakk'ýn varlýðýna da delil olmaktadýr. Bir peygamberin hak nebi olduðunu ifade eden bütün deliller, ayný kuvvetle, hatta daha da öte bir kuvvetle "Allah vardýr ve birdir" demektedir.
79
Cenab-ý Mevlâ, Kur'an-ý Kerim'in birçok ayetinde tefekkürü ve düþünmeyi emrediyor.
Âl-i Ýmran Suresi 191. ayet ise varlýklar üzerinde düþünüp ibret alanlar þöyle övülür: "Onlar ayakta iken, otururken, yanlarý üzerine yatarken Allah?ý anarlar. Göklerin ve yerin yaratýlýþýný düþünürler. 'Rabbimiz sen boþuna yaratmadýn' derler..."

Yüce Allah'ýn böylesine övgüyle bahsettiði tefekkür için alimlerimiz de;
"Bir saat tefekkür, bir gecelik ibadetten hayýrlýdýr." diyorlar. Ayrýca, "Tefekkür kiþinin aynasýdýr, iyilik ve kötülüklerini kiþiye gösterir." sözü de, tefekkürün olgunluk ve kemâli elde etme yolundaki vazgeçilmezliðine iþaret ediyor.

Rivayete göre Lokman Hekim yalnýz baþýna oturur, uzun uzun düþünür, tefekkür ederdi. Niye böyle yaptýðý sorulunca:
"Yalnýzlýk düþünce için daha uygundur. Düþünce ve tefekkür insaný cennet yoluna ulaþtýrýr." derdi.

Biþr-i Hafî (K.S.) ayný manaya þöyle iþaret eder:
"Eðer insanlar Allah'ýn azametini yeterince düþünüp tefekkür etselerdi, O'na asla isyan etmezlerdi."

Tefekkürün sonuçta vereceði meyve ilim, hâl ve amellerdir. Çünkü tefekkür kalpte ilim doðurur. Kalpte ilim meydana gelince, kalbin hali deðiþir. Kalbin hali deðiþince de, azalarýn amelleri deðiþir. Yani amel hale, hal ilme, ilim de tefekküre baðlýdýr. Bu demektir ki bütün iyiliklerin baþý ve baþlangýcý tefekkürdür.

Allah için tefekkür, zikirden hayýrlýdýr. Zira kalbin O'nun tecellilerini tefekkür etmesi zikirdir. Kalbin zikri, azalarýn amelinden hayýrlýdýr. Amelin þerefi de zikir sayesindedir. Tefekkür, zikrin de üstünde olduðuna göre, anlaþýlýyor ki bütün amellerden hayýrlýdýr.

Sevilmeyen þeylerden sevilen þeylere, dünya hýrs ve düþkünlüðünden zühd ve kanaate insaný iten kuvvet tefekkürdür. Müþahede ve takvayý ihdas eden kuvvet de zikirdir. Anlaþýlýyor ki, kemalâtý elde etme yolunda ne tefekkürden vaz geçmek mümkün, ne de zikirden...

Manevi olgunlaþmanýn vazgeçilmez bir unsuru olan tefekkür neler üzerine yapýlmalý?Allahu Tealâ'nýn zatýnýn dýþýnda her þey tefekküre konu olabilir.

Allahu Tealâ'nýn zat ve sýfatlarýndan baþka her ne varsa, hepsi O'nun fiili ve yarattýðýdýr. Bu varlýklarýn bir kýsmýnýn aslýný bilemeyiz ve onlar üzerinde tefekkür mümkün deðildir. Bir kýsým varlýklarýn da aslýný ve genel durumunu biliriz fakat ayrýntýlarýný bilemeyiz. Bu varlýklarýn tafsilatlarý üzerinde tefekkür mümkündür. Fakat melek, cin, arþ, kürs, þeytan gibi gözümüzle görüp anlayamadýklarýmýz üzerinde tefekkür çok zordur. Dolayýsýyla, insanýn gözüyle görüp anlayabileceði varlýklar üzerinde düþünmesi en uygunudur.

Kainatta, yer ve göklerde görülen ve görülmeyen, canlý cansýz her varlýðýn varoluþunda ve hareketinde, Cenab-ý Rabbi'l-Alemin'in sayýsýz tecellisi ve hikmeti vardýr. Bütün varlýklar, O'nun birliðine, yüceliðine ve sonsuz kudretine iþaret eden açýk delillerdir. Kur'an-ý Mübin, iþte bu iþaret ve deliller üzerinde tefekkürü teþvik eder:

"Göklerin ve yerin yaratýlýþýnda, gece ile gündüzün birbiri ardýnca gelmesinde, akýl sahiplerine þüphesiz deliller vardýr." (Âl-i Ýmran/190)

"Buyruðu ile göðün ve yerin ayakta durmasý, O'nun varlýðýnýn alametlerindendir." (Rum/25)

Cenab-ý Hakk'ýn kudretine ve büyüklüðüne iþaret eden en açýk ayetlerden biri de, insanýn bizzat kendisidir. Ýnsan, bütün ömrü boyunca kendi hayret verici hallerini düþünse, belki harikulâde varlýðýnýn pek azýný anlayabilir. Oysa bundan tamamen gafildir. Kendinden gafil ve cahil olan insan, bu haliyle baþkasýný anlamaya nasýl heves edebilir? Halbuki Hak Tealâ, kiþinin kendisi üzerinde tefekkürünü emreder ve "Kendi içinizde Allah'ýn varlýðýna nice deliller vardýr, göremezsiniz." (Zariyat/21) buyurur.

Kiþi, insanýn iç ve dýþ görünüþüne, bedenine ve sýfatlarýna bir baksa akýllara durgunluk verecek þeyler görür. Bütün bunlar Allahu Tealâ'nýn bir damla sudaki ve hatta bir tek hücredeki sanatýdýr.

Ya gökler ve yýldýzlardaki sanatýna, onlarýn yapýlýþ, þekil, miktar hepsinin yerli yerinde olmasýna bir baksa, O'nun sanatýna daha çok þaþýracak! Göklerin esrarýndan bir tek zerrenin, O'nun hikmetinin dýþýnda olduðu sanýlmamalý.

Oysa ne hayret vericidir ki, güzel bir yazýyý görüp onu yazana hayran olan insan, hem kendi üzerinde hem de bütün bir kainatta akýllara durgunluk veren bunca harikulâdelikleri görüp bildiði halde, bunlarýn yaratýcýsýnýn kudret ve yüceliðini düþünmez. O'nun azamet ve celâli karþýsýnda hayret ve dehþet içinde kalmaz!

Bu haliyle insanoðlu týpký bir hükümdarýn muhteþem sarayýnýn altýnda yuva yapan bir karýnca gibidir. O karýnca saray sahibi ile karþýlaþýp konuþmaya muktedir olsa, ancak kendi yuvasýndan, yiyecek ve içeceðinden bahsedebilir. O büyük ve görkemli saraydan haberi bile olmaz.

Allahu Tealâ'nýn kudret ve azametini biraz olsun anlayabilmemiz için, O bize bir kainat dolusu delil ve imkan bahþetmiþ bulunuyor. Bunlarý deðerlendirmeyip O'nun muhabbetine ulaþmamak bir tür nankörlük sayýlmaz mý?

Burada bir ölçüye de dikkat etmek gerekir: Allah'ý marifet hususunda alimler ve velilerin bildiðine nisbetle, bizim bildiklerimiz az. Bütün peygamberlerin bildikleri de, mukarreb meleklerin bildiklerine nisbetle az. Bu meleklerde dahil, bu mahlukatýn bildikleri ise, Allah'ýn ilmine nisbetle, ilim denmeyecek kadar az. Bunlara ilimden ziyade, dehþet, hayret, kusur ve acziyet denir.

Kullarýna bildirdiðini bildirdikten sonra: "Size az bir ilim verilmiþtir." (Ýsra/85) buyuran Cenab-ý Mevlâ'nýn karþýsýnda kul olduðunu unutup kibirlenmek yerine, secdeye kapanmamak mümkün mü?

Ýnsanýn kendisiyle, kainatla ve yaratýcýsýyla irtibatýný zayýflatan bugünkü hayata raðmen, mümin tefekkür etmekle mükellef. Ne þekilde yorumlanýrsa yorumlansýn, bütün bilimsel buluþlar da akýllý insaný tefekküre çaðýmýyor mu?

Allahu Tealâ yerlerde ve göklerdeki varlýklarý düþünerek ibret alan kullarýný sever...

Allah'ýn selamý, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun...
80
Yenildim vazgectim beni sevmenden
Kalp kirip yoruldum gitmelerinden
Sevmedin belki beni cok yürekten
Bil yeter ben üzüldüm sen giderken..

Ah.. Ölür müydün beni biraz daha sevsen?
Mevsimsiz solmadim sararmadim mi ben?
Tutmadin ellerimden ben giderken
Kacmadin mi gitmedin mi sen?

Ah.. Olmadim mi yaninda sen cok yalnizken?
Sarmadim mi seni kimseler sarmazken?
Istedin vermedim mi herseyimi?
En derinden sevmedim mi ben?

Gitsende, silsende beni kalbinden
Yer etsen kendine yeni asklardan
Tek gercek dönmem ki verdigim sözden
Tek asksin hep duracak bas ucumda..

Ah.. Ölür müydün beni biraz daha sevsen?
Mevsimsiz solmadim sararmadim mi ben?
Tutmadin ellerimden ben giderken
Kacmadin mi gitmedin mi sen?

Ah.. Olmadim mi yaninda sen cok yalnizken?
Sarmadim mi seni kimseler sarmazken?
Istedin vermedim mi herseyimi?
En derinden sevmedim mi ben?
81


:) Doðum günün kutlu olsun caným :)
Umarým hayat tüm güzellikleriyle kucak açar sana
Gecen her yýl dilediðin gibi baþlar ve biter inþallah...
Nice mutlu yýllara ;)
82
***  Kari-koca gece evlerine donduklerinde koridorda bir adamla karsilasirlar. Bir anlik saskinliktan sonra yabanci adam bayana donerek "Madem bu geceyi kocanla gecirecektin,niye beni cagirdin?" diye hisimla sorar ve kizginligini belirten bazi hareketlerle evden bir anda cikar. Tabi kari-koca bu olaya bir anlam veremez baslangicta fakat erkek, karisina bu olaydan oturu bir hayli kizar ve hatta onu bosayacagini soyler.

