Cankalp.Com | Aşk Sana Benzer...

? Genel => Öykü (Aþk, Sevgi, Dostluk,Duygusallýk...) => Konuyu başlatan: 3va - 11 Oca, 2006, 01:54

Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 11 Oca, 2006, 01:54
(http://img80.imageshack.us/img80/945/m53ol3mw.jpg)


ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!

Tanýnmýþ gezgin Thomas Cook, bir araþtýrma gezisi sýrasýnda Atlas Okyanusu'nun ýssýz bir yerinde, çýðlýklar atan milyonlarca kuþun havada daireler çizerek uçtuðunu gördü. Kulaklarý saðýr edecek denli yüksek sesle çýðlýklar atan kuþlarýn kimileri yoruldukça, kendilerini okyanusun dev dalgalarý arasýna atýyorlardý. Onlar bu son hareketleriyle yaþamlarýna son veriyorlar, kendilerini okyanusun dalgalarýna býrakýrken, çaresizlikten ölüme teslim oluyorlardý.

Bu olaya yalnýzca Thomas Cook deðil, o bölgede ki balýkçýlarda yýllardýr tanýk olmuþlardý. Kuþ bilimcileri ise, yaptýklarý araþtýrmalarda göçmen kuþlarýn farklý yönlerden gelerek okyanusta bu noktada birleþtiklerini keþfediyorlar, fakat onlarýn, birbirleri peþisýra kendilerini ölümün kucaðýna atmalarýnýn nedenini bir türlü çözemiyorlardý.

Gerçek, geçtiðimiz yüzyýlýn ortalarýnda anlaþýldý. Bu trajik olayýn yaþandýðý yerde bir zamanlar bir ada vardý. Göçmen kuþlarýn göç yolu üzerinde bulunan bu ada, bir deprem sonunda, okyanusa gömülmüþtü. Ýnsanlarýn, yok olduðunun bile ayýrdýna varamadýklarý ada, göç yollarýnýn ortasýnda kuþlar için vazgeçilmez "dinlenme" duraðýydý. Kuþlar binlerce yýllýk kalýtýmsal alýþkanlýklarýyla adanýn yerini bilmekteydiler ve yýpratýcý, uzun yolculuklarýnýn ortasýnda, biraz dinlenebilmek ve toparlanabilmek için, yine binlerce yýllýk kalýtýmsal güdüleriyle, okyanusun ortasýndakiadaya geliyorlardý ama... Olmasý gereken yerde adayý bulamayýnca, yorgunluktan bitkin bedenlerini çýðlýk çýðlýða okyanusun sularýna býrakmak zorunda kalýyorlardý.

Söz kendini toparlamaktan açýlmýþken soralým. Sizin hiç "kendinizi toparlayacaðýnýz" bir adanýz oldumu? Yaþamýn uzun "göç yollarý"nda acaba, sizinde bir yudum taze soluk alabileceðiniz, yolunuzun kalan bölümüne dinç olarak devam etmenizi saðlayabileceðiniz bir adaya sahip olabildiniz mi? Birgün yerinde bulamadýðýnýzda ise, ona illede ulaþmak ve sýðýnmak için baþýnýz dönercesine, dengeniz bozulurcasýna çýrpýnýp kanat çýrptýðýnýz bir ada yaratabildiniz mi yaþamýnýzda kendinize?

Herþeyi sýnýrsýzca paylaþabildiðiniz bir dost, yola birlikte çýkacak denli güven duyduðunuz bir arkadaþ, size her zaman huzur verecek bir eþ, ulaþmak için yýllardýr uðraþ verdiðiniz bir amaç edinebildiniz mi? Þöyle daha bir iyi bakýn çevrenize... Size gelen, size sýðýnan...Sizin gittiðiniz, sizin sýðýndýðýnýz...Sizin bulduðunuz dostlarýnýzý bir düþünüverin. Sonra da bir gerçeði görüverin gözlerinizle:

Sizin durup , soluklandýðýnýz ve kendinizi toparlayabildiðiniz kaç adanýz var çevrenizde ve...

Durup, sýðýnmak ve kendilerini toparlayabilmek gereksinimi duyan kaç dostunuz için siz bir adasýnýz?
Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: KaLpsiz - 11 Oca, 2006, 02:10
Öncelikle ßu mükemmel Yazý için Tþk Ederim!

"Söz kendini toparlamaktan açýlmýþken soralým. Sizin hiç "kendinizi toparlayacaðýnýz" bir adanýz oldumu? Yaþamýn uzun "göç yollarý"nda acaba, sizinde bir yudum taze soluk alabileceðiniz, yolunuzun kalan bölümüne dinç olarak devam etmenizi saðlayabileceðiniz bir adaya sahip olabildiniz mi? Birgün yerinde bulamadýðýnýzda ise, ona illede ulaþmak ve sýðýnmak için baþýnýz dönercesine, dengeniz bozulurcasýna çýrpýnýp kanat çýrptýðýnýz bir ada yaratabildiniz mi yaþamýnýzda kendinize?

Herþeyi sýnýrsýzca paylaþabildiðiniz bir dost, yola birlikte çýkacak denli güven duyduðunuz bir arkadaþ, size her zaman huzur verecek bir eþ, ulaþmak için yýllardýr uðraþ verdiðiniz bir amaç edinebildiniz mi? Þöyle daha bir iyi bakýn çevrenize... Size gelen, size sýðýnan...Sizin gittiðiniz, sizin sýðýndýðýnýz...Sizin bulduðunuz dostlarýnýzý bir düþünüverin. Sonra da bir gerçeði görüverin gözlerinizle"

Sanýrým ßenim ßitane Kaldý ona çok þey borçluyum bazen üzsemde tek varlýðým o, belki eþim olmuyacak ama karþýlaþtýðým ve karþýlacaðým son insan!!!!
Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: Abdulllah - 11 Oca, 2006, 20:06
teþekkürler arkadaþým

Sizin durup , soluklandýðýnýz ve kendinizi toparlayabildiðiniz kaç adanýz var çevrenizde ve...

Durup, sýðýnmak ve kendilerini toparlayabilmek gereksinimi duyan kaç dostunuz için siz bir adasýnýz?
Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: Mtemizce - 12 Oca, 2006, 17:43
süper bu ya bunu ilk okuduðumda baya yüzüm asýldý gerçekten güzel bi yazý herkes kendine bi pay çýkartýr bundan paylaþýmýn için teþekkürler verliebt
Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 13 Oca, 2006, 08:02
arkadaþlar ben teþekkür ederim
herkesin durup soluklanacagý,kendini toparlayabilecegi bir adaya sahip olmasý ve bir ada olmasý dilegiyle...
Başlık: DOST ADACIKLARI...
Gönderen: 3va - 14 Oca, 2006, 15:42
Eski Ýspanyol haritacýlarýn sevgilileri, harita çizilirken, "benim için de bir ada çiz" derlermiþ. Ýspanyol haritacýsý da sevgilisi için gerçekte olmayan bir ada çizermiþ. Eski Ýspanyol haritalarýnda böyle "sevgiliye armaðan adacýklar" olurmuþ. Kendimizi bir an Ýspanyol haritacýlarýndan biri ,yüreklerimizi de sonsuz bir okyanus olarak kabul edersek acaba bizim okyanusumuz üzerinde kaç tane dost adacýklarýmýz vardýr!!  Oysa, herkesin kendi yüreðinde küçük de olsa adacýklarý ve baþkalarýnýn yüreðinde de kendi adýna bir adacýðý olmasý gerekmez mi!! Bizim de "Bak bunlar da benim adacýklarým' diyebileceðimiz , fýrtýnalarda, boranlarda sýðýnabileceðimiz , dostlarýmýzýn sýðýnabilecekleri ,bizi her dertten koruyacak adalarýmýz olmalýydý-olmalý…  Deniz o kadar büyük ki.  Gönül dünyamýzýn dört bir tarafýný saran O kadar çok okyanus var ki.. okyanusumuzu baþkalarýyla kýskanmanýn ancak koca okyanusun ortasýnda küçücük bir adada  yapayalnýz kalmaktan öte ne gibi bir anlamý olabilir !! Bu anlamda pek çoðumuz  Robinson Crouse'un (sanýrým doðru söyledim!) 21. yüzyýl versiyonu olmuyor muyuz aslýnda .. Peki ya çizecek bir haritamýz yoksa..  ya çizecek haritasý bile olmayanlar..
"Ayný þehirde olduðumuz ,  bir otobüslük mesafe kadar yakýnlýkta olduðu  düþündüðümüz dostlarý þöyle bir düþün. Oysa hiç de yakýn deðilizdir.
Hale bak.. Ýnsan insaný kaybediyor ve bulamýyor. Ayný kentte olsa da.... Ayný semtte olsa da... Ayný evde olsa da....Sonra da hiçbir þey olmamýþ gibi soruyoruz... ""Neyim var,ne oluyor, eksiklik ne?" "
Eksilen ne mi?
"Eksilen insan , insanlýk ve kendimiz. "
Bir haritaya basit küçük basit yeþil bir adacýk çizip de "Bak bu da senin adan" demeyi unutuyoruz veya her nasýlsa beceremiyoruz iþte..
Gönlünün alýnmasýný beklediðimiz hep kendi gönlümüz..
Ýlgiyi ve sevgiyi hakkettiðine inandýðýmýz sadece kendimiziz.
Hep birilerinin elimizden tutup bizi karþýdan karþýya geçirmesini bekliyoruz..  çünkü biz hep buna alýþmýþýz. Kendimizi öyle alýþtýrmýþýz...Nasrettin Hoca hesabý ; elimizi ancak 'ver elini' diyene deðil de 'tut elimi' diyene uzatýyoruz..
"Duygularý unutuyoruz. Düþünceleri, sevgiyi, sözleri, dokunuþlarý, davranýþlarý, ve hepsinden gayrý dostluðu unutuyoruz. Vermeyi unutuyoruz. Kendimizi beklemeye alýþtýrýyoruz. Sonra da ne beklediðimizi unutuyoruz. Eksiliyoruz. Hem de hergün..  Neden eksildiðimizi bilmeden." "



Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 14 Oca, 2006, 16:14
bu yazýyý da sizinle paylaþmadan yapamadým
þunu da eklemeden edemiycem
ya arkadaþlar burasý acayip bir yer
baðýmlýlýk mý yaptý ne :)
burasý da bir ada haline geldi benim için
bunaldýkça kaçýyorum,soluklanýyorum, paylaþtýkca biþeyleri coðalýyorum sanki
ne güzel biþey yaa
herkese teþekkür ederim iyi ki varsýn kalbimsende ;)
Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: Abdulllah - 14 Oca, 2006, 16:18
1 Puaný Hakettin al sana 1 Puan ;)
Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 16 Oca, 2006, 17:09
(http://sevginedir.meruz.de/tuy.gif)Sevgi Üzerine(http://sevginedir.meruz.de/tuy.gif)
(http://sevginedir.meruz.de/tuy.gif)

Masumi Toyotome diye bir Japon yazmýþ bu yazýyý. Dünyada sevilmek istemeyen kiþi yok gibidir diye baþlýyor. Ama sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz diye soruyor. Sonra anlatmaya baþlýyor: Sevgi üç türlüdür. Birincinin adý "Eðer" türü sevgi. Belli beklentileri karþýlarsak bize verilecek sevgiye bu adý takmýþ yazar. Örnekler veriyor: eðer iyi olursan baban, annen seni sever. Eðer baþarýlý ve önemli kiþi olursan, seni severim. Eðer eþ olarak benim beklentilerimi karþýlarsan seni severim.
Birinci tür: Bir þarta baðlý sevgi