Aradan bir kac gun gectikten sonra Karakol'a cagirilan kari-koca,
yakalanan suclu ile yuzlestirilir ve olayin aslinda bir hirsizlik oldugu anlasilir.

***  Yine kari-koca evlerine donduklerinde evin icinde bir yabanci
gorurler, bu kisi gayet sik bir takim elbise giymis ve elinde telsiz olan birisidir. Karsilasma aninda yabanci, evsahiplerine "Evinize hirsiz girdigi yolunda komsulariniz tarafindan ihbar aldik, ben sivil polisim, evi kontrol etmeye geldim" der ve devam eder, "Beyefendi asagida sokagin kosesinde ekip otomuz var, vakit kaybetmeden siz ekip otosuna gidip sikayet dilekcesi doldurun." der ve erkek hizla asagiya iner.

Yabanci "Hanimefendi siz de ziynet esyasi veya paraniz varsa onlari kontrol edin" der, bayan hemen altinlarinin bulundugu yere gider ve sevincle "neyse hala yerinde duruyorlar" demesiyle; yabanci bayanin kafasina agir bir seyle vurur. Yabanci da bayanin cikardigi yerden altin, para, v.s.leri alip hemen kacar. Koca ekip otosunu bulamayip evine geldiginde karisinin baygin, altinlarin da calinmis oldugunu gorur..

COK ONEMLI

Ozellikle bayan arkadaslar dikkat ........

Insanlar taksiye bindigi zaman cantasini hemen yanina koyar ya... Bunu bilen uyanik taksiciler soyle bir olay gerceklestiriyorlar. Bahsettigim bayan yorgun argin bir taksiye biniyor ve cantasini sag yanina koyuyor.Bir nefesleniim falan derken sofore gidecekleri istikameti soyluyor ve cantasindan selpak almak uzere sag yanina donuyor ki canta yok!! Once bir araniyor bakiyor yere,saga-sola canta yok!!

Taksiciye soyluyor "cantam ile bindim fakat cantam simdi yok cek kenara" diye.Taksici gayet piskin "ne biliim teyze ben senin
cantani.unutmussundur , bir yerde.inmek mi istiyorsun" diyor.Ama kadin uyanik."Hayir" diyor devam et."Herhalde unuttum biryerde.Inecegim yerde ben sana evden parani oderim".

Yol uzerinde bir karakolun onunden gecerken,isiklarda duruyorlar.(Kadin taksiyi o istikametten goturuyor!)Tam karakolun onunde aciyor kadin kapiyi memuru cagiriyor.

Taksiyi kenara cektirip bir cirpida anlatiyor olayi.Meger polisler bu tur olaylari biliyormus.

Polis memuru taksiciye hemen "bagaji ac" diyor. Bagaji bir aciyorlar ki bagajda bir adam!!!!Binen musterinin sag ve soltarafina bagajdan dogru,cok ozenle yapilmis,farkedilmeyen delikler aciyorlar ve hooop cekiyorlar cantayi bagaja!! Canta cok buyukse cekemiyorsa icine dalip cuzdani telefonu falan aliyorlar!

TAKSIDE BAGAJLARA dikkat!
83
Eski Konular Arþivi / Sadece bir an...
16 Nis, 2006, 13:53



Bir an düþünün, sadece bir an.

Hayatýnýz boyunca beklediðiniz; ama, bir daha elde edemeyeceðiniz bir an.

O hep özlenen sevgili yanýbaþýnýzda. Neler sýðdýrabilirsiniz o ana?

Neleri yaþayabilirsiniz o en kýsa zaman süresi içerisinde?

Sözcüklerin önemi yoktur o anýn içinde. O kýsacýk zamana aklýnýzdan geçen hiçbir þeyi,
yüreðinizde biriktirdiðiniz özlem dolu, sevgi dolu, aþk dolu hiçbir sözcüðü
sýðdýramayacaksýnýz.

Yarým kalacak kelimeler, yerine gözlerinizle konuþacaksýnýz bitimsizce...

Ayýrmayacaksýnýz gözlerini onun gözlerinden.

Bir öyküye dönecek bakýþlarýnýz... Elleriniz buluþacak, bu kez baþka bir öykünün iki kahramaný olacaksiniz.

Elleriniz baþka, gözleriniz baþka öyküler anlatýrken, sadece iki kelime dökülecek aðzýnýzdan...

"Seni seviyorum..."

Milyarlarca insan tarafýndan milyarlarca kez kullanýlmýþ bu iki sözcük hissettiðiniz
herþeyi sevgilinizin yüreðine aktarýverecek...

"Senden önce yaþadýðým ve sana yakýþmayan bütün günlerimi deðiþtirdim senin
verdiklerinle. O büyük karanlýðýmý senin estirdiðin rüzgar aldý götürdü.

Seninle baðdaþmayan ne varsa çýkarýp attým hayatýmdan. Bildiðim her þeyi yeniden
tamamladým senin geliþinle.

Yeniden ad verdim her güzelliðe. Çirkin olan, kötü olan ne varsa, seninle birlikte
kaybolup gitti.

Terk edilmiþ bir limanda kendi halinde bekleyen köhne gemilerime en gizli denizleri
açtýn.

Ben o maviliðin yolcusuyum þimdi, en sýkýlmaz yolcusu...

Adýn bir dönülmezliðin simgesi artýk.

Sen sözcükleri ölümsüz kýlansýn.

Sen umudun, sen aþkin, sen özlemin, sen hayatýn adýsýn.

Ve senin adýný anmak bile tarif edilmez bir sevinç yayýyor içime.

Þimdi yaþamayý seviyorum iþte.

Cünkü icinde sen varsýn..."


Sonra o an bitecek, o sevgili gidecek... Size bir tek saniyesi bile boþa geçmemiþ bir ömür kalacak.

Bundan sonra yaþayacaðýnýz hersey o ana adanacak. Bir kez daha tekrarlanmasýn ne çýkar?

Bir dokunuþla, bir bakýþla ve iki sözcükle anlatabileceðiniz her þeyi anlattýðýnýza inanýyorsanýz býrakýn gitsin sevgiliniz. O anýn büyüsüyle yaþayýn.

Bilecek ki dönerse, bütün ömrünüz boyunca her anýnýz "o an " gibi yaþanacak. Bu yüzden giderken yüreðini sizinle býrakacak.

Yüreði sizdeyken ne kadar ayrý yaþayabilir? Yaþadýklarý ne kadar tam olabilir? Siz o ana bir ömrü sýðdýrabildiyseniz eðer mutlaka geri dönecek...

Ve o dönüþ, her aný bir ömür gibi yaþanacak aþk dolu bir hayatýn müjdecisi olacak.


Dönmezse, bir ana adanmýþ büyülü bir aþkýn kahramaný olacaksýnýz. Bu bile mutlu edecek sizi, o anýn büyüsü tüm yaþamýnýzý saracak.

Baþkalarý olsa da, baska aþklar yaþansa da hiç unutulmayacak...

Ne o sizi suçlayacak, ne siz onu.

" Bir andý yasananlar "  diyeceksiniz,

ve o aný yaþadýðýnýz için kendinizi daha çok seveceksiniz...
84


Ýnternet, gazete ve dergilerdeki yazýlar, beslenme ve diyet hakkýnda önerilerle dolu. Peki bu bilgilerin ne kadarý yanlýþ, ne kadarý doðru? Ýþte, en sýk karþýlaþýlan bilgiler ve doðru bildiðimiz yanlýþlar.

Beslenme ve Diyet Uzmaný Esra Kurtuluþ, en çok sorulan sorularý yanýtlarken, doðru olduðunu sandýðýmýz yanlýþlarý da düzeltiyor.

- Ekmek kýzartýlýnca kalorisi azalýr mý

"Ekmeðimizi kýzartmak veya kurutarak gevrek haline getirmek kalorisini azaltmaz, içerdiði B grubu vitaminlerinin azalmasýna neden olur. Ekmeðin kýzartýlmasý veya gevrek haline getirilmesi, içerdiði suyun da buharlaþmasýna neden olur" diyen Kurtuluþ, bu nedenle kýzarmýþ ekmeðin çok fazla tüketilmesini önermiyor.

- Karbonhidrat ve protein ayýrma metodu doðru mu?



Gazete ve dergilerde sýkça yer alan karbonhidrat-protein diyetini duymayan kalmadý. Acaba bu diyetin aslý nedir? Gerçekten bu yöntemle saðlýklý kilo verilebilir mi? Esra Kurtuluþ'un verdiði bilgiye göre, yiyecekleri besin bileþimlerine göre sadece karbonhidrat veya sadece protein kaynaðý olarak ayýramayýz. Örneðin protein kaynaðý olarak bilinen et, karbonhidrat ve yað da içerir. Ayný þekilde karbonhidrat kaynaðý olarak bilinen pirinç pilavý da hem karbonhidrat hem protein hem de yað içerir.

"Diyet yaparken her zaman dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, vücudun bir günde almasý gereken karbonhidrat, yað, protein gibi besin öðelerinin her öðünde birarada, dengeli olarak tüketilmesidir" diyen Kurtuluþ, "Zayýflarken, diyetiniz sizi bazý besinlerden yoksun býrakmamalý, yanlýþ beslenme alýþkanlýklarýnýzý düzeltme yönünden güçlü olmalýdýr. Bu þekilde hazýrlanan diyetlerle vermiþ olduðunuz kilolarý geri almazsýnýz. Unutmayýn, bilinçsizce yapýlan diyetlerle saðlýðýnýz tehlikeye girebilir. Ayrýca, dengesiz diyet ile verilen kilolar tekrar ve hatta daha fazlasý ile geri alýnmaktadýr" uyarýsýnda bulunuyor.

- Sabahlarý aç karnýna limonlu ýlýk su içmek zayýflatýr mý?

Bu soruyu "Hayýr" diyerek yanýtlayan Beslenme ve Diyet Uzmaný Kurtuluþ, þöyle devam ediyor:

"Biz beslenme uzmanlarý, sabah aç karnýna su içilmesini tavsiye ederiz. Ancak bunun zayýflama ile bir ilgisi yoktur. Burada amaç, 8-9 saat gibi bir süreyi uykuda geçiren vücudu güne hazýrlamaktýr. Týpký sabahlarý yüzümüzü yýkamak gibi. Limon, tok tutucu bir besindir. Ancak limonlu suyun yað eritme gibi bir özelliði yoktur."



- Haþlanmýþ patatesin kilo aldýrmadýðý doðru mu?

Kurtuluþ'a göre bu da yanlýþ bir bilgi. Haþlanmýþ orta boy bir patateste 70 kalori bulunduðunu, yani bir dilim beyaz ekmek ile ayný kaloride olduðunu belirten Kurtuluþ, "Eðer patatesi kýzartýrsak kalorisi daha da artar. Ancak, 'haþlanmýþ patates kilo aldýrmaz' demek de doðru deðil" diyor.

- Fazla yaðlarýn idrarla atýlmasý için kekik, sinameki, maydanoz gibi bitkileri kaynatýp suyunu içmek doðru mu?

"Kekik, sinameki ve maydanoz suyunun yaðlarý vücuttan attýðýna dair yanlýþ bir inanýþ var" diyen Kurtuluþ, ekliyor:

"Bu bitkiler, baðýrsaklarýn çalýþmasýna yardýmcý olur ve diyetlerde sýkça karþýlaþýlan kabýzlýðý önler. Ancak, yaðlarý vücuttan idrar yolu ile attýklarý bilgisi yanlýþtýr."

- Süt ne kadar çok kaynatýlýrsa o kadar çok mikrop ölür mü?

Esra Kurtuluþ'un verdiði bilgiye göre, vitamin ve mineral deposu olarak bilinen sütü aþýrý kaynatmak, içermiþ olduðu vitaminlerin azalmasýna neden olur. Bu nedenle pastörize veya sterilize olmayan sütü kaynatýrken, kabardýktan sonra 4-5 dakika daha sürekli karýþtýrýlmalý ve hemen soðutmalýyýz. Pastörize veya sterilize olan sütleri ise kaynatmaya gerek yok.



- Sabahlarý çið yumurta içmek vücuda dinçlik verir mi?

Çið yumurta tüketiminin, bilinenin aksine bazý vitaminlerin vücutta kullanýlmasýný engellediðini belirten Kurtuluþ, "Bu nedenle, çocuklarýnýzýn sabah kahvaltýsý için yumurtayý piþirmenizde fayda var. Çið olduðu kadar, fazla piþirerek tüketilen yumurta da pek saðlýklý sayýlmaz. Bu nedenle, en saðlýklý yumurta kývamý, kayýsý yumuþaklýðý dediðimiz, sarýsý tok ve etrafýnda yeþil halka bulunmayanýdýr. Sarýsý etrafýnda yeþil bir halka oluþmuþ ise, yumurtanýzý fazla piþirmiþsiniz demektir" diyor.

- Yoðurdun yeþil suyu zararlý mý?

Esra Kurtuluþ bu soruyu, "Yoðurt, zamanla yeþil bir su salar. Bu nedenle kimimiz bu yeþil suyun zararlý olduðunu düþünüp dökeriz. Oysa yoðurtta bulunan vitaminler, özellikle de B12 vitamini, bu yeþil suya karýþýr. Yoðurdun suyunu ayýrarak hazýrlanan süzme yoðurt da bilinenin aksine, normal yoðurda kýyasla daha az vitamin içerir. Bu nedenle, yoðurdu üzerinde oluþan yeþil su ile karýþtýrarak tüketiniz" þeklinde yanýtlýyor.

Beslenme ve Diyet Uzmaný Esra Kurtuluþ'tan son bir tavsiye daha:

"Gazete ve dergilerde okuduðunuz veya bir arkadaþýnýzdan duyduðunuz bilgileri, diyetisyene danýþmadan uygulamayýn."


85



Hoþ olmayan nefes kokusu sorunu yaþayan kiþilerde önemli sosyal ve psikolojik sýkýntýlara neden aðýz kokusu rahatsýzlýðýnýn toplumun yüzde 50'sini etkilediði tahmin ediliyor.

Herkes hayatýnda bir kaç kez aðýz kokusundan þikâyetçi olmuþtur. Týbbi dilde 'Halitosiz' diye adlandýrýlan "aðýz kokusu" pek çok farklý nedenden kaynaklanabiliyor.

Telefonla yapýlan bir ankette ABD'de yaþayan erkeklerin yüzde 50'si, kadýnlarýn yüzde 60'ý nefes rahatlatýcý' ürünlerden kullandýklarýný söylemiþlerdir. ABD'deki yýllýk tüketim sadece aðýz sularý için 740 milyon dolar civarýnda ve nane þekeri veya aðýz spreyleri gibi 'aðýz koku dispenserleri' için de yaklaþýk 625 milyon dolar para harcanýyor; Almanya'da ise bu rakamlar üçte bir civarýnda olduðu tahmin ediliyor.

Aðýz kokusunun nedeni ve tedavisi ile ilgili merak ettiðiniz her þeyi Jinemed Hospital'dan KBB Uzmaný Op. Dr. Þenol Civelek yanýtladý.

Aðýz kokusu neden kaynaklanýr?

Halitozis dediðimiz aðýz kokusu, aðýzda bulunan bakterilerin hidrojen sülfür içerikli ürünlerinden ortaya çýkmaktadýr. Ýyi aðýz hijyenine sahip bireylerde hidrojen sülfür üreten bakteri popülasyonu azýnlýkta iken kötü aðýz hijyenine sahip kimselerde bu tip bakteri sayýsý artmaktadýr.

Aðýz kokusunu tipleri var mý?

Aðýz kokusu fizyolojik, patolojik ve psikolojik olmak üzere üç tiptir.

Fizyolojik aðýz kokusu nedir?

Açlýkta ve beslenme alýþkanlýðýna baðlý olarak yemeklerden sonra fark edilen aðýz kokusudur.

Fizyolojik aðýz kokusuna ne yol açar?

Yüksek protein içerikli; kýrmýzý et, balýk, peynir ve süt ürünleri gibi gýdalarla bakterilerin etkileþmeleri sonucunda oluþur. Ayrýca soðan, sarýmsak, turp gibi koku veren yiyecekler de aðýz kokusuna yol açan sülfür içermelerinden dolayý nefes kokmasýna yol açar. Alkol alýmý, kahve içimi ve sigara kullanýmý da aðýz kokusuna yol açmaktadýr.

Nasýl tedavi edilir?

Fizyolojik aðýz kokusu; etkili bir aðýz temizliðine derhal cevap verebilen tip aðýz kokusudur.

Patolojik Aðýz kokusu nedir?

Patolojik aðýz kokusu kalýcý bir durumdur. Diþ fýrçalama, aðýz çalkalama gibi alýþýlmýþ aðýz temizleme metotlarý ile düzelmez. Kokunun kaynaðýna inilerek tedavi yapýlmalý gerekir.

Patolojik aðýz kokusuna ne yol açar?

Genellikle aðýz-yutak hastalýklarý ve çeþitli sistemik hastalýklarda ortaya çýkar. Yaklaþýk yüzde 90 aðýz kaynaklýdýr. Aðýz kokusu temel olarak aðýz boþluðunun hijyeni ve diþ-diþeti saðlýk durumu ile alakalýdýr. Kokuya gýda artýklarý, aðýz mukozasýndan dökülen hücreler, tükürük ve aðýzda toplanan lökositlerin artýklarý yol açar. Aðýz kaynaklýlarý da çoðunlukla diþeti hastalýklarý, diþ çürüðü, aðýzdaki eski dolgu ve kaplamalarýn altýndaki çürüklerden kaynaklanmaktadýr.

Ýnsanýn dili aðýz kokusuna neden olabilir mi?

Ýnsan dilinin arka tarafý eðer tükürük tarafýndan tam olarak temizlenemiyorsa, buradaki ufak buruþukluklar arasýnda da rahatça bakteriler yerleþebilir ve bu da aðýz kokusun yol açar. Bu durum çürümüþ yumurta kokusu þeklinde aðýz kokusuna yol açýyor.

Patolojik aðýz kokusu baþka nedenlerden kaynaklanabilir mi?

Diðer aðýz kaynaklý sebepler kronik bademcik iltihaplarý, aðýz içinde meydana gelen mantar hastalýklarý ve aðýzda yara yapan hastalýklarýn seyrinde de aðýz kokusu meydana gelebilir. Aðýz kuruluðuna sebep olan Tükürük bezi hastalýklarý, þeker hastalýðý, hepatitler, Vitamin eksiklileri, menopoz, duygusal gerilim, ilaçlar azalmýþ tükürük akýmýna yol açarak aðzýn kendi kendini temizleme mekanizmasýnýn ortadan kalkmasýna ve aðýz kokusu oluþur.

Aðýz kokusunu yol açan aðýz dýþý sebepler var mý?

Aðýz dýþý sebeplerin baþýnda burun ve sinüslerden kaynaklanan aðýz kokularý gelir. Burada özellikle burun týkanýklýðý olan kiþilerde aðýz solunumundan dolayý aðýz kurumasý olmakta bu da oral hijyeni bozup halitozise yol açmaktadýr. Sinüzit iltihaplanmasý ve artmýþ tükürük salgýsý ile halitozis sebebi olabilir. Burunda veya aðýz-yutak da mevcut yabancý cisimler iltihaplanmaya yol açarak nefeste kötü kokuya sebep olabilmektedir. Birçok yabancý cisim kaza eseri buruna içine kaçmýþ ve uzun süre ihmal edilip kalmýþ olabilir. Özellikle çocuklar ve zihinsel engelli hastalarýn deðerlendirilmesinde yabancý cisimler akla getirilmelidir.

Psikolojik aðzý kokusu yani "halitofobi" neden kaynaklanýr?

Bazý hastalar baþkalarýnýn fark etmediði aðýz kokusundan þikâyetçi olabilirler. Bazen bu inanç o kadar kuvvetli olur ki hayatlarýný olumsuz yönde etkiler, depresif bir hâl alýrlar ve hatta intiharý bile düþünürler. Bu hayali halitozis "Olfactory Reference Sendrom" adý verilen psikiyatrik bir durumdur ve hasta kendisinden kaynaklý kötü bir koku olduðuna inanýr. Stres altýndaki bireylerde tükürük akýmýndaki azalmayla beraber dolaylý olarak halitozis ortaya çýkabilir. Ayrýca stresin aðýz ve diþ saðlýðýný da olumsuz etkilediði bilinmektedir.

Halitofobi nasýl tedavi edilir?