Toyotome en çok rastlanan sevgi türü budur diyor. Karþýlýk bekleyen sevgi. Sevenini, istediði bir þeyin saðlanmasý karþýlýðý olarak vaat edilen bir sevgi türüdür bu diyor yazar. Nedeni ve þekli bakýmýndan bencildir. Amacý sevgi karþýlýðý bir þey kazanmaktýr. Yazara göre evliliklerin pek çoðu "Eðer" türü sevgi üzerine kurulduðu için çabuk yýkýlýyor. Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine deðil, hayallerindeki abartýlmýþ romantik görüntüsüne aþýk oluyor ve beklentilere giriyorlar. Beklentiler gerçekleþmediðinde, düþ kýrýklýklarý baþlýyor. Sevgi nefrete dönüþüyor. En saf olmasý gereken anne baba sevgisinde bile "Eðer" türüne rastlanýyor. Yazar bir örnek veriyor. Bir genç Tokyo Üniversitesi giriþ sýnavlarýný kazanarak babasýný mutlu etmek için çok çalýþýyor. Okul dýþýnda hazýrlama kurslarýna da gidiyor. Ama baþarýlý olamýyor. Babasýnýn yüzüne bakacak hali yok. Üzüntüsünü hafifletmek için bir haftalýðýna Hakone kaplýcalarýna gidiyor. Eve döndüðünde babasý öfkeyle sýnavlarý kazanamadýn. Bir de utanmadan Hakone'ye gittin? diye baðýrýyor. Delikanlý "Ama baba vaktiyle sende bir ara kendini iyi hissetmediðinde Hakone kaplýcalarýna gittiðini anlatmýþtýn diyor. Baba daha çok kýzarak delikanlýyý tokatlýyor. Çocuk da intihar ediyor. Gazeteler intiharýn anlýk bir sinir krizi sonucu olduðunu söylediler, yanýlýyorlardý diyor yazar. Delikanlý babasýnýn kendisine olan sevgisinin yüksek düzeydeki beklentilerine baðlý olduðunu anlamýþtý. Ýnsanlar "Eðer" türü sevginin üstünde bir sevgi arayýþý içindeler aslýnda. Bu sevginin varlýðýný ve nerede aranmasý gerektiðini bilmek bu genç adamýn yaptýðý gibi yaþamý sürdürmekle ondan vazgeçmek arasýnda bir tercih yapmakla karþý karþýya kaldýðýmýzda önemli rol oynayabilir diyor Masumi Toyotome. Ýlginç deðil mi?
Ýkinci tür: "Çünkü" türü sevgi

Toyotome bu tür sevgiyi þöyle tarif ediyor: Bu tür sevgide kiþi bir þey olduðu, bir þeye sahip olduðu ya da bir þey yaptýðý için sevilir. Baþka birinin onu sevmesi, sahip olduðu bir niteliðe ya da koþula baðlýdýr. Örnek mi? Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin (Yakýþýklýsýn). Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki. Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven veriyorsun. Seni seviyorum. Çünkü beni üstü açýk arabanla, o kadar romantik yerlere götürüyorsun ki. Yazar, Çünkü türü sevginin Eðer türü sevgiye tercih edileceðini anlatýyor. Eðer türü sevgi bir beklenti koþuluna baðlý olduðundan büyük ve aðýr bir yük haline gelebilir. Oysa zaten sahip olduðumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz hoþ bir þeydir egomuzu okþar. Bu tür olduðumuz gibi sevilmektir. Ýnsanlar olduklarý gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür sevgi onlara yük getirmediði için rahatlatýcýdýr. Ama derin düþünürseniz, bu türün Eðer türünden temelde pek farklý olmadýðýný görürsünüz. Kaldý ki bu tür sevgi de, yükler getirir insana. Ýnsanlar hep daha çok insan tarafýndan sevilmek isterler. Hayranlarýna yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çýktýðý zaman, sevenlerinin, artýk ötekini sevmeye baþlayacaðýndan korkarlar. Böylece yaþama sonsuz sevgi kazanma gayretkeþliði ve rekabet girer. Ailenin en küçük kýzý yeni doðan bebeðe içerler. Sýnýfýnýn en güzel kýzý, yeni gelen kýza içerler. Üstü açýk BMW'si ile hava atan delikanlý, Ferrari ile gelene içerler. Evli kadýn kocasýnýn genç ve güzel sekreterine içerler. O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi diye soruyor Toyotome. Çünkü türü sevgi de, gerçek ve saðlam sevgi olamaz diyor. Bu tür sevginin güven duygusu vermeyiþinin iki ayrý nedeni daha var. Birincisi; acaba bizi seven kiþinin düþündüðü kiþi miyiz korkusu. Tüm insanlarýn iki yani vardýr. Biri dýþa gösterdikleri öteki yalnýzca kendilerinin bildiði. Ýnsanlar sandýklarý kiþi olmadýðýmýzý anlar ve bizi terk ederlerse korkusu buradan doðar. Ýkincisi de ya günün birinde deðiþirsem ve insanlar beni sevmez olurlarsa endiþesidir. Japonya'da bir temizleyicide çalýþan dünya güzeli kýzýn yüzü patlayan kazanla parçalanmýþ. Yüzü fena halde çirkinleþince, niþanlýsý niþana bozup onu terk etmiþ. Daha acýsý ayni kentte oturan anne ve babasý, hastaneye ziyarete bile gelmemiþler, artýk çirkin olan kýzlarýný. Sahip olduðu sevgi, sahip olduðu güzellik temeli üstüne kurulmuþ olduðundan bir günde ölmüþ. Güzellik kalmayýnca sevgi de kalmamýþ. Kýz birkaç ay sonra kahrýndan ölmüþ... Japon yazar toplumlardaki sevgilerin çoðu "Çünkü" türündendir ve bu tür sevgi, kalýcýlýðý konusunda insaný hep kuþkuya düþürür diyor.
Peki o zaman, gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne? Ve iþte sevgilerin en gerçeði:

Üçüncü tür sevgi: "Raðmen"

Bir koþula baðlý olmadýðý için ve karþýlýðýnda bir þey beklenmediði için? Eðer türü sevgiden farklý bu. Sevilen kiþinin çekici bir niteliðine dayanýp böyle bir þeyin varlýðýný esas olarak almadýðý için Çünkü türü sevgi de deðil. Bu üçüncü tür sevgide, insan Bir þey olduðu için deðil, Bir þey olmasýna raðmen sevilir. Güzelliðe bakar mýsýnýz? Raðmen sevgi. Esmeralda, Quasimodo'yu dünyanýn en çirkin, en korkunç kamburu olmasýna Raðmen sever. Asil, yakýþýklý, zengin delikanlý da Esmeralda'ya çingene olmasýna raðmen tapar. Kiþi dünyanýn en çirkin, en zavallý, en sefil insaný olabilir. Bunlara raðmen sevilebilir. Tabii bu sevgiyle karþýlanmasý þartý ile. Burada insanýn, iyi, çekici ya da zengin konum edinerek sevgiyi kazanmasý gerekmiyor. Kusurlarýna, cahilliðine, kötü huylarýna ya da kötü geçmiþine raðmen olduðu gibi, o haliyle sevilebiliyor. Bütünüyle çok deðersiz biri gibi görünebiliyor ama en deðerli gibi sevilebiliyor. Japon yazar yüreklerin en çok susadýðý sevgi budur diyor. Farkýnda olsanýz da, olmasanýz da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, baþarý ya da ünden daha önemlidir. Bunun böyle olduðundan nasýl emin olursunuz?
Haklý olduðunu kanýtlamak için sizi bir teste davet ediyor. Þu soruma cevap verin diyor. Kalbinizin derinliklerinde, dünyada kimsenin size aldýrmadýðýný ve hiç kimsenin sizi sevmediðini düþünseydiniz, yiyecek, elbise, ev, aile, zenginlik, baþarý ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz? Kendi kendinize yaþamamýn ne yararý var diye sormaz miydiniz? Devam ediyor Toyotome: Þu anda en sevdiðiniz kiþinin sizi sadece kendi çýkarý için sevdiðini anladýðýnýzý bir düþünün. Dünya birden bire baþýnýzýn üstüne çökmez miydi. O an yaþam size anlamsýz gelmez miydi? Diyelim sýradan bir yaþamýnýz var. Günlük yaþýyorsunuz. Günün birinde gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacaðýnýzdan umudunuz olmasa, kalan hayatinizi nasýl yaþardýnýz? diye soruyor ve yanýtlýyor: Öyleleri ya iyice umutsuzluða kapýlýp intihar ediyorlar ya da iyice daðýtýp yaþayan ölü haline geliyorlar.
Toyotome, hem de nasýl iddialý savunuyor Raðmen sevgiyi. Bugün yaþamýnýzý sürdürebilmenizin nedeni Raðmen türü sevgiyi þu anda yaþamanýz ya da bir gün bu sevgiyi bulacaðýnýza inancýnýzdýr. Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome. Bugün yaþadýðýmýz toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor. Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacý var. Kimsede baþkasýna verecek fazlasý yok? diye açýklýyor. Anlatýyor: Yakýnýmýzda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz. Ama o da ayný þeyi baþkasýndan beklemektedir. Peki bu dünyada sevgi ne kadar var. Yazara göre, açlýðýmýzý biraz bastýracak kadar. Ve de yemek öncesi tadýmlýk gelen iþtah açýcýlar gibi. Bu minnacýk tadým, bizi daha müthiþ bir sevgi açlýðýna tahrik ve teþvik ediyor. Bu minnacýk tadým sevgiye ne kadar muhtaç olduðumuzu anlatýyor. Büyük bir hýrsla ana yemeðin gelmesini ve bizi doyurmasýný bekliyoruz. Hani nerede? Hepsi o. Ve asýl çarpýcý cümle en sonda.
DÜNYADAKÝ EN BÜYÜK KITLIK, RAÐMEN TÜRÜ SEVGÝNÝN YETERÝNCE OLMAYIÞIDIR.
ÝYÝ DÜÞÜNÜN..........

Bu yýlýnýzý iyi geçirdiniz mi?
Saðlýklý olduðunuz için hiç sevindiniz mi?
Bu yýl hiç gün ýþýðý ile uyandýnýz mý?
Kaç kez güneþin doðuþunu izlediniz?
Bir neden yokken kaç kiþiye hediye aldýnýz?
Kaç sabah yolda bir kediyi okþadýnýz?
Bu yýl yeni doðmuþ bir bebek parmaðýnýzý sýkýca tuttu mu hiç?
Ve siz onu hiç kokladýnýz mý?
Yaz gecelerinde ne çok yýldýz olduðuna hiç þaþýrdýnýz mý? Kendinize bu yýl kaç oyuncak aldýnýz?
Kaç kez gözlerinizden yaþ gelinceye kadar güldünüz?
Yaþlý bir aðaca sarýldýnýz mý bu yýl?
Çimlere uzandýðýnýz oldu mu?
Çocukluðunuzdan kalan bir þarkýyý söylediniz mi hiç?
Hiç taþ kaydýrdýnýz mý bu yýl?
Kaç kez kuþlara yem attýnýz?
Bir çiçeði dalýndayken kokladýnýz mý?
Bu yýl kaç kez gökkuþaðý gördünüz?
Ya da hediye alan bir çocuðun gözlerindeki ýþýðý?
Kaç kez mektup aldýnýz bu yýl?
Eski bir dostunuzu aradýnýz mý hiç?
Kimseyle barýþtýnýz mý bu yýl?
Aslýnda mutlu olduðunuzu kaç kez fark ettiniz bu yýl?
Ýyi bir yýlýn, bunlar gibi birçok "küçük þey"e baðlý olduðunu hiç düþündünüz mü?
Düþünün.
Yayýlýn çimenlerin üzerine
Acele edin....
Er veya geç...
Çimenler yayýlacak üzerinize ;)
Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 21 Oca, 2006, 22:20
ARKADAÞ!!!
Eski Türklerde Askerler savaþýrken arkadan gelecek  herhangi bir saldýrýyý kontrol edebilmek için sýrtlarýný bir aðaca, kaya veya taþa vererek ok atarlarmýþ. Atalarýmýz genelde bozkýr hayatý yaþadýklarý için bu sýrt dayanan nesne genelde bir taþ veya kaya olurmuþ.
Yýllar sonra bu sýrt dayanan taþýn ismi ARKA-TAÞ dan ARKADAÞ þeklinde dilimize yerleþmiþ ve bugün bile güvenebileceðimiz bizi arkadan vurmayacak olan samimiyetine güvendiðimiz kiþilere verdiðimiz isimdir.