Hasta ve hekim arasýnda iyi bir iletiþim kurulabilirse hastanýn aðýz kokusuyla alakalý anksiyetesi ve diðer insanlarýn davranýþlarýyla ilgili korkusu azalabilecek ve kokuya yönelik yapýlan basit tedavi metotlarýyla rahatlayabilecektir. Bu iyi kurulmuþ iliþki hastanýn psikolojik danýþmayý kabulüne de yardým edecektir

Aðýz kokusunun tanýsý nasýl konur?

Aðýz kokusunun saptanmasýndaki basit bir test de hastanýn kendi bileðini yalamasýdýr. Birkaç saniye yalanan yerin kurumasý beklendikten sonra bölge koklanýr.

Kötü kokunun dilden kaynaklý olup olmadýðýnýn deðerlendirilmesi dilin arka yüzeylerinden plastik bir kaþýk vasýtasýyla kazýma yapýlmasý ve koklanmasýyla tespit edilir. Ayrýca "Diþ ipiyle yapýlan aðýz kokusu testi" ise, mumsuz diþ ipi arka taraftaki diþlerin arasýndan bölgelerinden geçirilir ve testi yapan kiþi 3 cm mesafeden koklayarak deðerlendirmesini yapar

Gaz kromatografi yöntemi nedir?

Sülfür içerikler için çok hassas fotometrik dedektörler içeren bir cihazdýr. Ancak bu cihazýn kullanýmý için özel, uzman bir personel gerekmesi sebebiyle araþtýrmayla uðraþmayan kullanýcýlar için pratik deðildir.

Halimetre nedir?

Halimetre, nefesteki sülfür içerikleri tespit ederek aðýz kokusunun teþhis ve tedavisinde önemli rol oynar. Aðýz kokusuna yol açan gaz bölümlerini milyarda bir hassasiyetle "ppb" (parts per billion) cinsinden tespitinde kullanýlýr. Ölçümler hastanýn aðýz veya burnundan verdiði hava ile yapýlýr. En sýk kullanýlan, en hýzlý en kolay metodudur. Halitozisin tanýsýna yönelik geliþtirilen taný ve uyarý araçlarý da teknoloji hýzýyla daha popüler bir kimliðe kavuþmaktadýr

Aðýz kokusu nasýl tedavi edilir?

Tedaviye baþlamadan önce kokunun kaynaðýný bulmasý gerekir. Burada hastalarý deðerlendirmede diþ hekimi, KBB uzmaný, gastroenteroloji uzmaný gibi ekiplerin beraber çalýþmasý mutlaka tedavinin baþarýsýný arttýracaktýr. Aðýzda oluþan koku sýklýkla diþ tedavisi tedavi gerektirir. Halitozisin tedavisinde etkili metot aðýz temizliðine ve temel diþ-diþet bakýmýn yapýlmasýdýr.

Dil nasýl fýrçalanýr?

Dilin fýrçalanmasý aðýz kokusunu azaltmada diþ fýrçalamaktan iki kat fazla etkilidir.

Dil yüzeyinin kazýnmasý için plastik dil kazýyýcýlarý ve küçük fýrçalar dizayn edilmiþtir. Bu özellikle bulantý refleksi olan hastalar için kolaylýk saðlar. Dil fýrçalanýrken olabildiði kadar dýþarý çýkarýlýr. Dil temizleyici/kazýyýcý dilin olabildiði kadar arka bölgesine yerleþtirilir. Dil üzerine kuvvet uygulayarak öne doðru yavaþça çekilir.

Aðýz kokusunu engelleme yöntemleri

* Diþ problemleriyle diðer patolojik nedenlerin tedavisini yapýn. Tam bir aðýz muayenesi yaptýrýn. Koku testleri uygulanabilir ki bu testlerle uçucu sülfür gazlarý ve halitosis hastalýðýnýn boyutlarý tespit edilir.

* Ýleri diþeti hastalýklarý ve/veya diþ çürükleri tedavi edilmelidir.

*Aðýz enfeksiyonlarý yok edilmeli gömük, sorunlu diþler çekilmelidir.

* Ýyi bir aðýz hijyenine özen gösterilmeli. Diþlerin tüm yüzleri ve dil sýrtý temiz tutulmalýdýr. Aðýz enfeksiyonlarý tedavi edildikten sonra gargaralar ve diþ macunlarý da yardýmcý olabilir.

* Aðýz kuruluðuna mani olmak için gün boyu su için.

* Tükürük salgýsýný hareketlendirin: bakteri oluþumunu önlemek için aðzýn oksijenlenmesine yardýmcý olur. Þekersiz sakýz çiðnemek bunun en kolay yoludur. Bu arada mentollü pastillere dikkat! Kokuyu giderir gibi görünse de kuruluða neden olur.

* Su içeriði bol olan sebze (domates, kereviz, pýrasa) ve meyveler (elma muhteþem bir ilaçtýr) tüketin. Yiyeceklerinizin üzerine maydanoz doðrayýn.

* Eczanelerde satýlan maydanoz yaðý bazlý kapsüller alýn.

* Sarýmsak, soðan ve baharattan kaçýnýn (ya da, sarýmsak ve soðaný piþirerek yemeyi tercih edin). Çoðunlukla kötü sindirildiklerinden süt ürünleri de bu probleme neden olabilir.

* Dilinizin üzerinde biriken bakterileri temizlemek için bir dil raspasý kullanýn veya fýrçalama sýrasýnda dilinizi temizleyin.

* Alkol ve sigarayý býrakýn.
86
Güney Afrika sahillerinde bir Ingiliz askeri tatbikatýnda çekilen bir foto ve gerçekmiþ. Ve bu foto National Geopraphic dergisince yýlýn fotosu seçilmiþ.

87
Polis ve yeni nesil diyaloglarý


*polis- alkollümüyüz genç?
genç- seni bilmem ben bi tek attým evden çýkarken..


*iyi aksamlar gencler alkol aldýkmý?
-(bos raki sisesini gostererek) valla bitti, yenisini almaya gidiyorduk


*polis : (kimliðini arabanýn camýna dayayarak)
- polis !
arkadaþ : (kimliðini arabanýn camýna dayayarak)
-vatandaþ


*polis - alkol var mý alkol?
vatandaþ - bira kaldýysa polise versenize


*alkol aldik mi?
- eh ictik bisiler
*ne kadar ictin?
- onu birazdan alkolmetre soyleyecek, hadi uflet bakalim
*iyi ufle o zaman

araba takla atmýþtýr ve ters durmaktadýr trafik polisi yaklaþýr cama
eðilir ve sorar :
*polis - beyefendi takla atmýþýnýz
-alkollü þoför - atmýþsam atmýþým sana ne !


*iyi aksamlar.
- ooo iyi aksamlar polis bey. biz gecerken ugramistik bir gorelim diye.
gidelim artik.
*yok gitme gel gel.
- rahatsiz etmeseydik.
*ehliyet ruhsat lutfen
- peki.


*gencler alkol aldik mi
-aldik ama icmedik memur abi
*tamam gec


*gencler ufleyin bakalim su cihaza
-ohhhhþþþþ, ayyhhþþ
*ne kadar ictiniz
-en son corç buþ'a kafa tutuyoduk memur abi


*gencler alkol aldik mi
-valla seni bilemeyiz de biz aldik abi
*nasi !!!
-abi bilseydik senin icin de alirdik iki uc sise



*gençler alkol aldýkmý?
-valla isterseniz alalým
88
Bu olay, Marmara Üniversitesi Ýngiliz Dili ve Edebiyatý Bölümü'nü 1993 yýlýnda bitiren Dilek isimli bi kýzýn baþýndan geçmiþ

Dilek bir gün okuldan çýkmýþ, durakta minibüs bekliyomuþ. Yalnýz korkunç da yaðmur yaðýyormuþ bu arada. Kýzýn önüne bir araba yanaþmýþ. Ýyi giyimli, temiz yüzlü bi genç, "Yanlýþ anlamayýn n'olur. Ben de yakýn zamana kadar öðrenciydim. Islanmayýn, gelin ben sizi uygun bir yere kadar býrakayým" demiþ. Dilek kýz, baþta biraz tereddüt etmiþ ama çocuðun iyiniyetine inanmýþ ve arabaya binmiþ. Yolda sohbet filan etmiþler. Hoþlanmýþlar birbirlerinden. Çocuk, "Lütfen izin verin sizi evinize býrakayým. Bakýn yaðmur da iyice hýzlandý" demiþ, Dilek kabul etmiþ taabi.

Sohbet iyice koyulaþmýþ. Kýzýn evine gelmiþler, bu arada telefon deðiþ tokuþu yapmayý da ihmal etmemiþler. Dilek çok etkilenmiþ çocuktan. O hafta her telefon çaldýðýnda yüreði hop etmiþ, "Ay benimki mi arýyo?" diye telefona koþmuþ. Ama arayan olmamýþ maalesef. Dilek yüzünü kýzartýp çocuðu aramaya karar vermiþ, "Belki numaramý kaybetmiþtir, n'olucak ki ben arasam" deyip kandýrmýþ kendini. Telefonu aðlamaklý bi kadýn sesi açmýþ. Meðer teyze, bizim çocuðun annesiymiþ ve hýçkýra hýçkýra, oðlunun trafik kazasýnda öldüðünü söylemiþ. Anlattýklarýndan Dilek anlamýþ ki, çocuk onu býraktýktan 5 dakika sonra yapmýþ kazayý. "Keþke eve býraktýrmasaydým. Benim bunun sorumlusu" diyerek hemen kendini suçlamaya baþlamýþ. Suçluluk duygusundan kurtulmak için teyzeden adresi almýþ, "En azýndan baþsaðlýðýna gideyim bari" diye düþünmüþ. Ziyaret aðlamaklý ve de yaslý geçmiþ. Ayrýlma vakti geldiðinde iyice havaya giren kýz, "Bana oðlunuzdan bi hatýra verir misiniz? Onu gerçekten çok sevmiþtim" demiþ. Bunun üzerine anne içeriye gitmiþ, döndüðünde elinde çocuðun kaza günü üzerinde olan gömlek varmýþ. Üstelik de hala kanlar içindeymiþ gömlek. Dilek çok kötü olmuþ, gömleðin niye saklandýðý ve niye ona verildiði anlamsýzlýðýna raðmen yine de kadýný kýramayýp almýþ kanlý gömleði. Ama eve gelir gelmez ilk iþi gömleði yýkayýp, ütülemek olmuþ. Bütün gece gömleðe baka baka, zýr zýr aðlamýþ. Sürekli de, "Onu ben öldürdüm, onu ben öldürdüm" diye tekrar ediyomuþ kendi kendine. Artýk aðlamaktan bi'tap düþtüðünde gömleði yastýðýnýn altýna koymuþ ve yatmýþ. Sabah uyandýðýnda kendini daha iyi hissediyomuþ. Ama yastýðý kaldýrdýðýnda bi de görmüþ ki gömlek yine kanlar içinde. Ýnanamamýþ bu duruma. "Heralde dün o kafayla iyi yýkayamadým" diyerek yeniden yýkamýþ gömleði. Ama ertesi sabah da hiç bi deðiþiklik yokmuþ gömlekte, yine kanlar içindeymiþ.

Bunun üzerine Dilek kýz girdiði ruhsal çöküntünün de etkisiyle bir hocaya gitmeye karar vermiþ. Çünkü baþýna gelen olayý mantýksal olarak bir türlü açýklayamýyormuþ. Çevresinden edindiði bilgiyle deðerli bir insan olan Rýza hocayý bulup olayý baþýndan sonuna anlatmýþ. Rýza hoca uzun-uzun dualar okuduktan sonra Dilek e gömleði neyle yýkadýðýmý sormuþ. Dilek te tam iki kez deterjanla yýkadýðýný, ilk baþta gömleðin temizlendiðini fakat sabah tekrar kanlar içinde olduðunu aðlayarak anlatmýþ. Bunu duyan Rýza hocanýn gözleri faltaþý gibi açýlmýþ ve ellerini dileðin kafasýna dokundurarak aynen þunlarý söylemiþ... "A benim salak kýzým, hiç normal deterjanla kan lekesi çýkar mý? Ace kullansana, hem renkli hem de renksiz çamaþýrlarýnda!"

:D :D
89
Eski Konular Arþivi / Garip Yasaklar..
14 Nis, 2006, 02:00
-Arabasýnýn altýnda birinin bulunduðunu gören sürücünün otomobilini çalýþtýrmasý yasaktýr. (Danimarka)

-Otomobilinin karþýsýna at arabasý çýkan sürücü, otosunu kenara çekmek zorundadýr. (Danimarka)

-Demiryolunda öpüþmek yasaktýr. (Fransa)

-Yaðmur yaðarken çimler sulanamaz. (Kanada)

-Koleje gitmek için entelektüel biri olmak zorundasýnýz. (Çin)

-Kapýlar ve pencereler pembe renkte olmak zorundadýr. (Kanada-Kanata)

-Aðaca týrmanmak yasaktýr. (Kanada-Oshawa)

-Kadýnlarýn toplu taþým araçlarýnda çikolata yemesi yasaktýr. (Ýngiltere)

-Tropikal balýk satýcýlarý hariç! kadýnlarýn halka açýk yerde üstsüz gezmesi yasaktýr. (Ýngiltere-Liverpool)

-Etek giyen erkekler tutuklanýr. (Ýtalya)

-Pazar günleri balýk avlamak yasaktýr. (Ýskoçya)

-Ýnek sahiplerinin sarhoþ olmasý yasaktýr. (Ýskoçya)

-Pazar günü çamaþýr asmak yasaktýr. (Ýsviçre)

-Çocuklarýn sigara satýn almasý yasak, içmesi serbesttir. (Avustralya)

-Patikada sað elinin üzerinde amuda kalkarak yürümek yasaktýr. (Avustralya)

-Pazar günleri pembe pantolon giymek yasaktýr. (Avustralya-Victorio)

-Araba kullandýðýnýz zaman gömlek giymek zorundasýnýz. (Tayland)

-Ýç çamaþýrsýz gezmek yasaktýr. (Tayland)

-Metroda sakýz çiðneyen tutuklanýr. (Singapur)

-Kuaförde saç kurutucusunun altýnda uyuyan kadýn ve salon sahibi para cezasýna çarptýrýlýr. (ABD-Florida)


-Sanýk sandalyesinde aðlamak yasaktýr. (ABD-Los Angeles)

-U dönüþü yapmak yasaktýr. (ABD-Teksas)

-Evde içki içmek yasaktýr. (ABD-Indiana)

-Birisinin arkasýndan konuþmak ve dedikodu yapmak illegaldir. (ABD-Indiana)

-Berberlerin çocuklarýn kulaðýný kesmesi yasaktýr. (ABD-Indiana)

-Polisler, ikaz etmek amacýyla köpekleri ýsýrabilir. (ABD-Ohio)

-Birine yýlan atmak yasaktýr. (ABD-Ohio)

-Eþeklerin banyo küvetinde uyumasý yasaktýr. (ABD-Arizona)

-Çorbayý höpürdeterek içmek yasaktýr. (ABD-New Jersey)

-Ayakkabýyla uyumak yasaktýr. (ABD-Oklahoma)

-Lolipop yemek yasaktýr. (ABD-Washington)

-Buzdolabýnýn kapýsý açýkken önünde uyumak yasaklanmýþtýr. (ABD-Pennsylvania)

-Banyoda þarký söylemek yasaktýr. (ABD-Pennsylvania)

-Ana caddede traþ olmak yasaktýr. (ABD-Mississippi
90
Sýnav Kaygýsý Nedir?

Beklenen sýnavlardan kaynaklanan stresin doðurduðu karmaþýk fizyolojik ve duygusal tepkilerdir.

Sýnav Kaygýsýnýn Nedenleri Nelerdir?

-Kötü çalýþma alýþkanlýklarý,
-Yüksek beklenti düzeyi,
-Mükemmeliyetçi yaklaþým,
-Görev ve sorumluluklarý erteleme,
-Baþarýsýz olma ve deðerlendirilme korkusu vs.


Sýnav Kaygýsýnýn Fiziksel Belirtileri

-Kalp çarpýntýsý,
-Hýzlý nefes alýp-verme,
-Nefes darlýðý,
-Terleme ve/veya titreme,
-Mide þikayetleri,
-Karýn aðrýsý,
-Baðýrsak hareketlerinde deðiþme (ishal-kabýzlýk),
-Organize olamama,
-Baþaðrýsý,
-Baþ dönmesi,
-Huzursuz uyku, kabus görme, aþýrý uyku veya uykusuzluk,
-Konsantrasyon bozukluklarý,
-Yorgunluk belirtileri,
-Yeme alýþkanlýklarýnda deðiþme.


Sýnav Kaygýsýnýn Duygusal Belirtileri

-Gerçeklik hissinin kaybolmasý,
-Kontrolün kaybedileceði hissi,
-Endiþe,
-Huzursuzluk,
-Güvensizlik,
-Çaresizlik,
-Öfke-Kýzgýnlýk,
-Korku,
-Ümitsizlik,
-Hayalkýrýklýðý,
-Mutsuzluk,
-Tedirginlik.


Sýnav Kaygýsý ile Baþa Çýkma Yöntemleri

-Çalýþmalarý ertelememek
-Çalýþmaktan  kaçýnmamak
-Gerçekçi beklentilerin olmasý
-Baþarýsýz olunacaðý inancýnýn deðerlendirilerek gerçekçi inançlarla yer deðiþtirilmesi


  Sýnavlardan Önce Yapýlabilecekler

-Beslenme ve uykunuza dikkat edin,
-Sýnav çalýþmalarýnýzý son geceye býrakmayýn,
-Kapsamlý sýnavlardan en az üç gün önce yeni bilgiler edinmeye çalýþmayýn, sadece tekrar yapýn,
-Beklentilerinizi deðerlendirin ve gerçekçi olmalarýna  dikkat edin.


Buradaki tüm öneriler kendi-kendinize uygulayabilmeniz için geliþtirilmiþtir. Sýnav kaygýsýnýn hayatýnýzý uyguladýðýnýz tüm yöntemlere raðmen hala olumsuz bir þekilde etkilediðini düþünüyorsanýz bir uzmana baþvurmalý ve uygun biçimde nasýl baþa çýkabileceðinizi terapi yoluyla öðrenmelisiniz. Unutmayýn her birey kendine özgüdür ve her bireyin baþa çýkma yöntemleri de bireye özgü olmalýdýr, bu anlamda uzmanýnýzla birlikte çalýþmalý ve size uygun olan baþa çýkma yöntemlerini bulmalýsýnýz.


Hazýrlayan : Uzm. Psk. Aylin Ýlden Koçkar
Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Bölümü
91


- Eðer uzun  süredir  mutsuz, üzüntülü ve keyifsizseniz.
                 

- Hiç  bir þey sizi neþelendiremiyorsa,
               

- Aþýrý kaygý, korku  duyduðunuz  alanlar  varsa,örneðin topluluk  önünde konuþmak, böcek  veya  bazý  hayvanlardan korkmak, yalnýz kalmak  gibi


- Genel  olarak   aþýrý  kaygýlý yada evhamlýysanýz.


- Ýnsanlarla  iliþkilerinizde sürekli  sorunlar  yaþýyor ve bu sorunlarý olumlu bir þekilde  çözemiyorsanýz                     


- Temizlik  yada  baþka bir  konuda  aþýrý  evhamlýysanýz.


- Aniden  yoðun bir sýkýntý yaþamaya baþlýyor ve 5-10 dakika  içinde kalp  çarpýntýnýz artýyor,ter  basýyor,vücudunuzda  uyuþmalar yada karýncalanmalar oluyor, nefes almakta zorluk  çekiyor ve o an yoðun  bir korku yaþýyorsanýz… Bu durum  belli aralýklarla  tekrar ediyorsa..



Yukarýdakilerden herhangi  birini  veya bir  kaçýný yaþýyor ve ayný  zamanda bu durum;

Hayatýnýzdaki  pek çok þeyi örneðin iþinizi, sorumluluklarýnýzý  yerine  getirmenizi  engelliyorsa;

Sizin  için önemli derecede sýkýntý yaratýyorsa...