   Aþk ve arkadaþlik bir gün yolda karsilasirlar aþk, kendinden emin bir sekilde sorar; ben senden daha samimi ve daha cana yakinim sen niye varsin ki bu dünyada?

Arkadaslik cevap verir:

   "Sen gittikten sonra biraktigin gozyaslarini silmek için...."

  * Hiç bir zaman arkadassiz kalmamanýz dilegiyle. Bütün sevdiklerinize ithafen sunlari göz önünde bulundurun.

* Eger bu sabah hastalikli degil de saglikli uyanmis iseniz, bir hafta sonrasini göremeyecek olan bir milyon insandan daha sanslisiniz.

* Bir harp tehlikesi ile, iskence görmek ihtimali ile sag kalma korkusu ile  karsi karsiya degilseniz, 500 milyon insandan daha iyisiniz.

* Buz dolabinizda yiyeceginiz, üzerinizde elbiseniz, basinizi sokup  uyuyabileceginiz  bir eviniz varsa, dunyadaki insanlarin cogundan daha zenginsiniz.

 * Bankada ve cuzdaninizda para varsa dünyanin en imtiyazli % 8'i arasindasiniz.

* Anneniz, babaniz sag ise siz bu dünyada nadir kisilerden birisiniz.

* Bu mesaji okuyabiliyorsaniz bu demektir ki; Birisi sizi düsündü ve bunu  gönderdi.. Çünkü okuma yazma bilmeyen 2 milyar kisiden biri degilsiniz

* Paraya ihtiyacin yokmus gibi calis..

* Kimse seni üzmemis gibi sev...

* Kimse seni seyretmiyormus gibi danset..

* Kimse seni dinlemiyormus gibi sarki söyle..

Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: Canik - 22 Oca, 2006, 11:41

bu yazýyý da sizinle paylaþmadan yapamadým
þunu da eklemeden edemiycem
ya arkadaþlar burasý acayip bir yer
baðýmlýlýk mý yaptý ne :)
burasý da bir ada haline geldi benim için
bunaldýkça kaçýyorum,soluklanýyorum, paylaþtýkca biþeyleri coðalýyorum sanki
ne güzel biþey yaa
herkese teþekkür ederim iyi ki varsýn kalbimsende ;)



öncelikle bu deðerli yazýmlarý bizlerle paylaþmýþ olduðun için saygýlar sunuyorum :$
ve hepsininde ,özenle seçildiði belli arkadaþým.yani okuyupta pay çýkarmamak elde deðil alkýþ

:alkis :alkis :alkis tabiki tebriklemeyide unutmadým
saygýlar devamý dileklerimle ;)
Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 22 Oca, 2006, 15:50
C@DI cok teþekkür ederim :$
Başlık: Ynt: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: Abdulllah - 22 Oca, 2006, 16:01
Devamaný bekliyoruz
Başlık: Ynt: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 22 Oca, 2006, 16:31
ilgisini cekip okuyan herkese tþkr ler
bi tane daha geliyo ;)
Başlık: Ynt: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 22 Oca, 2006, 16:35
Kýsa biir hikaye...
Ýki arkadaþýn çölde yürüdüðünü anlatýr.
Yolculuðun bir noktasýnda bir münakaþa olur ve biri diðerine tokat atar. Tokadý yiyenin caný acýr ama bir þey söylemeden kuma þöyle yazar :
"BUGÜN EN iYi ARKADAÞIM BENi TOKATLADI".
Bir vahaya gelene kadar yürümeye devam ederler ve suya girmeye karar verirler. Tokadý yiyen bataklýða saplanýr ve boðulmaya baþlar ama arkadaþý kurtarir. Yarý boðulmadan kurtulduktan sonra bir taþa þöyle yazar :
"BUGÜN EN iYi ARKADAÞIM HAYATIMI KURTARDI".
Tokadý atan ve hayat kurtaran sorar : "Canýný acýttýðýmda kuma yazdýn neden þimdi taþa?"
Diðeri cevaplar : "Birisi canýmýzý yaktýðýnda kuma yazmalýyýz ki baðýþlama rüzgarý silebilsin ama biri bizim için iyi bir þey yaparsa taþa kazýmalýyýz ki hiç bir rüzgar silemesin.

"ACILARINIZI KUMA VE iYiLiKLERi TAÞA YAZMAYI ÖÐRENiN".  

Özel bir kimseyi bulmak bir dakika alýr, unutmaik ise bir ömür..!

Başlık: (Editörün Seçimi) ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 02 Şub, 2006, 04:59
C@DI cok teþekkür ederim
özellikle de o müthiþ resim için
süpersin sen ya
iyi ki varsýn...
Başlık: (Editörün Seçimi) ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: Canik - 02 Şub, 2006, 17:05
RÝCA EDERÝM
YAZILARININ DEVAMINI BEKLÝYORUZ ;)
Başlık: (Editörün Seçimi) ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: Abdulllah - 04 Şub, 2006, 16:12
Editör Güzel Seçmiþ ;D

Başlık: (Editörün Seçimi) ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 04 Şub, 2006, 19:18
:) :)
Başlık: (Editörün Seçimi) ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 06 Şub, 2006, 09:22
   HAYDÝ BUL YÜREÐÝNÝ..
   Duymuyor musun sesini? Ssssst..... Sessiz ol biraz. Kulak ver. Hala yok mu? O zaman önce yerini bulmalýsýn. Hayýr,ben yardým edemem, sen bulmalýsýn; ama, tarif edebilirim. Önce tüm düþüncelerinden sýyrýl. Kendini sadece bu iþe odakla. Kapat gözlerini. Bu arayýþta gözlerin yardýmcý olamaz sana.
   Elini göðsünün üzerine koy. Biraz bekle, sakince nefes al, heyecanlanma. Simdi elini yavaþça sol tarafýna götür. Hayýr,aþaðý doðru deðil, daha yukarýda. Sol koluna doðru. Evet, iyi gidiyorsun, parmaklarýnýn altýnda hisset. Bir deðiþiklik var mi? Elinin altýnda bir þeyin attýðýný hissediyor musun? Yanlýþ yerde olmalýsýn o zaman. Çok mu yukarýlara çýktýn yoksa? Biraz aþaðý indir elini. Avucunu tam olarak aç. Ýyice yasla göðsüne. Ya þimdi? Çok hafif biþey hissettin demek. Bu güzel, doðru yolda ilerliyoruz o zaman.
    Kapalý deðil mi hala gözlerin? Simdi parmaklarýn koltuk altýna doðru ilerlesin. Evet, avucunun altýnda duruyor olmalý. Atisini hissediyorsun simdi. "Neden þimdiye kadar bulamadým " diye hayýflanma, geçmiþ geçmiþte kaldý. Sen bundan sonrasýna bak artýk.
    Buldun ya yüreðini, bundan böyle hayattaki en iyi rehberin o  olacak. Sesini dinlersen ve kaybetmezsen onu, sana hep doðru yolu gösterecek. Evet, bazen yanýlýyor, bazen gittiði yolda tökezliyor; ama, olsun. Sen yine de dinle yüreðinin sesini. Bugüne kadar baþka þeyleri dinledin de ne oldu? Hangisi mutlu etti seni? Mutlu etseydi arýyor olur muydun bugün yüreðini?
    Hayat, yürekte baþlýyor ve diðer bütün duygular yürekte can buluyor. Yüreðinle konuþursan eðer, yüreðinle görmeyi, yüreðinle duymayý öðrenirsen senden daha mutlusu olmayacak dünyada. Bir insani sevmenin, aþkla baðlanmanýn hazzýný yaþayacaksýn. Bundan daha müthiþ ne olabilir ki?
    Ýyi bak yüreðine, oraya sadece senin izin verdiklerin girsin. Hoyrattýr bazýlarý, kendi yürekleriyle yapamadýklarýný senin yüreðinle yapmaya kalkarlar. Kullanýrlar. Bu yüzden iyi korumalýsýn. Darbelere karþý güçlendirmelisin onu. Unutma, narindir yürek, çabuk kýrýlýr, Baþkalarýnýn yüreklerinin de çabuk kýrýlacaðýný bilmelisin, kýrmamalýsýn. Ve bir gün, o yüreðin gerçek sahibini bulduðunda ona tertemiz, saf, duru ve sevgi dolu bir yürek sunmalýsýn....
Başlık: (Editörün Seçimi) ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: Abdulllah - 06 Şub, 2006, 16:11
teþekkürler arkadaþlým
Başlık: (Editörün Seçimi) ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 07 Şub, 2006, 03:24
ben teþekkür ederim KalbimSende..
Başlık: (Editörün Seçimi) ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: Canik - 08 Şub, 2006, 23:16

   HAYDÝ BUL YÜREÐÝNÝ..
   Duymuyor musun sesini? Ssssst..... Sessiz ol biraz. Kulak ver. Hala yok mu? O zaman önce yerini bulmalýsýn. Hayýr,ben yardým edemem, sen bulmalýsýn; ama, tarif edebilirim. Önce tüm düþüncelerinden sýyrýl. Kendini sadece bu iþe odakla. Kapat gözlerini. Bu arayýþta gözlerin yardýmcý olamaz sana.
   Elini göðsünün üzerine koy. Biraz bekle, sakince nefes al, heyecanlanma. Simdi elini yavaþça sol tarafýna götür. Hayýr,aþaðý doðru deðil, daha yukarýda. Sol koluna doðru. Evet, iyi gidiyorsun, parmaklarýnýn altýnda hisset. Bir deðiþiklik var mi? Elinin altýnda bir þeyin attýðýný hissediyor musun? Yanlýþ yerde olmalýsýn o zaman. Çok mu yukarýlara çýktýn yoksa? Biraz aþaðý indir elini. Avucunu tam olarak aç. Ýyice yasla göðsüne. Ya þimdi? Çok hafif biþey hissettin demek. Bu güzel, doðru yolda ilerliyoruz o zaman.
    Kapalý deðil mi hala gözlerin? Simdi parmaklarýn koltuk altýna doðru ilerlesin. Evet, avucunun altýnda duruyor olmalý. Atisini hissediyorsun simdi. "Neden þimdiye kadar bulamadým " diye hayýflanma, geçmiþ geçmiþte kaldý. Sen bundan sonrasýna bak artýk.
    Buldun ya yüreðini, bundan böyle hayattaki en iyi rehberin o  olacak. Sesini dinlersen ve kaybetmezsen onu, sana hep doðru yolu gösterecek. Evet, bazen yanýlýyor, bazen gittiði yolda tökezliyor; ama, olsun. Sen yine de dinle yüreðinin sesini. Bugüne kadar baþka þeyleri dinledin de ne oldu? Hangisi mutlu etti seni? Mutlu etseydi arýyor olur muydun bugün yüreðini?
    Hayat, yürekte baþlýyor ve diðer bütün duygular yürekte can buluyor. Yüreðinle konuþursan eðer, yüreðinle görmeyi, yüreðinle duymayý öðrenirsen senden daha mutlusu olmayacak dünyada. Bir insani sevmenin, aþkla baðlanmanýn hazzýný yaþayacaksýn. Bundan daha müthiþ ne olabilir ki?
    Ýyi bak yüreðine, oraya sadece senin izin verdiklerin girsin. Hoyrattýr bazýlarý, kendi yürekleriyle yapamadýklarýný senin yüreðinle yapmaya kalkarlar. Kullanýrlar. Bu yüzden iyi korumalýsýn. Darbelere karþý güçlendirmelisin onu. Unutma, narindir yürek, çabuk kýrýlýr, Baþkalarýnýn yüreklerinin de çabuk kýrýlacaðýný bilmelisin, kýrmamalýsýn. Ve bir gün, o yüreðin gerçek sahibini bulduðunda ona tertemiz, saf, duru ve sevgi dolu bir yürek sunmalýsýn....


Mehmet Çoþkundeniz/ haydi bul yüreðini
mühteþem satýrlar emeðine saðlýk ;)
Başlık: (Editörün Seçimi) ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 10 Şub, 2006, 14:04
sende saol C@DI ;)
Mehmet Coþkundeniz'e de saygýlar :)
Başlık: (Editörün Seçimi) ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 10 Şub, 2006, 14:11
GERÇEKTEN DOÐRUYA,
DENÝZ KABUKLARININ YOLCULUÐU...


Uzun uzun yýllar evveldi....
Uzak sahillerin, nemi yapraðý üzerinde, yemyeþil ormanlarýnda
güzeller güzeli bir kýz yaþarmýþ.......
Adý yokmuþ..
Bir isme de, ihtiyacý yokmuþ zaten.
Duyamaz ve konuþamazmýþ, O......
Tüm gün topladýðý deniz kabuklarýyla uðraþýrmýþ sadece.....
Her sabah uyandýðýnda,
"acaba bugün, hangi deniz kabuklarý bulma þansýna sahibim" diye merak duyarmýþ.....
Kime sorsanýz, tüm deniz kabuklarýnýn birbirine benzediði o uzun sahillerde,
o aylardýr yýllardýr hep mutlu ve
her günü ayrý bir umut ve güzellik içinde, heyecanla yaþamaktaymýþ.....
Çünkü O zamanýn, sevenler için sonsuz olduðuna inanýrmýþ......
Çünkü O,zamanýn, sevinenler için kýsa
üzülenler için çok uzun,
korkanlar için çok hýzlý ,
bekleyenler içinse çok yavaþ olduðunu, bilirmiþ......
O, sonsuzu seçen, seven , ama çok seven bir yüreðe sahipmiþ......
Topladýðý ve dokunduðu her deniz kabuðu ile, yüreðine bir parça daha sevgi biriktirmekteymiþ......
O, deniz kabuklarýnda, kulaklarýyla duyamadýðý, bilinmez nice sesleri dinlemekteymiþ aslýnda......
Yüreðinin kumsallarý ve sularý, ona hiç gitmediði, hiç görmediði kýyýlarýn,
nice hikayelerini anlatýr durularmýþ......
Dünya, onun yüreðinde atarmýþ...
Dünya, onun yüreðinde ses verirmiþ evrene......
O, dünyayý yüreðinden iþitir, bilir ve yaþarmýþ......
_______________________________________
Bazen iþittiklerimiz, yeter sanýrýz...bildiklerimiz gerçek sanýrýz.......
Ve bunlar mutlu etmez bizi.....
Çünkü mutluluk;
duyamadýklarýmýzda, gidemediklerimizde,
fark edemediklerimizdedir....
Oysa, görebildiklerimizden, daha fazlasýdýr gerçekler........
Günlük döngüler içinde,
Sevdiklerimizle ve kendimizle paylaþabileceðimiz þeylerden uzak kalarak
yaþýyoruz hayatlarýmýzý maalesef.....
Hayat bu olmamalý.. Iþler hiç bir zaman durulmayacaktýr ki,
hep yoðun, hep çok olacaktýr......
Ama sular bile durulur.
Durulur ve durulanýr o zaman su;
sedeflenir, sakinliðin, dinginliðin tatlý huzuru , derinliði aks olur kumsallarda.....
Bu hayattýr iþte.. Hayat oradadýr...
Dinlerken, beklerken, izlerken, durulanýrken..
Hayat orada yaþanýr gerçek anlamda..
Oysa bizler mekanik ve elektronik bir dünyaya hapis vaziyette þuursuz yaþýyoruz, "hayat, bu" diye.....
Yaþamýmýzý, hayata ve kendimize endeksleyebilmeliyiz...
Gerçekle, doðru arasýndaki farký görebilmeliyiz......
Hepimiz ....
Gerçekten mutlu olmak,
sadece yüreðin iþidir...
Yüreklerimize fýrsat vermeliyiz.....
Her yeni güne baþlarken,
hangi deniz kabuðuna dokunarak,
bilinmedik hangi yaþama katýlacaðýmýz þansýna gülümseyerek,
umutla uyanmalýyýz......
Var olmanýn güzelliði bu olsa gerek...
Acaba, bugüne kadar,
yüreðinizde kaç deniz kabuðu biriktirmiþsinizdir ?
Sen...!
bugün hangi deniz kabuðunu dinledin,
ve bugün kaç deniz kabuðu topladýn?
Insanýn yüreði, belki de, deniz kabuklarýndan örülü olmalý.
Her yürek, bir kumsal olmalý belki de......
Kumsal gibi sonsuz olmalý.....
Kum tanelerinin kristallerinde, nice deniz çiçekleri, sedefleri açtýrmalý her gün için..
Ve, her mevsimde ebruli olmalý o kumsal,
her koþulda kumsalda olmalý varlýðýmýz.
Mesela, yazý, kumsal mevsimi biliriz sadece. Fakat, kýþýn da, oradayýzdýr.. Insanlar nedense, kumsallarý, sadece yazýn fark ederler......
Ne talihsizlik.!
Týpký, yüreklerimizi de, ayný talihsizliklerle fark edemediðimiz gibi
Belki de, maviyi görmek deðildir önemli olan..
Belki, bakýþlarýmýz gökyüzüne yöneldiðinde,
Önce, uçurtmayý görebilmeli gözlerimiz..
Önce uçurtmayý görebilirsek, mavileri de yakalarýz zaten......
Uçurtma, mavidedir nihayetinde....
Eðer her gün, yeni bir var olma çiçeði açýyorsa gözlerimizde ve
Yüreðimizin ebruli kumsallarýndan, yepyeni deniz kabuklarý, sedefler toplayabiliyorsak,
Yokluk yok demektir, deðil mi?

VE, her sabah ya da akþam üstleri,
Sulanmalý mutlak o var oluþ çiçeklerimiz.......
Güne ya da akþama baþlarken
Yürek su ister......Çiy ister... Þebnem ister......
Insanýn en yalnýz olduðu zaman dilimlerdir, sabahýn eri ve akþamüstleri.......
Insanýn en çok kendi olduðu, kendinde ve kendiyle olduðu vakitlerdir onlar.
Doðrularýmýzdan, gerçeðe yönelik yolculuðun baþladýðý vakitlerdir.
Sonsuza uzanan, uzanmasý gereken yürekler yollarýný çiçeklendirme
ve deniz kabuklarýný sevgilendirme vakitleridir.
Doðrularýnýza sahip çýkýn. Kendinizi yakalayýn.
Sonsuzluðu, kendinizden esirgemeyin.
Bakýn, dinleyin, dokunun, deniz kabuklarýnýn size söyleyecekleri var..
Yüreðinizin, ebruli kumsalýndan ayrýlmayýn...
Başlık: (Editörün Seçimi) ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 25 Mar, 2006, 01:47
ARKADAÞLIK!!!!

Kötü karakterli bir genç varmýþ.
Bir gün babasý ona
Çivilerle dolu bir torba vermiþ.
Arkadaþlarýn ile tartýþýp kavga ettiðin zaman her sefer
bu tahta perdeye bir çivi çak" demiþ.
Genç, birinci gün tahta perdeye 37 çivi çakmýþ.
Sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye çalýþmýþ
ve geçen her günde daha az çivi çakmýþ.
Nihayet bir gün gelmiþ ki hiç çivi çakmamýþ.
Babasýna gidip söylemiþ.
Babasý onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüþ.
Gence "Bugünden baþlayarak tartýþmayýp, kavga etmediðin her gün
için tahta perdeden bir çivi çýkart, sök" demiþ.
Günler geçmiþ.
Bir gün gelmiþ ki her çivi çýkarýlmýþ.
Babasý ona "Aferin iyi davrandýn ama
Bu tahta perdeye dikkatli bak. Artýk çok delik var.
Artýk geçmiþteki gibi güzel olmayacak" demiþ.
Arkadaþlarla tartýþýp kavga edildiði zaman
Kötü kelimeler söylenilir.
Her kötü kelime bir yara (delik)  býrakýr.
Arkadaþýna bin defa kendisini affettiðini söyleyebilirsin
ama bu delik aynen kalacak (kapanmayacak).
Bir arkadaþ ender bir mücevher gibidir.
Seni güldürür, yüreklendirir.
Sen ihtiyaç duyduðunda yardýmcý olur.
Seni dinler sana yüreðini açar" demiþ.


Senin arkadaþlýðýn için çok teþekkür ediyorum.
Senin tahta perdene koyduðum çivi için
Beni affet...
Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 08 Nis, 2006, 06:10
Dostluk agacý

Bir varmýþ bir yokmuþ. Belki dedemin, belki dedemin dedesinin zamanýnda efsaneler çokmuþ… Anlatacaðým hikaye Munzur daðýnýn eteklerinde yüksek vadilerin ve çaðlayanlarýn arasýnda Erzincan'ýn Caferli köyünde geçtiði býlýnýr ve öyle anlatýlýr...

Kimseye ait olmayan bir arazide kocaman mý? kocaman bir aðaç varmýþ… Çocuklar o aðacýn adýný Özgürlük aðacý; koymuþlar. Dostluk ve sevgi yemiþi verirmiþ her yýl bu ulu aðaç. Her bahar bembeyaz çiçeklerle süslenen dallarýný, renk renk barýþ kuþlarý doldururmuþ…

Her yýl sevgi ve mutlulukla beslenirmiþ bu özgürlük aðacý. Sevgi, dostluk ve mutluluktan saðlarmýþ gereksinimini. Bu aðacýn sevgiden oluþan sevgi meyvesi, diðer tüm aðaçlardan ayrý bir özellik katarmýþ ona. Yapraklarý daha canlý, gölgesi daha serin, gövdesi daha güçlüymüþ. Ona "Dostluk ve Sevgi Aðacý" denilmesinin nedeni tüm canlýlarý barýndýrýrmýþ dallarýnýn altýnda ve üstünde. Soðuktan yaðmurdan kardan tutunda tüm kötülüklerden korur ve meyvesiyle beslermiþ onlarý. Gölgesinde barýnan hayvanlarýn sevgisi, dallarýnda ötüþen kuþlarýn neþesi, altýnda serinlenen yaþlýlarýn, çocuklarýný emziren annelerin mutluluðu özgürlük aðacýný sevindirirmiþ. Tüm varlýklar bu aðacýn önünde saygýyla eðilir rüzgar bile selam dururmuþ. Özgürlük aðacý her gün biraz daha yöredeki canlý cansýz varlýklara sevgisini paylaþýrken tüm hayvanlarý ve insanlarý da yemiþiyle doyururmuþ.

Yýllar yýlý hayvanlar ve bu yöre halký barýþ, dostluk, mutluluk ve güzellik içinde yaþayýp gitmiþler. Çalýþkan baþarýlý, sevecen,dürüst insanlarmýþ bunlar. Özgürlük aðacýnýn bereketli yemiþi o yöredeki bütün kuþlara, hayvanlara, insanlara ve çocuklara yeter de artarmýþ, bütün canlýlar faydalanýrmýþ yemiþinden. Her yaz sanki bereketlenir bitmek nedir bilmezmiþ, artan yemiþler de saklanýr bütün kýþ mevsimi yenirmiþ. Köyde istemeyerek iki kiþi arasýnda bir anlaþmazlýk çýksa. Köyün Cafer Aðasý hemen devreye girer, bu iki dargýn insana dostluk ve sevgi yemiþi sunarak barýþ þerbetinden içirip olay hemen tatlýya baðlarmýþ.