            BÝR  UZMANA  BAÞ  VURMALISINIZ..!
92
Evlilikte  Duygusal  Zeka 'nýn Önemi



       Toplumumuzda kiþileri çoðu kez  "duygusal"  ve  "mantýklý"  gibi iki gruba ayýrma eðilimi gösteririz.  Üstelik "mantýklý" sýnýfýna soktuðumuz kiþilerden övgüyle bahsederken, diðer gruptakilerden eleþtiri ile söz etme  tutumu daha yaygýndýr. Oysa ki, her alýnan kararýn altýnda duygular yatar. Ýnsan kendisine yapýlan bir harekete, söylenen bir söze, gördüðü bir manzaraya bir tepki/cevap vermeden önce "duygularýna" baþvurur.  Duygularýndan almýþ olduðu mesajla düþüncelerine yön belirler ve bunu eyleme döker. Bu gerçeði kýstas olarak aldýðýmýzda bu ayrýmýn çok da geçerli olmadýðýný görürüz. Toplumda görülen bu sýnýflamanýn tabi ki toplumda geleneksel bir geçmiþi vardýr. Þöyle ki; kýz ve erkek çocuklarýna duygularýyla baþ etme konusunda çok farklý dersler verilir. Aileler -öfke duygusu hariç- diðer duygular hakkýnda kýzlarýyla oðullarýndan daha fazla tartýþýrlar. Yani kýz çocuklarýna " duygular " hakkýnda erkek çocuklarýna oranla daha fazla bilgi verilir. Aileler, okul öncesi çocuklarýna anlatmak için masallar uydurduklarýnda bile, kýzlarýyla konuþurken  daha çok duygu yüklü sözcükler kullanýrlar.


      "Erkekler aðlamaz" diye büyütülen erkek çocuklarý ile "kýzlar her yerde konuþmaz, gülmez" diye yetiþtirilen kýz çocuklarý ileri yaþlarda problem yaþamaya baþlýyor. Her þeyden önce kendi duygularýna yabancýlýk ile baþlayan karþý cinsle iliþkilerinde problem yaþamaya kadar gidiyor bu sorunlar. Yetiþkin bir birey olup evlendiklerinde de birbirlerinin duygularýný ifade ediþ tarzýný anlamlandýramama ile evlilik problemleri yaþamalarý da çok þaþýrtýcý olmasa gerek.


        Kýsacasý, duygusal öðrenmedeki bu farklýlýklar çok farklý becerilerin oluþmasýna yol açar. Kýzlar "sözlü-sözsüz duygusal iþaretleri okumakta, hislerini ifade etmekte ve iletebilmekte " ustalaþýrken, erkekler "suçluluk, korku, incinebilirlik ve acýyla ilgili duygularýný en aza indirgemekte" beceri sahibi olurlar.


Nedir duygusal zeka ?


* Kiþinin kendi duygularýný bilip, tanýmasý ve karþýsýndaki kiþilere ifade edebilme becerisi


* Kendi duygularýný yönetebilme becerisi


* Karþý tarafýn duygularýnýn farkýnda olabilme, anlayabilme becerisi


* Kendi kendini güdüleme becerisi


* Ýliþkilerini kontrol edebilme becerisini kapsar.


Evlilikte duygusal zekanýn yeri ve önemi

Ýliþkileriyle ilgili  "hoþnutluk düzey"lerini ölçmek amaçla 264 çift üzerinde yapýlan çalýþmaya göre aslýnda kadýnlar için en önemli öðeler arasýnda "iyi iletiþim" hissin gereksinimi ortaya çýkmýþ. Evli kadýnlar üzerinde yürütülen bir diðer araþtýrmaya göre ise; kadýnlar için yakýnlýk, bir þeyler, özellikle de iliþkinin kendisi hakkýnda konuþabilmek demektir, ifadesi çýkmýþ ancak bunun kadýnlarca çok da iyi yürümediði sonucuna varýlmýþ. Dr. Huston'nýn bulgularýna göre; flört  döneminde erkekler müstakbel eþleriyle, onlarýn yakýnlýk isteklerine uyan sohbetlere  vakit ayýrmaya daha istekli ancak evlendikten sonra, zaman ilerledikçe erkekler -özellikle daha geleneksel çiftlerde- eþleriyle bu þekilde konuþmaya daha az zaman ayýrýr ve yakýnlýk hislerini bir þeyler konuþmak yerin, bahçeyle uðraþmak, tatile gitmek gibi birlikte yapýlan aktivitelerle tolere etmeye yöneldikleri sonucu bulunmuþtur.


     Kocalarýn bu artan sessizliði, kýsmen evliliklerinin durumu hakkýnda biraz fazla iyimserliklerinden kaynaklanýyor da olabilir.(?). Kadýnlar ise sorunlara daha duyarlý olarak geçmiþten getirdiði tecrübeyle yaklaþýr. Erkeklerin bu toz pembe bakýþ açýsýna, duygusal yüzleþmelerden hazzetmeyiþlerini de eklersek, kadýnlarýn neden kocalarýnýn neden tartýþmaktan kaçýnmaya çalýþtýklarýný bu kadar sýk dile getirdiklerini daha iyi anlayabiliriz herhalde.


   Aslýnda bir evliliði kurtaran ya da yýkan, sorunlarýnýn çok/az  olmasý, çiftlerin ne kadar sýklýkta seviþtiði, ne kadar borç veya tasarrufla yaþayabildiði deðil, daha çok, iliþkilerinin geleceði açýsýndan daha önemli olan hassas noktalarýn çift tarafýndan nasýl tartýþýldýðý yani çiftlerin davranýþ biçimleridir. Duygusal zeka, iþte bu süreçte devreye girerse tükenmiþ olarak gördüðünüz iliþkiniz yeniden canlanabilir. Duygusal zeka ile bir çok soruna, karþý tarafýn gözünden bakabilir ve "haksýzlýk bu" diye algýladýðýnýz her þeyi rahatlýkla derinlemesine görebilirsiniz.


   Renkli umutlarla kurulan iki baþrol oyuncusunun oynadýðý, ismi "evlilik" olan bu oyunun ilerleyen zamanlarda karþýlýklý iki taraflar arasý oynanan bir maç niteliði kazanýp "oyundan galip çýkma  telaþýna" girmek istemiyorsanýz tavsiyelerimize kulak verin:


En önemli adým "empati" kurabilme becerisini kazanabilmedir. (empati: bir kiþinin diðer kiþinin yerine bir an için geçerek, onun gibi düþünüp algýlayabilme ve hissedebilme yetisidir) Örneðin eþinin canýný sýkan bir olayý diðer taraf saçma ve gereksiz olarak algýlayabilir. Eðer bu kiþi duygusal zekasýný sorunu anlamlandýrabilmek için iþin içine sokarsa, söz konusu olan durumun hiç de saçmalýk olmadýðý farkýndalýðýný geliþtirebilir.


Dolup taþmadan önce bir panzehir olarak kendi kendine konuþma


Savunmacý olmayan dinleme ve konuþma


Sakinleþebilmek (Her güçlü duygunun kökeninde harekete geçirici bir dürtü vardýr. Bu dürtülerin yönetimi duygusal zekanýn temel taþlarýndandýr.


Ýliþkiye zaman ayýrmalýsýnýz.


Uzlaþmaya varmayý, baþkasýnýn isteklerine saygý göstermeyi bilmelisiniz.


Ýletiþim çok önemlidir. Sadece mutluluklarýnýzý deðil, endiþe, korku ve tereddütlerinizi de anlatmalýsýnýz.     



Psikolog Esin AÞKIN
93
Kýskançlýk

Ýliþkinin Tuzu Biberi Olarak Görebileceðimiz Tutku'nun reçetesi mi ?

Ýliþkiyi Gitgide Yokoluþa Sürükleyen Bir Virüs mü ?
   
                                       



      Kýskançlýk milyonlarca yýl içinde iþlene iþlene geliþmiþ ve uzun süreli hedefleri olan sevgi ile simbiyotik bir iliþki içinde olan bir duygudur. Terk edilme tehlikelerine ve sadakatsizliðe karþý kiþide bir savunma aracý olarak geliþir. Kýskançlýk binlerce biçimde kendini ifade edebilir. Bizim sözünü edeceðimiz kýskançlýk ise daha çok özel iliþkilerde kendini hissettiren "kýskançlýk" olacak. Kýskançlýk dendiðinde çoðumuzun aklýnda oluþan ilk anlamlandýrma muhtemelen "olumsuz" anlamýyla ifade edilir olmaktadýr. Gerçekte iliþkilerde  kýskançlýk hangi noktaya kadar  olumlu, hangi noktadan sonra olumsuz sonuçlar doðurur? Kýskanç bir partner kendini nasýl ifade eder ve ederken de aklýndan neler geçer ? Kurban rolünde kalan karþý tarafýn içinde kaldýðý durumlar neler?... Bu gibi bir çok sorunun yanýtlarýný bulmaya ne dersiniz. Öncelikle "kýskanç kiþi"den baþlayalým:



Kýskanç partner içinde ne gibi biliþsel süreçler geçirir ve bunlarý nasýl dýþavurur?

Bir kýsmýnda bir veye birden çok korku egemendir; ihmal edilme korkusu, terk edilme korkusu, partnerini kaybetme korkusu, partnerini bir baþka hemcinsiyle paylaþma korkusu... Bir kýsýmda ise derin bir güven problemi vardýr ve karþý tarafa baðlanmada güvensizlik yaþar. Tehdit hissettiði kiþilere karþý da tuzak kurma ve/ veya onlarý eleþtirel deðerlendirmede abartma eðilimi görülür. Partnerine karþý geliþtirdiði bu duygulanýmý ona karsý yansýtmada ise; anlamsýz karþý çýkýþlar, özgürlüðünü kýsýtlayýcý davranýþ ve isteklerde bulunma (eþini sevgi zinciriyle sýkýca baðlama, sevdiði bu kiþinin etrafýna duvar  örme, sevilen kiþinin ne yapmasý, ne görmesi, ne düþünmesi gerektiði hakkýnda emirler yaðdýrmasý...) Bunlar yalnýzca amaca ulaþmak, yani partnerine sahip olmak, arzusu ile seçilen yollardýr.



Peki iliþkilerdeki bu kýskançlýk duygusu nasýl ve ne zaman harekete geçer ?