Tüm gücünü ve hakseverliðini özgürlük aðacýndan alan Cafer aða "dur" dedi mi sular dururmuþ, 'yürü" dedimi daðlar yürürmüþ o zamanlar. O nedenle köyde kimse dargýn, kýrgýn durmazmýþ, sevgi ve dostluk içinde yaþayýp gitmiþler yýllar yýlý. Kimse kimsenin malýna göz dikmez, kimse, kimsenin hakkýný yemez, her tarafta barýþ, dostluk, sevgi, dürüstlük ve kardeþlik hüküm sürermiþ…

Bu toplumu kýskanýp çekemeyen komþu köylerin aðalarý ise bu köyün huzur ve mutluluðunu bozmak için çeþitli planlar yapýp, tuzaklar kurar dururlarmýþ. Amaçlarý ise bu köyün birlik ve düzenini bozup göz diktikleri verimli arazilerini ve dostluk aðacýný ellerinden alýp iþgal etmekmiþ. Hemen iþe koyulmuþlar tabi. Araya casuslar koyup Cafer aðanýn sýrrýný anlamaya çalýþmýþlar ve avuçlar dolusu altýn vaat etmiþler bu sýrrý çözeceklere. Bu köydeki hikmetin o özgürlük aðacý olduðunu ögrenen çevre köylerin aðalarý bir plan hazýrlayayarak bir gece gizlice gelip bütün dallarýný kesip götürmüþler özgürlük aðacýnýn…

Artýk meyve vermez, kuþlara, çocuklara gülmez olmuþ özgürlük aðacý, altýnda çocuklar oynamayan, kuþlar konmayan özgürlük aðacý üzülmüþ, üzütüsünden hastalanmýþ aðlamaya baþlamýþ kökleri. "Özledim" demiþ onlarý, "dallarýma konan rengarenk kuþlarý özledim, altýmda oynarken çocuklar cývýl cývýldýlar neþe bulurdum onlarla, dallarýmý kestiklerinden bu yana gölgeme yaþlý nineler, dedeler de gelmez oldu. Anneler o güzelim çoçuklarýný emzirmez oldu dallarýmýn altýnda" deyip derinden derine iç geçirirmiþ… Derken köylüler bir bakmýþki, özgürlük aðacý kurumuþ, cansýz, bir odun parçasýndan farký kalmamýþ…

Köylüler toplanýp aðlamýþ, adaklar adamýþ, aðýtlar yakmýþlar, dualar etmiþler ama fayda etmemiþ, özgürlük aðacý yeþermemiþ bir daha. Bir daha dostluk ve sevgi yemiþi yenmemiþ o köyde, barýþ þerbeti içilmemiþ. Kýsa bir zaman sonra bu mutlu toplulukta isyanlar ve kavgalar baþlamýþ. Bunu fýrsat bilen diðer köyün aðalarý ise hemen savaþ açmýþlar. Kendi iç kargaþalarý yetmezmiþ gibi bir de diðer köylülerle yýllarca savaþýp iyice yýlan bu insanlar, deðiþik kentlere göç etmeye karar vermiþler...

O günden sonra herkes biribiriyle küs ve kavgalý olmuþ, o gün bu gündür ne barýþ, ne huzur, ne de bereket kalmýþ o köyde … Mutluluk ve huzur da orda yaþayan insanlar gibi terkedip gitmiþ buralarý…

Ve diðer kýskanç çevre köylerin de o yýl bütün ekinleri, aðaçlarý kurumuþ onlarýnda çoðunluðu göçüp gitmiþ uzaklara...
Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 08 Nis, 2006, 06:11
SEVGi...
Bazen bir sarkiya dalar hüzünleniriz...
Bazen eski bir aniya...
Bazen tatli bir gülümseme gelir aklimiza,bazen tatli bir buse...
Hepsinde sevginin izleri vardir,gecmiste kalan ama hala yasanan...
Simdi herseyi bir kenara birakin! Ve gecmiste kalan tatli bir aninizi düsünün.
Düsünün hadi...
Tamam...
Simdi o aniniza geri dönün ve yine ayni seyleri yasamaya calisin...
Mutlu oluyorsunuz,degil mi?
Ýste bunun sebebi, icinizdeki o sevgi pinaridir.
Bazen gecmiste yasanan aci olaylar gelir aklimiza.
Düsünürüz!
Aci ile dolar yüregimiz. Ama yine de mutlu olmaya calisiriz... Cünkü yüregimizde hala sevgi kipirtilari  vardir.
Ýste, bu sevgi yener gecmiste yasadigimiz aci izleri...
Cogu zaman haksizliklarla karsilasiriz, kötülüklerle, yalanlarla, acilarla...
Ve bir an icimizdeki o sevgi bile zaptedemez bizi.
Karsilik vermek isteriz yapilan haksizliga, kötülüge.
Bu dünyada, arkamizdan övgüyle söz edilecek bir olay varsa, o da sevgi adina yaptigimiz bir olay olacaktir. Cünkü hersey bu dünyada kalir. Hic kimse cok sevdigi bir seyi beraberinde götüremez. Ancak, yaptigi ve yapacagi kalici seyler ona cok sey kazandirir.
Sevgi adina yapilan kalici seyler ne olabilir?
Bu soruya aslinda bir cok cevap verilebilir. insanlari sevmek, onlarla iyi gecinmek, sevgiyi inanarak yasamak bile sevgi adina yapilmis kalici seylerdir.
Tabi sevgiyi, sadece hissetmek yerine, bunu uygulamaya gecirmek daha kalici olur. Sevgiyi uygulamaya gecirmek, sevgiyi hissederek yasamaktir.
Sevgi bir umuttur,sevgi mutluluktur...
Sevgide ayip olmaz. Birakin ciksin icinizdeki duygular. Göstersin kendini insanlara. Onlar da mutlu olsun. Sizin mutlu oldugunuz gibi.
Bazen bir cocuk görürüz...
Yapayalniz,sogukta,ac ve caresiz...
Hüzünleniriz, gitmek isteriz yanina, kucaklamak, oksamak gelir icimizden cocugu. Yardim etmek isteriz ona. Kimsesizdir, sevgiye muhtac diye. Ama cogu zaman gidemeyiz yanina. Birsey engeller bizi.
"Mutlaka baska biri yardim eder" düsüncesine kapiliriz. Ama düsünemeyiz, o "Baska biri" nin biz olmamiz gerektigini.
"Baska biri" ni beklemeyin...
Sevgiyi göstermek icin gec kalmayin...
Cünkü "Baska biri" de,"Bir baska biri" ni bekleyecektir...
Unutmayin!
Sevgi ögrenilmez...!
Sevgi ögretilmez...!
Sevginizi paylasin...
Herkes ortak olsun sevginize...
Sevgi paylasilinca kutsallasir...
Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 15 Nis, 2006, 13:55
Zamana Karþý....

Ellerimizin arasýndan kayýp gider zaman. Oysa ona yetiþmeye onla yol almaya ne çok uðraþýrýz... Yüreðimizde nice kaygýlar barýndýrýr ama yine de yol almaktan vazgeçemeyiz. Bir çoðu bizim gibidir, biliriz; bilsek de zaman zaman yalnýz hissederiz. Bizim gibi acý çeken, üzülen, yaþama yetiþemeyenler oldukça daha da emin adýmlar atarýz. Sanki bizim gibi acý çekenlerin varlýðýný hissettikçe azalýr acýlarýmýz. Kimbilir belki bu yüzdendir sevinçlerden çok acýlarý paylaþmamýz. Yaþamý sindirmeye çalýþýrken hýrslarýmýzýn esiri olduðumuz amaçlar ediniriz. Öyle ki bizi bizden eder amaçlarýmýz. Etrafýmýzda kendi sesimizi bastýracak çok gürültü türetiriz. Kendi sesimizi duymak korkutur. Asýl korkutan, kýsýtlý olan zamanýmýzdýr. Sonra zamana sýðmayan herþeyin peþinden koþulur. Durmak, kendimizle kalmak korkunçtur. Çünkü kendimizle kalýrsak ne çok seyi ýskaladýðýmýzý, ne çok þeye yetemediðimizi fark edeceðiz. Boþ sayfalara dolu sözler yazarak bir ömür kazanmak telaþýnda savrulur herþey.
Geriye dönüp bakýnca, bir tek tebessüm etmek yeter bana, diyerek yola çýkýp son durakta, inmek istiyorum, demeye çalýþýlýr. Kocaman bir ömür, kocaman bir insan yaratmýþ olmalýdýr. Hýrslardan yana baskýn mutluluk tarifleriyle, seçimler üzerine oturttuðumuz yaþamýn seçilemeyen sonunda olmak telaþlandýrýr. Kimbilir sýrada seçilemeyen daha neler vardýr? Geride býraktýklarýmýzýn uðultusu kulaklarda... Belki de bu yüzden gidenlerin türküsüyle gelenleri karþýlýyoruz. Belki de bu yüzden ne kadar dolu yaþýyor olsak da, hep birþeyleri yarým býrakýyoruz...

Kaybolan yanlarýmýz var, acýmasýz hayata adadýðýmýz
Hergün kanayan ama, acýsýna alýþtýðýmýz yaralarýmýz
Biz hüzünleri hayatýn bir yaný diye yaþarýz
Sevinçlere ise alýþmamaya çalýþýrýz.

Başlık: ADA SAHÝBÝ YA DA ADA OLMAK.!
Gönderen: 3va - 27 Nis, 2006, 14:13
Binde bir karþýmýza çýkan dostluk, arkadaþlýk, sevgililik fýrsatlarýný ne yapýyoruz?

Akþam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayýp mýrýl mýrýl konuþabileceðimiz, omzumuza dolanan bir kolun, baþýmýzý yaslayabileceðimiz bir omzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanýklý ayaklarýn sahibi karþýmýza çýktýðýnda tanýyabiliyor muyuz onu, deðerini biliyor, biricikliðini, benzersizliðini anlayabiliyor muyuz? ...

Yoksa hayatý sonsuz, fýrsatlarý sayýsýz sanýp kendimizi hep ilerde bir gün karþýlaþacaðýmýzý sandýðýmýz bir baþkasýna, bir yenisine ertelerken hayat yanýmýzdan geçip gidiyor mu? Karþýmýza erken çýkmýþ insanlarý yolumuzun dýþýna sürüklerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacaðýmýzý hiç hesaba katýyor muyuz?

Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoðu kez zalimdir, her zaman ayný fýrsatlarý sunmaz, toyluk zamanlarýný ödetir. Hoyratça kullandýðýmýz arkadaþlýklarýn, eskitmeden yýprattýðýmýz dostluklarýn savurganca harcadýðýmýz aþklarýn hazin hatýrasýyla yapayalnýz kalýrýz bir gün...

Bir akþamüstü yanýmýzda kimse olmaz  ya da  olanlar olmasý gerekenler deðildir. Yýldýzlarýn bizim için parladýðýný göremeyen gözlerimiz, gün gelir kayan yýldýzlarýn gömüldüðü maziye kilitlenir...

Kendi hayatýmýzdaki olaðanüstü anlarý ve olaðanüstü kiþileri yakalamak....

Bazýlarýnýn gelecekte sandýklarý 'bir gün' geçmiþte kalmýþtýr oysa; hani þu karþýdan karþýya geçerken, trafik ýþýklarýnda rastladýðýnýz, omzunun üzerinden þöyle bir baktýðýnýz sonra da boþverip 'Nasýl olsa ilerde bir gün tekrar karþýma çýkar.' dediðinizdir.

Oysa tam da o gün bu zalim þehri terk etmiþtir O...
Boþ yere bu sokaklarda aranýrsýnýz...
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 28 Nis, 2006, 23:04
Cesaretin bittiði yerde esaret baþlar..

Bir Hint masalýna göre,
kedi korkusundan devamlý endiþe içinde yaþayan bir  fare vardýr.
Büyücünün biri fareye acýr ve onu bir kediye dönüþtürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacaðý yerde
bu kez de köpekten korkmaya baþlar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüþtürür.
Kaplan olan fare, sevineceði yerde avcýdan korkmaya baþlar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsýn
farenin korkusunu yenmeye imkan yok.
Onu eski haline döndürür.
Ve der ki,
"Sen cesaretsiz ve korkak birisin.
Sende sadece bir farenin yüreði var.
O yüzden ben sana yardým edemem."

Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda þöyle diyor:

"Ýnsanlarýn çoðu kaybetmekten korktuðu için sevmekten korkuyor..
Düþünmekten korkuyor, sorumluluk getireceði için.
Konuþmaktan korkuyor, eleþtirilmekten korktuðu için.
Yaþlanmaktan korkuyor, gençliðin kýymetini bilmediði için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir þey vermediði için.
Ve ölmekten korkuyor, aslýnda yaþamayý bilmediði için..."
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 04 May, 2006, 20:43
Adam ve hayattaki tek arkadaþý olan köpeði bir kazada birlikte ölmüþlerdi ... Gökyüzüne çýktýktan sonra bembeyaz bulutlarýn arasýnda dolaþmaya baþladýlar...  Adam çok susamýþtý.. Biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini muhteþem bir manzaranýn karþýsýnda buldular.. Rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altýndan yapýlmýþ bir bahçe kapýsý, ve onlarý karþýlayan beyazlar içinde bir kadýn..

Adam köpeðiyle birlikte kadýna yaklaþtý ve sordu:
"Afedersiniz...burasý neresi?"
Kadýn ona gülümsedi: "Burasý Cennet, efendim"

Adam bunun üzerine sevinçle "Harika...!!!" dedi. "Peki bana biraz su verebilir misiniz, gerçekten çok susadým"....
Kadýn cevap verdi: "Tabi efendim, içeri girin... içerde dilediðiniz kadar su bulabilirsiniz....."

Böylece adam köpeðine döndü, "Hadi oðlum içeri giriyoruz" diyerek kapýya yürüdü.........
Ama kadýn onu birden durdurdu:
"Üzgünüm efendim, köpeðiniz sizinle gelemez.. hayvanlarý içeri almýyoruz..."

Bunun üzerine adam bir an durdu.. Düþündü.. Ve geri dönüp köpeðiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yönünde yürümeye koyuldular.... Bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda buldular, ve yolun sonunda karþýlarýna çiftlik giriþini andýran bir kapýyla yýrtýk pýrtýk elbiseli bir dede çýktý...
Adam sordu:
"Afedersiniz.... bana biraz su verebilir misiniz??"
Dede "Ýçeri gel" dedi.. "Kapýdan girdikten sonra sað tarafta bir ceþme var..."
Adam sordu: "Peki arkadaþým da benimle gelip ordan içebilir mi?"
Dede " Tabii..."dedi.. "Çeþmenin yanýnda köpeðinin de su içebileceði bir kase bulacaksýn..."

Bunun üzerine adam kapýdan girdi... Biraz yürüdükten sonra sað tarafta çeþmeyi buldu.. Adam ceþmeden köpek de oracýktaki kaseden doya doya içerek susuzluklarýný giderdiler... Derken adam geri giderek giriþte bekleyen dedeye sordu:
"Su için çok teþekkür ederim... Peki burasý neresi..?"
Dede "Burasý cennet" dedi..
Bunu duyan adam þaþýrdý:
"Ama nasýl olur..? az önce burasý gibi kýrýk dökük olmayan muhteþem bir yere gittik ve orasýnýn da Cennet olduðunu söylediler..."
Dede "þu rengarenk çiçeklerle süslü altýn kapýlý yer mi?" dedi... "Ama orasý Cehennem..."
Adam iyice þaþýrmýþtý: "Peki ama orasý sizin adýnýzý kullanarak insanlarý kandýrýyor diye hiç kýzmýyor musunuz..??"

Dede gülümsedi: "Kýzmýyoruz..... Çünkü onlar kendi çýkarý için en iyi arkadaþýný yarý yolda býrakanlarý Cennet'ten uzak tutuyorlar...."
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 05 May, 2006, 11:10
(http://img152.imageshack.us/img152/383/dostluk100209dk.jpg)
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: pepe baba - 06 May, 2006, 08:01
ASIL BÝZ TÞK EDERÝZ
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: D??i? - 06 May, 2006, 10:11
hepsi birbirinden güzel ama ada sahibi olmak yada olmak bunu keyifle okudum saðolasýn yüreðine saðlýk ;)
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 06 May, 2006, 18:47
bu sayfayý okuyanlarýn oldugunu bilmek güzel...

ben teþekkür ederim pepe baba ve derin  ;)
Başlık: Bahar getirdim sana...
Gönderen: 3va - 09 Haz, 2006, 13:28
"Neyi arýyorsan sen, O'sundur" der Mevlana..
Zulmün peþindeysen zalimsin, aþký arýyorsan aþýk....
Elinden tuttuðumuz her sevgili, bizi sürükleyip,
kendi iç dünyamýzýn derinliklerinde bir keþif gezisine çýkarýr.
Her iliþki, benliðimizde bir kazýdýr aslýnda,
her sevda ruhumuzun bir baþka yüzü...

Her aþkta kendimizi ararýz, o yüzden bulduklarýmýz benzerimizdir.
Resimlerini yan yana koyun sevdiklerinizin ve
dikkatle bakýn yüzlerine, onlarýn suretlerinden
kendi yüzünüz bakacaktýr size...
Aþk denilen kaleydoskobun buzlu camýna gözünüzü dayadýðýnýzda,
binbir cam rengarenk ýþýklar saçarak döndüðünde,
her seferinde bambaþka þekiller ördüðünü görürsünüz.

Her camda, farklý bir renginiz vardýr;
her þekilde  sizden bir parça...
Aþklarýnýz hülasanýzdýr.

Sevdiginiz her adam, beðendiðiniz her kadýn
farklý ruh hallerinizi ele verir;
arada bir çevirdiniz mi kaleydoskobu,
cam paralar yer deðiþtirip yeni þekiller alýr;
hepsi siz...

Sevgilinizin gözlerindeki dolunay,
sizdeki ýþýðýn yansýmasýdýr aslýnda;
dilindeki sizin ilhamýnýz, tenindeki sizin yansýmanýzdýr.
Yoksa halâ bir sevdiðiniz, o henüz kendinizi
bulamadýðýnýzdandýr...

Aþk, anarþizmdir.
Sevda, çevrildikçe içinizin farklý ýþýklarýný yakan
eðlenceli bir kaleydoskop gibi baþýmýzý döndürüyor.
Ve biz, hep baharý takip ederek dünyayý gezen bir
gezgin gibi içimizdeki eski baharlarý arýyoruz.

Narcissusu'u bilirsiniz; Öyle heybetli ve güzelmiþ ki,
bakmaya dayanamazmýþ kendine...
Gün boyu ayna karþýsýna geçip kara gözlerini, incecik burnunu,
dar kalçalarýný, kývýrcýk saçlarýný seyredermiþ
Hayran hayran...
Bir gün ýrmak kenarýnda gezinirken,
sudaki yansýmasýna iliþmiþ gözü.
Uzanýp, iyice bakmak istemiþ. Tam gördüðünde kendisini,
dengesini kaybedip düþüvermiþ ýrmaða,
kapýlýp gitmiþ suya...
Yeryüzünün en güzel insanýnýn öldüðünü duyan Tanrý,
unutulmamasý için
O'nu her bahar açan gözel kokulu bir çiçeðe dönüþtürmüþ,
Narcissus, nergis olmuþ.

Kýssadan hisse, benden size tavsiye,
taze bir nergis verin bugün sevgilinize...

Sonra da, nerede baharsa mevsim, rotasýný oraya
çevirip içinizdeki eski baharlara koþan bir gezgin gibi
"Bahar getirdim sana" deyin.
Baharýn elinizde olduðunu unutmadan..
Gözlerindeki ýrmaða baktýðýnýzda kendinizi göreceksiniz;
Dikkat edin de hayran olup düþmeyin...
Düþüp bahar kokulu bir çiçeðe dönüþmeyin...
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: D??i? - 10 Haz, 2006, 09:54
tekrar saðol canýmcým çok güzel paylaþýmlar bunlar,o güzel yüreðine saðlýk ;)
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 12 Haz, 2006, 00:54
sen saol canýmcým ;)
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: RoSeLiFe - 12 Haz, 2006, 10:13
güzel paylaþým  ;)
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 12 Haz, 2006, 21:51
saol canýsý ;)
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: JmB CooL - 13 Haz, 2006, 12:22
"Neyi arýyorsan sen, O'sundur"

SENÝM :)
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 13 Haz, 2006, 16:36

"Neyi arýyorsan sen, O'sundur"

SENÝM :)


hý hýý SENÝM :)
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 13 Haz, 2006, 23:18

Ne zaman hayatýnda bazý þeyler taþýnamaz hale gelirse,
ne zaman 24 saat kýsa gelmeye baþlarsa;
Ýþte o zaman *mayonez kavanozu ve 2 fincan kahveyi* hatýrlayýnýz!



Bir gün bir profesör, masasýnýn üzerinde birkaç kutu olduðu halde
felsefe dersindedir.
Ders baþladýðýnda, hiçbir þey söylemeden,
önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alýr ve
içerisini tenis toplarý ile doldurur.

Ve öðrencilere kavanozun dolup dolmadýðýný sorar.
Öðrenciler ittifakla kavanozun dolduðunu ifade ederler..

Bu sefer profesör önündeki kutulardan
bir tanesinden aldýðý çakýl taþlarýný,
çalkalayarak kavanoza döker.
Böylece çakýl taþlarý kayarak,
tenis toplarýnýn aralarýndaki boþluklarý doldurur.
Ve öðrencilere tekrar
kavanozun dolup dolmadýðýný sorar.
Onlar da "Evet, oldu." derler..

Tekrar profesör masanýn üzerindeki
diðer kutuyu eline alýr ve
içindeki kumu yavaþça kavanoza döker.
Tabii ki kumlar da çakýl taþlarýnýn aralarýndaki
boþluklarý doldurur.
Ve tekrar öðrencilere
kavanozun dolup dolmadýðýný sorar..
Öðrenciler de koro halinde "Evet" derler.

Bu sefer profesör
masanýn *altýnda* hazýr bekleyen 2 fincan kahveyi alýr ve
kavanoza boþaltýr.
Kahve de kumlarýn arasýnda kalan boþluklarý doldurur.
Öðrenciler gülerler!

Profesör öðrencilerin gülüþünü destekleyerek
"Eveet" diyerek;
"Ben bu kavanozun sizin hayatýnýzý simgelediðini
ifade etmeye çalýþtým" der.

Þöyle ki;
Bu tenis toplarý hayatýnýzdaki önemli þeylerdir;
dininiz, ibadetleriniz, inandýklarýnýz, aileniz, çocuklarýnýz, sýhhatiniz,
arkadaþlarýnýz ve sizin için *önemli olan þeylerdir*.

Þayet diðer þeyleri kaybetseniz de, bu *önemli þeyler*
kalýr ve hayatýnýzý doldurur.

O çakýl taþlarý ise daha az önemli olan diðer þeylerdir;
iþiniz, eviniz, arabanýz vs.

Kum ise diðer ufak tefek þeyler...

"Þayet kavanoza önce kum doldurursanýz..."
diye, anlatmaya devam eder,
"çakýl taþlarýna ve özellikle de tenis toplarýna
(yeterli) yer kalmaz.

Ayný þey hayatýmýz için de geçerlidir.

Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek þeylere harcar, israf ederseniz;
önemli þeyler için vakit kalmayacaktýr.
Dikkatinizi mutluluðunuz için önem arz eden þeylere çevirin.

Çocuklarýnýzla/Kardeþlerinizle vs.  oynayýn.

Sýhhatinize dikkat edin.

Eþinizle/sevdiðinizle yemeðe çýkýn. 

Evinizin ihtiyaçlarýný karþýlayýn.

Öncelikle tenis toplarýný kavanoza yerleþtirin.

Öncelikleri sýralamayý iyi bilin...

Gerisi zaten hep kumdur.

Bu ara bir öðrenci parmaðýný kaldýrýr ve sorar;


"Pekii, o iki fincan kahve nedir?"

Profesör gülerek:

"Bu soruyu sorduðuna sevindim.
Hayatýnýz ne kadar dolu olursa olsun,
her zaman dostlarýnýz ve sevdiklerinize
bir fincan kahve içecek kadar vakit ayýrýn!
"
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 13 Haz, 2006, 23:19

Yaþlý ve çirkin bir tüccar;
Karþýlýðýný parayla ödeyeceði zevk gecesi için,
olaðanüstü güzel ama taþ kalpli bir
hayat kadýnýna gitmiþ...
Sabaha karþý, yaþlý adamýn
Uykuya dalmasýný fýrsat bilen genç kadýn,
soyguncu dostlarýný çaðýrmýþ.
Ne var ki tüccar,
tilki uykusundan fýrladýðý gibi
olanca gücüyle karþý koymaya,
dövüþmeye baþlamýþ.

Haydutlar hem kalabalýk, hem de iþinin ehliymiþ.
Onu kolayca köþeye sýkýþtýrmýþlar.
Ancak ne kadar vururlarsa vursunlar,
bu zayýf ve çirkin bedende
hiç yara açýlmadýðýný,
can alýcý darbelerin hiç iz býrakmadýðýný görmüþler..
Býçaklarýný, kýlýçlarýný çekmiþler...
Ancak en keskin býçak,
en acýmasýz kýlýç bile tüccara hiçbir þey yapamýyormuþ....
Sonunda korkup kaçmýþlar....

Dövüþü izleyen kadýn,
yaþlý adamýn mucizevi gücünden etkilenmiþ,
bir kez daha, ama bu kez "aþk" adýna, tüccarla
birlikte olmak istemiþ.
Onu hayranlýkla, arzuyla, þefkatle okþamaya baþlamýþ...
Gel gelelim, güzel kadýnýn her dokunuþunda
tüccarýn bedeninde yeni bir yara beliriyormuþ.
Dövüþün, darbelerin, býçaklarýn,
kýlýçlarýn açtýðý yaralarmýþ bunlar...

Yaralar, kadýndan içten bir ilgi ve
þefkat görene dek gizli kalmýþlar.

Sonunda tüccar kanlar içinde
kadýnýn kollarýna yýðýlmýþ, ölmüþ....



Tam da bu türden hayatlar yaþamýyor muyuz?
Aþktan bunca korkmamýz da bu yüzden deðil mi?
Kimsenin kollarýnda yýðýlýp can vermek istemiyoruz.
Çünkü zaten, her yanýmýz kýlýç yaralarýyla dolu.
Ama bir þekilde kapanmýþ,
kabuk baðlamýþ yaralar onlar....
Nasýl yapmýþsak yapmýþýz, üstesinden gelmiþiz...

Ama biri, o kabuk tutmuþ yaralarý okþamaya baþladýðýnda,
yaralar tekrar açýlýveriyor
ve hepsinden oluk oluk kan akmaya baþlýyor....

Birine teslim olduðumuzda, kendimizi anlatmaya baþladýðýmýzda,
içimizi döktüðümüzde,
bedenimiz ve ruhumuz kan revan içinde kalýveriyor....
O yüzden deðil mi kendimizi tutmamýz?
Birine teslim olmaktan korkmamýz.
Tedirgin bir þekilde ortalýkta dolanmamýz?
"Anlatsam mý, anlatmasam mý?" kararsýzlýðýmýz.
"Bu sevgi beni acýtýr mý?" kuþkularýmýz....

Başlık: 'Yabancý' dostlar; 'Dost' Yabancýlar.
Gönderen: 3va - 22 Haz, 2006, 23:18
Herkese göre farklýdýr dostluðun tanýmý ve herkesin farklý ölçüleri vardýr dostunu seçerken...
Kiminin ölçüsü manevi, kimininse maddidir... Kimi her ikisini de arar.....
Herkes dost seçerken sahip olduðu bu kriterleri kullanýr ama,
kaçýmýz "Ben nasýl bir dostum ?" sorusunu sorarýz kendimize ve dürüstçe yanýtlarýz....
Aslýnda asýl eksik olan bu....
Herkesin içi "Vicdanýný rahatsýz etmeyecek kadar" rahat mý acaba?
Tabiki kriterler kültüre, alýnan eðitime ve yaþanan olaylarýn býraktýðý ize göre deðisir... Ama ya ortak ve genel deðerler....
Bunlara göre tartmak zor olmasa gerek dostluða verdiðimiz deðeri ve dostlarýmýza gösterdiðimiz hassasiyeti....
Ama nedense pek düþünmeyiz bunlarý..... Sadece, yeri geldiðinde "Karþý taraftan þikayet" ederiz canýmýz yanýnca, hayal kýrýklýðý yaþayýnca....

Peki ya bizim hayal kýrýklýðý yaþattýklarýmýz...

Bize en çok ihtiyacý olduðunda yalnýz býraktýklarýmýz... Pek çoðumuz buna itiraz eder ve "ben kimseyi yüz üstü býrakmadým" deriz... Bilinçli olarak evet, kimse býrakmaz...

Peki ya "farkýnda olmadýklarýmýz"....
Bize ihtiyacý olduðunu farketmemiz gerekirken farketmediklerimiz..... Sýkýntýsýný, derdini paylaþmasýný ve çare talep etmesini beklediklerimiz... Gurur denen olguyu es geçmiþliðimiz hiç mi yoktur acaba... Hemen "Dostlukta gurur olmaz, olmamalý" demeyin öyle...

Aslýnda; dostluk, gururun en baskýn oldugu statülerden biridir de kimse farkýnda deðildir...

Ýnsan yabancý  veya dýþardan gördüðü birine karþý daha kolay eðer baþýný.. Çünkü siz hep yanýndasýnýzdýr ve size karþý eziklik hissetmek daha zordur... Ve birde "sizi kaybetme korkusu".... Hangimiz yaþamayýz bu korkuyu; dostum dediðiniz kiþi  ihtiyacýnýza  duyarsýz kalýrsa yaþayacaðýnýz  burukluðun  dostluðunuza, güveninize  yansýmamasý mümkün müdür?

Bir dostum var, tam 10 yýldr her þeyi paylaþýrýz ama iþin içine para girdimi asla bana yansýtmaz. Verdirtýiðim bütün sözlere ve bütün sitemlerime raðmen yol parasý bile olmasa asla söylemez bana...
Düþünün ki, bu insanýn kiþisel-ailevi bütün sorunlarýný bilirim... %100 oranýndaki tek sýrdaþýyýmdýr... Ama.. Ama.. Ama'sý var  iþte...
Garip dimi? Evet garip ama gerçek...
Ben bu konuda hep kendimi suçlarým, ona hala bu rahatlýðý veremedim diye... Peki bunun gibi daha baþka ne durumlar ve konularda eksiklerimiz var...
Bu benim farkýnda olduðum ve aþmasý için elimden geleni yaptýðým bir konu...

Ya farkýnda olmadýklarýmýz....

Bir örnek de benden vereyim: Askerden geldiðim ve dükkaný yeni açtýðým günlerden birinde akþam 4'e kadar siftah yapmadým ve cebimde hiç para yoktu... 1 simit bile alamýyordum ve önceki akþam yediðimle duruyordum, kahvaltý yapmamýþtým... Gastritimin sancýsýyla kývranýrken bile, ziyaretime gelen en az 6-7 dostuma hiç birþey diyemedim... Oysaki yemek ýsmarlamak dostluðun en temel ve sýradan paylaþýmlarýndan biridir... Ama aç ve parasýz olan siz olunca durum deðiþiyor ve gururunuzu aþamýyorsunuz....
Ýþin ilginç yaný, o gün 4 kiþiye hatla ismini yazýp hediye etmiþtim ve teklif etmelerine raðmen para almamýþtým, para alýnca hediyenin anlamý olur mu diyerek..
Bu örnekte sadece hayatýn ilginçliðini vurgulamak istedim, yoksa o gün uðrayanlar nerden bilsinler durumumu.... Benim vurgulamak istediðimde bu iþte!
Nerden bilsinler.... Çeviriyorum cümleyi; nerden bilelim?

Soruyorum; kaçýmýz, çevremizdekilerin özel sýkýntýlarýný anlamaya, hissetmeye ve yardýmcý olmaya çalþýyoruz.... Olay sadece maddi sorunlar deðil... O sadece bir örnekti..

Ben þahsen çevreme baktýðýmda iliþkilerin çoðunu suni buluyorum... Kendimden biliyorum, ne zaman ciddi sorunlar yaþasam, ne zaman desteðe ihtiyacým olsa bir kaç istisna "adam gibi adam" dýþýnda herkes kayboluyor..... Ve ne zaman iþler yoluna girse vatandaþlar tekrar damlýyor.... Yani; "Bana iliþmediðin, sýkýntýlarýný bana yansýtmadýðýn  sürece dostuz" yaklaþýmý..
Ýyi de o zaman dostluk nerde kaldý... Ýnanýn abartmýyorum, ben bunu son on yýldýr gözlemliyorum ve her 2-3 ayda bir çevremi gözden geçiriyorum....

Olay, daraldýðýnýzda destek almanýz deðil,
destek alacaðýnýzý bilmenin güveni ve mutlulugu....
"Yalnýz degilim" duygusu....


Elbetteki bunu hakediyor olmanýzda gerekir....
Bununda ölçüsü þudur bence; "Ayný durumda ben de onun yanýnda olurdum maddi-manevi" diyebilmek ve bunu hissettirmek...


Ortak kazýðý sebebiyle battýðým ve her þeyimi kaybettiðim bir dönemde, geçmiþte ciddi yardýmlarým olmuþ bir dostu olarak ilk kez desteðini rica ettiðim birisi þöyle demiþti bana; "Arkadaþlarýn hepsi arabalarýný yeniledi, bir ben kaldým, kusura bakma.. Hem tatilede çýkýcam..."  geyik deðil, yemin ederim . Ciddiydi ve aldý yeni arabasýný, benim evime icra gelmek üzereyken... Ben þoku atlatmaya çalýþýrken daha 1 hafta önce tanýþtýðým ve çok samimi olmadýðým biri halimi hissedip ýsrarla üstüme geldi ve konuþturdu beni.... Ve gidip "kendi adýna borç alarak" getirdi bana lazým olan miktarý..... Var olaný vermedi, gitti buldu geldi, benim "talebim olmadan"..... Þimdi bu 2 insaný ayný  kefeye koymak mümkün mü? Biri 15 yýllýk dostumdu, diðeri "yeni tanýþýlmýþ bir dost adayý".....

Bunun gibi pek çok örnekler vardýr sizlerde de... Bu tabi genel bir örnek deðil,çok az insan bu kadar duyarsýz olabilir.... Ama asýl önemli olan; bazen, yabancý dediklerimizin dost dediklerimizden daha samimi ve duyarlý çýkmalarý.... Tersine çevirirsek, dost dediklerimizin, yabancý dediklerimizden "daha yabancý"   davranmalarý.... Ýstiyorum ki, herkes takkesini eline alýp düþünsün, bana ihtiyacý olan bir dostum var da, farkýnda deðil miyim"  diye.. Ýlla maddi olmasý gerekmiyor sýkýntýnýn, ama gariptir ki uzaklýklar hep maddi konularda yaþanýyor....

Dünya iþlerine öyle dalmýþýz ki, ben veya bir baþkasý, birileri dürtmeden aklýmýza gelmiyor pek çok þey ve "hakeden" pek çok dost, biz farkýnda bile olmadan pek çok sorunla boðuþuyor...  Ýnsanlýðýmýz, dostluðumuz, müslümanlýðýmýz sanki sadece "ramazanlara endeksli"..... Veya bir kazýk yediðimizde deþiyoruz "vefa-paylaþým-güven-dostluk" kavramlarýný... Dünya hayatý o kadar kýsa ve hayat o kadar zor ki, "Ya adam gibi dost olalým birbirimize, ya da dostluk kavramýný silip atalým sözlüklerden" diye düþünüyorum bazen....