Her ne kadar asýl yapýlanma çocukluk çaðlarýna uzanmýþ olduðu düþünülse de (özellikle kardeþ kýskançlýðý ile kendini belirgin hale getirir), iliþkilerde durum biraz daha farklý þekil alýr. Kýskançlýk duygusu özellikle bir "terk etme sinyali" algýlandýðýnda (þüpheli bir ortadan kayboluþ, davranýþlarda  bir deðiþiklik, yabancý biri ile göz temasý yakalandýðýnda, partnerinizin de o yabancýya tepkisiz kalmamasý, ortaya çýkan yeni tek baþýna yapmasý gereken faaliyetler, cinsel yaþamda ani bir deðiþiklik...) harekete geçer. Bu iþaretler, sadakatsizlik olarak algýlanýp duygusal olarak tehdit hissedilirse alarma geçer. Çünkü bunlar, iliþkinin bitmesi ile baðlantýlý çaðrýþýmlar yaparak kiþiyi var olan düzeni korumaya, git gide daha da emniyetlendirme çabalarýna imkan tanýmasý için tetikler.



Kýskançlýkta sýnýr nedir? Nereye kadar iliþkiyi saðlamlaþtýrýr, nereden sonra tüketir?

Beklenebilirlik sýnýrýný aþmýþ (aþýrý), olaylarý rasyonel algýlamanýn dýþýna çýkmýþ ve akýldýþý tehditler algýladýðýný savunan bir psikiyatrik bozukluk olan paranoya çizgisine uzanan hastalýklý kýskançlýk boyutunda yaþanan duruma hem kiþinin kendisinde bir özyýkým hem karsý tarafta bunaltý hem de normal giden iliþkinin dramatik bir þekilde sona eriþi bilinen ve beklenen bir sonuçtur. Bu durumda gerçek bir rakiple ilgilenen eþin oluþturduðu gerçek bir tehdit de algýlandýðýndan durum daha da vahimleþir. Kýskançlýkla kendine savunma düzeneði oluþturan kiþi, asýl amacýný yani hedefi elde etmekten çok onu kaybetmeye yol açan tavýrlar sergilemeye baþlamýþtýr. Bununla birlikte kýskançlýk asýl hedefe iþaret ettiði sürece ve sonuçlarý iki tarafý da zedelemediði sürece iliþkiyi besleyici ve zenginleþtirici bir rol oynar. Romantik bir iliþki içinde kýskançlýðýn bu normal seviyede varolmasý deðil, yokluðu kötüye iþarettir. Bu hal duygusal iflasýn habercisidir. Bu durum en azýndan bir tarafýn kendisinin "sevilmiyor" olmasýný düþündürtebilir. Bunun sonucunda duygusal patlamalar, öfkeli konuþmalar ile iletiþim kopukluðu ortaya çýkarak iliþkinin bitmesine suç ortaklýðý yaparlar.



Bir kýskançlýk testinin ortaya çýkardýðý ilginç sonuçlar

Western Ýllinois Üniversitesin'nden Dr. Eugene Mathes, evli olmayan ama duygusal bir iliþki içinde bulunan bir grup kadýn ve erkeðe, bir iliþki içinde yaþanan kýskançlýk  testi uygulamýþ. Testten 7 yýl sonra bu insanlarla tekrar baðlantý kurmuþ ve onlara iliþkilerinin þu anda ne durumda olduðunu sormuþ. Teste katýlanlarýn yaklaþýk olarak %25' i evlenmiþ, %75' i ise ayrýlmýþ. Evlenenlerin 7 yýl önceki kýskançlýk puanlarý ortalama olarak 168 bulunmuþ, ayrýlanlarýn ise 128. Sonuç, kýskançlýðýn uzun vadeli sevgi ile kaçýnýlmaz bir biçimde baðlantýlý olduðuna iþaret etmektedir. (Dr.David Buss, Dangerous Passion,2000.)



Kýskançlýðýn "olumlu yüzü " eþlere neler kazandýrýr ?

Eþler arasýnda bazý kýskançlýk ifadeleri sevgi davranýþlarý olarak da yorumlanabilir. Bu kýskançlýðýn ilk aþamasý olarak  tedbirli davranmanýn artmasýdýr.(son aþama ise þiddeti içerir ancak bu olumsuz aþamaya geçer.) Örneðin erkek, eþini günde en az bir iki kez aramasýyla iliþkiyi koruma ve uyanýk olduðunu hissettirerek eþine sevgi mesajlarý vermiþ olur. Ya da kadýnýn uykusunun eþini düþünmekten kaçmasý onu derin sevgisinin iþareti olarak algýlanabilir. Bunun gibi, bir erkek kýz arkadaþýný çok sevdiðini arkadaþlarýna anlatýrken hem sevgisini haykýrmakta hem de olasý rakiplerine gözdaðý vererek kýz arkadaþýndan uzak durmalarý gerektiði mesajýný vermekte bir bakýma iliþkini korumaktadýr. Daha da ayrýntýlara indiðimizde aslýnda bütün rakip olarak algýlanabilecek üçüncü þahýslar, tutkuyu daha da güçlendirebilmektedir.



Kýskançlýðýn iliþkiye zarar verdiðini hissettiðimiz anda neler yapýlmalý ?

Ýlk baþta hissedilen kýskançlýk duygusunun kaynaðý araþtýrýlmalý, kiþi önce kendi kendine bu sebepleri sýralamalý ve " zarar almadan bu durumun üstesinden nasýl gelebilirim sorusuna yanýt aramalýdýr". Daha önceden kazanýlmýþ olmasý gereken, kazanýlmamýþ ise daha zor olacaðýndan bir uzman desteði ile açýk ve dürüst iletiþim ile problemi sahiplenip, fayda getirebilecek çözümleri paylaþmalý ve orta yolu bulmayý amaçlamalýlardýr. 

                                                                                                                                                                                                 

   Psikolog  Esin AÞKIN
94
Peki   Bu  Sýkýntýlý  Ruh  Halinden  Nasýl  Kurtulabilirsiniz ?




Yaþamakta olduðunuz bu mutsuzluða karamsarlýkla bakýp "umutsuz, çaresiz " olarak görüyor olabilir ya da depresyon belirtilerini yok sayýp ve ya görmezden gelmeye çalýþarak onlara bir kýlýf uydurmak istiyor olabilirsiniz. Ancak bu iki yol da sizi depresyondan kurtarmak için yeþil ýþýk yakmaz. Oysa ki depresyonu dürüstçe kabul edip, onu göðüslemeye karar verdiðinizde yaþanýlan sýkýntýlar, olumlu sonuçlara doðru þekil almaya baþlayabilir. Peki, sýkýntýdan kurtulmaya nereden baþlamalýyýz, en önemli soru bu…


Yaþamakta  olduðunuz  problemi  tanýmlayýn :  Ýster sýkýntýlý, yalnýz, yorgun, tükenmiþ olun  veya  cesaretiniz kýrýlmýþ olsun; düzelmeye doðru ilk adým; bir probleminiz olduðu gerçeðini kabul edin ve onunla yüzleþmeye hazýr olun. Bu adým küçük ve aþina olduðunuz bir eylemmiþ gibi gelebilir ancak unutmayýn en büyük baþarýlar  küçük gördüðümüz adýmlarla baþlar. Yardýma ihtiyacý olduðunu kabul etmek istemeyen bir kiþiye en etkili çözümlerin bile yardýmý dokunamaz.

Yardýma  ihtiyacýnýz  olduðuna  karar  verin :  Bazý insanlar mutsuz ve yalnýz olmaktan gerçekten hoþlanabilirler. Bu durumu fark eden ve farklý algýlayýp, onun bir yardýma ihtiyacý olduðunu hisseden biri, o kiþiye bir yardým eli uzatabilir ve bu muhtemelen  karþýsýndaki kiþi tarafýndan geri çevrilir. Kiþi yardým isteyene kadar, çözümün ana hatlarýný çýkartmak zordur.

Problemin  nedenlerini  araþtýrýn : Bunalýmlý ruh haliniz, kendinize mal etmek yerine, yaþamakta olduðunuz sýkýntýlarýn nedenlerini olumlu ve dürüst bir bakýþ açýsýyla araþtýrýn. "Beni bu duruma getiren þey nedir? Niçin kendimi böylesi kötü hissediyorum? Aslýnda ben ne istiyorum? Farkýnda olmadan yaptýðým yanlýþlarým neler olabilir? " gibi basit sorularý kendinize sorun, sorun hakkýnda bilgi toplayýn. Hafif bir depresyonda bazen bu minik ve basit sorularýn çok da iþe sorunu çözmede çok da iþe yardýðý görülür.

Kendinize  alternatifler  yaratýn :Depresyonunuzu bir çok yönüyle ortaya çýkardýktan sonra bir danýþmandan yardým alýn. Depresyonunuz fiziksel bir semptomla iliþkili olabilir yada alýþkanlýk haline getirdiðiniz davranýþlar olabilir ( çok fazla kahve içmek, fazla þeker kullanmak…)  Ýç sýkýntýnýzýn nedeni bu küçük ihmaller de olabilir.
Kendinize acýmaktan vazgeçin : Bir insan sadece, kendisine acýma duygusuna kapýldýktan sonraki dönemde depresyona girer. Ýçinde bulunduðunuz durumu kabullenip, durumunuzu bir memnuniyet duygusuyla ayarlayabilirsiniz.
Sorunlardan kaçýnýn : Güçlü bir ruh halinde deðil iken üzüntülü insanlarla birlikte olmamanýz özellikle önem taþýr.Kolaylýkla depresyona giren bir insansanýz, sürekli hastalýklarýný anlatan bir arkadaþýnýzla birlikte olmayýn.Ýki üzgün ruhun bir araya gelmesi kötü bir grup oluþturur.Beyninizi olumsuzluktan kurtarýp, olumlu þeyleri ön plana çýkarýn.
                                                 

    Psikolog Esin AÞKIN





95
Evrensel bir duygu olan korku  hayatýmýza nasýl egemen olmakta ve bizi nasýl yönlendirmektedir? Çoðunlukla bunun farkýnda deðiliz ve baðlantýlarýný ise keþfetmek profesyonel bir yardýmla mümkündür. Korkumu bizi yönetecek yoksa biz mi korkuyu yöneteceðiz ? "Korku gelecek bir kötülüðü beklemedir" diyen Eflatun ayný zamanda "Korku köleliktir" diyor.  Ve Mevlana "Testi taþtan korkar" diyor.