Klasik sorudur  "Nasýlsýn".. Ve klasik yanýttýr "Ýyiyim"....
2 seçenek vardýr önünüzde bu soruya yanýt verirken: Ya gurur yapar ve yalan söylersiniz "Ýyiyim" diye... Ya da "O'nu kaybetmeyi göze alarak "kötüyüm" dersiniz.... Gerçek dostunuzsa, "zamana yayýp unutturmadan ve kaynatmadan" elinden geleni yapar sizin için... Deðilse; öyle kaynatýr ve kaybolur ki, kurtulursunuz ondan da sahte dostluðundan da... Ama geriye öyle acýlar kalýr ki, iþte ondan kurtulmanýn bedeli çok zordr...... Ya içinize kapanýr ve güveninizi kaybedersiniz dostluða ve insanlara, ya da kan kusar ama kimseye açmazsýnýz yüreðinizi, oynarsýnýz tüm gün çevrenizdeki herkese her þey yolundaymýþ gibi...

Bu konunun asýl amacý kaç tane can dost bulduðumuz degil, KAÇ KÝÞÝYE CAN DOST OLDUÐUMUZDUR.. Önce evimizin önünü süpürelim ki, komþumuzu kapýsýný önünün kirini eleþtirmeye hakkýmýz olsun....

Þimdi söyleyin bakalým,

YABANCI DOSTLARDAN MISINIZ,
DOST YABANCILARDAN MI?
Başlık: 'Yabancý' dostlar; 'Dost' Yabancýlar.
Gönderen: C@NiK - 23 Haz, 2006, 21:52
emeðine saðlýk caným ;)
Başlık: 'Yabancý' dostlar; 'Dost' Yabancýlar.
Gönderen: RoSeLiFe - 24 Haz, 2006, 11:20
saol caným emeðine saðlýk  ;)  :)
Başlık: 'Yabancý' dostlar; 'Dost' Yabancýlar.
Gönderen: 3va - 24 Haz, 2006, 14:54
CaNiK ve roselife ben teþekkür ederim ilginiz için ;)

Başlık: 'Yabancý' dostlar; 'Dost' Yabancýlar.
Gönderen: ßeLaLim - 29 Haz, 2006, 14:14
Yüregine SagLik ;)
Başlık: 'Yabancý' dostlar; 'Dost' Yabancýlar.
Gönderen: 3va - 01 Tem, 2006, 13:34
sende saol BeLaLim ;)
Başlık: Siz hiç baþkasýný öldürerek intihar ettiniz mi?
Gönderen: 3va - 14 Tem, 2006, 14:55
Hemen yarýn birini sevin; çok sevin.
Onu canýnýzýn öbür tarafý yapýn.
Mesela, sevdiðiniz geceye aðladýðýnda
karanlýk üstünüze yapýþacak olsun ýslak ýslak.
Ýki kiþilik doyun acýktýðýnýzda..
ve bir zaman sonra içinizdeki "o"
size acý vermeye baþlasýn ve
ne zaman onu içinizden söküp atmak için
bir hamle yapsanýz,
kendinizi parçalýyormuþ gibi olun.
Daha sonra yenilin ve
canýnýzýn öbür yarýsý olan bu varlýðý,
içinizde öldürmeye karar verin.

Þunu da sakýn unutmayýn:
O'nu öldürmek kendinizi de öldürmeniz demektir...
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: |Ayþe| - 19 Tem, 2006, 12:44
Onu sevmek,özlemek ve onu onsuz yaþamaktýr.
Hiç beklenmedik bir anda aklýna gelmesidir insanýn,
Aklýna geldiðinde gün boyu;ona ihtiyacý olduðunu kafasýna takmasýdýr belki,
Okuduðu kitapta,yazdýðý yazýda onun resmini çizmektir galiba,
Dinlediði þarkýda onun sesini duymaktýr,
Ona anlatamayacaðý zaman baðýrýp duvarlara anlatmak,onun duyduðuna inanmaktýr,
Ona kýzdýðý zaman içinizde bir burukluk hissetmektir,
On dört yýlda iki buçuk yýl boþluk onun olmayýþýnýn sessizliðinin göstergesidir diyebilmek,
Onu gördüðünüzde içinizdeki sýzýnýn "DOSTLUK" olduðunu bilmek,
Ýþte bütün bunlar; GERÇEK DOSTLUÐU YAÞAMAKTIR...
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 07 Ağu, 2006, 22:12
Bugün küçük mucizelerin günü olsun..
Ýkram edilen taze demlenmiþ bir bardak çay,
ya da mis kokulu bir fincan kahve, eski bir arkadaþtan
beklemediðin anda bir telefon, eve veya iþe giderken
trafikte hep yeþil ýþýklar,.. Bugün içinde küçük sevinçlerin
olduðu bir gün olsun.. Markette en hýzlý ilerleyen kasa
sýrasý,mis kokulu bir yemek, masanda taze çiçekler,
radyoyu açtýðýnda en sevdiðin þarkýnýn çalýyor olmasý
ve o güzel þarkýya yüksek sesle eþlik etmen..
Bugün mutluluk ve neþe dolu bir gün olsun..

Tanrýnýn senin yanýnda olduðunu, seni kayýrdýðýný ve
bir yerlerden sana gülümsediðini hissettiðin, sana
"özel olduðun" hissini yaþatan o garip ama hoþ duygu ile
dolu güzel bir gün olsun.

Çünkü bunu hak edecek kadar özelsin.
Derler ki; "Özel bir insana rastlamak bir an, özel biri
olduðunu anlamak belki bir saat, o özel birini sevmekse
belki bir gün sürebilir.Ama o insan ömür boyu unutulmaz"  


Bu yazýyý sevdiklerinizle paylaþýn.. .Dostlarýnýzla paylaþmadýysanýz,
muhtemelen ya günlük telaþlar içindesiniz ya da
belki de bir mesajla da olsa "Gülümseyebilecek"
dostlarýnýzý unuttunuz.

Dostlarýnýza zaman ayýrýn,
onlardan sevginizi ve ilginizi esirgemeyin.

Başlık: <<< Ýyi'ki Varsýn >>>
Gönderen: 3va - 07 Ağu, 2006, 23:06
Her günün bitiminde bir þeyler öðreniyorsan,
ömrün sana vazgeçilmez dostlar kazandýrýyorsa,
sabaha gülerek açabiliyorsan gözlerini,
büyüdüðüne üzülme !

Mutlak göçe bir adým daha yaklaþmýþsýn.
Olsun, ne önemi var?
Geride kalacaklara
baktýklarýnda gülümseyebilecekleri,
seni sevgiyle yad edebilecekleri
bir eser býrakabilmiþsen
ve yüzündeki gülüþü
doyasýya yaþayabilmiþsen,
büyüdüðüne üzülme!

Býrak, günler sende iz býraksýn.
Býrak, büyüdüðünde çizgilerin
ve aklarýn artsýn.
Yeter ki; yarýnýn dünü aratmasýn...
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 08 Ağu, 2006, 18:37
<<< Kelimeler >>>

"Bilmezdim þarkýlarýn bu kadar güzel
Kelimelerinse kifayetsiz olduðunu"
demiþ þair ama
bir kelimenin yüklendiði anlamlara bakýnca da durup biraz daha düþünmek mi
gerekiyor ne...

En vefalý, en hayýrsýz, en zor bulunan, en yaný baþýmýzda, en acýtan, en
sevdiðimiz ve hep özlenen, hep aranýlan.
"Dost"

Bazen gün aðardýðýnda gökyüzündeki güneþi alýp dudaklarýnýza
dokundurtan,bazen de karanlýklar basýncaya kadar söylenemeyen,esirgenen ya
da unutulan.
"Günaydýn"

Bazen yaný baþýndayken, hep seninle olacakmýþ kadar aþinalaþýp
umarsýzlaþtýðýn, bazen de kýymetini, önemini, sevgisini ve þefkatini artýk
aðlayarak özlemiyle paylaþtýðýn.
"Anne"

Bazen hiddetinden korktuðun, gücünü devleþtirdiðin, her türlü sorumluluðu
yükleyip de elinle ittiðin, bazen de arkadaþ olup, gezdiðin, örnek
aldýðýn, yüreðindeki sýnýrlarý sonsuza kadar açtýðýn, taptýðýn.
"Baba"

Bazen "eninde sonunda sen benim olacaksýn, bende senin" diyeceðin kadar
keskin ve kesin, bazen de aradýðýn sonsuzluða kavuþturacak kadar hem uzak
hem de yakýn ama senin.
"Ölüm"

Bazen çok bilinmeyenli bir denklem içinde sürüklenip kaybolup
gittiðin,bazen de basitliði karþýsýnda afallayýp, alaya alýp,
küçümsediðin, "es" geçtiðin.
"Hayat"

Bazen torpil de yapsan nafile, süresi baþýndan kýsaltýlmýþ bir imtihan,
bazen de bir bedende dokuz kez formatlanmýþ bir yaþam.
"Ömür"

Bazen saçlarýna ak düþene kadar arayýp da bulamadýðýn en güzel hayal, en
büyük armaðan, en büyük düþ, bazen de bolca bulup insafsýzca harcadýðýn,
laçkalaþmýþ, anlamý kaybolmuþ, bir yok oluþ bir düþüþ.
"Aþk"

Karnýn her zaman tokken, sýrtýn pekken, gönlün hoþken dahi en büyük
açlýðýn, fazla bulunca deðerini bilemeyip, þýmardýðýn, gýdým gýdým öldürüp
de yok ettiðin, saçtýðýn.
"Sevgi "

Bazen bir kerecik iþitebilmek için hem kaçtýðýn hem kovaladýðýn,
bazen de olur olmaz yerde söyleyip abartarak batýrdýðýn, battýðýn.
"Saygý"

Bazen deðil her zaman bütün kiþiliklerin boy aynasý. Yansýdýðýn.
Yansýttýðýn...
"Evet"

Bazen acýmasýzca dudaklarýndan çýkmasýna izin verdiðin
insafsýzlýðýn,bazen de söyleyip hem ezdirdiðin hem de altta kaldýðýn.
"Hayýr"

Bazen tadabilmek için tadýný beyazlara siyahlara çiçeklere ve
umutlara dolandýðýn, dolandýrdýðýn, bazen de kurtarabilmek için özgürlüðü,
tek parça kalabilmek adýna savaþtýðýn.
"Evlilik"

Bazen gün içersinde cömertçe sunabilecek kadar gönüllere ýlýk bir meltem,
tatlý bir su olup aktýðýn, bazen de bir kerecik duyabilmek ve
söyleyebilmek için seni kavuran yalnýzlýða hüzünlerle daldýðýn.
"Merhaba"

Bazen seni sevdiðin her þeyden ayýracak korkusu ile duymamak için
kulaklarýný eze eze týkadýðýn, bazen de sabah'larý karþýlamak için,
gece'lere söyleyip, yýldýzlarla allayýp pulladýðýn.
"Allahaýsmarladýk"

Biriktiði gözlenemeyen iki þey vardýr:
Biri sevgi, diðeri emek.
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: D??i? - 09 Ağu, 2006, 14:59
emeðine saðlýk canýmmm :bingo
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: ferdi - 28 Ağu, 2006, 13:08
emeðine saðlýk çirkin :ok
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: maviokyanus - 28 Ağu, 2006, 13:18
emeðine yüregine gönlüne saðlýk..........:)
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 17 Eyl, 2006, 19:14
teþekkür ederim :)
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: Nazlý_Çiçek - 17 Eyl, 2006, 20:36
verliebt bu yazilar cok güzel ve anlamli bizlerle paylastigin icin cok tskler

bunlari yazan ellerine o güzel yüreginee saglik bacim  :ok
devamini da bekleriss  ;)
tekrardan tskler
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: MaSuM_PReNS - 18 Eyl, 2006, 14:28
YazýLarýn gerçekten çok güzel paylaþýmýn için yürekten teþekkür ederim...
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 18 Eyl, 2006, 16:42
Ben teþekkür ederim beðenmeniz mutlu etti beni ;)
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: JmB CooL - 15 Ara, 2006, 20:53
Üstteki arkadaþ aþýk galiba neler yazmýþ öyle :P
Başlık: Aþk-Sevgi ve Dostluk Üzerine...
Gönderen: 3va - 15 Ara, 2006, 21:09

Üstteki arkadaþ aþýk galiba neler yazmýþ öyle :P

yok caným aþk kim ben kim :P :)