Hayatýn uzun ince yollarýnda ilerlerken sayýsýz korkularla tanýþýyoruz. Alt ettiðimiz korkular olduðu gibi etkisinden kurtulamadýðýmýz ve bazen de farklý þekillere bürünen korkularý bilincimizde taþýyýp yolumuza devam ediyoruz. Üstümüzden atamadýðýmýz ve bazen farkýnda olarak bazen de farkýnda olmayarak bünyemizde barýndýrdýðýmýz korkularýmýz omuzlarýmýzda yük olarak durduðundan bir þekilde ilerlememizi ve hayattaki yürüyüþümüzü yavaþlatacaktýr. Sahip olduðumuz her korku bizden bir kýsým enerjiyi alacak ve yolumuza kimi zaman referans olarak çýkacaktýr. Oysa yönlendiðimiz yada yönlenemediðimiz, karar verdiðimiz yada veremediðimiz , güven duyduðumuz yada duyamadýðýmýz bir çok þeyde sahip olduðumuz korkularýmýzýn etkisi vardýr. Fobi haline gelen korkularýmýz bariz olarak göründüðünden farkýndayýzdýr, saçma olduðunu biliriz ama yinede korkarýz ve o korkunun etkisi ile hareket ederiz. Bir çokta yüzen gezen  ama belirli bir nesneye yönlenmeyen ve bizim anlam veremediðimiz ve çoðu zaman farkýnda olmadýðýmýz korkularýmýz vardýr. Bu korkularýnda hayatýmýza etkisinin çok farkýnda deðilizdir. Görmek istemediðimiz farkýna varmak istemediðimiz bilinçdýþý bazý dürtü ve isteklerin simgeleri olarak ortaya çýkan korkularýmýzýn anlamlarýnýn farkýnda olmak ise kolay olmayacaktýr. Bir þeyin baþka bir þeye dönüþtüðü bilinçdýþýmýz doðru baðlantý kurmamýzý zorlaþtýrmaktadýr.



            Çoðu zaman bu korkularýmýzýn farkýna varmak ve etkisinden kurtulmak profesyonel bir yardým gerektirir. Hayat serüveniz içinde deðiþik zamanlarda deðiþik katmanlara yerleþmiþ ve hayatýmýzý etkileyen bu korkularý tanýyýp kendimizi arýndýrmak bizi hayatta daha etkili ve kendini daha doðru biçimde ortaya koyan bir insan haline getirecektir.

           

            Ýnsanýn geçmiþi, çocukluðu ve bu güne kat ettiði yollar korkularla doludur. Korku bazen hayatý öðrenmek için, bazen terbiye yöntemi olarak, bazen toplumsal düzenin saðlanmasý için , bazende insanýn kendisini korumasý için kullanýldý. Bazende eðitimde bir araç olarak kullanýldý. Ve korkutmalarla dolu çocukluk yaþantýsý kendisini dýþ dünyanýn diðer korkularýna býrakarak hayata egemen olmaya devam etti.



            Korkuya dayalý bir aile yetiþtirme tarzý, korkuya dayalý bir eðitim sistemi ve korkuya dayalý bir kamu düzeni korkuyla iç içe geçmiþ hayatlara götürdü insanlarý. Korkunun büyütüldüðü ve güvensizliðin pekiþtirildiði bie yönetim anlayýþý ise deðiþik korkularýn beslenerek hayatta etkinleþtirilmesine neden oldu.  Ve bir çok insan ise hayatýný korkulara teslim ederek benliðini ortaya koymaktan vazgeçen insanlar kendilerine olan saygý ve deðeri de yitirerek kendilerine yabancýlaþtýlar.



            Aç kalmaktan, ilaç bulamamaktan, iþsiz kalmaktan, insanlarýn güvenini yitirmekten, küçük düþmekten, yalnýz kalmaktan, anlaþýlamamaktan, gelecekten, yaþlanmaktan , ölmekten, sevdiklerini  yakýnlarýný kaybetmekten, hastalanmaktan, güçsüz düþmekten korkar hale gelen insanlar çoðu zamanda bu korkularýnýn farklý þekillere bürünmüþ halleriyle  yada klinik düzeyde tedavi gerektiren þekilleriyle karþýlaþýr hale geliyorlar.

            Fobi haline gelen korkularla baþ edemeyen  kiþilerin ise psikolojik tedavi görmeleri zorunlu hale gelmektedir. Çoðu zaman ise kiþilerin hayatýný kýsýtlayan bu fobik reaksiyonlara katlanmayý tercih etmekte ve tedavi olmaya yanaþmamaktadýr bazý kiþiler.

Fobi haline dönüþen bazý korkular aslýnda kiþinin yaþadýðý baþka gerginliklerin ve içinden çýkamadýðý çatýþma ve dürtülerin sonucunda olabilir. Yani fobilerde kiþinin yaþadýðý psikolojik sorunlarýn görünür hale gelmesi  olarak ta tanýmlanabilir.kiþinin yaþadýðý korkudan yola çýkarak psikolojik seanslarýn sonucunda asýl soruna ulaþmak mümkün. Asýl sorun çözümlendiðinde ise korkuda kendiliðinden ortadan kalkmýþ olacaktýr. Çoðunlukla hipnoz bu alanda iyi bir araç olarak kullanýlabilir.



            Belirli bir nesneye yöneltilip fobi olarak ortaya çýkan bu korkular kiþiye saçma gelir fakat kiþi bu korkunun etkisinden kendisini kurtaramaz. Çok deðiþik korkular yaþayan insanlar bulunmaktadýr. Sýk karþýlaþýlan korkular kapalý yer korkusu, asansör korkusu, yükseklik korkusu, yýlan ve köpek korkusu olmakla birlikte ; rüzgar korkusu, yaþlýlardan korkma, kandan, böcekten, þimþekten, sudan, mikroptan, yazýdan, sudan, tozdan, denizden, evlenmekten, kýldan, idrardan korkan insanlara rastlamak mümkündür.



Tanýmlamak gerekirse korku; insanýn algýladýðý, gördüðü, yada düþündüðü, imgelediði, tasarladýðý  tehlikeli, tehdit dolu durum, kiþi nesne olay ve olgu karþýsýnda gösterdiði doðal evrensel bir duygulaným durumu, ruhsal tepkidir.



            Kiþilerin korkularýný tanýmaya çalýþmalarý ve geçmiþ yaþantýlarýyla baðlantý kurmalarý, bu korkularýn nereden nasýl kendilerine miras kaldýðýnýn farkýna varmalarý bu korkularý yenmeleri için etkili bir adým olacaktýr. Korkularýn yaþamda nelere mal olduðu , yaþamý nasýl engellediði ve hayattaki ilerleyiþi nasýl sekteye uðrattýðý sorgulanmalý ve etkili bir yaþamýn önünde engel olmaktan çýkarýlmalýdýr.  Aksi taktirde korkularýn esiri olan bireyler olmaktan ve yaþama yabancýlaþan mutsuz bireyler olmaktan öteye gidemeyecektir kiþiler.

Korkusuz özgür bir yaþam kurmanýz dileði ile...

96
97
Yüz hatlarýna göre ne, nedir?

Kiþilerin yüz hatlarýna bakýlýrken alýn, göz, dudak, kaþ, çene ve burun esas alýnýyor.
Alýn geniþ ise kiþi entelektüel, hayal gücü kuvvetli, dar ise çok dikkatli, dakik, rakamlarla arasý iyi, dik ise baðýmsýz, bombeli ise inisiyatif sahibi, uyumlu, açýk ise sosyal, paylaþýmcý oluyor.

Kaþ aþaðý doðru ise kiþi centilmen, sahiplenici, ciddi iliþkiler yaþayan;
kalkýk ise dinamik, hýrslý, kolay sinirlenen;
çalý gibi ise güçlü kiþilikli, baþarýlý;
uzun ise güçlü, dirençli; ince ise esnek, baþarýlý, kolay pes eden;
birleþik ise dengesiz, maceracý; kýsa ise duygusal, aktif;
düz ise iyimser, dünyayla barýþýk;
geniþ ise ufku geniþ, güvensiz ve hassas oluyor.

Göz çukur ise kiþi ciddi, gizemli; burna yakýn ise konsantrasyonu kuvvetli, titiz, kararlý; büyük ise açýk, kibar, sözüne güvenilir; küçük ise odaklanmýþ, özel; patlak ise hevesli ve meraklý oluyor.

Burun geniþ ise kiþi kendine güveni tam; dar ise kontrolcü; geniþ ve düz ise sosyal ama kararsýz; dýþa doðru ise lider ruhlu, idare etmeyi seven ve temsilci ruhlu; içe doðru ise yardýmlaþmayý seven, giriþken; geniþ ise iyi bir lider; dolgun ise güçlü, inatçý, cömert ve sabýrsýz oluyor.

Dudak geniþ ve düþük ise kiþi cömert; kýsa ve kalkýk ise gururlu; kalýn ve kalkýk ise aðzý kalabalýk; ince ve düþük ise öz konuþan biri olarak yorumlanýyor.

Çene geniþ ise kiþi otoriter; dar ise yumuþak baþlý; gamzeli ise inatçý; köþeli ise anlaþmasý kolay olarak tanýmlanýyor.
98
Mavi gözlüler
Duraðan olmayý sevmeyen, enerji dolu, karar verme yeteneðine sahip, pozitif, eli açýk kiþiler. En büyük kusurlarý gerçeði görmekte zorlanýp hayalperest oluþlarý. Peki ya diðer gözler ne diyor?

Yeþil gözlüler
Sevdiklerini kýrmayan bir yapýya sahip olan yeþil gözlüler, çok sinirli olmalarýna karþýn, bastýrabilmeyi baþaran ve kýrýcý olmamaya özen gösteren kiþiler. Duygularýný, kontrol altýna almayý baþarabiliyorlar.

Ela gözlüler
Ela gözlü insanlarýn, sezgileri son derece kuvvetli. Yumuþak baþlý ve anlayýþlý olan ela gözlüler, gururlarýna aþýrý düþkünler ve gururlarý incindiðinde ne olursa olsun asla affetmiyorlar.

Siyah gözlüler
Olaylar karþýsýnda çabuk heyecanlanan siyah gözlü insanlar duygusal yapýlarýyla bu olumsuzluðu her zaman yaþýyorlar. Hem sevgisi hem de kindarlýðý çok fazla olan siyah gözlüler, hassas bir kalbe sahipler.

Kahverengi gözlüler
Her ortamda özel hayatlarýna ait detaylarý anlatmaktan çekinmeyen kahverengi gözlüler, art niyetsiz insanlar. En büyük olumsuz yanlarý dünyaya kapalý gözle bakmalarý. Çoðu kez hayal kýrýklýðý yaþayabiliyorlar..